İKİ DAKİKA GÜNCEL HABER MERKEZİ
Giriş Sayfanız Yapın  İKİ DAKİKA DA HER ŞEYDEN HABERDAR OLUN!    Sık Kullanılanlara Ekleyin
Suikastçilerin konuşmaları yayınlandı
Yazar Swan | 29.12.2007 | Kategori Dünya
Pakistan’da, eski başbakanlardan Benazir Butto’nun öldürülmesiyle ilgili olarak El Kaide militanları arasındaki konuşma yayınlandı.
Pakistan İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Cavid İkbal Çima’nın, El Kaide lideri Beytullah Mahsud ile Malvi Sahib adlı bir militan arasındaki mesajlaşmayı ele geçirdiklerini ve bu konuşmanın, saldırının ardında El Kaide’nin olduğunu gösterdiğini açıklamıştı.
İslamabad hükümetinin yayınladığı söz konusu konuşmanın tam metni şöyle:
Malvi Sahib: Selamünaleyküm.
Mahsud: Aleykümselam.
Malvi Sahib: Nasılsın Emir Sahib?
Mahsud: İyiyim.
Malvi Sahib: Tebrikler. Bu akşam geldim.
Mahsud: Ben de tebrik ederim.
Malvi Sahib: Adamlarımız oradaydı.
Mahsud: Kimler vardı?
Malvi Sahib: Said vardı, sonra Badarvala Bilal ve İkramullah da oradaydı.
Mahsud: Üçü mü yaptı?
Malvi Sahib: İkramullah ve Bilal yaptı.
Mahsud: Tekrar tebrikler.
Malvi Sahib: Neredesin? Seninle görüşmek istiyorum.
Mahsud: Makin’deyim. Enver Şah’ın evindeyim.
Malvi Sahib: Tamam, geliyorum.
Mahsud: Şimdilik ailelerine haber verme.
Malvi Sahib: Peki.
Mahsud: Müthiş bir işti. Onu (Benazir Butto) öldürenler, çok cesur çocuklardı.
Malvi Sahib: Allaha Şükür. Geldiğinde diğer ayrıntıları da anlatırım.
Mahsud: Bekliyorum, tekrar tebrikler.
Malvi Sahib: Sana da tebrikler.
Mahsud: Bir isteğin var mı?
Malvi Sahib: Çok teşekkür ederim.
AA
Bu yazı toplamda 41, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Travestilerden kurtuluş bayramı
Yazar Swan | 29.12.2007 | Kategori Gündem
İzmir’in Alsancak semtinde önceki gün travestilerin polisin kendilerine baskı uyguladığını protesto ettikleri alanda, bu kez vatandaşlar pankartlarla sokağa indi.
“Alsancak’ta travesti istemiyoruz”, “Alsancak’ta fuhuş istemiyoruz” sloganları atan grup, daha sonra esnaftan da destek istedi. Yürüyüşün ardından biraraya gelen vatandaşlar adına Alsancak Güzelleştirme Derneği Başkanı Bülent Moralı, basın açıklaması yaptı.
28 Aralık Aralık 2007 tarihini travestilerden kurtuluş bayramı ilan ettiklerini söyleyen Bülent Moralı, “Alsancak sakini olarak yıllarca sokaklarda genel ahláka aykırı vaziyette dolaşan akşamları müşteri arayan travesti ve hayat kadınları yüzünden çoluk çocuğumuzla ailemizle sokağa çıkamadık. 1.5 yıldır polisin aldığı önlemlerle nefes aldık. İzmir’in en merkezi bölgesinde endişe ve korku taşımadan yaşama imkánına kavuştuk” dedi.
Ellerindeki dövizler ve Alsancak’ın Kurtuluş Bayramı pankartlarıyla yürüyen grupta erkeklerin çoğunluğu dikkat çekti.
