İKİ DAKİKA GÜNCEL HABER MERKEZİ
Giriş Sayfanız Yapın  İKİ DAKİKA DA HER ŞEYDEN HABERDAR OLUN!    Sık Kullanılanlara Ekleyin
“Ayrıştırıcı değil, birleştirici olduk”
Yazar jawscod2
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ayrıştırıcı değil birleştirici olmaya gayret ettiklerini, demokrasi içinde her insanın hakkını hukukunu korumanın mücadelesini verdiklerini ifade ederek, ”Milletimizden uzak olmadık, insanlarımızın beklentilerine yabancı kalmadık, ülkemizin sıkıntılarına gözlerimizi kapatmadık” dedi.
Başbakan Erdoğan, televizyonlarda yayımlanan Ulusa Sesleniş programında yaptığı konuşmada, Nevruz Bayramı’na da değindi.
Bahar mevsimiyle birlikte tabiattaki yenilenme ve tazelenmeyi müjdeleyen Nevruz Bayramı’nın da geride bırakıldığını anımsatan Başbakan Erdoğan, ”yeni gün” anlamına gelen Nevruz’un, aslında yeni bir başlangıcın, sevinç ve neşeyle kutlandığı gün olduğunu söyledi.
21 Martta ve takip eden günlerde, bu bahar neşesinin büyük ölçüde olgunlukla kutladığını anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
”Yine de bizi millet olarak üzen kimi tatsız olayların yaşandığını da ifade etmek durumundayım. Bize birlik ve beraberliği, huzur ve neşeyi çok görenler, bir kez daha bayram sevincimize gölge düşürmek için ellerinden geleni yaptılar. Bütün tahriklerine rağmen bu kez de amaçlarına ulaşamadılar. İnanıyorum ki bundan sonra da ulaşamayacaklardır. Ancak bir hususa dikkatlerinizi çekmekte yarar görüyorum. Nevruz’u bayram yerine kavga gününe dönüştürmeye çalışanlara lütfen iyi bakınız. Her fırsatta barış çağrıları yapanların, hem de böyle bir günde kin ve nefreti yücelten, masum insanların can ve mallarına kast eden bir vandalizme zemin hazırlamaları büyük bir çelişki değil midir?
Nevruz, Anadolu’dan Kafkaslar’a, Orta Asya’dan Orta Doğu’ya uzanan geniş bir coğrafyada kardeş halklar tarafından yüzyıllardır aynı ruhla kutlanmaktadır.
Bolluk ve bereketiyle bahar mevsiminin gelişini simgeleyen Nevruz, aynı zamanda hayata ve birbirimize yeni bir coşkuyla, yeni bir umutla sarılmamız için bir çağrıdır.
Milletçe bu çağrıya uymaya, sevgi, barış ve kardeşliğimizi, birlik ve beraberliğimizi canlı tutmaya devam edeceğiz. Nevruz mesajımda da söylediğim gibi, bugün yakılan ateş, şiddetin ve öfkenin değil, aksine ruhlarımızdaki sevginin, dostluğun ve kardeşliğin kandilidir. Bu bayram sevincini yaşarken ve yaşatırken bize yakışan, şiddetin, kinin, nefretin dilini tamamen terk etmek ve sevginin, barışın, kardeşliğin evrensel dilini yüceltmektir.
Unutmamalıyız ki bu günler, birliğin, beraberliğin, kardeşliğin her zamankinden daha çok öne çıkması gereken günlerdir. Gelecek nevruzlarda, asla hak etmediğimiz bu vandalizm görüntülerini bir daha hiç yaşamamayı diliyorum.
Bu temenniyle başta aziz milletimiz olmak üzere bütün bölge halklarının Nevruz Bayramı’nı bir kez daha kutluyor, aramızdaki sevgi ve kardeşlik bağlarını güçlendirmesini diliyorum.”
-”AYRIŞTIRICI DEĞİL BİRLEŞTİRİCİ OLMAYA GAYRET ETTİK”-
Geçen beş yıllık dönemin Türkiye’ye neler kazandırdığına yeniden bakılmasını rica eden Başbakan Erdoğan, ”krizlerin enkazı içinden çıkarak bugünlere nasıl geldik?” diye sordu. Bu soruya, ”Birbirimize inanarak, birbirimize güvenerek, el birliğiyle, güç birliğiyle, duygu birliğiyle, bütün gücümüz ve enerjimizle çalışarak geldik” yanıtını veren Erdoğan, gündemlerine bu ülkenin ihtiyaçlarını koyduklarını, rotalarını gelecek hedeflerine ayarladıklarını söyledi.
Erdoğan, ”Bu ülkeye yıllarını kaybettiren boş tartışmalardan, kısır çekişmelerden, çatışma siyasetlerinden yüz çevirdik” diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
”Ayrıştırıcı değil birleştirici olmaya gayret ettik, demokrasi içinde her insanımızın hakkını hukukunu korumanın mücadelesini verdik. Milletimizden uzak olmadık, insanlarımızın beklentilerine yabancı kalmadık, ülkemizin sıkıntılarına gözlerimizi kapatmadık.
Sizler de yediden yetmişe bizlere destek oldunuz, ürettiğiniz değerlerle kalkınmamıza katkıda bulundunuz, demokrasiye, huzura ve istikrara sahip çıktınız. Beş yıl içinde on yıllara sığdıramadığımız başarılara, atılımlara hep beraber ulaştık.
Böylece tarihi bir fırsatın eşiğine geldik, o eşik Türkiye’nin aydınlık yarınlarının, mutlu ve müreffeh geleceğinin eşiğidir. Türkiye’yi muasır medeniyet seviyesinin ötelerine yükseltecek merdivenin bir üst basamağıdır. İnşallah o eşiği de başarıyla geçeceğiz. Yolumuz uzun olsa da Türkiye’nin önü açıktır, yarınları aydınlıktır, bizi bu medeniyet yolculuğundan hiçbir güç geri çeviremeyecektir.
Her zaman ifade ettiğimiz gibi Türkiye, tarihiyle, coğrafyasıyla, bölgesel gücü, stratejik konumuyla, insani potansiyeli ve demokratik tecrübesiyle hem bölgesi için, hem dünya için önemli bir ülke…”
Bu yazı toplamda 44, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Bu konularda ilginizi çekebilir
Aradığınız konu hakkında yeterli içeriği sitemizde bulamadıysanız, aşağıdaki kutucuklardan google ve yahoo arama motorlarında arama yapabilirsiniz.
Yorum
Ayarlar
-
Nisan 1, 2008
-
Gündem
-
Yorum yapılmamış
-
RSS Yorumları
-
Del.ico.us
-
Digg!



