İKİ DAKİKA GÜNCEL HABER MERKEZİ
Giriş Sayfanız Yapın  İKİ DAKİKA DA HER ŞEYDEN HABERDAR OLUN!    Sık Kullanılanlara Ekleyin
Galatasaray, Sivasspor’dan emaneti aldı
Yazar aSh | 15.12.2007 | Kategori Spor
Türkcell Süper Ligi’nin 16. haftasında Galatasaray, Sivasspor’u Ali Sami Yen’de konuk etti. Galatasaray, Sivasspor’u Nonda ve Barış ile geçmesini bildi.
MAÇ SONA ERDİ
Turkcell Süper Lig’in 16. hafta açılış maçında karşı karşıya gelen Galatasaray ile Sivasspor arasındaki mücadeleyi Nonda ve Barış’ın golleriyle 2 - 0 kazanan ev sahibi ekip bir hafta aradan sonra tekrar liderliğe yükseldi.
90+3. Dakika - Uzatma süreleri de geride kalıyor ve karşılaşmayı Galatasaray 2-0 kazanıyor.
90+3. Dakika - Bülent Yıldırım üç dakika uzakma dakikalarının oynanacağını işaret ediyor.
90. Dakika - Uğur, yerini Serkan Çalık’a bırakıyor. Ama bu dakikada konuk ekip çok tehlikeli geldi. Orkun yine gole izin vermedi.
84. Dakika - Lider daha fazla dayanamıyor. Turkcell Süper Lig’deki Galatasaray-Sivasspor maçında Galatasaray, 84. dakikada Barış’ın attığı golle 2-0 öne geçti. Barış, cezaalanı önünden çok sert ve düzgün vuruyor, takımını iki farklı skora taşıyor.
83. Dakika - Gol… Goll… Galatasaray aradığı gole kavuşuyor. Gooolll Nonda!!!! Ve Galatasaray, Ali Sami Yen’de öne geçiyor. Sağ kanattan Uğur’un ortasında Nonda topu filelere gönderiyor.1-0
69. Dakika - Ümit oyuna girer girmez pozisyon buluyor. Nonda’nın cezaalanı içinden verdiği pasta topu iyi kullanamıyor Ümit.
68. Dakika - Sarı kırmızılı takımda oyuncu değişikliği Hakan Şükür yerini Ümit Karan’a bırakıyor.
65. Dakika - Galatasaray bu kez Arda ile etkili geldi ama bu futbolcunun vuruşundan da yararlanamadı. Arda’nın vuruşu üst filelerde kaldı.
62. Dakika - Mehmet ile tehlikeli Sivasspor, ama Orkun Mehmet’in şutunu engelliyor ve gole engel oluyor.
61. Dakika - Galatasaray, yine tehlikeli geliyor ama Hakan Balta’nın ortaya çevirdiği topa kimse dokunamıyor.
60. Dakika - Sivasspor oyunda biraz olsun dengeyi kurdu.
57. Dakika - Devran’a faul yapan Uğur, itirazlarını sürdürünce sarı kartı görüyor.
54. Dakika - Şimdi konuk ekip Sivasspor korner kullanıyor. Ama ataktan sonuç alamıyor.
51. Dakika - Mükemmel bir maç oluyor Ali Sami Yen’de. Sivasspor kontratağa yakalanıyor. Hakan, şutunu atıyor ama top defanstan dönüyor.
50. Dakika - Galatasaray abalukaya aldı Sivasspor kalesini ama bu kez de Barış’ın şutunda Akın gole izin vermiyor.
48. Dakika - Galatasaray gol için yükleniyor. Mehmet Topal bir füze gönderiyor ama kaleci Akın gole izin vermiyor. Akın parmaklarının ucu ile topu kornere gönderiyor.
47. Dakika - Galatasaray fırtına gibi başladı karşılaşmaya. Bu kez Barış ile yüklendi Galatasaray ama Sivasspor tehlikeyi korner ile önlüyor.
46. Dakika - Uğur sağ kanatta topla buluştu ama dengesini kaybedince Galatasaray pozisyondan sonuç alamadı.
46. Dakika - İkinci yarı Galatasaray’ın vuruşu ile başladı.
İkinci yarıdan tekrar merhaba sevgili futbol severler. Tekrar sizlerle birlikte olabilmenin mutluluğunu yaşıyoruz.
İLK YARI SONA ERDİ
45+4. Dakika - Hakem Bülent Yıldırım ilk yarıyı bitiriyor. İlk yarı sonucu: Galatasaray-Sivasspor:0-0
45+4. Galatasaray Sabri ile serbest vuruş kullanıyor. Sabri geliyor ve topu auta atıyor.
45+4. Dakika - Uzatma anlarında Uğur ile gole çok yaklaştı Galatasaray ama Nonda’nın pasında Uğur’un vuruşu direkten dönüyor. Ve Kral yerde sakatlık geçiriyor.
45. Dakika - 45 dakikalık zaman doldu. İlk yarıya 4′ uzatma süresi ekleniyor.
43. Dakika - Konuk ekip Sivasspor bir kez daha sol kanattan hızlı atakta etkili bir pozisyon buldu. Ceza sahası önüne inen topu Muhammed, yanındaki Mehmet Yıldız’a bıraktı. Yıldız, topun gelişine çok sert vurdu. Meşin yuvarlak kalenin az farkla yanından auta çıktı.
40. Dakika - Galatasaray yüklendi yine Sivasspor kalesine.Uğur’un sağdan ortası müsait pozisyonda Murat topu kornere yolladı…
36. Dakika - Sivasspor kontra atakta mutlak bir gol şansından Muhammed ile sonuç alamadı. Sol kanattan hızlı gelişen atakta ceza sahasına yerden yapılan ortada Muhammet arka direkte bomboş kaldı. Golcü futbolcunun topun gelişine yaptığı sert vuruşu kaleci Orkun harika uzanarak çıkartmayı başardı.
32. Dakika - Galatasaray yine çok etkili geldi Hakan ile ama Hakan’ın dönerek vuruşu kale direğini sıyırarak dışarı gidiyor.