Bu yazı toplamda 58, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
İstanbul’da 36 saatlik su kesintisi
Yazar Swan | 29.12.2007 | Kategori Gündem
|
|
||
| A.A. | ||
| İstanbul’un Anadolu ve Avrupa yakalarındaki bazı semtlere 2 Ocak Çarşamba günü 36 saat süreyle su verilemeyecek.
İSKİ’den yapılan açıklamaya göre, su kesintisi, Melen Suyunun Avrupa yakasına ulaşması için inşa edilen Boğaz Geçiş Hattının Küçükçamlıca-Salacak Ana İsale Hattına bağlantısı, Salacak Tesisleri’nde vana değişimi, Küçükçamlıca ve Battalgazi Su Haznelerinin debimetre montajları, Sarayburnu-Bahçelievler Ana İsale Hattında yapılacak olan bakım ve onarım çalışmaları nedeniyle uygulanacak. Bu kapsamda, 2 Ocak Çarşamba günü saat 08.00 ile Perşembe günü 20.00 saatleri arasında İstanbul’un Avrupa yakasında Bakırköy ilçesi Florya, Yeşilyurt, Yeşilköy haricindeki tüm bölgelere, Güngören ilçesi Merter, Haznedar ve Tozkoparan mahalleleri, Zeytinburnu ilçesinin tamamına, Fatih ilçesi sahil kesimi ve alçak kotlara, Eminönü ilçesinin tamamına, Beyoğlu, Beşiktaş ve Sarıyer ilçelerinin sahil kesimlerine, Bahçelievler ilçesinin Merkez Mahallesi ile Bahçelievler Ana Sağlığı ve Bakım Evi, Anadolu yakasında da Kadıköy ilçesinin tamamına, Üsküdar ilçesi Altunizade, Barbaros Mahallesi, Acıbadem, Zeynep Kamil ve üst kotların bir kısmına, Sultanbeyli ilçesi Battalgazi, Ahmet Yesevi, Turgut Reis, Mecidiye, Mimar Sinan mahalleleri ile Adil Mahallesi’nin bir kısmına su verilemeyecek. |
Bu yazı toplamda 48, bugün ise 1 kez görüntülenmiş
SEDEF HASTALIĞI (Psoriasis)
Yazar Swan | 27.12.2007 | Kategori Sağlık
Psoriasis, Grekçe kaşıntı anlamına gelen ‘psora’ kelimesinden köken alır. Sedef hastalığı olarak da bilinir. Hastalığın bulunduğu deri bölgesi kızarık hale gelir. Üzerinde kalın gümüş renkli kabuklanmalar oluşur. Saçlı deri, diz, dirsek ve sırtın alt kısmı sıklıkla tutulan bölgelerdir. Bazı vakalar kişinin hastalığının farkında olmayacak kadar hafif seyirlidir. Diğer taraftan vücudun büyük bir kısmını tutacak şekilde şiddetli seyredebilir. Bu çok şiddetli vakalarda bile yararlı tedavi metodları vardır. Sedef hastalığı aynı ailenin birden fazla bireyinde görülebilmesine rağmen bulaşıcı değildir. Toplumda hastalığın görülme sıklığı yüzde 1 ila 3 arasında değişmektedir.
Sedef hastalığının sebebi nedir ?
Sebep bilinmemektedir. Bununla birlikte güncel araştırmalar kanda bulunan akyuvarlardaki bir anormalliğin iltihabi olayı tetiklediğine ve hastalığın gelişime yol açtığına işaret etmektedir. İltihaptan dolayı deri üç dört günde bir dökülür. Bu normalden yedi sekiz kat daha hızlıdır. Hastalar deride kaşıma, yolma, yaralanma veya aşırı güneş yanığından 10-14 gün sonra beneklenme tarzında yeni plakların ortaya çıktığını farkeder. Sedef hastalığı aynı zamanda, streptokoksik boğaz iltihabı gibi bazı infeksiyonlardan sonra, bazı ilaçların alımıyla birlikte aktivite kazanabilir. Alevlenmeler kış aylarındadır çünkü deri kurur ve güneş ışığı azalmıştır.
