Genelkurmay’dan -çok ivedi- ibareli emir

Yazar yucin | 06.05.2008 | Kategori Gündem

G.KURMAY, medyada askeri personele dayanarak verilen haber ve fotoğrafların yer alması üzerine tüm birliklere “Çok İvedi” bir emir gönderdi.

G.KURMAY, medyada askeri personele dayanarak verilen haber ve fotoğrafların yer alması üzerine tüm birliklere “Çok İvedi” ibaresiyle gönderdiği emirle, askeri personelin gazetecilerle görüşmesini yasakladı. Emirde şöyle denildi: “Son dönemde cep telefonlarıyla birliklerimizde çekilen görüntülerin medyada yer alması kurumumuzu zedelemektedir. Askeri personelin basın yayın organı temsilcileriyle temas kurması yasaklanmıştır.”

Ayrıca cep telefonlarına da dikkat çekilerek şu talimat verildi: “Kamera olarak da kullanılanbilen cep telefonlarıyla birliklerde görüntüler çekilmektedir. Er ve erbaşların yasak olmasına rağmen kışlalarda cep telefonu kullandığı görülmüştür. Yetkili personel, cep telefonlarının toplanması konusu üzerinde önemle durmalıdır.”

VATAN

Bu yazı toplamda 32, bugün ise 2 kez görüntülenmiş

Bulaşıcı Salgın Hastalıklar

Yazar yucin | 06.05.2008 | Kategori Sağlık

Güneydoğu Asya’da 54 kişiyi öldüren kuş gribi virüsünün mutasyona uğrayarak daha bulaşıcı olabileceğini belirten uzmanlar uyardı: Yeni salgın, 7.5 milyon can alır
Hollandalı bilim adamları, Asya ülkelerinde görülen kuş gribi virüsünün yakın zamanda küresel boyutta bir salgın hastalığa dönüşebileceği uyarısında bulundu. Rotterdam’daki Erasmus Tıp Merkezi uzmanları, olası bir salgında en iyi ihtimalle 7.5 milyon kişinin hayatını kaybedebileceğini belirtti. H5N1 adı verilen virüsün, Güneydoğu Asya’da şu ana kadar 90 kişide belirlendiğini, bunlardan 54′ünün öldüğünü belirten uzmanlar, Vietnam’da bu yıl görülen vaka artışlarının, virüsün giderek kuvvetlendiğini gösterdiğini kaydetti. Uzmanlara göre virüs yakında mutasyona uğrayarak, daha da bulaşıcı hale gelebilir.
30 milyon kişiyi vurur. haberin devamı »

Bu yazı toplamda 54, bugün ise 7 kez görüntülenmiş

İletişim Araçları

Yazar yucin | 06.05.2008 | Kategori Eğitim

 İletişim tarihi, insanlık tarihi kadar eskidir. İnsanın varolması ile ortaya çıkan iletişim olgusunun temelinde, paylaşma ihtiyacının giderilmesi gerçeği yatmaktadır. İlk çağ insanının bir av öyküsünü başkalarına anlatmak için mağara duvarlarına çizdiği resimler, başarılı geçen bir avdan sonra ateşin çevresinde yapılan danslar, komşu kabilelerle haberleşmek için belki de yeni reisin seçiminden duyulan mutluluğu paylaşmak amacıyla göğe gönderilen renkli dumanlar, gemicilere yol gösteren fenerler, ressamın tuvaline yansıttığı renkler ve çizgiler, bestecinin notalarla kurduğu ortaklığın neticesinde doğan besteler, sinemacının fikrini belgeleyen filmleri, balerinin duygularını yansıttığı hareketleri, pandomimcinin biraz da esrar perdesiyle gölgelendirdiği jest ve mimikleri; hepsi, paylaşma ihtiyacının giderilmesi için başvurulan iletişim yollarıdır.

