İKİ DAKİKA GÜNCEL HABER MERKEZİ
Giriş Sayfanız Yapın  İKİ DAKİKA DA HER ŞEYDEN HABERDAR OLUN!    Sık Kullanılanlara Ekleyin
Bebeğinizle iletişim…
Yazar Swan | 15.01.2008 | Kategori Bebek - Çocuk
Uzun hamilelik dönemi boyunca beklediğiniz bebeğiniz geldi. Ne mutlu size.
O artık, sizin yakın ilginize muhtaç. Onu sevin ve bundan duyduğunuz mutluluğu ona en iyi şekilde gösterin. Bebeğiniz o kadar küçük görünür ki, onun hiçbir şeyden anlamadan yattığını düşünebilirsiniz. Oysa onunla sayısız şekilde iletişim kurabilirsiniz. Belki pek çok deneyimli annenin fark ettiği gibi, bebekle konuşmak çok önemlidir. Ona sürekli olarak yaptığınız şeyleri anlatın, sorular sorun. Belki ne dediğinizi şimdi anlamıyor olabilir, sizi cevaplayamayabilir, ancak dinleyecektir.
Arada sırada sesler çıkaracaktır. Kendinizden bahsederken anne kelimesini kullanın, babasından bahsederken baba deyin. O, bu gibi zamirleri bebekler anlamaz. İnce sesler bebeklerin daha çok ilgisini çeker. haberin devamı »
Bu yazı toplamda 66, bugün ise 1 kez görüntülenmiş
Bebeklerde uyku…
Yazar Swan | 15.01.2008 | Kategori Bebek - Çocuk
Bebeğinizle iletişime geçeceğiniz zaman, onun hemen uyku öncesi olmamalıdır. Ninnilerde “uyusun da büyüsün” derler. Bu bir bakıma doğrudur. Bebeğiniz karnı doyup, altı temizlenip, birazcık uyanık kaldıktan sonra günün büyük bölümünü uykuda geçirir. Ancak her bebeğin uyku düzeni de aynı değildir. Hiçbir neden yokken bebeğiniz uyumuyorsa endişe etmeyin. Kendi uyku süresini kendi belirleyebilir. Zamanla gece uyanmaları da azalacaktır.
Bebeğinizi nasıl yatırmalısınız?
![]()
Bebeklerin nasıl yatırılmaları gerektiği hep tartışılan bir konu olmuştur. En güncel eğilim, bebeklerin sırtüstü yatırılmalarıdır. Kafasını hafif yan çevirerek ve değişik taraflarına yatırarak, tek taraflı deforme olmasını önleyebilirsiniz.
Bebeğinizi nasıl tutacaksınız?
![]()
Bebekler, 2-3 aylık olana kadar başlarını dik tutamazlar. Bu yüzden, bebek tutulurken kafasının arkasına destek olmak gerekir. Aynı zamanda diğer elinizle de belinden tutabilirsiniz. Kol ve bacakları, rahatça hareket edecek şekilde olmalıdır.
Bu yazı toplamda 46, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Bebeğinizin kilosu normal mi?
Yazar Swan | 15.01.2008 | Kategori Bebek - Çocuk
Bebeklerin çok şişman ya da zayıf olması, anne babalar için endişe kaynağıdır. Şişman bebeğin ileride şişman olacağı, zayıf bebeğin ise sağlıksız olduğu endişesi ile anne babalar mutsuz olur. Aslında anne babaları mutlu etmek küçük bir bebek için bile zordur. Çocuklar doğumdan itibaren ayda bir, bir yaşından üç yaşına kadar da iki ayda bir tartılmalıdır.
Çocuklardaki ölçümler arasında kilo artışı görülmezse, aksayan bir şeyler olduğundan şüphelenilebilir. Eğer doktorunuz çocuğunuzun normal gelişim sınırları içinde olduğunu söylüyorsa (bkz. Kız ve erkek çocuklar için gelişim grafiği), çocuğunuz normaldir.