Sedef hastalığının tipleri
Hastalık çeşitli formlarda görülebilir. Bu formlar hastalığın şekli, şiddeti, devam etme süresi, yerleşim yeri açısından farklı özellikler taşır. En sık görülen formda başlangıçta küçük kırmızı bir kabarıklık vardır.Giderek genişleme ve kabuklanmalar ortaya çıkar. Kabuklar kaldırıldığında altta küçük kırmızı kanama alanları görülür.
- Dizler, dirsekler, kasık bölgesi ve genital bölge, kollar, bacaklar, avuç ve ayak tabanları, saçlı deri, vücuttaki kıvrım bölgeleri sedef hastalığının en çok görüldüğü bölgelerdir.
- Tırnakta sedef hastalığı varsa üzerinde nokta şeklinde çöküntüler görülür. Tırnak yatağı kalınlaşır, peynirimsi bir görünüm alır. Tedavisi zordur.
- Koltukaltında, kasık bölgesinde, genitalde, göğüs altlarında alışılmadık tarzda sedef hastalığı görülebilir.
- Guttat sedef hastalığı genellikle bir boğaz iltihabını takiben görülür. Genellikle çocuklar etkilenir. Vucutta çok sayıda küçük kırmızı, üzeri kabuklu lekeler ortaya çıkar. Haftalar veya aylar içerisinde kendiliğinden kaybolur.
- Sedef hastalığı olan kişilerde %30′a varan oranlarda eklem iltihaplanması şikayetleri görülür. %5-10′unda çeşitli eklemlerde iltihabi olaydan dolayı işlevsel kısıtlılık oluşur. Bazı kişilerde eklem iltihaplanması şikayetleri, deri tutulumu arttığı zaman kötüleşebilir. Bazen de deri tutulumu düzeldiğinde eklem şikayetleri de düzelir.
Nasıl teşhis konulur ?
Bir deri hastalıkları uzmanı fizik muayene ile sedef hastalığını kolaylıkla teşhis edebilir. Eğer şüphe varsa biyopsi ile kesinleştirilir.
Nasıl tedavi edilir ?
Amaç iltihabi durumu azaltmak ve derinin kabuklanıp dökülmesini kontrol altına almaktır. Nemlendirici krem ve losyonlar deri üzerindeki pulların giderilmesine ve kaşıntının kontrol edilmesine yardımcı olur. Sedef hastalığının tedavisinde özel bir diyet uygulaması gerekmemektedir. Tedavi, hastanın genel sağlığı, yaşı, yaşam tarzı ve sedefin şiddeti göz önünde bulundurularak planlanır. Çeşitli tip tedavilere gerek duyulabilir ve doktorun önerdiği kontrollere riayet etmek gereklidir. Doktor, hastalıklı deri üzerine uygulamak üzere kortizon benzeri ürünler, sentetik vitamin D, katran veya antralin içeren ilaçlar reçete edebilir. Bunlar tabii güneş ışığı veya ultraviyole ışığı ile birlikte kullanılabilir. Sedef hastalığının en ağır formlarının tedavisinde ağızdan alınacak olan ilaçlara ihtiyaç duyulabilir. Bu tedaviye ilave olarak güneş ışığı önerilebilir. Hastaların pek çoğu güneş ışığından fayda görür. Ancak bu uygulama esnasında dikkatli olunmalıdır. Güneşte aşırı kalmak hastalığı alevlendirebilir. Tabii güneş ışığına benzer bir ışığın kullanıldığı ultraviyole tedavisi muayenehane veya hastane koşullarında bir deri hastalıkları uzmanı tarafından uygulanabilir.
