İKİ DAKİKA GÜNCEL HABER MERKEZİ
Giriş Sayfanız Yapın  İKİ DAKİKA DA HER ŞEYDEN HABERDAR OLUN!    Sık Kullanılanlara Ekleyin
Kırmızıyla atıldı, sarıyla oyuna döndü
Yazar aSh | 13.12.2007 | Kategori Spor
Felahiye Bld.’den 4 numaralı Mesut, hakem tarafından atıldı, gözlemci kararıyla oyuna alındı.
Kayseri’de amatör küme takımları arasında oynanan maçta hakemin kırmızı kart gösterip soyunma odasına yolladığı oyuncuyu, müsabakaya müdahale etmemesi gereken gözlemci yeniden oyuna aldırdı.
Futbolcuya gösterilen kartın rengi de kırmızıdan sarıya döndü. Kayseri’de 1. Amatör Küme C Grubu’ndaki Felahiye Belediyespor ile Kılıçaslan Yıldızspor arasında oynanan maçta hakemler ilginç kararlara imza attı. Argıncık Stadyumu’nda oynanan maçın 10. dakikasında Felahiye Belediye- spor’un 4 sırt numaralı oyuncusu Mesut, orta sahada rakip takımın forveti Hasan Köse’yi tekme atarak yere indirdi. Hakem bu pozisyonda düdük çalmadı. Ancak yardımcı Bayram İnal, bayrağını ısrarla kaldırarak hakemi uyardı. Orta hakem, yardımcısının uyarısıyla Felahiye Belediyespor’un oyuncusu Mesut’u kırmızı kartla oyundan attı. Kırmızı kartın ardından maçta olaylar çıktı ve karşılaşma 8 dakika durdu. Bu sırada futbolcularla hakemler arasında yoğun itirazlar ve tartışmalar yaşandı. Kırmızı kartın ardından sahaya inen gözlemci Sadettin Bayrakdar, orta hakem Gökhan Düz’ü uyararak kırmızı kartı iptal ettirdi. Gözlemcinin uyarısıyla maçın hakemi, soyunma odasındaki oyuncuyu maç başlamadan tekrar oyuna çağırdı. Gerginliğin yatıştırılmasının ardından maç 8 dakikalık bir aranın ardından yeniden başladı. Maç 0-0 tamamlandı. Gözlemci, alınan bu ilginç kararla görev alanının dışına çıkmış oldu. Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nün hakem yönetmeliğinin 30. maddesine göre, gözlemcinin hakem kararlarına müdahale etmemesi gerekiyor. Bu maddede aynen şu ifade yer alıyor: “Gözlemci; müsabaka süresince hakemlere ve müsabaka tertip kuruluna herhangi bir şekilde müdahale edemez ve tartışmaya giremez.”
Türkiye Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği Kayseri Şube Müdürü Osman Altun, maçın hakemleri ve gözlemcileri adına yaptığı açıklamada, karşılaşmada herhangi bir kural hatasının bulunmadığını ifade etti.
ZAMAN
Bu yazı toplamda 88, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
İstanbul’da bugün bazı semtlere su yok
Yazar aSh | 12.12.2007 | Kategori Gündem
İSKİ’den yapılan açıklamaya göre, çalışmalar yüzünden bugün saat 11.00′den 13 Aralık Perşembe günü saat 07.00′ye kadar su verilemeyecek yerler şöyle:
* Bakırköy’ün Ataköy (1′inci Kısım hariç), Zuhuratbaba ve İncirli mahallesi
* Şirinevler Ana Sağlığı ve Adalet Sarayı
* Kağıthane, Şişli, Beyoğlu ilçelerinde Çağlayan, Hürriyet, Gürsel, Örnektepe mahalleleri
* Okmeydanı
Kıraç Depo Terfi İstasyonunda yapılacak vana ve debimetre montaj çalışmaları nedeniyle de bazı bölgelere 22 saat süreyle su verilemeyecek.
Söz konusu çalışma nedeniyle 13 Aralık Perşembe günü saat 11.00 ile 14 Aralık Cuma günü saat 09.00 arasında; Kıraç Beldesi Namıkkemal, Çakmaklı ve Merkez mahallelerinin alt kotlarına su verilemeyeceği bildirildi.
12.Aralık.2007 08:11:44
Bu yazı toplamda 88, bugün ise 1 kez görüntülenmiş
Büyükanıt’tan sert mesajlar
Yazar aSh | 12.12.2007 | Kategori Gündem
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, “Teröriste iç ve dış destekvar. Birbirini tamamlıyor. Etkileşim içinde ama önce içimize bakmak lazım” dedi.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, teröre verilen dış ve iç desteğin birbirlerini tetikleyen dinamikler olduğunu ve içerideki destek olmasa dış desteğin bu kadar etki yapamayacağını belirterek, ”Olaya bir bütünsellik içinde bakmadığımız zaman alabileceğimiz tedbirler mutlaka eksik kalır” dedi.
