İKİ DAKİKA GÜNCEL HABER MERKEZİ
Giriş Sayfanız Yapın  İKİ DAKİKA DA HER ŞEYDEN HABERDAR OLUN!    Sık Kullanılanlara Ekleyin
Uhud Savaşı
Yazar jawscod2 | 15.03.2008 | Kategori Eğitim
Uhud savaşından önce Kureyş’in öfkesi kabarmış, kin ve intikam duyguları artmıştı. Bedir’de yakınlarını kaybeden Utbe kızı Hind “.. Muhammed’le arkadaşlarından öç almadıkça içim rahatlamayacak, Muhammed’le savaş yapmadıkça koku sürünmek bana haram olsun. Sevdiklerimin intikamının alındığını gözümle görmedikçe bana sevinmek yok!” diyordu. Ebu Süfyan ve başkaları da buna benzer şekilde and vermişlerdi. Ebu Süfyan’ın yürüttüğü kervanın malları Daru’n-nedve’de topluca durmaktaydı. Müşriklerin ileri gelenleri, herkese katılma payını verdikten sonra geri kalan kâr ile güçlü bir ordu hazırlanmasına karar verdiler. Onlara göre Müslümanlar Kureyş büyüklerini öldürmüşlerdi, onların intikamını almak gerekliydi. Bedir’de yakınları öldürtücüler karalar giyinmiş vaziyette kabileler arasında dolaşıyor, şairler mersiyeler söyleyerek Araplar savaşâ teşvik ediyorlardı.
haberin devamı »
Bu yazı toplamda 35, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Şafii Mezhebi
Yazar jawscod2 | 15.03.2008 | Kategori Eğitim
Şafii mezhebi (Arapça: المذهب الشافعي veya Şafiilik, bir İslam dini fıkıh (İslam hukuku) mezhebi.
İmam-ı Şafii’nin (Hicri 150 (MS.767), Gazze - Hicri 204 (MS.820), Kahire) kendi usulüne göre şer’i delillerden çıkardığı hükümlere ve gösterdiği yola Şafii Mezhebi denir. Ehl-i sünnet itikadında olan müslümanlardan, amellerini yani ibadet ve işlerini, bu mezhebin hükümlerine uyarak yapanlara Şafii denir. Şafiilik olarak da anılır. Şafii mezhebi dört sünni fıkıh mezhebinden birisidir.
haberin devamı »
Bu yazı toplamda 32, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Hanbeli Mezhebi
Yazar jawscod2 | 15.03.2008 | Kategori Eğitim
Hanbeli mezhebi veya Hanbelilik (Arapça: المذهب الحنابلة, bir İslam dini fıkıh (İslam hukuku) mezhebi. Hanbeli mezhebine bağlı olan kişiye Hanbeli denir.
İmam-ı Hanbeli (Ahmed bin Hanbel)’in kendi usulüne göre şer’i delillerden çıkardığı hükümlere ve gösterdiği yola Hanbeli Mezhebi denir. Ehl-i sünnet itikadında olan müslümanlardan, amellerini yani ibadet ve işlerini, bu mezhebin hükümlerine uyarak yapanlara Hanbeli denir. Hanbelilik olarak da anılır.
haberin devamı »
Bu yazı toplamda 28, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Yiyip içmesi haram olan şeyler
Yazar jawscod2 | 15.03.2008 | Kategori Eğitim
Sual: Yiyip içilmesi haram olan şeyler nelerdir? Haram edilmesinin sebepleri nelerdir?
CEVAP
Dinimiz haram ettiği için bazı hayvanların etleri yenmez. Elbette bunda bazı hikmetler vardır. Müslüman, hikmetini bilmese de dinin yasakladığı şeyi yapmaz. Gıdaların insanlar üzerinde iyi ve kötü tesiri olduğu bir gerçektir. Annesi kötü ise veya kötü bir kadının sütü ile beslenen çocuk yaramaz olur. Böylesine sütü bozuk derler. Kendi faydasını düşünen insan, dinimizin helal kıldığı şeyleri yemeli, yasak ettiği şeylerden kaçınmalıdır.