Siz yemek yediğinizde doyduğunuzu nasıl anlıyorsanız, bebeğiniz de anlıyordur. Ona “çok zayıf, doymamıştır; biraz daha yedirelim” gerekçesi ile yemek yedirmek yanlıştır. Bırakın bebeğiniz ne kadar yemek yemek istediğine kendisi karar versin. haberin devamı »
Bu yazı toplamda 74, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Kolik ( Bebeklerde gaz sancısı)
Yazar Swan | 12.01.2008 | Kategori Bebek - Çocuk
Diyelim ki, ilk defa anne baba oldunuz, bebeğinizle birlikte hastaneden eve döndünüz. Yenidoğan bebeğiniz , annesini emip günün büyük bölümünü uyuyarak geçiriyor. Siz de ne kadar şanslı olduğunuzu, bebeğinizin pek uslu olduğunu düşünüyorsunuz. Acele etmeyin! Sonra birdenbire, 2-3 hafta geçtiğinde sanki o uslu bebek gidip yerine minik bir canavar geliyor. Sevgili bebeğiniz, akşama doğru birden huysuzlanıyor, durmadan ağlamaya başlıyor. Bacaklarını karnına çekiyor, kızarıp bozarıyor, ellerini yumruk yapıyor, sanki canı çok acıyormuş gibi ağlıyor. Üstelik bu durum, haftanın çoğu günü aynı saatlerde tekrarlanıyor. İşte, bebek büyütmenin en zor dönemlerinden biriyle karşı karşıyasınız. Sağlıklı bebeklerde görülen bu tarz nedensiz ağlamalara KOLİK diyoruz. Kolik, bir hastalık değildir ve bebeğe zarar vermez. Bebeklerin yaklaşık % 10′ unda görülen bir tablodur. Dış dünyaya uyum sürecinin bir parçası olarak kabul edilebilir. haberin devamı »
Bu yazı toplamda 63, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Gülen bebekler
Yazar yucin | 11.01.2008 | Kategori Bebek - Çocuk
Maşallah :)
Bu yazı toplamda 41, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Rotavirüs Aşısı
Yazar Swan | 11.01.2008 | Kategori Bebek - Çocuk
Geçen yıl rotavirüs ishallerinden bahseden yazımızda, bu enfeksiyonu önlemek için bir aşı olmadığından bahsetmiştik. 2007 başından itibaren, küçük çocuklarda ishalin en önemli nedeni olan bu mikroba karşı aşı, ülkemizde de mevcut. Üstelik bu aşı, çoğu anne babanın bebekleri aşı olurken aklından geçirdikleri ‘ keşke şunun damlası olsa da bebeğimin canı yanmasa‘ dileğine uygun, ağızdan verilecek damla şeklinde bir aşı.
Kısaca hatırlayacak olursak, rotavirüs küçük çocuklarda özellikle kış aylarında görülen ishallere neden olmakta, hatta vücudun su kaybı yerine konamazsa ölümlere yol açabilmektedir. 5 yaşına gelene dek neredeyse her çocuk rotavirüsle karşılaşmış olmakta, rotavirüs ishalleri dünya çapında önemli bir sağlık sorunu olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle, 1999’da ilk geliştirilmiş olan rotavirüs aşısının bazı ciddi yan etkiler ( barsak tıkanıklığı ) nedeniyle kullanımdan kalkmasından beri güvenli bir aşı geliştirme çalışmaları sürüyordu. Bu çalışmaların sonuçlanması, yeni rotavirüs aşılarının güvenilir olduğunun gösterilmesiyle, bu aşılar dünyada pekçok ülkede kullanıma girmiştir. 2007 yılı başından beri ülkemizde de mevcuttur.
Aşı hangi yaştaki bebeklere uygulanacak?
Aşı 6 hafta-6 ay arası bebeklere en az 1 ay arayla 2 veya 3 doz halinde ağızdan damla şeklinde veriliyor. Piyasada bulunan 2 farklı marka aşıdan biri 2, diğeri 3 doz olarak önerilmektedir. haberin devamı »
Bu yazı toplamda 83, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Çocuklara 5’li aşı uygulaması başladı
Yazar Swan | 10.01.2008 | Kategori Bebek - Çocuk
ANKARA - Sağlık Bakanı Recep Akdağ, difteri, boğmaca, tetanoz, inaktif çocuk felci ve Hemofilüs İnfluenza tib b (Hib) (menenjit) aşılarının yer aldığı 5’li aşının uygulamaya konulması nedeniyle Kaletepe Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması (AÇSAP) Merkezi’nde düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, aşılamanın önemini vurguladı.
Çocukların hastalıklardan aşılarla korunabileceğini ifade eden Akdağ, insana kıymet veren toplumların aşıya da önem vermesi gerektiğini söyledi.
Aşılama konusunda politik kararlılık, işini iyi bilen bir ekip ve doğru hedefler gerektiğini kaydeden Akdağ, kendilerinin de aşılamaya büyük önem verdiklerini, 2002’de 12 trilyon lira olan aşıya ayrılan kaynağı 156 milyon YTL’ye çıkardıklarını belirtti.
Aşılama oranlarında da büyük bir artış olduğuna dikkati çeken Akdağ, bu oranı gelecek yıl yüzde 95’e çıkarmayı, sonraki yıllarda da aşılanmamış çocuk bırakmamayı hedeflediklerini söyledi.