29. Dakika - Karşılaşmada ilk yarım saat dolmak üzere. Ve sık sık sakatlıklar yaşanıyor. Şimdi de kaleci Akın ile Bouzid çarpışıyor ama futbolcuların birşeyleri yok ve ayağa kalkıyorlar.
27. Dakika - Sivasspor Muhammed ile tehlikeli geldi, ama futbolcu pozisyonu kaybetti. Kontratakta yakalanan Sivasspor, Nonda’yı Devran ile durduruyor. Ve Devran sarı kartı görüyor.
25. Dakika - Balili’nin durumu ciddiyetini koruyor. Omzundan sakatlanan Balili için ambulans geldi.
20.Dakika - G.Saray bu dakikalarda özellikle kanatlardan etkili olmaya çalışıyor. Sabri’nin sağdan ortasında Hakan Şükür’den önce Murat araya girdi ve tehlikeyi uzaklaştırdı.
13. Dakika - Sivasspor için çok tahilsiz dakikalar. Sedat sakatlandı ilk önce ve yerini Diallo’ya bıraktı. Balili de omuzundan sakatlanınca yerini Sezer oyuna girdi. Ve şimdi de Hayrettin sakatlık geçirdi. Böylece Sivasspor ilk 15 dakika içinde iki oyuncu değişikliği hakkını kullandı.
10. Dakika - Tam bir liderlik mücadelesi oluyor Ali Sami Yen’de. Balili’nin sakatlığı da geçti ve oyuna döndü.
5. Dakika - Bu kez Galatasaray çok tehlikeli geldi. Kral Hakan’ın ortasında Nonda köşeye gönderdi topu ama kaleci Akın topu tam çizgiden çıkardı.
1. Dakika - Sivasspor pozisyonla başladı karşılaşmaya. 37. saniyede Balili boş kalıyor ve mükemmel vuruyor topa Orkun’da aynı güzellikte çıkarıyor topu.
1. Dakika - Karşılaşma konuk ekip Sivasspor’un vuruşu ile başladı. Her iki takıma da başarılar diliyoruz.
İstiklal Marşımız okunuyor. Takımlar birbirlerine başarılar diledi.
Ve takımlar sahaya geliyor. Sahaya ilk önce ev sahibi Galatasaray çıktı. Son iki maçında 5 puan kaybeden Galatasaray artık konuk ekip Sivasspor’u bekliyor. Ve Sivasspor da sahada. Büyük heyecan başlamak üzere.
Her iki takım adına da zorlu bir karşılaşma olacak. Geçen hafta Fenerbahçe’ye 2-0 yenilerek liderliği kaybeden Galatasaray liderliği geri almak istiyor. Sivasspor ise Denizli galibiyeti ile elde ettiği liderlik koltuğunu korumak istiyor. Ali Sami Yen’de tam bir futbol havası var. Artık karşılaşmanın başlamasına çok az bir süre kaldı.
İlk 11′ler belli oldu. Galatasaray’da Lincoln’ün yanısıra Hasan Şaş da ilk 11′de yer almıyor.
İyi akşamlar sevgili futbolseverler, 16. haftanın açılış maçından siz sevgili okurlarımıza iyi akşamlar. Karşılaşmanın başlamasına 10 dakikadan daha az bir süre kaldı.

Turkcell Süper Lig’deki Galatasaray-Sivasspor arasından yapılacak maçın hakem ve takım kadroları şöyle:
Stat: Ali Sami Yen
Hakemler: Bülent Yıldırım, Cem Satman, Erdinç Sezertam
Galatasaray: Orkun, Barış, Hakan Şükür, Mehmet Topal, Bouzid, Nonda, Hakan Balta, Uğur, Sabri, Arda, Servet
Sivasspor: Akın, Abdurrahman, Hayrettin, Sedat, Murat, Devran, Musa, İlhan, Mohamed, Mehmet, Balili

Galatasaray, 16. haftaya girilirken, 15 maçta 9 galibiyet, 5 beraberlik, 1 mağlubiyet aldı. 32 puana sahip takımımız, bu maçlarda 27 gol attı, 12 gol yedi. Galatasaray, ligin en çok gol atan takımı.
Galatasaray
Galatasaray’da Rigobert Song bu sezon ligde oynanan bütün maçlarda forma giydi. Rigobert Song, Türkcell Süper Lig’de sahaya çıktığı 15 maçta da 90 dakika forma giydi. Song cezası nedeniyle ilk kez bu maçta forma giyemeyecek. 14 maçta forma giyen Servet Çetin ise, 1260 dakika sahada kaldı. Galatasaray’da 6 gol atan Ümit Karan takımın en çok gol atan oyuncusu konumunda. Shabani Nonda’nın ise 5 golü bulunuyor.
Galatasaray, bu sezon 8. iç saha maçına çıkacak. Galatasaray, bu sezon Türkcell Süper Lig’de oynadığı 7 iç saha maçında, 5 galibiyet, 2 beraberlik elde etti. Galatasaray, son iç saha maçında Süper Lig’in 14. haftasında İstanbul BŞB ile karşılaşmış ve maçtan 2-2 beraberlikle ayrılmıştı.
Galatasaray ve Sivasspor ligin 16. haftasında beşinci kez rakip olacaklar. Daha önce oynanan dört maçın ikisini Galatasaray kazanırken, iki maç da berabere bitti. İstanbul’da 2005-2006 sezonunda oynanan maçı Galatasaray 2-0 kazanırken, geçtiğimiz sezon İstanbul’da oynanan maçı ise yine Galatasaray 3-1 kazanmıştı.
Son 5 Maç
08.12.2007 Fenerbahçe 2-0 Galatasaray (Türkcell Süper Lig)
02.12.2007 Galatasaray 2-2 İstanbul BŞB (Türkcell Süper Lig)
29.11.2007 Panionios 0-3 Galatasaray (UEFA Kupası)
25.11.2007 Trabzonspor 0-1 Galatasaray (Türkcell Süper Lig)
11.11.2007 Galatasaray 3-2 Gençlerbirliği (Türkcell Süper Lig)
Sivasspor
1967 yılında kurulan Sivasspor ilk kez 2005-2006 sezonunda Süper Lig’de mücadele etti. Oldukça başarılı bir sezon geçiren Sivasspor’u Bülent Uygun çalıştırıyor. Sivasspor, kadrosunda 25 oyuncu bulunduruyor. Sivasspor’da; Avustralya, Gine, Azerbaycan, Fransa, İsrail ve Bulgaristan’dan olmak üzere altı farklı yabancı ülkeden oyuncu forma giyiyor.