Büyükanıt, Genelkurmay ATASE Başkanlığı Stratejik Araştırma ve Etüt Merkezinin (SAREM) Merkez Orduevi’nde düzenlediği ”PKK Kongra/Gel Terör Örgütüne Yönelik Ekonomik ve İdeolojik Desteğin Kesilmesi” konulu sempozyuma katılarak bir konuşma yaptı.
Sempozyumun ana temasının terör örgütünün hem psikolojik hem ekonomik desteklerinin nasıl kesileceği olduğunu belirten Büyükanıt, bunun kolay olmadığını, desteğin iç ve dış olmak üzere ikiye ayrıldığını söyledi.
İç ve dış desteğin benzer olmakla birlikte aynı konu başlıklarından oluşmadığını ifade eden Büyükanıt, ”Dış destek dediğiniz zaman olayın psikolojik ve siyasi yönde PKK örgütüne destek, yalnız PKK örgütüne destek değil, Türkiye Cumhuriyeti’ne de engel olma desteği, diğeri de hepinizin bildiği gibi maddi destek. Ama bakıyoruz iç destek dendiği zaman çok fazla kalem ortaya çıkıyor. Bunun psikolojik desteği var içerde, insan desteği var, maddi desteği var” dedi.
Çeşitli konuşmalarında zaman zaman PKK terör örgütüne verilen dış destekten şikayetçi olduğunu ifade eden Büyükanıt, dış desteğin en başta Kuzey Irak’tan geldiğini, ondan sonra diğer yerlerdeki destekler olduğunu söyledi. Büyükanıt, sözlerini şöyle sürdürdü:”Dış destek ve iç destek birbirlerini tetikleyen dinamikler ve içerideki destek olmasa dış destek bu kadar etki yapmaz. Belki de dış destek olmaz. Yani içerideki destek dış desteği tetikliyor, dış destek de içi. Yani karşılıklı etkileşim içinde. Dolayısıyla bu hususu gözden kaçırmamak lazım. Bize şu sorulabilir, bana da sorulabilir, çünkü çok fazla bu dış desteği gündeme getiren kişilerden bir tanesiyim. ‘Kardeşim sen içindeki desteği kesmiyorsun bir de üzerimize saldırıyorsun’ bunu sorarlar. Ama ben o zaman onlara şu cevabı veririm; bu iki destek karşılıklı etkileşim içinde, bir bütün olarak. Yani şuraya kadar dış destek buraya kadar iç destek diye bir olay yok. Birbirlerini tetikliyorlar. Dolayısıyla olaya bir bütünsellik içinde bakmadığımız zaman alabileceğimiz tedbirler mutlaka eksik kalır.
Bir tarihte Batman’da üç terörist ölü ele geçirildi. Ben Kolordu Komutanıyım, bana rapor edildiğinde günlük olaylardan bir tanesiydi. Fakat birlik komutanı arkadaşım bana bazı belgelerle geldi. Tesadüfen tesirsiz hale getirdiğimiz üç teröristten bir tanesi Diyarbakır kuzeyinin, o zaman öyle tabir ediliyordu ‘cephecisi’, işbirlikçi de diyoruz ama bu işbirlikçiden bir ötesi. O kadar korkunç dokümanlarla karşı karşıya kaldım ki o Batman’da bir mağarada korunmaya çalışan teröristin dünya ile ilişkisi var. İngiltere’den İsveç’e, İsveç’ten Almanya’ya, Almanya’dan Hollanda’ya öyle bir ağ çıktı ki ortaya. Ele geçen belgede ağ yok, ama biz onu ağ haline getirdik. Neresinden keserseniz en az üç tane by-pass ettiği yer var. Böyle bir şeyle karşılaştık.”
”HER ŞEYDEN ÖNCE İÇİMİZE BAKMAK LAZIM”
Bu sebeple iç destekle dış desteği birbirinden ayırmanın mümkün olmadığını vurgulayan Büyükanıt, iç destek ve dış desteğin nasıl kesilebileceğine psikolojik ve ekonomik olarak bütünsel açıdan bakılması gerektiğini kaydetti. Büyükanıt, ”Ama her şeyden önce içimize bakmak lazım. İçimizdekini ortadan kaldırmadan sadece dış destek, dış destek demeye çok fazla hakkımız yok” dedi.
Büyükanıt, şöyle devam etti: ”1984 yılından beri yapılan terör mücadelesinde insanlığın yüksek değerlerini, bazı değerleri elimizden kaçırdık. Ben o kurumu, bu kurumu suçlamıyorum. Hepimiz, biz de dahil kaçırdık. Bunlar çok önemli. Onlar bize sonra silah olarak döndü. Bu değerler dört tane. Birincisi insan hakları, ikincisi demokrasi, üçüncüsü özgürlük veya özgürlükler, dördüncüsü barış. Şimdi dikkatinizi çekiyorum. Bu kavramlar insanlığın yüksek değer verdiği kavramlar. Bunları şu anda kim kullanıyor? Biz mi kullanıyoruz, terör örgütü mü kullanıyor? İnsan hakları adeta terörist hakları haline dönüştü. Demokrasi öyle. Hepsinin konuşmasında dikkat ederseniz demokrasi, demokratik cumhuriyet… Özgürlük, kavramını bunlar kullanıyor. Barış, bütün yaptıkları şey; barış annelerini tutun, barış babalarını tutun her neyse bu kavramlar bizim elimizden çıktı. Şimdi burada bizim kusurumuz var.”