Tedavi tipleri:
Steroidler ( Kortizon ); Kortizon içeren krem, merhem veya losyonlar pek çok hastada hastalığın geçici olarak ortadan kaldırılmasına yardımcı olur. Genital bölge, kasıklar ve yüz gibi hassa bölgelerde gücü daha zayıf olan kortizon türleri tercih edilmelidir. Daha güçlü kortizonlar saçlı deri, diz ve dirsekler, avuç ve ayak tabanları gibi bölgelerde kullanılmalıdır. Bu bölgelerde etkinin daha da artırılması için ilaç sürüldükten sora üzeri ince bir naylon film ile kapatılabilir. Bunlar bir deri hastalıkları uzmanı kontrolünde dikkatle kullanılacak ilaçlardır. Güçlü kortizon içeriği olan ilaçların yan etkileri arasında, ciltte incelme, damarlarda genişleme ve deride renk değişiklikleri sayılabilir. Bu ilaçların ani olarak kesilmesi hastalığın alevlenmesine neden olabilir. Tedavi devam ederken aylar sonra kortizon içeren ürünlere karşı direnç gelişebilir. Deri hastalıkları uzmanı tedaviye çok direnç gösteren bölgeler içine kortizon enjekte edebilir. Yan etkilerden kaçınmak için bunun küçük miktarlarda yapılması gerekir.
Saçlı deriye uygulanan tedavi; Saçlı deride bulunan sedef hastalığının tedavisi, hastalığın şiddetine, saçın uzunluğuna ve hastanın yaşam tarzına göre planlanır. Reçete ile veya reçetesiz alınabilen çok sayıda şampuanlar ve solüsyonlar bulunmaktadır. Bunlardan pek çoğu katran ve kortizon içerir. Hasta saçlı derisini sert bir şekilde şampuanlamaktan ve şiddetle kaşımaktan kaçınmalıdır.
Antralin; Kalın kabuklu sedef yaralarının tedavisinde tercih edilen bir ilaçtır. Deriyi tahriş edebilir yine deriyi ve giysileri geçici olarak boyayabilir. Yeni ürünler ve tedavi metodları bu yan etkileri azaltmıştır.
Vitamin D; Kalsipotrien sentetik bir vitamin D türevidir. Hastalığı belirli bölgelere sınırlı kişilerde diğer tedavilerle birlikte kullanılabilir. Yan etkilerinden korunmak maksadıyla belirli miktarlarda kullanmak gerekir. Normal vitamin D’nin tedavide bir yararı yoktur.
Kömür katranı; Yüzyıllardır sedef hastalığının tedavisinde kullanılmaktadır. Günümüzde geliştirilmiş ürünler daha rahat kullanılmaktadır.
Goeckerman tedavisi; Hastalığın ağır formlarında kömür katranı ve ultraviyole ışığının birlikte kullanılmasıdır. Tedavi özel merkezlerde günlük olarak uygulanır. Ultraviyole ışığa maruziyet süresi hastalığa ve kişinin hassasiyetine göre değişir.
Işık tedavisi; Güneş ışığı ve ultraviyole deri hücrelerinin gelişme hızını azaltır. Bunlar deri kırışıklığına, göz hasarına ve deri kanserine sebep olabilmelerine rağmen doktor kontrolünde uygulandıklarında oldukça etkili ve güvenlidirler. Vücut yüzeyinin tamamında sedef hastalığı olan bireylere özel odalar sayesinde tüm vücutlarına ışık uygulanabilir. Sıcak iklimlerde yaşayan kişilere güneş banyosu önerilebilir. Bu tür ışık tedavilerinden önce mutlaka bir deri hastalıkları uzmanının tavsiyesi alınmalıdır.
PUVA; Sedef hastalığı diğer tedavilere cevap vermez ve yaygınlaşırsa vakaların %85-90′ında bu tedavi metodu etkilidir. İsim, Psoralen ve “UVA” kelimelerinin birleşmesinden oluşur. Hasta Psoralen isimli ilacı içer ve özel bir ultraviyole formu olan UVA’ya dikkatle ölçülmüş miktarlarda maruz bırakılır. Tedavi 2 ila 3 ay içerisinde yaklaşık 25 kez uygulanır. Sedef hastalığını kontrol altında tutabilmek için yılda yaklaşık 30-40 kez uygulama yapılmasına ihtiyaç vardır. Alınan psoralen maddesi gözün lens kısmında birikeceği için hastalar tedavi alırlarken güneş batıncaya kadar UVA geçirmeyen güneş gözlükleri kullanmalıdır. Uzun süre uygulanan PUVA tedavisi deri yaşlanması, kırışıklık ve kanser gelişim riskini artırır. Deri hastalıkları uzmanları PUVA tedavisini dikkatle takip etmelidir.