Sivasspor, Türkcell Süper Lig’de 16. haftaya girilirken, 11 galibiyet, 1 beraberlik ve 3 mağlubiyet aldı. 26 gol atıp, 11 gol yiyen Sivasspor, 34 puanla Türkcell Süper Lig’in lideri. Sivasspor ligin en çok galibiyet alan ve en az gol yiyen takımı konumunda.
Sivasspor’da 15 maçta sahaya çıkan Musa Aydın, sahada 1319 dakika kalarak en çok forma giyen oyuncu oldu. Takımın en çok gol atan futbolcusu ise attığı 7 golle Muhammet Ali Kurtuluş. Milli futbolcu Mehmet Yıldız’ın ise 5 golü bulunuyor.
Son 5 Maç
09.12.2007 Sivasspor 2-0 Denizlispor (Türkcell Süper Lig)
02.12.2007 Ankaraspor 2-0 Sivasspor (Türkcell Süper Lig)
25.11.2007 Sivasspor 1-0 Kayserispor (Türkcell Süper Lig)
10.11.2007 Beşiktaş 1-2 Sivasspor (Türkcell Süper Lig)
04.11.2007 Sivasspor 4-0 Kasımpaşa (Türkcell Süper Lig)
samanyolu haber
Bu yazı toplamda 172, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Carlos, Real Madrid’i gözüne kestirdi
Yazar aSh | 15.12.2007 | Kategori Spor
Carlos, 21 Aralık’ta kura çekimleri yapılacak Şampiyonlar Ligi’nde Porto ya da Real Madrid ile eşleşmek istediğini söyledi.
İspanya’nın ”Punto” adlı radyosuna verdiği demeçte, ”Porto’yu tercih ediyorum, olmazsa Madrid de olur” diyen Carlos, sözlerini, ”Tekrar Bernabeu’da oynamak güzel olur. Madrid, Türkiye’de çok zorlanacaktır. Eğer Real Madrid’e karşı gol atarsam hiç problemsiz sevineceğim, çünkü taraftar goller istiyor” diye sürdürdü.
Bu arada, ”Kendimi 27 yaşında gibi hissediyorum” dediği Fenerbahçe’de 2yıllık sözleşmeye imza attığını kaydeden 34 yaşındaki Brezilyalı futbolcu,”Başkan, (Aziz Yıldırım) sözleşmemi 4 yıl daha uzatmamı istiyor”açıklamasında bulundu.
Carlos, futbolu 37 ya da 38 yaşında bırakmak istediğini de söyleyerek, sözleşmesini zatabileceğinin ilk işaretini verdi.
Real Madrid’den ayrılmasında, geçen sezon Şampiyonlar Ligi’nde BayerMünich’e elendikleri maçta yaptığı hata sonrası aldığı sert eleştirilerinbüyük etkisi olduğunu söyleyen Carlos, ”O dönemde kulüpten önemli birkaçyöneticinin desteğine ihtiyacım vardı. Yöneticilerden daha çok takımarkadaşlarımdan destek aldım. Mijatoviç, (Bir futbolcu sahayakonsantrasyonu tam çıkmalı) diyordu. Ben Avrupa’da 3 kupada da oynadım,hiç gol vermedim” dedi.
Öte yandan, 23 Aralık’ta oynanacak Barcelona-Real Madrid maçı ileilgili değerlendirmesi sorulan Brezilyalı futbolcu, ”1-1 beraberlik.Önemli olan Real Madrid’in kaybetmeyip, liderliği bırakmaması. Barça birazzorlansın!” diye konuştu.
AA
Bu yazı toplamda 60, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Ceviz beynimizin en iyi dostu
Yazar aSh | 15.12.2007 | Kategori Sağlık
İçerdiği linoleik ve alfa linoleik asit, E ve B6 vitaminleri nedeniyle ceviz, sinir sistemimiz için mükemmel bir besin.
Kafatasını andıran sert kabuğu, içini kırınca üzerindeki ince zarı ve kıvrımlı yapısıyla her ceviz görüşümde aklıma beyin gelir. Acaba ceviz bu benzerliğiyle bize “Ben beyin gıdasıyım” mı demek istiyor?
Eski çağlardan beri ceviz beyin yorgunluğu için önerilen bir gıda olmuş.
Gerçekten ceviz bu ilginç benzerliğin ötesinde tam bir “beyin destekleyicisi”. İçerdiği linoleik ve alfa linoleik asit, E ve B6 vitaminleri nedeniyle sinir sistemimiz için mükemmel bir besin. Günümüzde milyonların derdi olan depresyona karşı savaşta da ceviz iyi bir yere sahip. Cevizin hafif antidepresan özelliği, içindeki ‘triptofan’dan kaynaklanıyor. Triptofan, beynimizde duygu durumunu kontrol eden önemli bir beyin kimyasalı olan serotonine dönüşerek etki yapıyor. Yatmadan önce yiyeceğiniz yarım avuç içi kadar cevizin içindeki triptofan, iyi uyumanıza yardımcı olabilir.
Ceviz gibi faydalı başka kuruyemişler de var beyin için. Kabak çekirdeği ve ayçiçeği çekirdeği yine triptofandan zengin kuruyemişlerden. Bunlar da hafif depresyon ve uykusuzluğu gidermenin doğal yardımcıları. Ayçiçeği çekirdeklerinde ayrıca bol miktarda tiamin adı verilen, bellek ve beyin işlevleri için önemli bir B vitamini var. Üzüm çekirdeklerinden elde edilen proantosiyanidin de beyin ve merkez sinir sistemindeki zararlı yan ürünleri temizleyerek korur. Ayrıca kan damarları ve dolaşım üzerindeki olumlu etkisiyle beyin dokusunun kanlanmasını artırmada ve zihinsel fonksiyonların sürdürülmesinde yardımcı olur.
samanyolu haber
Bu yazı toplamda 76, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Annenin endişesi bebekte gaz yapıyor
Yazar aSh | 15.12.2007 | Kategori Sağlık
Bebeğinizdeki aşırı ağlama ve huysuzluk gaz sancısının habercisi olabilir.