Bu kavramların bugün dünyanın bütün çağdaş ülkelerinin değer verdiği kavramlar, olmazsa olmazlar olduğunu belirten Büyükanıt, şunları kaydetti: ”Şimdi kendinizi bir yabancı yerine koyun; birileri var Türkiye’de, durmadan insan haklarından, demokrasiden, özgürlükten, barıştan bahsediyor. Bir grup da bunlara karşı mücadele ediyor, kim bunlar? Güvenlik güçleri veya devlet, insan hakları isteyenle mücadele ediyor diyelim ki asker, polis. Demokrasi, özgürlük, barış isteyenle mücadele ediyor. Bu kurumlar mücadele ediyor. Şimdi biz ne yapmaya başlıyoruz, bu kavramlar elimizden çıktığı için kendimizi savunmaya başlıyoruz. Kime karşı, teröriste karşı. Ama terörist özgürlükten, demokrasiden, barıştan bahsediyor. Dedik ki ‘İç destek, dış destek iletişim içindedir, bir bütündür.’ Bazı insanlar da yurt dışında, ‘Ya bunlar özgürlük falan istiyorlar, niye asker bırakmıyor’ diyor. Resmen bizi suçluyorlar. Ne oluyor; biz insan haklarını dikkate almayan, demokrasiye inanmamış, özgürlüklere tahammül göstermeyen, barıştan nefret eden bir şey halinde… Değerli komutanlarım, değerli silah arkadaşlarım, işte psikolojik harekat bu.”
Büyükanıt, ”Terör hem siyasallaştı, hem de legalleşti, legalleşmeyen tek onun silahlı terör boyutu” dedi.
Büyükanıt, Genelkurmay ATASE Başkanlığı Stratejik Araştırma ve Etüt Merkezinin (SAREM) Merkez Orduevi’nde düzenlediği ”PKK Kongra/Gel Terör Örgütüne Yönelik Ekonomik ve İdeolojik Desteğin Kesilmesi” konulu sempozyumda terörizmle mücadelede iç destek ve dış desteği değerlendirirken olayın yalnız maddi boyutuna değil felsefi boyutuna da bakmak gerektiğinin altını çizdi. Büyükanıt, sempozyumda ifade edilen farklı düşüncelerin bu açıdan katkı sağlayacağını kaydetti.
Dağda teröristi tutan en önemli etkenin terör örgütünün felsefesi olduğunu belirten Büyükanıt, ”Terörle mücadelenin esası, terör örgütünün başarılı olma ümidini ortadan kaldırmak. Son zamanlarda meydana gelen bazı gelişmeler, şu soruyu belki de kafalarına soktu, ‘Bu iş oluyor herhalde.’ Bakın bu da psikolojik harekat, bu ümidin ortadan kalkması lazım” dedi.
Silahlı Kuvvetlerin görev alanının terörle silahlı alanda mücadele olduğunu ifade eden Büyükanıt, ancak terörün çok boyutlu bir olgu olduğunu, sadece silahlı kuvvetle terörle mücadele edilemeyeceğini söyledi.
Büyükanıt, ”Terör örgütüne ümit verici davranışlardan, toplum olarak bir bütün olarak kaçınmamız gerekiyor diye düşünüyorum” diye konuştu.
Bazı sempozyum katılımcılarının, ”terörün siyasallaştığını” söylediğini belirten Büyükanıt şöyle devam etti:”Terör hem siyasallaştı, hem de legalleşti, legalleşmeyen tek, onun silahlı terör boyutu. Silahsız terör boyutu, ona bir katılımcı yorum da yaptı, siyasallaşması bitti. Legalleşme, legalleşmenin bir kısmı tamam, örgüt bazında legalleşme, örgütün legalleşmesi kaldı. O teklifler, şunlar, bunlar anayasa değişiklikleri…”
-SORULAR-
Büyükanıt, sempozyum çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Bir gazetecinin, Büyükanıt’ın ”örgütün siyasallaştığı, legalleştiği” yönündeki sözlerini ve anayasa değişikliği çalışmalarını hatırlatması üzerine Büyükanıt, ”(DTP’lileri kastederek) Anayasa ile ilgili değişiklik teklifi veriyorlar” dedi.
Büyükanıt, kamuoyundaki ”Pişmanlık Yasası” tartışmalarını anımsatan gazeteciye de, ”O konuda bir yorum yapmam, polemik yapmak istemem” dedi.