Yaşamak da başlı başına iletişim faaliyetlerini kapsayan bir olgudur. Doğduğumuz andan itibaren çevremizle sürekli iletişim, etkileşim içine gireriz. Bilinçsizce çevremizi etkilemeye, değiştirmeye; yine bilinçsizce etkilenmeye, değişerek çevremize uyarlanmaya başlarız. Bu çift yönlü etkileşim, hayat boyu sürer gider. Yaşadığımız sürece zekamızı, kültür ve birikimimizi, kişiliğimizi iletişim alışkanlıklarımız ve iletişim çabalarımızla ortaya koyarız. Duygu ve düşüncelerimizi başkalarıyla yine iletişim yoluyla paylaşırız. Anlamak, anlatmak, öğrenmek, başkalarına ulaşabilmek için de iletişime başvururuz. Denilebilir ki iletişim, beşikten mezara kadar hep bizimledir ve bizim için hava kadar hayatî bir ihtiyaçtır. İletişimi, temel prensibi paylaşım, etkileşim ve ortaklık kurmak olan, çeşitli semboller ve araçlarla dünyayı daha yaşanılır kılan, ileti alışverişine dayalı sosyal bir süreçtir, diye tanımlayabiliriz. haberin devamı »

Bu yazı toplamda 91, bugün ise 10 kez görüntülenmiş

Doğal Afetler

Yazar yucin | 06.05.2008 | Kategori Eğitim

Oluşumları tabiat olaylarına dayanan afetlerdir. Ancak bu tür afetlerin bazısında insan etkisi bulunabilmektedir. Hatta olayın meydana gelmesinde tetik rolü oynayan etken insan olabilmektedir. Ancak olayı hazırlayan faktörler ve olayın hazırlanışı, oradaki doğal özelliklere dayanır.

DEPREMLER
Deprem, yerkabuğu içindeki kırılmalar nedeniyle ani olarak ortaya çıkan titreşimlerin dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamları ve yer yüzeyini sarsma olayı.
Deprem, insanın hareketsiz kabul ettiği ve güvenle ayağını bastığı toprağın da oynayacağını ve üzerinde bulunan tüm yapılarında hasar görüp, can kaybına uğrayacak şekilde yıkılabileceklerini gösteren bir doğa olayıdır.
Depremin nasıl oluştuğunu, deprem dalgalarının yeryuvarı içinde ne şekilde yayıldıklarını, ölçü aletleri ve yöntemlerini, kayıtların değerlendirilmesini ve deprem ile ilgili diğer konuları inceleyen bilim dalına “Sismoloji” denir. haberin devamı »

Bu yazı toplamda 147, bugün ise 11 kez görüntülenmiş

Işık ve ses

Yazar yucin | 06.05.2008 | Kategori Eğitim

Işığın görmedeki rolü

Işık; tüm Dünya’nın ve Evren’in enerji kaynağıdır. Bitkiler ışık enerjisini kullanarak kendi besinlerini üretirler. Bitkilerin ürettiği besinleri hem kendileri, hem hayvanlar, hem de insanlar kullanırlar.
Işık, birçok buluşun insanlığın hizmetine sunulmasını sağlamıştır.

Karanlıkta Göremeyiz

Etrafımızdaki varlıkları duyu organlarımızla algılarız. Duyu organlarımızdan biri olan gözümüz sayesinde, etrafımızda meydana gelen pek çok şeyi görerek tanırız. Böylece onlar hakkında fikir sahibi oluruz.
Görme olayının gerçekleşebilmesi için baktığımız varlıkların bir ışık kaynağı tarafından aydınlatılması ve bu varlıklardan gözümüze ışık gelmesi gerekir. Dolayısıyla karanlık ortamda görme olayı gerçekleşmez.

Bulunduğumuz ortamdaki varlıkları net olarak görebilmemiz için ışık miktarının yeterli olması gerekir. Işık miktarı yetersiz olduğunda ya da çok fazla arttığında görme olayı zorlaşır. haberin devamı »

Bu yazı toplamda 350, bugün ise 23 kez görüntülenmiş

Anadolu Selçuklu Devleti

Yazar yucin | 06.05.2008 | Kategori Tarih

Kuruluş Devri

Büyük Selçuklu Hükümdarı Melikşah tarafından Anadolu hükümdarlığına tayin edilen Kutalmış’ınoğlu Süleyman Şah tarafından 1077 tarihinde kuruldu.

Büyük Selçuklular’a bağlı olan bu devletin başkenti İznik idi.

Süleyman Şah, halife tarafından onaylanarak “Sultan” ünvanı ile şereflendirildi.
Süleyman Şah Dönemi

1077 tarihinde Anadolu Selçuklu Devleti’ni kurdu.