Gaz sancılarına ise birçok farklı etken yol açabiliyor. Özellikle annenin endişeli ve gerilimli hali, bebeklerde kendini gaz sancısı olarak gösterebiliyor.
Bebeklerde günde üç saatten fazla süren ve sebebi belli olmayan aşırı ağlama ve huysuzluk hali olarak tanımlanan gaz sancısı (kolik) yeni doğan her on bebekten birini etkiliyor. Genellikle bebekliğin ikinci ve üçüncü haftasında başlayan ve beşinci ayın sonuna kadar devam eden gaz sancıları, genelde iyi beslenen ve çok emen bebeklerde görülüyor. Annenin endişeli hali, doğum sonrası depresyon, annenin hamilelikte ve emzirme sırasında sigara kullanması gibi etkenler de gaz sancılarını tetikliyor. Sema Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Köksal Binnetoğlu, “Kolikli bebekler, haftada birkaç gün, iki veya üç saat ağlayabilirler. Kolik nöbetleri, birkaç dakika sürebileceği gibi, üç saat ya da daha uzun bir süre devam edebilir. Ataklar genelde akşam saatlerinde başlar ve gece 23.00-24.00 gibi sonlanır.” şeklinde konuşuyor. Bu süreçte bebeklerdeki ağlamalar genellikle aniden başlar ve belirli bir sebebi yoktur. Ağrı esnasında bebek kızarır, kakasını yapar gibi olur ve ayaklarını karnına çeker. Sancıların, anne ve babanın kötü bakımı ile ilgili olmadığını belirten Dr. Binnetoğlu, ebeveynleri kendilerini suçlamamaları ve sakin olmaları konusunda uyardı.
Öte yandan uzmanlar, bebeğinizde kolik olduğunu düşünüyorsanız, problemin sebebinin bir hastalık olup olmadığını netleştirmek için bir uzmana başvurmayı öneriyor. Çünkü bazen, ortakulak enfeksiyonu, idrar yolu enfeksiyonu, göze yabancı cisim kaçması gibi rahatsızlıklar da kolik ağrısına benzer ağlama krizlerine sebep olabiliyor.
Gaz sancısının sebepleri
İnek sütüne alerji ya da aşırı duyarlılık
Olgunlaşmamış sindirim sisteminin sebep olduğu güçlü bağırsak kasılmaları
Yanlış emzirme tekniği (anne göğsünün uç kısmının emilmesi ve bebeğin hava yutması)
Bebeğinizdeki hormonal değişiklikler
Annenin endişeli hali, doğum sonrası depresyon
Annenin sigara kullanması
Gaz sancısı çeken bebekler için ne yapılabilir?
Kucağınıza alın ve sakinleştirmeye çalışın; bu, bebeği gevşetir ve uyutur.
Kucağınızda gezdirirken sırtına yavaşça masaj yapın.
Hafif ısıtılmış bir havlu ile karnına masaj yapın.
Elektrikli süpürge, saç kurutma makinesi ya da başka bir cihazla ritmik hareket ve ses oluşturun
Bebeğinizi dizlerinize midesinin üstüne yatırın ve sırtını ovuşturun.
Kendini rahat ve güvende hissetmesi için bebeğinizi bir battaniyeye sarın.
Piyasada kolik ağrıları için bazı ilaçlar bulunuyor; ancak kullanmadan önce doktorunuza danışın.
ZAMAN
Bu yazı toplamda 89, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Başörtüsü yasağı kaldırılmalı
Yazar aSh | 15.12.2007 | Kategori Politika
Cumhurbaşkanlığı seçimini kilitleyen ‘367 krizi’nin aşılmasında önemli rol oynayan MHP, başörtüsü yasağında da tavrını net bir şekilde ortaya koydu.
Yasal düzenlemeyle bu meselenin çözülmesini isteyen Devlet Bahçeli, Anayasa’nın 10. maddesine, ‘kamu hizmetlerinden yararlanmada engel teşkil etmeyecek’ ifadesinin konulabileceğini söyledi. Adalet, sağlık ve eğitim gibi toplumun kolektif ihtiyaçlarının karşılanmasının devletin aslî görevi olduğuna işaret eden MHP lideri, bunun iki tanesini karşılayıp, bir tanesine hayır denemeyeceğini vurguladı. Hiçbir doktorun türbanlı hastaları, hiçbir hakimin türbanlı davacıları reddedemeyeceğini dile getirirken, aynı şekilde genç kızların, tesettürlü oldukları gerekçesiyle üniversiteden dışlanamayacağını anlattı. Devlet Bahçeli, “MHP, başörtüsü yasağına rıza göstermemektedir. Anayasa’da mı, başka yerde mi yeni düzenleme yapılabilir? Kamusal ve özel alan sınırı çizilerek kısıtlamalar kaldırılabilir.” dedi.
Swissotel’de basın-yayın kuruluşlarının temsilcileri ile kahvaltılı sohbet toplantısında bir araya gelen Devlet Bahçeli, çarpıcı açıklamalarda bulundu. Toplantıda gazetecilerin sorularını cevaplayan MHP lideri, başörtüsü yasağı konusundaki çıkışıyla gündeme damgasını vurdu. Bahçeli, meselenin uzlaşma ile Türkiye’nin gündeminden çıkarılmasını istedi. Bu tür tartışmalarla Türkiye’nin boğulmasına fırsat verilmemesi gerektiğini belirten Bahçeli, şöyle konuştu: “Eğer türban veya tesettür, başörtüsü, bir siyasi simge olarak veya genel anlamda irticai unsurun tehdit algılaması olarak ifade ediliyorsa devletin her biriminde 40 yıldan bu yana tecrübe kazanmış görevlileri vardır. Bunların içerisinde kim inanarak takıyor, kim irticai faaliyet simgesi olarak kullanıyor bunu ayırt etmeye mezun olmak lazım. Şimdi bunların hepsini yapmayarak Türkiye’de türbanlı-türbansız veya laik-antilaik, dindar-dinsiz gibi çatışmalarla Türkiye’mizin boğulmasına, bu manada baskı altına alınmasına fırsat vermeyecek davranışları ortaya koymak lazım.”
samanyolu haber
Bu yazı toplamda 60, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
AB yolunda kararlılık mesajı
Yazar aSh | 15.12.2007 | Kategori Politika
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Yolculuğumuza kararlı bir şekilde devam ediyoruz” dedi.