Yiyip içmesi haram olan şeyler:
1- Bizzat kendisi haram olan şeyler yemek. [Leş, hınzır eti ve şarap gibi.]
haberin devamı »
Bu yazı toplamda 27, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Peygamberimizin Affı ve Bağışlaması
Yazar jawscod2 | 15.03.2008 | Kategori Eğitim
Peygamber Efendimizin güzel ahlâkından birisi de affedici ve bağışlayıcı olmasıdır. Peygamberimiz kendi yakınlarına ve Sahabîlerine devamlı hoşgörülü olduğu gibi, düşmanlarını da, özellikle onlar güçsüz bulundukları ve teslim oldukları zaman bağışlamış, suçlarını affetmiş, sonunda da pekçoğunun iman etmesine vesile olmuştur.
Hz. Aişe validemizin de buyurduğu gibi, Peygamberimiz yaratılışı icabı, kendisine kötülük edene kötülükle karşılık vermez; affeder ve intikam almaya da yanaşmazdı.
Bu üstün vasıflardır ki, düşmanları tarafından bile takdir edilmiş, sevilmiş ve sevgisini onların kalbine de ulaştırarak, ebedî kurtuluşlarına vesile olmuştur.
Peygamberimiz savaş dışında, düşmanlarından kendine sığınan, teslim olan ve bağışlanmayı dileyenleri yüz üstü çevirmemiştir. Ricalarını kabul ederek affetmiştir.
haberin devamı »
Bu yazı toplamda 22, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Peygamberimizin Nezaketi
Yazar jawscod2 | 15.03.2008 | Kategori Eğitim
Peygamberimiz, bir peygamber olması dolayısıyla her seviyeden insanla görüşüp konuşuyordu. Bunlar içinde devlet ve kabile reisleri, zengin ve soylu kimseler olduğu gibi, fakirler, zayıf ve kimsesizler, yetimler, kadınlar ve çocuklar da yer alıyordu.
Bütün bu sosyal yapıları, yaşayış tarzları, yaşları, başları, huyları birbirinden ayrı olan insanlarla ilişkisini, doğru, sağlıklı ve kalıcı bir biçimde sürdürüyordu. Bunun için, onlarla her alanda iyi diyalog kuruyor, nazik ve geniş kalpli davranıyordu. Zaten âlemlere rahmet olarak gönderilmesi bunu gerektirmiyor muydu?
Hizmetinde bulunan yakın Sahabîlerinin anlattığına göre, Peygamberimiz insanların en naziki, en nezihi, en zarifi, en latifi, en ince ruhlusu idi. Edep, terbiye ve görgü kuralları onun hayâtında en güzel ve en ideal biçimde mevcuttu.
haberin devamı »
Bu yazı toplamda 23, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Peygamberimizin Vakaları ve Sükutu
Yazar jawscod2 | 15.03.2008 | Kategori Eğitim
Vakar; ağırbaşlılık, temkinli davranmak, ciddi, haysiyet sahibi olmak anlamına gelir ki, kibir, gurur ve bencillik gibi kötü huylardan farklıdır.
Vakar, imandan gelen bir ciddiyet ve ağırbaşlılık iken, gurur, imandaki zaafın bir neticesi olarak görülür. Mesela bir idarecinin makamındaki ciddi olması vakar sayılırken, aynı ciddiyeti evinde sürdürmesi şefkata, merhamete, samimiyet ve içtenliğe aykırı düşer.
Peygamberimiz son derece vakarlı, ciddi ve izzet sahibi idi. Onun peygamberlik vakarı, görene önce bir ürperti ve korku verir, fakat daha sonra onun ne kadar şefkatli bir insan olduğunun farkına varırdı. Peygamberlik gibi yüce bir görevi omuzlayan insanın, etrafında bulunan binlerce Müslümana hak ve hakikat dersi veren bir insanın ciddi ve vakarlı olması kadar tabii bir şey yoktur. Zaten vakar, peygamberliğin en önemli özelliklerinden birisi olarak belirtilmektedir.
haberin devamı »
Bu yazı toplamda 23, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Peygamberimizin Kadınlara Şefkati
Yazar jawscod2 | 15.03.2008 | Kategori Eğitim
İslâmın şefkat güneşi dünyayı aydınlatmadan önce kadınlar çok perişan haldeydiler. Başta Araplar olmak üzere, insanlık kız çocuklarını ve kadınlarını çok hor görürdü. Onları bir insan olarak kabul etmez, bir eşya gibi değer biçer, alıp satarlardı. Arapların yanında kadının hiçbir sosyal hakkı yoktu. Onları şefkat ve merhametten yoksun kıldıkları gibi, mal ve mirastan da uzak tutarlardı.
