İNSANLIK TARİHİNDE KURAL KOYMA NÖBETİ

Yazar Mikdat Topçu | 08.05.2008 | Kategori Gündem

6 Mayıs 2008 tarihli Türk basınında Türkiye-Avrupa Birliği Troykası’nın Ankara’da yaptığı toplantıya geniş yer verildi. Bu toplantıda Türkiye-AB ilişkileri, Kıbrıs, Ege sorunu, Irak, Orta Doğu barış süreci, Ermeni iddiaları ve 1 Mayıs konularının ele alındığı yazıldı, çizildi.
Bizim üzerinde durmak istediğimiz toplantı sonrası açıklama-lardır. Bu açıklamalar özet olarak aşağıdaki gibidir.
İbretle okuyunuz. Tarihte KURAL KOYMA NÖBETİ’NİN kimlerde olduğunu görünüz.
”Türkiye-AB Troykası dışişleri bakanları bugün Ankara’da toplandı. Türkiye, AB’ye ”Tam üyelik olmazsa olmaz”; AB, Türkiye’ye ”Müzakere süreci hızlanmalı, yasaların çıkması kadar uygulanması önemli” mesajı verdi.
AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn, 1 Mayıs’taki olaylara değindi ve “Polis, orantısız güç kullandı” dedi.
Toplantı sonrası düzenlenen ortak basın toplantısında Babacan, AB yetkililerine reformlar hakkında ayrıntılı bilgi verdiklerini, Türkiye’nin kararlılıkla gerekli adımları atacağını belirtti.
  “AB ile ilişkilerin sürdürülebilir zeminde tutulması için Müzakere Çerçeve Belgesi’ndeki taahhütlere uyulması son derece önemli” diyen Babacan, “Tam üyelik perspektifi ise, Türkiye’nin olmazsa olmaz bir şartı” ifadesini kullandı.
AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Rehn ise, “Müzakereler iyi gidiyor ama hızı artabilir. Yasaların çıkması kadar uygulanması da önemli” dedi. haberin devamı »

Bu yazı toplamda 28, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Size Göre De Vatan Tehlikede Mi?

Yazar Mikdat Topçu | 29.04.2008 | Kategori Gündem

Belki uzunca bir yorum olacak. Ama mutlaka bu konuların en derin bir şekilde yorumlanması gerektiğini düşünüyorum.

Önce tarihe şöyle bir göz atalım. Tarih boyunca hiçbir toplumun rahat rahat yerinde yurdunda oturması mümkün olmamış. Kendi toprağında istediği gibi hareket etmesi, üretmesi, tüketmesi, çoğalması, sevincini, üzüntüsünü, heyecanlarını istediği gibi yaşaması mümkün olmamış. Tarihin her devrinde milletlerin düşmanları olmuş. Milletlerin özgürce kendi hayatlarını yaşamasına düşmanları fırsat vermemiş. Televizyonlarda hayvan belgesellerini sanıyorum izlemeyen yoktur. Toplumlar da, tıpkı bu hayvan belgesellerinde olduğu gibi, biri diğerine musallat edilerek yok ediliyor. Ve gerçekten de anlıyoruz ki, milletlerin de bir ömürleri vardır ve bu ömür sınırlıdır. Ortalama 120 yıl, 130 yıl ile sınırlıdır… En uzun ömürlü olan devletlerin bile ömürleri en çok 600 yıl sürmüş… Sonunda yine devletlerin yıkılacağı mukadder an gelip çatmış. haberin devamı »

Bu yazı toplamda 36, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Milli Bir Entelijansıya İhtiyacı

Yazar Mikdat Topçu | 21.04.2008 | Kategori Gündem

 Önce Türk Yurdu Dergisi’nin Aralık 2006’da yayınlanan 232. sayısından aşağıdaki tespitleri özetle sunmak istiyorum.
“Devletler bir kurucu kadro tarafından kurulur. Buna İbn-i Haldun “asabiye” diyor. Haldun asabiye’yi “dayanışma gücü”, “bağlayıcı güç” olarak ifade ediyor. Yani devletlerin bir dayanışma gücü, bir bağlayıcı güç tarafından kurulduğu ifade edilmek isteniyor. Bu kurucu veya dayanışma gücüne aynı zamanda “soy asabiyesi” deniyor. “Soy asabiyesi veya nesep asabiyesi”… Bu da belli bir soydan olan, belli bir etnisiteden olan, aynı dili konuşan ve aynı dinden olan, homojen bir insan kümesi anlamına geliyor.

Bu bağlayıcı veya dayanışmacı güç devleti kuran güç olduğu gibi, devleti bütün ömrü hayatı boyunca da en büyük sadakatle ayakta tutacak olan güçtür. Ola ki günün birinde devletin başına büyük bir felâket gelirse, o zaman da devleti canı ile kanı ile müdafaa edecek olan kurucu güçtür.

Yeryüzünde birkaç Türk’ün, birkaç Fransız’ın, birkaç İngiliz’in bir araya gelerek kurdukları bir devletten bahsedilemez. Buna tarih şahit değildir. Belki ABD. için böyle bir tez ileri sürülebilir, ama ABD’ye göç eden ve bu devleti kuran Avrupalıların ortak paydaları vardı. haberin devamı »

Bu yazı toplamda 42, bugün ise 3 kez görüntülenmiş

Yeni Bir Siyasi Önderlik Gerekiyor

Yazar Mikdat Topçu | 14.04.2008 | Kategori Gündem


Bir cesaret ve basiret örneği insan. Bir yiğitlik timsali insan. Belki Türk milletinin umudu olabilecek bir aydın. Asker kökenli, milletin güvendiği bir aydın. Milletin hasretle ihtiyaç duyduğu bir aydın. Milletin belki Atatürk’ten sonra beklediği lider.