Bilkent Otel’deki TİSK 23. Genel Kurulu’na katılan Başbakan Erdoğan, çıkışta gazetecilerin AB ile üyelik müzakareleri konusundaki son günlerde yaşanan sıkıntılar hakkındaki sorusuna, “Yolculuğumuza kararlı bir şekilde devam ediyoruz.” şeklinde cevap verdi.
CİHAN
Bu yazı toplamda 69, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Eğlenceye AK Parti’yle kalite geldi
Yazar aSh | 15.12.2007 | Kategori Gündem
Eğlence dünyasının patronları, AK Parti döneminde eğlence dünyasında yaşanan değişimi değerlendirdi.
Eğlence dünyasının patronları Cahide’nin sahibi İzzet Çapa, Sortie’nin sahibi Erol Kaynar ve Hayal Kahvesi’nin ortağı Ebru Köktürk, AK Parti döneminde eğlence dünyasında yaşanan değişimi değerlendirdi. Ortaya çıkan manzara sanılanın aksine korkunç değil. AK Parti’li yıllarda toplum eğlencenin dozunu artırmış, yurtdışında marka olan kafe, restoran, bar zincirleri ise İstanbul’daki yatırımlarını hızlandırmış.
“AK Parti Genel Merkezi’ne komşu Ankara Laila’nın lüks bir lokantaya dönüşü bir istisna değildi. İstanbul’un gözde eğlence mekanları da toplumdaki muhafazakarlaşmaya paralel kapanmayla yüz yüze. Eğlence dünyasının duayenleri bu gidişten endişeli; İstanbul’un yüz yıllık gece hayatı geleneği bitiyor mu? Araştırma raporlarının işaret ettiğine göre gece hayatı popülasyonu 4 kat küçüldü, içki tüketimi Sudan’ın altına düştü…” Böylesine akıp giden, “Işıltılı İstanbul geceleri kararıyor” haberi, felaket senaryolarının çokça yazılıp çizildiği şu günlerde ne iyi giderdi değil mi? AK Parti’li yıllarda İstanbul gece hayatının gelişip serpildiğini duymayı kim ister ki? Ne AK Parti ne de herhangi bir kurum kimsenin eğlencesine iktidara geldiği günden bu yana karışmadı. Hatta, 15 yıldan bu yana eğlence dünyasının içinde yer alan Hayal Kahvesi’nin ortağı Ebru Köktürk, “Müşteri sayımız giderek artış gösteriyor.” diyor.
Cahide’nin patronu İzzet Çapa, ‘AK Parti iktidarında özellikle mafyanın belinin kırılması ile çok daha güvenli zamanlar geçirmeye başladıklarını’ ifade ediyor. Sortie’nin sahibi Erol Kaynar ise, “Suni gündemler oluşturularak eğlence sektörü ile AK Parti’yi temsil eden kurumlar karşı karşıya getirilmeye çalışıldı. İki kesim karşı karşıyaymış izlenimi oluşturuldu. Bugüne kadar aşırı bir baskıyla karşılaşmadık. Diyalogla bütün sorunları çözdük.” diyor. Herkes son 6-7 senedir toplumda bir değişimden bahsediyor. AK Parti iktidarıyla gelen bir değişim söz konusu ediliyor ve özellikle 22 Temmuz seçimlerinden sonra bu değişimin daha görünür olduğu, yapılan anketlerle okunuyor. Gerçekten eğlence dünyasında böyle bir değişimin olup olmadığını, varsa bu farklılaşmanın nasıl algılandığını araştırdık. Eğlence dünyasının patronlarına söz konusu değişimden etkilenip etkilenmediklerini, bugüne kadar herhangi bir baskıyla karşılaşıp karşılaşmadıklarını, müşteri portföylerinin dünü ve bugününü sorduk. Ortaya çıkan manzara gösteriyor ki, AK Parti’li yıllarda toplum eğlencenin dozunu artırmış. Yurtdışında marka olan kafe, restoran ve bar zincirleri ise İstanbul’daki yatırımlarını hızlandırmış.