AA
Bu yazı toplamda 115, bugün ise 1 kez görüntülenmiş
‘İşsiz’ Cem Uzan
Yazar aSh | 12.12.2007 | Kategori Gündem
Genç Parti (GP) Genel Başkanı Cem Uzan, mahkemede ifade verdi.
Rüşvet verme ve alma iddiasına ilişkin, bazı bilirkişilerin de aralarında bulunduğu 9 kişiyle birlikte yargılandığı davada haklarında verilen beraat kararı Yargıtay tarafından bozulan Genç Parti (GP) Genel Başkanı Cem Uzan, mahkemede ifade verdi.
İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuksuz sanıklardan Cem Uzan, Metin Öner, Yılmaz Ayvaz Çakır ve Cemal Tüfekçi katıldı. Diğer tutuksuz sanıklar ise duruşmaya gelmedi.
Duruşmada, kimlik tespiti yapılan Uzan, işinin sorulması üzerine ”bir işim yok” diye cevap verdi.
Yargıtay 5. Ceza Dairesinin bozma ilamına karşı diyecekleri sorulan Cem Uzan, ”Beraatta ısrar edilmesini istiyorum. Yargıtayın kararını kabul etmiyorum” dedi.
Diğer sanık Yılmaz Ayvaz Çakır da kendisi aleyhinde bir temyiz başvurusu olmadığını, kararın kendisi yönünden kesinleştiğini düşündüğünü belirterek, mahkemenin eski kararında direnmesini talep etti.
Cem Uzan’ın avukatı Şaylan Çığgın da eski kararda ısrar edilmesini istediklerini kaydetti.
Mahkeme heyeti başkanının, sanıklardan Hüseyin Engin Saydam’a ulaşılamadığını belirtmesi üzerine avukat Çığgın, Saydam’ın yurt dışında olduğunu bildiğini, adresini mahkemeye verebileceğini ifade etti.
Yargıtay 5. Ceza Dairesinin bozma ilamının usul ve yasalara uygun bulunduğunu kaydeden mahkeme heyeti, ilama, savunması alınan sanıklar yönünden uyulmasına karar verdi.
-BİR SANIK HAKKINDA YAKALAMA EMRİ ÇIKARILDI-
Savunması alınamayan Hüseyin Engin Saydam hakkında yakalama emri çıkarılmasını ve Türkiye’ye girişinde yakalanması için sınır kapılarına yazı gönderilmesini kararlaştıran mahkeme heyeti, dava dosyasının, elektronik mühendisi, bankacı ve işletmeciden seçilecek 3 kişilik bilirkişi heyetine verilmesine hükmetti.
Mahkeme heyeti, bilirkişilerin, Yargıtayın bozma gerekçeleri doğrultusunda, Uzanlara ait ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda ele geçirilen bilgisayarlar ile dava konusu elektronik postaların yer aldığı bilgisayarların nereden ve hangi yöntemle elde edildiği, bunların sanıkların kullanımında olup olmadığı, elektronik postaların başkalarınca oluşturulması ihtimalinin bulunup bulunmadığı yönünde araştırma yapmasını kararlaştırdı.
Bilirkişilerce, İstanbul 1, 2 ve 9. asliye ticaret mahkemelerinde bilirkişilik yapan sanıklara, diğer sanıklar tarafından para ödenip ödenmediği, Star Digital ve Tele-On aboneliği sağlanıp sağlanmadığı, asliye ticaret mahkemelerinde düzenlenen bilirkişi raporlarının gerçeği yansıtıp yansıtmadığının da araştırılmasını isteyen mahkeme heyeti, SPK’nın müdahilliğinin de kaldırılmasına hükmetti.
Duruşma, eksikliklerin tamamlanması için ertelendi.
-DAVANIN GEÇMİŞİ-
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanıklar Cem Uzan, Hüseyin Engin Saydam, Metin Öner ve Cemal Tüfekçi’nin, Uzan Grubunun bazı şirketlerinde görev aldıkları, diğer sanıklar Zülfikar Fikret Gönül, Kılıç Başaran, Selahattin Anıl, Mehmet Fetvacı, Yılmaz Aybars Çakır ve İsmet Doğan Kargül’ün de İstanbul asliye ticaret mahkemelerinde bilirkişilik yaptıkları anlatılıyordu.
Uzan Grubu’nun bazı şirketlerinin sermaye artırımına ilişkin, şirketlerin aktifinde bulunan gayrimenkul, menkul ve diğer mal varlıklarının tespiti amacıyla İstanbul 1, 2 ve 9. asliye ticaret mahkemelerinde dava açıldığı anlatılan iddianamede, bilirkişilik yapan sanıkların bu davalarda görev aldıkları ifade ediliyordu.
Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde Uzan Grubuna yönelik yapılan operasyon sırasında 2000 yılına ait bazı elektronik postaların elde edildiği belirtilen iddianamede, bu postaların Uzan Grubu şirketlerinde görev alan sanıklar arasındaki haberleşmeyi içerdiği ve bilirkişilere menfaat sağlanması konusunda olduğu, bilirkişilerin istekleri ile bu kişilere verilenlerden bahsedildiği anlatılıyordu.