İlk önce Konya, Afyon, Kütahya’yı alarak İznik’e kadar ilerledi.

Tarihte ilk kez Boğaz’ın Anadolu yakası Türkler tarafından kontrol altına alındı.

1086 yılında yapılan Habur Savaşı’nda Suriye Selçuklu hükümdarı Tutuş’a yenildi ve öldü. haberin devamı »

Bu yazı toplamda 46, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Çanakkale Mahşeri Özeti

Yazar yucin | 06.05.2008 | Kategori Eğitim

YAZARI:Mehmed NIYAZI

KONUSU: Birinci Dünya Savasinda itilaf devletlerinden Rusya’yi düstügü zor durumdan kurtarmak, Istanbul’ u isgal edip, Osmanli Devlet’inin Almanya ile irtibatini koparmak amaciyla; Itilaf Devletlerinin Çanakkale Bogazi’ni var güçleriyle saldirmalari ve yurduna düsmanin ayak basmasindansa canini seve seve feda etmeyi göze almis büyük Türk milletinin olaganüstü savunmasidir.

ANAFIKRI: Türk milletinin kat kat üstün olan düsmana karsi tüm olanaksizliklara ragmen; esine rastlanmayacak bir cesurluk ve vatanseverlik örnegi göstererek destanlar yazarak varligimiza dahi gözünü dikmis düsmani geri püskürtmesi, bagimsizlik için neler yaptiklarini hatirlatmakta ve ayni durumda kendimizin oldugunu düsünmek ve özelestirimizi yapmak.

ÖZETİ: Osmanli Devleti’ nin Birinci Dünya savasina katilmasindan sonra, Doguda ittifak Devletleri için yeni cepheler açilmis Itilaf Devletlerinden Rusya bu cepheler ve kendi içindeki iç karisikliklar nedeniyle zor duruma düsmüstü. Konumu ve yer alti zenginlikleri, Ortadogu ve petrol kaynaklarina yakinligi nedeniyle Emperyalist ülkelerin istahini kabartan Anadolu topraklari ve essiz güzelligi ile anilan efsane baskent Istanbul, Itilaf Devletlerinin ilgisini çekmis, Rusyanin yardima ihtiyaci oldugu vesilesiyle sömürgelerini de yanina alan kalabalik düsman Istanbul’ a ulasmak hayaliyle Çanakkale cephesine gelmistir. Mehmet Akif Ersoy’un da dedigi gibi “Kimi Hindu, kimi yamam kimi bilmem ne bela…” düsman, yüksek teknolojisi ile ürettigi ölüm kusan korkunç donanmasiyla, personel sayisila silah ve teçhisat sayisiyla her bakimdan Türk ordusundan üstündü. haberin devamı »

Bu yazı toplamda 28, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Çevre Kirliliği ve Nedenleri

Yazar yucin | 06.05.2008 | Kategori Yaşam

Çevrenin doğal yapısını ve bileşiminin bozulmasını, değişmesini ve böylece insanların olumsuz yönde etkilenmesini çevre kirlenmesi olarak tanımlayabiliriz. Artık hepimizin bildiği gibi çevreden, içindeki varlıklara göre en çok yararlanan bizleriz. Çevreyi en çok kirleten yine bizleriz. Bu nedenle “Çevreyi kirletmek kendi varlığımızı yok etmeye çalışmaktır” denilebilir.
Bilinçsiz kullanılan her şey gibi temiz ve sağlıklı tutulmayan çevre de bizlere zarar verir. Bu nedenle çevre denince aklımıza önce yaşama hakkı gelmelidir. İnsanın en temel hakkı olan yaşama hakkı, canlı ya da cansız tüm varlıkları sağlıklı, temiz ve güzel tutarak dünyanın ömrünü uzatmak, gelecek kuşaklara bırakılacak en değerli mirastır.
1970′li yıllardan sonra bilincine vardığımız çevre kirliliği dayanılmaz boyutlara ulaştı. Çünkü artık temiz hava soluyamaz olduk. Ruhsal rahatlamamızı sağlayacak yeşil alanlara hasret kalmaya başladık. Yüzmek için deniz kıyısında bile yüzme havuzlarına girmek zorunda kaldık. Gürültüsüz ve sakin bir uyku uyuyamaz, midemiz bulanmadan bir akarsuya bakamaz olduk. Kısaca artık kirleteceğimiz çevre tükenmek üzeredir. 2000–3000 yıl önce bir doğa cenneti ve büyük bir kısmı otlaklarla kaplı olan Anadolu’yu günümüzde bu durumlara düşürdük. haberin devamı »