CAHİDE’NİN SAHİBİ İZZET ÇAPA:
AK Parti mafyanın belini kırdı
Açtığı mekanlarla eğlence dünyasında hatırı sayılır bir yer edinen Cahide’nin patronu İzzet Çapa, 10 yıldan beri bu işin içinde. Birkaç hafta önce bir televizyon programında, “Başörtülü müşteri benim için bir şıklıktır.” diyerek dikkatleri üzerine çeken İzzet Çapa’ya bahsedilen değişimin eğlence dünyasına nasıl yansıdığını sorduk. Çapa, öncelikle yaptığı bu açıklamadan sonra radikal laiklerden büyük bir tepki aldığını belirtiyor ve “Bir gün bunun sıkıntısını çekersen kendini yalnız bulursun, diyenler oldu. Sürü psikolojisinden hoşlanmıyorum. Nereden gelirse gelsin radikal söylemleri sevmiyorum.” diyerek bu tepkiyle ilgili düşüncelerini dile getiriyor. Söz konusu değişimle ilgili olarak sihirli bir değnek değmiş gibi bir anda değişim yaşamadıklarını söylüyor. Cahide’nin gerek müşteri profilinde gerekse mekanlarının işleyiş tarzında şimdilik herhangi bir değişiklik yok. Bugüne kadar muhafazakar çevrelerden negatif bir baskı görmediklerini söyleyen Çapa, “Evet, her şeyin değişeceğini, hayatımızda köklü değişiklikler olacağını bekleyen bir kesim vardı. Ama henüz bize yansıyan bir şey olmadı. Eğlence dünyası için ekonomik krizler, sınır ötesi operasyon gibi konular daha önemli. Bu iktidarda özellikle mafyanın belinin kırılması ile çok daha güvenli zamanlar geçirmeye başladık.” diyor. Kafe, restoran, bar konseptindeki bazı mekanların başörtülüleri, diğer müşterileri rahatsız olduğu için içeri almak istemediği bilinen bir gerçek. Bunun örneklerini yakın tarihe bakan herkesin görmesi mümkün. Çapa’nın bu konudaki tavrı ve düşüncesi çok açık. Çok istemesine rağmen başörtülü müdavimlerinin olmadığını söyleyen Çapa, Cahide’de kapıya gelen müşteriyi içeriye almanın tek bir kriteri olduğunu belirtiyor: Müşteriyi gözlerine bakarak seçmek. İzzet Çapa, “Bugüne kadar Cahide’ye birçok türbanlı girmiş ve çok da eğlenmiştir. Bu tür müşteri, ağırlıklı olarak doğum günü ve kına geceleri için geliyor. Onlardan ve diğer müşterilerimizden de “türban” merkezli bir sıkıntı veya problem yaşamadık. Biz kapıda insanları üzerlerindeki kıyafetlerin markası, taşıdıkları dini semboller veya maddi durumlarını ele verecek kriterlere göre seçmiyoruz. Ama pek çok insanın gözünden kaçan bir şeye dikkat çekmek istiyorum. Kocası takım elbisesini giyip içeri girerken, türbanlı kadın niye kapıya takılsın ki? Bırakın herkes hayatını yaşasın. Türbanı da rahat bırakın, içki içeni de.” diyor.
HAYAL KAHVESİ’NİN ORTAĞI EBRU KÖKTÜRK:
Müşterimiz her yıl artıyor
Ebru Köktürk, 15 yıl önce eğlence dünyasına adım atan Hayal Kahvesi’nin üç ortağından biri. Yazlık mekan Çubuklu Hayal Kahvesi’nin işletmesini yürüten Köktürk, Türk toplumunun alışkanlıklarının her iktidarla değiştiğini düşünmüyor. Köktürk, “İnsanlar daha samimi ve çalışkan buldukları için AK Parti’ye oy verdiler, daha dindar olmak istedikleri için olduğunu sanmıyorum.” diyor. Köktürk de aynen İzzet Çapa gibi bu dönemde baskı yaşamadıklarını, hatta sektörel sorunlarının birçoğunu daha kolay ve hızlı bir şekilde çözüme kavuşturduklarını söylüyor. Köktürk, toplumda yaşanan ve söz konusu değişimin kendilerini etkilemediğini, tam tersine müşteri sayılarının her yıl artış gösterdiğini ifade ediyor: “Bizim müşterimizin de memleketimizdeki diğer insanlar gibi yarısının AK Parti’ye oy verdiği bir gerçek. Ancak müşteri sayımızda geçmiş yıllara oranla bir azalma söz konusu değil. Bilakis her yıl artarak gelen bir gençlik var, müzikten, danstan keyif alan, genç yaşayan, genç düşünen insanlar var.”
Köktürk, Hayal Kahvesi’nin bir statü sembolü olarak algılanmasını istemiyor ve bu nedenle kapılarına kim gelirse gelsin, kimseyi rahatsız etmemek kaydıyla geri çevirmiyor. Bu yaz Hayal Kahvesi’nin kapısına bir grup başörtülü genç kız gelir. Ebru Köktürk önce şaşırır, ‘acaba basın bize bir oyun mu yapıyor, bizi deniyorlar mı’ diye düşünür. Çünkü iki yıl önce Tempo’nun yazarı Elif Çakır’ın başörtülü olduğu için Bebek’teki Lucca’ya alınmamasıyla patlayan gürültüyü hatırlar. Aynı durumla karşılaşmak istemez. Biletler Biletix’ten satıldığı için gençler içeri alınır. Ancak Ebru Köktürk, bir köşede durup sürekli onları takip eder, acaba ne yapacaklar diye düşünür. Gerisini kendisi anlatıyor: “Emre Aydın ve Teoman konserini izlemeye gelen başörtülü gençler en ön saflara geçtiler, resim çektiler, alkışladılar, birlikte söylediler, sahneye uzandılar… Pek alışık olmadığımız bir resimdi; ama gördük. Çoğunlukta olmanın özgüveni diye düşünüyorum.”
SORTİE’NİN SAHİBİ EROL KAYNAR:
Laikler de, muhafazakârlar da bizi yanlış anlıyor
Erol Kaynar, 25 yıldır eğlence dünyasının içinde. Sporcu kimliğine sahip bir isim; dalış yapıyor, sualtında film çekiyor, Çekül Vakfı’nda danışmanlık yapıyor. Bir dönem Beşiktaş başkanlığına adaylığını koymuştu. Ancak kendisi, daha çok magazin programlarından hiç eksik olmayan yazlık mekan Sortie’nin sahibi olarak tanınıyor. Kaynar, iki yıl önce açılan Sortie’de bu yıl Ramazan ayında iftar yemeği vererek dikkatleri üzerine çekmişti. Muhafazakar olmayan kesim bu iftarları, ‘iktidara sempatik görünme’ tavrı ve toplumdaki değişimin bir uzantısı olarak algıladı. Muhafazakar kesim ise “İçki içilen yerde iftara kim gelir?” diye sordu. Ancak Kaynar, ilk defa iftar vermediğini, işlettiği tüm mekanlarda geleneksel iftar yemekleri organize ettiğini söylüyor.