Methotreksat; Kanser tedavisinde ağızdan kullanılan bir ilaçtır. Diğer tedavi metodlarının yetersiz kaldığı durumlarda sedef hastalığının hızla gerilemesini sağlar. Özellikle karaciğer üzerinde yan etkileri olduğu için düzenli aralıklarda kan testleri yapılmalıdır. Akciğer filmi ve nadiren karaciğer biyopsisi gerekebilir. Midede rahatsızlık hissi, bulantı, baş dönmesi ve sersemlik diğer yan etkileridir.
Retinoidler; Ağızdan alınan A vitamini türevi ilaçlardır. Şiddetli sedef hastalığının tedavisinde tek başlarına veya ultraviyole ışığı ile birlikte kullanılabilir. Deride, gözlerde ve dudaklarda kuruma, kan yağlarında yükselme, ince kemik çıkıntı oluşumu yan etkileri arasında sayılabilir. İlaç doğacak çocukta çeşitli arazlara yol açacağından, gebe kadınlarda, tedavi esnasında gebe kalabileceklerde veya tedavi kesildikten sonraki 3 yıl içinde gebe kalmayı planlayan kadınlarda kesinlikle kullanılmamalıdır. İlaca başlanan bireylerde düzenli kan testleri yapılmalıdır.
Siklosporin; Vücudun bağışıklık sistemini baskılayıcı bir ilaçtır. Organ nakli ( karaciğer, böbrek vb ) yapılmış kişilerde vücudun nakledilen organı reddetmemesi amacıyla kullanılır. Diğer tedavi metodları yetersiz kaldığı durumlarda şiddetli sedef hastalığında kullanılır. Böbrek yetmezliği, kan basıncında artış gibi potansiyel yan etkilerinden dolayı düzenli aralıklarla yapılan kan testleri ile takip edilmelidir.
Araştırma safhasında olan tedavi metodları; Yukarda anlatılan tedavilerin hastalığın kontrolünde büyük yararı olmasına rağmen, hiçbir tedavi metodu hastalığı bir daha ortaya çıkmayacak şekilde tedavi etmeye imkan vermemektedir. Son yıllarda özellikle bağışıklık sistemi üzerinde etki gösteren ilaçlar üzerinde çalışmalar yapılmaktadır. Özellikle hastalığın sebebinin tam olarak tespit edilmesi tedavideki yeniliklere de ışık tutacaktır.
Bu yazı toplamda 345, bugün ise 1 kez görüntülenmiş
Brokoli salatası
Yazar Swan | 27.12.2007 | Kategori Yaşam
Malzemeler
400 gr brokoli
1 Su bardağı haşlanmış bezelye
1 Su bardağı mısır
1 Kahve fincanı kapari
Sosu için :
4-5 Çorba kaşığı zeytinyağı
1 Adet limonun suyu
1 Çay kaşığı şeker
Tuz
Yapılışı
• Brokolileri yıkayıp, demetlere ayırın.
• Buharda yumuşayana kadar haşlayın.
• Çiçek kısımlarını ayırıp, kalanları ufak doğrayın.
• Doğradığınız kısımları derin bir kaseye alıp, içine bezelyeyi ve mısırı koyun.
• Zeytinyağını, şekeri, limon suyunu, kapariyi ve tuzu salataya karıştırın.
• Yayvan bir salata tabağının kenarına brokoli çiçeklerini dizin.
• Soslu salatayı ortasına yerleştirin ve servis yapın.