Peygamberimizin bütün insanlığı kuşatan şefkat ve merhameti kısa zamanda kadınlar üzerinde de görülmeye başladı. Onları insanların ayakları altında ezilmekten kurtararak o kadar yüceltti ki, “Cennet anaların ayakları altındadır” buyurarak, Cennete girmeyi annelerin rızalarıyla eş tuttu.
haberin devamı »
Bu yazı toplamda 19, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Peygamberimizin Ahlaki Özellikleri
Yazar jawscod2 | 15.03.2008 | Kategori Eğitim
Peygamberimizin ahlâkının en önemli özelliği, Allah vergisi oluşudur. O bütün güzel vasıfları, çalışıp, emek verip, bir çaba sonucu kazanmış değildir. Onun ahlâkı Allah tarafından ihsan edilmiş, ikram edilmiştir. Yüce Allah onu insanların örnek alacağı kusursuz, eksiksiz ve seçkin bir şekilde yaratmıştır.
O dünyaya gözünü açıp kapayıncaya kadar hep aynı huy ve ahlâk üzerinde yaşamıştır. Ondaki güzel vasıflar yaratılışında mevcuttu. Onu eğiten, edep ve ahlâkın en üstün özellikleriyle süsleyen Yüce Rabbidir.
haberin devamı »
Bu yazı toplamda 38, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Peygamberimizin Tavazuu
Yazar jawscod2 | 15.03.2008 | Kategori Eğitim
Engin gönüllü olmak, hakka boyun eğip kabul etmek gibi manalara gelen tevazuun en makbul olanı, yaltaklanmadan ve zillete düşmeden, ölçülü ve itidalli bir şekilde bulunmaktır.
Kibir ve gururun zıddı olan tevazu ancak bu iki kötü huyun yenilmesi sayesinde kazanılır. Herkesi kendi nefsinden üstün görmek, dış görünüşüne bakarak kimseyi küçümsememek, fazla lükse ve gösterişe varmadan kolay ve basit bir yaşayış benimseyip devam ettirmek, yaptığı çalışmadan, gördüğü hizmetten dolayı insanların iltifatını beklememek, tevazuun belli başlı kaidelerinden birkaçıdır.
Sevgili Peygamberimiz (a.s.m) tevazuun her çeşidini ve en idealini hayâtında göstermiştir. Kimsenin yapamadığı ve istese de ulaşamayacağı bir şekilde, tevazu ve alçakgönüllülüğün en makbulünü yaşamıştır. Yaratılmışların en üstünü, makam ve mertebece en yücesi olduğu, Kur’ân-ı Kerimde Rabbi tarafından çeşitli defalar övüldüğü halde, hiçbir şekilde insanlar arasında Peygamberlik imtiyazını kullanmamış ve kendisini onlardan üstün göstermeye çalışmamıştır.
haberin devamı »
Bu yazı toplamda 25, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Kategoriler
Reklamlar
Anket
Arşiv - Takvim
Toplam En Çok Okunan
- Korkunç ve İğrenç Resimler (60827)
- www.keyodemeleri.com a Yoğun ilgi - 7 Temmuzda Aktif (50557)
- Fenerbahçe 3 - Sevilla 2 Maçı Bitti (31633)
- http://www.keyodemeleri.com/index2.php (29060)
- Bayer Leverkusen - Galatasaray Rövanş Maçı Saat Kaçta - Hangi Tarihte - Hangi Kanalda (26988)
- 2008 OKS Tercih Okulların Kodları Ve Kontenjanları (23695)
- İlginç Resimler (23166)
- Askere ne zaman gideceğim? Nerede Askerlik yapacağım? (18200)
- 2 ve 4 Yıllık 2008 ÖSS Baraj Puanları (16928)
- Peter Answers Sorularınızı Cevaplıyor (15936)