Cem Uzan, Hüseyin Engin Saydam, Metin Öner ile Cemal Tüfekçi’nin ”rüşvete aracılık etmek” ve ”rüşvet vermek” suçlarından 4 ile 12′şer yıl arasında hapis cezasına çarptırılmaları talep edilen iddianamede, diğer sanıkların da ”rüşvet almak” suçundan 5 ile 12′şer yıl arasında hapis cezasına çarptırılmaları isteniyordu.
Davanın görüldüğü İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi, 16 Aralık 2005′te sanıklar Cem Uzan, Mehmet Fetvacı, Selahattin Anık, Kılıç Başaran, Cemal Tüfekçi, Zülfikar Fikret Gönül, Hüseyin Engin Saydam, Metin Öner, Yılmaz Aybars Çakır ve İsmet Doğan Kargül hakkında ”yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması” gerekçesiyle beraat kararı vermişti.
Katılan avukatı ve savcının bu karara itirazları üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 5. Ceza Dairesi, eksik araştırmaya dayanılarak beraat kararı verilmesi ve kanıtların birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle kararı bozmuştu.
AA
Bu yazı toplamda 142, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
PKK Kandil’i güya terk etti
Yazar aSh | 12.12.2007 | Kategori Gündem
Türkiye’nin askeri ve diplomatik girişimleri sonucu K. Irak’ta köşeye sıkışan PKK, Kandil kampını İran’da terörist eylemler yapan yan kolu PJAK’a devretti.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı George Bush’un “PKK’yı ortak düşman” ilan ettikleri görüşmeden sonra diplomatik girişimler ve askeri operasyonlarla köşeye sıkışan terör örgütü PKK, Kandil’i, İran’a karşı terör faaliyetlerinde bulunan yan kolu PJAK’a devretti. Erdoğan-Bush görüşmesiyle başlayan süreçte, Irak Bölgesel Kürt Yönetimi’nin terör örgütüne karşı uygulamaya başladığı tecrit ve hükümetin 28 Kasım’da Türk Silahlı Kuvvetleri’ne sınırötesi operasyon için yetki vermesi PKK strateji değişikliğine itti. Silahlı Kuvetler’in 30 Kasım’da Kuzey Irak’a operasyon düzenlemesinden sonra iyice köşeye sıkışan PKK’nın kamplarını İran ve Ermenistan’a kaydırmayı planladığı iddia edildi. Ancak terör örgütü, kampları Irak’ın dışına çıkarmak yerine yan kolu PJAK’a devretti. Fırat Haber Ajansı, PJAK’ın sözde Genel Askeri Komutanı Amed Malazgirt’e dayandırdığı haberinde Kandil’in İran’a karşı terör faaliyetlerinde bulunan PJAK’a devredildiğini duyurdu. Kandildeki teröristlere PJAK kimliği verilirken, ilk etapta 70 PKK’lının törenle PJAK saflarına katıldığı belirtildi.
BEHÇET GÜNGÖR- YENİ ŞAFAK
Bu yazı toplamda 72, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
YÖK Başkanı da YÖK mağduru mu?
Yazar aSh | 12.12.2007 | Kategori Politika
Türkiye YÖK’ten çok çekti. Şimdi bütün gözler YÖK’ün yeni Başkanı’nın sergileyeceği performansta.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından YÖK Başkanlığına atanan sosyoloji profesörü Yusuf Ziya Özcan’ın da YÖK mağduru olduğu ortaya çıktı.
Yerli ve yabancı bilim ortamlarında çok sayıda makalesi yayınlanan Özcan’ın “profesörlük” ünvanını elde etmesinin, YÖK tarafından uzunca bir süre engellenmeye çalışıldığı öne sürüldü.
1951 doğumlu olan Özcan Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nden 1973′te mezun oldu. Özcan, yüksek lisans (1978) ve doktora (1981) derecelerini ABD’de Chicago Üniversitesi’nde yaptı. 1981′de ODTÜ’de öğretim görevlisi olarak çalışmaya başlayan Özcan 1981 yılında ODTÜ’den yardımcı doçent, 1989′da da doçentlik derecesini aldı.
Ancak Özcan’ın “profesörlük” ünvanını elde edebilmesi için yaklaşık 14 yıl beklemesi gerekti. 10 yılı aşkın bir süre bilim kurulundan çok katı ideolojik bir tek parti gibi yönetilen YÖK, binlerce öğrenci ve bilim adamı gibi Yusuf Ziya Özcan’a da gadretti.
Ve Özcan “profesörlük” ünvanı almayı fazlasıyla hak etmesine rağmen ideolojik nedenlerden dolayı YÖK’ten üst üste iki kez veto yedi.
Yeni YÖK Başkanı ancak 2003 yılında yani doçent olduktan tam 14 yıl sonra profesör olabildi.