Yeter artık, millet birine güvenmek istiyor. Türk milleti başına bir lider istiyor. Türk milleti liderini arıyor. Bir gün mutlaka çıkacak diye bekliyor. Hep aldatılmaktan bıktık. Taşra siyasetçilerinin vaatlerinden bıktık. Benim işçim, benim köylüm, benim memurum diyen, seçimlerde üç anahtar vaat eden ortaçağ politikacılarından kurtulmanın zamanı gelmedi mi?

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yeniden siyasi örgütlenmeye, cesur kadrolara, fedakar insanlara ihtiyacı var. Devlet kadrosuna ihtiyacı var. Makûs talihimizi değiştirecek yeni lidere ihtiyacı var. Bu ihtiyacı tespit eden emekli General Osman Pamukoğlu, Bolu Türk Ocakları Şubesi’nin Bolu’da düzenlediği “Milli Meseleler” konulu konferansta bakınız neler söylemiş:
  (…) haberin devamı »

Bu yazı toplamda 76, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Hiç Düşündünüz mü? - Mikdat TOPÇU

Yazar Mikdat Topçu | 09.04.2008 | Kategori Gündem

Parti Kapatma İddianamesinin Düşündürdükleri
ve Türkiye’deki Bunalımın Sebepleri Üzerine Bir Derin Tahlil

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin problemleri neden bu kadar çoktur! Bu problemler nereden kaynaklanmaktadır! Sebepleri nelerdir! Kurumları oturmadığı için mi? Devlet adamlarımızın yeterli devlet tecrübesi olmadığı için mi? Osmanlı Devleti’nin yıkılmasından sonra Batıya karşı yeni stratejiler üretilimediği için mi? Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kuran Atatürk sonra iktidara gelen yöneticilerin devlet geleneğinden koptukları için mi? Bize Sevr’i dayatan güçlerin bu antlaşmanın sonuçlarını almak üzere devleti kontrol altında tuttukları için mi? Bu amaçla Batılıların devletin önemli kurumlarını, sivil toplum örgütlerini kendine bağlı ajan kılıklı insanlarla kontrol altında bulundurduğu için mi? Hiç düşündünüz mü? Türkiye Cumhuriyeti neden bir türlü bunalımlardan kurtulamıyor. Devletin bir kırmızı kitabı niteliğinde olan İddianame’yi de dikkate alarak bunalımların sebepleri üzerine bir tahlil yapmak istiyorum.

Elbette ki; her ülkenin kendine göre sıkıntıları olabilir. Ama bizim kadar can alıcı, hedefleri vatan parçalamaya kadar varan problemi olan ülke herhalde azdır. Orta Asya’dan Viyana’ya kadar uzanan topraklar üzerinde tarihi boyunca yaşama mücadelesi veren, bu kadar engin, bu kadar uçsuz bucaksız coğrafya üzerinde hâkimiyet kuran ve bu coğrafya üzerinde yaşayan bir düzine millete altın çağlar yaşatabilen, yüksek bir kültür ve medeniyetin sahibi bu millet, neden üç yüz yıldır buhranlarla karşı karşıyadır? haberin devamı »

Bu yazı toplamda 63, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Devlet Tasfiye Edilmek İsteniyor

Yazar Mikdat Topçu | 02.04.2008 | Kategori Gündem

Olup bitenler kafamızı karıştırdı değil mi? Eğer amaç devlet ise, millet ise bütün bu olup bitenlerin anlamı nedir? Şu anda yürütülen kavganın tarafı kim, hedefi kim, muhatabı kim anlayabiliyor musunuz? Türk milletinin kafası şu anda karışmış bulunmaktadır. Zaten asıl istenen de budur.

Kafaların karışmaması mümkün değil. Türkiye Devletini zaafa uğratan bütün taraflar devletin kurumları. Demokratik kurumlar. Bir tarafta yüksek yargı organları (geçmişte ordu), bir tarafta seçimlerde yüksek oy almış bulunan parti ve bu partinin çoğunlukta bulunduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin seçtiği Cumhurbaşkanı… Bakıyorsunuz; yargı, ordu, meclis, hükümet, parti… Devletin bütün organları… Ama bakıyorsunuz keşmekeşi yaratan bu organlar! Böyle bir şey olabilir mi? Kafalar karışmaz mı? Hele basın yayın organlarının tutumu… Tam bir keşmekeşle karşı karşıyayız. Türk milleti nasıl karar versin neyin ne olduğuna… Millet karar veremiyor belki ama gönül koyuyor.

Kurtuluş Savaşı sırasında Anadolu’nun içlerine kadar gelen Yunan Ordusu’na “bu ordu padişahın ordusudur” diyen insanlar vardı. Düşmanın yarattığı bu derin, bu kesif propagandaya insan direnebilir mi?

İşte şimdi yine aynı kargaşa ile karşı karşıyayız. Türk milletinin kafası bir güzel karışmış durumdadır.

Peki, bu karışıklık gelişigüzel bir olay mıdır? Taraflar bunu bilerek mi yapıyorlar? Bu kargaşadan kimler karlı çıkıyor. Yani; asıl olarak ne yapılmak isteniyor” İşte asıl cevaplandırılması gereken sorular bunlardır. Bu sebeple tarafların hedeflerini iyi irdelemek gerekiyor. haberin devamı »

Bu yazı toplamda 363, bugün ise 4 kez görüntülenmiş

Sayfa 1 Toplam 11



Kapat
E-posta ile paylaş