Bu yazı toplamda 33, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

ŞEYH EDEBALİ

Yazar aSh | 06.05.2008 | Kategori Kültür - Sanat

ŞEYH EDEBALİ’NİN OSMANLI DEVLETİNİN KURUCUSU ve  DAMADI OSMAN GAZİ’YE VASİYETİ:

Ey oğul, artık Bey’sin!
Bundan sonra
öfke bize, uysallık sana.
Güceniklik bize, gönül almak sana.
Suçlamak bize, katlanmak sana.
Acizlik bize, hoşgörmek sana.
Anlaşmazlıklar bize, adalet sana.
Haksızlık bize, bağışlamak sana… haberin devamı »

Bu yazı toplamda 19, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

İkitelli’ de Patlama

Yazar yucin | 06.05.2008 | Kategori Gündem

İkitelli Keresteciler Sitesi yakınında ki bir kimya deposunda patlama meydana geldi. Patlamanın sarsıntıları 10 km çevredeki ev ve iş yerlerinden hissedildi.

İstanbul İkitelli Sanayi Sitesi’nde bir kimya tesisinde henüz belirlenemeyen bir nedenle patlama meydana geldi. Olay yerine çok sayıda itfaiye sevk edildi.

Küçükçekmece’de tek katlı bir depodaki patlamanın ardından yangın çıktı.

İkitelli MASKO Sanayi Sitesi yakınındaki Ardiyeciler Sanayi Sitesi’nde yer alan ve kimsayal maddelerin bulunduğu belirtilen tek katlı bir depoda, henüz belirlenemeyen nedenle patlama oldu. Patlamanın ardından yangın başladı.

Zaman zaman patlamaların devam ettiği yangının söndürülmesi için Başakşehir, Kocasinan ve Bakırköy itfaiye ekipleri bölgeye gönderildi. Bazı itfaiye ekiplerinin ulaştığı depodaki yangını söndürme çalışmalarına başlandı.

İkitelli Keresteciler Sitesi’nde bulunan “Üstün Ardiye” isimli kimyevi madde deposunda meydana geldiği öğrenildi. Olayın hemen ardından kimyasal gaz sızıntısı şüphesi ile polis, depo çevresinde yoğun güvenlik önlemi aldı. Hem gazeteciler, hem de vatandaşlar depo çevresinden uzak tutulmaya çalışılıyor.

Saat 14.30 sıralarında meydana gelen patlama sonrası depoda yangın çıktı. Metin Üstüngil isimli kişiye ait deponun hemen yanında bulunan demir-çelik atölyesinin sahibi Vedat Kesercan, “Olayda birkaç kişi hafif şekilde yaralandı. Patlamanın meydana geldiği atölyede 9 kişi çalışıyordu, bu kişiler de gazdan etkilendi.” şeklinde konuştu.

Görgü tanığı Nevin Geliş isimli kadın ise, patlamanın çok şiddetli olduğunu ve her taraftan hissedildiğini söyledi. Patlamanın elektrik trafosunun altında ve içerisinde kimyevi madde bulunan açık hava deposunda meydana geldi. Patlamayla birlikte trafo da alev aldı. Yere düşen elektrik tellerinin tutuşturduğu kimyevi maddeler patlamaya başladı. Her tarafa kimyevi madde saçıldı.” diyerek olayı anlattı.

Bu arada, patlamanın etkisiyle çevrede bulunan bazı araçların camları kırıldı. İçinde kimyevi madde bulunan bidonların yaklaşık 200 metrelik bir alana yayıldığı görüldü.

Öte yandan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin büyük yangınlarda kullandığı “Koca Yusuf” isimli itfaiye aracı da yangın yerine gelerek çalışmalara katıldı.

Bu yazı toplamda 130, bugün ise 2 kez görüntülenmiş

Sayfa 1 Toplam 11



Kapat
E-posta ile paylaş