Yeni YÖK Başkanı’nın daha ilk açıklamasında “üniversiteden bütün yasakları kaldıracağım” şeklindeki net sözlerinin ardında, bizzat kendisinin yaşadığı bu olumsuzluğun da etkisinin olabileceği öne sürüldü.
Bu yazı toplamda 53, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
İlhan Selçuk: CHP elden gidiyor, düşün
Yazar aSh | 12.12.2007 | Kategori Politika
İlhan Selçuk, “İskambil falı değil bu” başlıklı dünkü yazısında Baykal’a şu mesajı yolladı….
Cumhuriyet Gazetesi Başyazarı İlhan Selçuk, “İskambil falı değil bu” başlıklı dünkü yazısında geçen Pazar günkü mitinglere değindi ve şöyle dedi:
“Meydanlar coşkulu, heyecanlı, hareketli binlerce yurttaş yurttaşla doldu taştı… Düşündüm: CHP neredeydi? MHP İzmir’de miting yapıyordu. CHP yapabilir miydi?
İlhan Selçuk sözlerini şöyle noktalıyor:
“Ana muhalefetin ilk yapacağı şey, kendi durumunu masaya yatırmaktır. Yoksa yalnız Atatürk Türkiyesi değil, CHP de elden gidiyor. Konuyu öncelikle düşünmesi gereken bir kişi de CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’dır. Çünkü kendi yazgısı ve kişiliği de bu kapsamda ya var ya da yok olacak…”
VATAN
Bu yazı toplamda 61, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Gazzaev: Fenerbahçe bu gruptan çıkar
Yazar aSh | 12.12.2007 | Kategori Spor
Moskova’nın teknik direktörg Valeri Gazzaev, gruptan çıkacak ikinci takımın Fenerbahçe olacağını söyledi.
Fenerbahçe’nin, Avrupa Şampiyonlar Ligi (G) Grubu’nda karşılaşacağı rakibi CSKA Moskova’nın teknik direktörg Valeri Gazzaev, gruptan çıkacak ikinci takımın Fenerbahçe olacağını söyledi.
Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı’nda antrenman öncesi basın mensuplarının sorularını cevaplayan Gazzaev, takımının hedefinin kalmamış olmasının, profesyonel olarak motivasyonunun kalmadığı anlamına gelmediğini söyledi. Rus teknik adam sözlerini şöyle sürdürdü: ”Takımın hedefinin kalmamış olması, profesyonel motivasyonunun kalmadığı anlamına gelmez. Yarınki maç ne de olsa bir Avrupa Şampiyonlar Ligi maçı. Ağırlıklı olarak daha önce ilk 11′de yer bulamayan gençlerin, çok şey kanıtlamaları gerekecek. Bunun için, profesyonel anlamda hedefli bir maç olacak. Fenerbahçe açısından da üstün derecede hedefe yönelik maç olacak. İyi konsantre olup, iyi hazırlanmışlardır. Çok iyi bir maç olacağını sanıyorum. Kuşkusuz her genç oyuncu yarın en üstün becerisini sahada ortaya koyacaktır. Biz bu maça hazırlanırken Türkiye’deki yorumları dikkate almadık. Hazırlığımızı yaparken başka unsurları dikkate aldık. Rusya’da lig bitti. Bizim Moskova’daki hava durumlarımız da uygun olmadığı için İstanbul’a en yakın hava koşullarını araştırdık. Bunu da Yunanistan’da bulduk. Bu da profesyonelce hazırlandığımızın bir kanıtıdır. Ben ayrıca Fenerbahçe’nin biz üst tura çıkacağına inanıyorum çünki PSV, İnter’e yenilecek.”
AKİNFEEV: ”TARAFTARIMIZ İÇİN KAZANMAK İSTİYORUZ”
Toplantıya katılan CSKA Moskova kalecisi Igor Akinfeev ise takımının son yıllardaki maçlarını yalnızca taraftarları için değil tüm Rusya için oynadığını söyledi.
Akinfeev, ”Son yıllarda en çok ülke puanı kazandıran takım zaten CSKA. Bu puanları sürekli Avrupa Şampiyonlar Ligi’nde kazanıyor. Buna karşın biz, yarın öncelikle kendi taraftarlarımıza galibiyet armağan etmek için oynayacağız. Tabii ki 3 puan istiyoruz ve bunu da taraftarlarımıza armağan etmek istiyoruz” diye konuştu.
CİHAN
Bu yazı toplamda 59, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
[ Porto - Beşiktaş ] Maç sonu
Yazar aSh | 12.12.2007 | Kategori Spor
Şampiyonlar Ligi A Grubu’nda Porto’ya konuk olan temsilcimiz Beşiktaş, gruptan çıkma umutlarını bağladığı maçta rakibine 2-0 mağlup oldu.
Beşiktaş Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam, 2 - 0 yenilerek Avrupa’ya veda ettikleri Porto maçı sonrasında yaptığı açıklamada, üzüldüklerini ancak herşeye rağmen Türk futbolunu iyi temsil ettiklerini belirtti.