Bu yazı toplamda 99, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Kumpir
Yazar Swan | 27.12.2007 | Kategori Yaşam
Malzemeler
1 kg patates
3 çorba kaşığı tereyağı
3 adet sosis
1 kangal sucuk
200 gr mısır
200 gr bezelye
rendelenmiş kaşar peyniri
tuz
Hazırlanışı
Bir kg patates soyup, halka biçiminde doğrayın.
Tuzlu suda haşlayıp, suyunu süzün. Bir çatal ya da patates ezme aracı kullanarak patatesleri püre haline getirin. 3 çorba kaşığı tereyağını ve dilediğiniz miktarda tuzu ekleyip, iyice karıştırın. Patates püresini yağlanmış fırın kabına alın. Sucuk ve sosisleri küçük küçük doğrayın. Patates püresinin üzerine yayın.
Haşlanmış mısır ve bezelyeyi serpiştirin.
En üste de rendelenmiş kaşar peynirini dağıtın.
Önceden ısıtılmış 200 dereceli fırında peynirler eriyene kadar pişirin. Dilerseniz mayonez ve ketçapla tatlandırıp, servis yapın.
Bu yazı toplamda 101, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Değişik bulgur pilavı
Yazar Swan | 27.12.2007 | Kategori Yaşam
Malzemeler:
2 su bardağı pilavlık bulgur,
1 su bardağı konserve bezelye,
1 diş sarımsak,
2 adet kırmızı biber,
1 adet kesme şeker,
yeteri kadar tuz
½ çay bardağı sıvıyağ,
1 çay bardağı ceviz
Yapılışı:Sarımsakları ince kıyın. Biberleri küp şeklinde doğrayın. Sıvıyağı kızdırıp biber ve sarımsakları kızartın. Bulguru ekleyip biraz kavurun. 2 su bardağı sıcak su ekleyip tuzot ve şekeri katın. Kısık ateşte bulgur suyunu çekinceye kadar pişirin. Demlendikten sonra servis tabağına alıp üzerine dövülmüş ceviz serpin. Dilimlenmiş salatalık turşusu ile servis yapın.Afiyet olsun…
Bu yazı toplamda 74, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Gökkuşağı pilavı
Yazar Swan | 27.12.2007 | Kategori Yaşam
MALZEMELER
Pılavı Icın:
1 su bardagı pırınc
1 tane havuc
1,5 cay bardagı bezelye
1 cay bardagi misir
1 tane domates
dereotu, tuz
Et icin:
yarim kilo kusbasi dogranmis kuzu eti
1 adet kuru sogan
1 - 2 dis sarimsak
yarim yemek kasigi salca
tuz, karabiber, pulbiber, kekik
Yapilisi
Ilk once havuclari kibrit seklinde ince ince dograyalim ve yagda kavuralim. (Isterseniz havuclari onceden haslayip da kullanabilirsiniz) Daha sonra pirincleride ilave ederek kavurma islemine devam edelim. Kavurma islemi bittikten sonra bezelyeyi, misiri (ben evde misir olmadigi icin kullanmadim), ufak ufak dogranmis domatesi ve 2 su bardagi kaynamis suyu ekleyerek pisirmeye birakalim.
Diger taraftan etimizi pisirmek icin tencereye koyalim, pismesine yakin soganlari piyazlik sekilde dograyip ete ekleyelim. Sarimsagida ekledikten sonra sulandirilmis salcayi ilave edip pisirmeye devam edelim. En son olarak da tuzunu ve baharatlarini ekleyerek cok az kaynadiktan sonra altini kapatalim.
Pilav pistikten sonra ince ince dogranmis dereotunu da ilave edip bir kek kalibina dokelim ve ters cevirelim. Ters cevirdigimiz pilavin ortasina pisirdigimiz eti koyarak servis yapabiliriz.
Afiyet Olsun!