Ramazan başladıktan bir hafta sonra sezonu kapatan Sortie’de bu iftarların çok yoğun geçmediğini belirten Kaynar, “Seneye belki de Ramazan ayıyla birlikte kapatacağız Sortie’yi. Bunu söylediğiniz zaman bir kesim AK Parti’ye yağ çekiliyor diye düşünüyor. Neden yağ çekelim? Muhafazakar dediğimiz bir kesim var, bir de daha ılımlı bir kesim var. Muhafazakar kesimin dışında kalan insanların iftar vermesi, oruç tutması bugün gündeme geliyor. Halbuki normal bir şey bu. Hepimiz çok şükür Müslüman’ız. İftar yapan iftar yapıyor. İçki içmek isteyen içkisini içiyor. Her iki kesimden de yanlış algılanıyoruz. 25 senedir ne yapıyorsam bugün de onları yapıyorum. Biz her iki tarafın ortasında kaldık.” diyor. Hiç kuşkusuz ki, eğlence sektörü turizmin olmazsa olmaz ayaklarından… Çünkü bir turistin, gittiği ülkeden birkaç beklentisi var. Kalacak iyi bir otel, gezilecek yerler ve deniz, akşam olduğunda ise arkadaşlarıyla yemek yiyip eğleneceği bir mekan. İstanbul, Türkiye genelinde eğlence sektörünün lokomotifliğini yürütüyor. Eğlence dünyasının turizme çok ciddi hizmette bulunduğunu anlatan Kaynar, dünyaya açılan bir kentte bu sektörün olmamasının düşünülemeyeceğini anlatıyor. Kaynar, “Sektörde son beş senedir müthiş bir gelişim var. Kafe, restoran ve bar anlamında yabancı firmalar İstanbul’a yatırım yapmaya başladı. Çünkü Türkiye, istikbali iyi olan bir ülke. Yabancı bizden daha iyi gözlemleyebiliyor durumu. Bu da demektir ki, Türkiye kendini artık pazarlamaya başladı.” diyor.
ZAMAN / CUMAERTESİ
Bu yazı toplamda 186, bugün ise 1 kez görüntülenmiş
Tekne faciasında 7 kişi gözaltında
Yazar aSh | 15.12.2007 | Kategori Gündem
İzmir’in Seferihisar ilçesinde, 50 kişinin ölümüyle sonuçlanan tekne faciasıyla ilgili polis ve jandarma operasyon düzenlendi.
Operasyonda üçü organizatör olmak üzere yedi zanlı gözaltına alındı.
Selçuk ilçesinde cesedi bulunan Türk vatandaşı Hüseyin Güzelcan’ın telefon kayıtlarının incelenmesi sonucu başlatılan operasyon kapsamında, aralarında yabancı uyruklu kişilerin de bulunduğu yedi zanlının kişinin sorgusuna başlanırken, çalışmalar devam ediyor.
CİHAN
Bu yazı toplamda 58, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Fazıl Say’a ‘köşe’lerden tepki geldi
Yazar aSh | 15.12.2007 | Kategori Gündem
’Türkiye’yi terk etmeyi düşünüyorum, çünkü İslamcılar kazandı’ diyen piyanist Fazıl Say’a tepkiler büyüyor. Köşe yazarlarının bugünkü konusu Say’ın sözleri oldu
Engin Ardıç / Rahvan gitsin
Piyanist Fazıl Say, Türkiye’den ayrılmayı düşünüyormuş…
Eh, romancı Orhan Pamuk ayrıldı bile!
“Akıllı ol akıllı” dediler, o da böyle oldu…
Ne ki, Orhan, Robert Academy eğitimi aldığı için New York’a yerleşti, Fazıl Ankaralı olduğu için Lausanne’da karar kılmış. Herkes kendi “meşrebine” göre takılıyor.
(Arslan basınımız Lausanne’ı gene Lozan şeklinde yazmış ama alıştık. Ağababaları da General Calthorpe’u Galtrop yazarlardı. Fakat vav harfini yanlış okuyup Trikupis’i Trikopis yapmışlardı, o kadarcık olacak.)
Ama Fazıl şu anda değil, “ileride” düşünüyormuş Türkiye’den ayrılmayı; “böyle giderse” diyor.
Böylesi, İslamcılar’ın seçim kazanmaları, bakan eşlerinin türbanlı dolaşmaları, “Türkiye rüyalarının biraz ölmesi”, kendi deyimiyle.
Haa, bir de, “Çankaya’daki davete bile beni çağırmadılar” demiş. Buna bozulmuş.
Bazı kişiler ne çok seviyorlar, ne çok özlüyorlar yahu Çankaya’ya çağırılmayı…
Rakı sofrası kurulmasını ve sabahlara kadar sohbet edilmesini, tahtaya kaldırılmayı, “imtihan edilmeyi”, hatta sık sık azarlanmayı mı bekliyorlar kitaplarda okudukları gibi?
Ya parmaklarını yanlışlıkla yoğurt çanağına sokarlarsa ve “cacık oldu” şeklinde bir yorumla karşılaşırlarsa ne yapacaklar? Meşhur meseldir bu, Çankaya daveti öyle herkese yaramaz…
Güngör Uras da “babamdan kalma istiklal madalyam var ama beni çağırmadılar” diye yakınmıştı da, Hasan Pulur, “artık istiklal madalyasının hiç kıymeti kalmadı” gibilerden ulusalcılık yapmıştı aklı sıra…
Demek ki babadan oğula geçen “madalyalı aristokrasi” üyeliği, çağırılmak için gerekli ve yeterli değildi.
Benim dedem o sıralarda İstanbul’da emperyalistlere karşı grev yapıyordu, madalyası yok, vermediler, bana da kalmadı. Vallahi beni de çağırmıyorlar ama ağlamıyorum.
Bildiğimiz kadarıyla İsviçre Konfederasyonu dönem başkanı Bayan Micheline Calmy-Rey’in de Bern davetlerine piyanist çağırmak gibi bir alışkanlığı yok, Fazıl üzülecek.
Hani Fransa’ya yerleşse, başkan da Mitterand olsaydı neyse de…
Fakat Say’ın yerleşeceği şehir Zürih de olabilirmiş, çünkü havaalanı daha yakınmış.
“Biz yüzde 30, onlar yüzde 70” diyor, ayrılma nedeni bu olacakmış.
Ben İsviçre’de sıkılırım, ruhsuz ve sevimsiz bir memlekettir. Fazıl Ankaralı olduğu için sıkılmaz.
Fakat Lausanne şehrinin, antlaşmamız orada imzalandığı için, manevi değeri de çok büyüktür tabii!