Sağlam; Şampiyonlar Ligi’nde oynadıkları 6 karşılaşma ile gelecek adına önemli tecrübeler edindiklerini belirterek, umutları son maça kadar taşıyan futbolcu ve taraftarlara teşekkür etti.
Portekiz’de iyi bir galibiyet alıp, Beşiktaş tarihinde bir ilki başarmak istediklerini belirten Genç teknik adam, “Maalesef oyunun geneline baktığımız zaman maçı kazanacak çok fazla pozisyon üretemedik. Sonuçta haklı bir mağlubiyet aldık. Portoyu tebrik ediyorum.” dedi.
Sağlam, herşeye arğmen grup karşılaşmalarında 2 galibiyet alıp, gruptan çıkma umudunu son maça kadar taşıyan futbolcu ve taraftarlara teşekkür etti. Ertuğrul Sağlam; “Şampiyonlar Ligi’nde oynamış olduğumuz 6 karşılaşma sonucunda gelecek adına, bundan sonraki dönemle alakalı olarak, Avrupa karşılaşmalarıyla ilgili, bizim adımıza çok önemli bir tecrübe oldu bu. Kendimizle alakalı bazı gerçekleri görme şansını yakaladık. Tabiki bugün üzüldük ama herşeye rağmen yine de Türk futbolunu iyi temsil ettiğimiz gerçeği de ortada. Bunu da çok gönül rahatlığı içerisinde söyleyebilirim.” şeklinde konuştu.
FERREİRA: “İYİ KONSANTRE OLDUK”
FC Porto Teknik Direktörü Manuel Jesualdo Ferreira, Beşiktaş’ın kazanmak için birşey yapmadığını belirterek, siyah-beyazlı takım karşısında iyi konsantre olduklarını söyledi.
BEŞİKTAŞLI FUTBOLCULAR ÜZGÜN AYRILDI
Maç çıkışı, Beşiktaşlı futbolcuların oldukça üzgün oldukları görüldü. Takım Kaptanı İbrahim Üzülmez, galip gelip, Beşiktaş tarihinde bir ilki gerçekleştirmeyi arzuladıklarını ama bunun gerçekleşmediğini belirtti. İlk yarı takım olarak daha iyi mücadele ettiklerini düşündüğünü belirten Üzülmez, yenilen gol sonrası oyundan kopmalar olduğunu söyledi. Üzülmez; “İyi şeyler yapmak istedik ama maalesef istediğimiz şeyleri ortaya koyamadık.” dedi.
Rakibin kendilerinden daha rahat ve daha iyi oynadığını ifade eden Üzülmez, “Birey olarak kimseyi suçlamak doğru değil. Maalesef futbol hata oyunu. Herkes hata yapabiliyor. Saha içinde çok basit goller yedik. Kendi hatamızdan 2 gol yedik. Burada kimseyi suçlamak istemiyorum. Şampiyonlar Ligi’nde butür hatalar yapılmamalı. Neticede bu hatalar affedilmiyor. Hata varsa hepimizin.” değerlendirmesini yaptı.
Beşiktaşlı futbolcular büyük üzüntü yaşadı.
Siyah-beyazlı futbolcular, maç sonrası gazetecilere herhangi bir açıklama yapmazken takım kaptanı İbrahim Üzülmez, kendi hatalarından dolayı golleri yediklerini belirterek, ”Bizim için önemli bir maçtı. ‘Konsantre olamadılar’ gibi bir düşünceyi kabul etmiyoruz. Arkadaşlarla bu konuda toplantılarda konuşmuştuk. Yenildiğimiz ve elendiğimiz için üzgünüz” dedi.
Bu arada Beşiktaş, maç sonrası İstanbul’a hareket etti.
-BEŞİKTAŞ, DEPLASMANDA KAYIP-
Avrupa Şampiyonlar Ligi’nde deplasmanda başarısız bir görüntü çizen Beşiktaş, bu sezon deplasmanda yaptığı 3. karşılaşmada da galibiyet ve gol sevinci yaşayamadı. Ligde 4. kez mücadele eden seyah-beyazlı ekip, deplasman maçlarında tarihindeki tek galibiyetini İngiltere’nin FC Chelsea karşısında alırken, FC Porto karşısında bu akşam aldığı yenilginin ardından 12. deplasman maçında 10. yenilgi alınmış oldu. Beşiktaş, deplasmanda 1 galibiyetin yanısıra 1 de beraberlik almıştı.
Siyah-beyazlı ekip, bu sezonki grup maçlarını ise 6 maçta 2 galibiyet ve 4 yenilgi sonrası 6 puanla 4. ve son sırada tamamladı. 6 maçta 4 gol atan Beşiktaş, kalesinde ise 15 gol gördü.