Bu yazı toplamda 72, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Şekerpare
Yazar Swan | 27.12.2007 | Kategori Yaşam
MALZEMELER:
Hamur için:
1 paket margarin (ben tereyağ kullandım)
1 su bardağı pudra şekeri
1/2 su bardağı irmik
3 yemek kaşığı hindistan cevizi
3,5 su bardağı un
2 yumurta
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
Şerbeti için:
3 su bardağı şeker
3 su bardağı su
1/2 limon
üstü için:
fıstık (ya da fındık)
HAZIRLANIŞI
1- Tüm Hamur malzemelerini karıştırın, yoğurun. Unu azar azar ekleyin.
2- Hamurdan ceviz büyüklüğünden parçalar alın, kurabiye yapın.
3- Üstüne fındık ya da fıstığı ekleyin. Önceden ısıtılmış 175 derece fırında pişirin. Üstü pembeleşsin.
4- Diğer tarafta şerbet için su ve şekeri koyup karıştırın kaynadığında limonun suyunu ekleyip bir taşım daha kaynatın. Ateşten alıp ılımasını sağlayın.
5- Fırından çıkarmış olduğunuz sıcak şekerparelerin üstüne ılık şerbeti dökün. Üstüne tepsi kapatıp şerbeti çekmesini sağlayın. Afiyet olsun.
Bu yazı toplamda 72, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Aşure
Yazar Swan | 27.12.2007 | Kategori Yaşam
Malzeme Listesi:
- 1 su bardağı aşurelik buğday
- yarım su bardağı nohut
- yarım su bardağı kuru fasulye (pratik olması açısından haşlanmış, hazır satılan fasulye ve nohuttan kullanmak isterseniz su bardağının 2/3 ü dolu olacak şekilde kullanın.)
- 1 çay bardağı pirinç
- yarım su bardağı kare kare doğranmış kuru kayısı
- yarım su bardağı kare kare doğranmış kuru incir
- yarım su bardağı kuru üzüm
- 1 yemek kaşığı portakal kabuğu rendesi
- 4-5 karanfil
- 2 su bardağı toz şeker
- 8 su bardağı su
Yapılışı:
Aşurelik buğday, nohut ve fasulye 1 gece önceden ıslatılır. Ertesi gün buğday 8 su bardağı su ile haşlanır (düdüklü tencerede yaklaşık 40 dakika yeterli olmaktadır). Fasulye ve nohut da ayrı ayrı olarak haşlanır ve süzülür. Buğday haşlandıktan sonra içine pirinci, fasulyeyi, nohutu ilave edin, 15 dakika pişirin. Kayısı, incir, kuru üzüm, karanfil ve portakal kabuğu rendesini de koyarak 10 dakika daha pişirin. Şekeri ilave edin (şeker tadı sizin için az gelecek olursa şeker ilave edebilirsiniz). 2-3 dakika daha pişirin, karıştırın ve ocağı söndürün.
- Servis yapacağınız kaseler içine taneli kısmı ile sulu kısmı dengeli olarak koyun.
- Aşure soğudukça kıvam kazanacaktır.
- Fındık, ceviz arzu ederseniz tuzlu fıstık kırıkları ve tarcınla süsleyerek servis yapın.
Afiyet olsun…
Bu yazı toplamda 69, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Kategoriler
Reklamlar
Anket
Arşiv - Takvim
En Çok Okunan
- Askere ne zaman gideceğim? Nerede Askerlik yapacağım? (75021)
- Korkunç ve İğrenç Resimler (73119)
- www.keyodemeleri.com a Yoğun ilgi - 7 Temmuzda Aktif (55620)
- memurlar.net (54019)
- Fenerbahçe 3 - Sevilla 2 Maçı Bitti (36427)
- http://www.keyodemeleri.com/index2.php (30081)
- Bayer Leverkusen - Galatasaray Rövanş Maçı Saat Kaçta - Hangi Tarihte - Hangi Kanalda (29756)
- Hazır (Boş) Türkçe (İngilizce) CV İndir (29329)
- Eski Uygarlıklarda Matematik Sayıları (26991)
- İlginç Resimler (24955)