Antlaşmanın imzalandığı Chateau d’Ouchy’yi, şehir dışında fiyakalı bir şato falan sanırdım, gittim gördüm de şaştım kaldım: Meğerse gölün kıyısında, kara suratlı, tatsız bir otelmiş! Evet canım, otelin adı şato!
Aman canım, Say konserler nedeniyle sürekli geziyor, ayda yalnızca dört gün evde duruyormuş, bizim gibi oturduğu yerde popo büyütenlerden değil, sıkılmaya vakit bile bulamaz.
Uluslararası havası ve piyasası olan kaçar, böyle giderse…
Parası olan da kaçar, böyle giderse…
Eh, ipinden kuşağından başka bir şeyi olmayan ama gözüpek gençler de kaçarlar belki, böyle giderse…
Ben ne halt ederim?
Burada kalırım, isterse rahvan gitsin.
Benim için artık son fasıl başladı ey ömrüm, nasıl geçerse geçsin.
Gidip de oralarda “Jöntürkçülük” oynayacak adam değilim. Burada doğdum, burada öleceğim. Ben buralıyım. Ben Türkiyeli Türk’üm. Üstelik de fena halde İstanbullu.
“Bir Fransız köyünde doğmadığıma bin pişman” olduğumu söyleyenlere saygısızlıklarımla arz ederim…
Emre Aköz / Fazıl Say’ın çıkışının perde arkası ve hatalar zinciri
….
Almanya’nın saygın gazetelerinden Süddeutsche Zeitung’a şöyle demiş: ” Bizim Türkiye rüyalarımız biraz öldü. Tüm bakan eşleri türban takıyor. İslamcılar zaten kazandı, biz yüzde 30 , onlar ise yüzde 70 . Başka yere taşınmayı düşünüyorum. ”
“İslamcılar kazandı” derken herhalde 2002 yılından beri çoğunluk partisi ve hükümet olan AKP’yi kastediyor Fazıl Say.
Bazıları ” acaba jetonu yeni mi düştü ” diye düşünebilir. Meğer mesele başkaymış: ” Çankaya’daki davete bile beni çağırmadılar. Böyle giderse, bir kızım var onu da alır yurtdışına giderim. ”
Belli ki Çankaya’ya davet edilmediğini, bunun sebebinin de laikliğe vurgu yapan demeçleri olduğunu sanmış ünlü piyanist.
Birinci yanlış: Buradan da anlıyoruz ki Cumhurbaşkanı Gül’ün toplumun tüm kesimlerine ” yakın durma ” çabasını izlemiyor. Eğer izleseydi, ya hata yapıldığını ya da davetiyenin eline ulaşmadığını düşünerek olayı mesele etmezdi.
….
samanyolu haber
Bu yazı toplamda 73, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Ekmek yer gibi jilet yiyor
Yazar aSh | 15.12.2007 | Kategori Gündem
Mersin’in Tarsus ilçesinde yaşayan İsa Toper (24) askerliğini yaptığı Balıkesir’de girdiği bir iddia üzerine jilet yiyebildiğini fark etti.
İsa Toper o günden beri canı her istediğinde jilet yiyor.
Tarsus Bağlar Mahallesi’nde döşemecilik yapan İsa Toper, jilet yemenin kendisi için ekmek yemekten farkı olmadığını belirtti.
İsa Toper, “Askere gitmeden önce böyle bir şey yapabildiğimi bilmiyordum. Arkadaşlardan biriyle bir gün iddiaya girdim. İddiayı kazanabilmek için jilet yedim. Daha önce yapabileceğimi sanmadığım için kendim de şaşırdım. Hiçbir şey olmaması beni de gerçekten şaşırttı. Bugün ne zaman istesem jilet yiyebiliyorum.” dedi.
Toper bunun kendisi için ihtiyaç halini almadığını yalnızca gösteri yapmak için jilet yediğini vurguladı.
Döşemeci ustası İsa Toper jiletin yanında cam bardak da yiyebiliyor. Bunun dışında farklı ve ilginç meziyetleri bulunan İsa Usta kulağıyla poşet şişirebildiği gibi, döşemeleri dikmek için kullandığı çuvaldızı yanağının bir tarafından geçirip diğer yanından çıkarabiliyor.
Ahmet Karabulut ve Hayri Coşkun isimli iki elemanı İsa Usta’yı ilk kez jilet yerken gördüklerinde içlerinin geçtiğini söyledi.
Elemanları, İsa Usta’nın meziyetlerini yalnızca gösteri yapmak için kullandığını bunun dışında kimseye böyle şeyler yapabildiğini söylemediğini kaydetti.
Yaptığı şeylerin çok tehlikeli olduğunu belirten İsa Toper, kimsenin yaptığı şeyleri denememesi gerektiğini vurguluyor.
Toper, “Özellikle çocukların bu tür şeyleri denemekten kesinlikle kaçınması gerek. Büyükler de nasıl yapıldığını merak edip denemeye kalkışmasınlar. Bu gibi şeylerin dışında emek sarf edildiğinde yapılabilecek çok daha iyi işler var. Tavsiyem daha faydalı işleri yapmaya gayret etmeleridir.” diyerek nasihatte bulundu.
CİHAN
Bu yazı toplamda 71, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Kategoriler
Reklamlar
Anket
Arşiv - Takvim
Toplam En Çok Okunan
- Korkunç ve İğrenç Resimler (72203)
- www.keyodemeleri.com a Yoğun ilgi - 7 Temmuzda Aktif (53657)
- Askere ne zaman gideceğim? Nerede Askerlik yapacağım? (38384)
- Fenerbahçe 3 - Sevilla 2 Maçı Bitti (35001)
- memurlar.net (30483)
- http://www.keyodemeleri.com/index2.php (29688)
- Bayer Leverkusen - Galatasaray Rövanş Maçı Saat Kaçta - Hangi Tarihte - Hangi Kanalda (29139)
- İlginç Resimler (24761)
- 2008 OKS Tercih Okulların Kodları Ve Kontenjanları (24333)
- Hazır (Boş) Türkçe (İngilizce) CV İndir (23161)