-FC PORTO TARAFLARINDAN TELLO’YA TEPKİ-
Maçın 84. dakikasında yerini Higuain’e bırakan Tello’ya, FC Porto taraftarları tepki gösterdi. Maç içinde vurduğu şutları iyi değerlendiremeyen Şilili oyuncu Tello, oyundan çıkarken FC Portolu taraftarlar tarafından ıslıklandı. Tello, daha önce Portekiz Ligi’nde oynamış olması ve FC Porto’ya karşı mücadele etmesinden dolayı ıslıklandı.
Bu yazı toplamda 62, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Cumhurbaşkanı Gül GAP’ı istedi
Yazar aSh | 12.12.2007 | Kategori Politika
Eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in Hava Kuvvetleri’ne devrettiği Cumhurbaşkanlığı uçağı Çankaya Köşkü’ne geri dönüyor.
Abdullah Gül’ün talimatıyla Türk Hava Yolları hangarında bakımı yapılan uçak, sefere hazır hale getirildi. Uçuş ekibinde yer alacak 3 pilot da eğitim amacıyla İngiltere’ye gönderildi. Mecbur kalmadıkça yurtiçi ve yurtdışı geziye çıkmayan Sezer, ‘Gulfstream IV’ tipi uçağı kullanmıyordu. 36 saatte 5 ülkeyi ziyaret etmesi gereken dönemin Dışişleri Bakanı Gül, 2004 yılında uçağın geçici olarak kendisine tahsis edilmesini istemiş; fakat bu talebi reddedilmişti. Sezer daha sonra tasarruf amacıyla uçağın satılmasını gündeme getirdi. Bu kez Hava Kuvvetleri, satış izninin komutanlık onayına bağlı olduğunu belirterek plana karşı çıktı. Çankaya Köşkü’ne çıktıktan sonra 3 ay içinde 7 ülkeyi gezen Cumhurbaşkanı Gül, seyahatlerini kiralık uçakla gerçekleştirdi. Bundan sonra GAP’ı kullanacak olan Gül, gerekli hallerde uçağı Başbakan Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Köksal Toptan ve bakanla-ra da tahsis edebilecek.Devletin zirvesini taşıyan uçaklar için oluşturulacak havuz sisteminde yer alan GAP uçağının bakımı, THY Teknik’in Atatürk Havalimanı’ndaki hangarlarında yapıldı.Bu arada Başbakanlık için alınması planlanan Gulfstream G550 tipi uçağın Türkiye’ye getirilmesiyle Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Ali Babacan ile diğer bakanları taşıyacak uçak ve helikopterler için havuz sistemine geçilecek. Uçakların bakım, onarım ve diğer ihtiyaçları THY ve THY Teknik tarafından karşılanacak. Uçakların kullanım giderleri ve diğer masraflar, kullanan makama fatura edilecek. Havuzda, ANA, ATA, GAP, G 550 uçakları ile halen Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından işletilen Skorsky S-92 TC-OBA helikopteri yer alacak.
Liste satış fiyatı 51,7 milyon dolar olan G 550, THY tarafından Başbakanlık adına satın alınıp oluşturulacak havuz sistemi ile Başbakanlık’ın yanı sıra Cumhurbaşkanlığı’na da hizmet verecek. Uçağın 2009′un ilk çeyreğinde teslim edilmesinin planlanmasına rağmen, Başbakan Erdoğan’ın isteği üzerine teslimatın erkene alınacağı belirtiliyor. Dünyanın en uzun menzilli iş jeti olan çift motorlu G550, ağırlıklı olarak kıtalararası uçuş yapan işadamları ve hükümet filoları tarafından kullanılıyor. Uçağın havada çok uzun süre kalabilmesi ile G550′ler aynı zamanda askerî ve özel görev uçuşları için de tercih ediliyor.
G550 TEKNİK ÖZELLİKLER
Seyir hızı: 850 km/saat
Maksimum menzili: 7 bin 815 km
Maksimum kalkış ağırlığı: 33.203 kg
Kanat açıklığı: 23.72 metre
Gövde uzunluğu: 26.92 metre
Yükseklik: 7.45 metre
Kanat alanı: 88.3 metrekare
Yolcu kapasitesi: 11-19
Motor tipi: Rolls Royce Tay Mk.6118
ZAMAN
Bu yazı toplamda 77, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Kategoriler
Reklamlar
Anket
Arşiv - Takvim
Toplam En Çok Okunan
- Korkunç ve İğrenç Resimler (72203)
- www.keyodemeleri.com a Yoğun ilgi - 7 Temmuzda Aktif (53656)
- Askere ne zaman gideceğim? Nerede Askerlik yapacağım? (38382)
- Fenerbahçe 3 - Sevilla 2 Maçı Bitti (35001)
- memurlar.net (30482)
- http://www.keyodemeleri.com/index2.php (29688)
- Bayer Leverkusen - Galatasaray Rövanş Maçı Saat Kaçta - Hangi Tarihte - Hangi Kanalda (29139)
- İlginç Resimler (24761)
- 2008 OKS Tercih Okulların Kodları Ve Kontenjanları (24333)
- Hazır (Boş) Türkçe (İngilizce) CV İndir (23158)