Kendilerinden önceki dönemde özellikle bazı illerde çok düşük aşılama oranları görüldüğünü kaydeden Akdağ, yaptıkları çalışmalar sayesinde geçen yıl Türkiye’de sadece 3 kızamık vakası görüldüğünü, bu hastalığın artık “elimine edilmek üzere” olduğunu bildirdi.
2005’de 3’lü olarak kızamık, kızamıkçık ve kabakulak aşılarının yanı sıra, Hib aşısının da uygulanmaya başlandığını anlatan Akdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Artık çocuklarımıza yaptığımız aşıların çok daha modern biçimi, difteri, boğmaca, tetanoz, çocuk felci ve hib aşılarının hepsi 5’li olarak tek bir enjeksiyonda yapılacak. Böylece çocuklarımızın aşı sayısının yanında yan etkilerini de azaltmış olacağız. Aşının yapıldığı yerde şişme olabiliyordu ya da yüksek ateş, nadiren de olsa havale görülebiliyordu. 5’li aşıyla artık yan etkiler çok azaltılmış olacak. Bu aşıyla çağdaş dünyanın çocuklarına yaptığı aşıları yapar hale geldik.” haberin devamı »
Bu yazı toplamda 55, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Darbukatör
Yazar yucin | 09.01.2008 | Kategori Bebek - Çocuk
Bu yazı toplamda 39, bugün ise 1 kez görüntülenmiş
Çocuğunuzun iştah problemi mi var?
Yazar Swan | 09.01.2008 | Kategori Bebek - Çocuk, Sağlık
“International Hospital Büyüme ve İştah Bozuklukları Merkezi” Etiler’de hizmet vermeye başladı…
Büyüme ve iştahsız çocuk merkezi yaklaşımı, klinik ve teknik olanakları geliştirilerek “Büyüme ve İştah Bozuklukları Merkezi” olarak International Hospital Etiler Tıp Merkezi’ nde yapılandırıldı. Merkezin kurucu hekimi Prof.Dr. Benal Büyükgebiz’ in büyüme ve iştah bozuklukları ile ilgili görüşlerini aldık.
Çocukluk döneminin en önemli özelliği “büyüme”dir. Büyüme, vücut ağırlığının ve boy uzunluğunun ölçülmesiyle izlenir. İlk yıllarda ve ergenlikte büyüme hızlı olmakla birlikte tüm çocukluk yaş grubunda büyüme devam eder. Eğer çocuk kendi yaş grubuna uygun (normal) sınırlarda büyüyor ise, bu durum onun sağlıklı olduğunu düşündürür. Büyümenin yavaşlaması veya durması ise, çocuğun sağlıksız olduğunun göstergesidir. Mutlaka araştırılmalı ve sorun belirlenerek tedavi edilmelidir.
Hayatın ilk beş yılı içinde büyümeyi etkileyen en önemli faktör beslenmedir. Daha sonra hormonlar da etkili olmaya başlar. Genetik potansiyel ve geçirilen hastalıklar da büyüme üzerinde etkili olduğunu bildiğimiz diğer faktörlerdir. Beslenme- büyüme arasındaki bu gerçek ve önemli ilişki nedeniyle yetersiz beslenme durumunda büyüme geriliği beslenme yetersizliği ortaya çıkar. Daha anlaşılır olmak için çocuk zayıf ve/veya kısa boylu olur demek daha doğrudur. haberin devamı »
Bu yazı toplamda 87, bugün ise 1 kez görüntülenmiş
Boşanmalar en çok çocukları etkiliyor
Yazar Swan | 08.01.2008 | Kategori Bebek - Çocuk
İSTANBUL (İHA) - Günümüz toplumlarının en önemli sorunlarından biri ailenin önemini yitirmesi. Son 20 yıl içinde aile yapıları incelendiğinde anne, baba ve çocuktan müteşekkil aile sayısında azalma görülürken karışık aile yapılarında artış gözleniyor. Davranış Bilimleri Enstitüsü’nden Klinik Psikolog Şeniz Pamuk, bu durumun temelinde boşanmanın yattığını ve bundan en fazla çocukların etkilendiğini söyledi.
Dünyanın süper gücü ABD’de evlenen her iki çiftten biri ayrılmaya karar verirken, Almanya’da bu durum üçte bir oranında. Pamuk’un verdiği bilgilere göre Türkiye, henüz boşanmaların sık yaşanmadığı bir ülke olsa da 15 yıl önce yüzde 1′i bulmayan ayrılan çift oranı gün geçtikçe artıyor. Psikolog Şeniz Pamuk, “ayrılık ya da boşanma sonrasında, aile yapılarında oldukça büyük bir çeşitlilik ortaya çıkıyor” dedi. Ayrılık ya da boşanma kararı veren eşlerin çok zorlu bir süreçten geçtiğini belirten Pamuk, “Ancak bu karardan anne-babaları kadar hatta onlardan daha fazla etkilenen aile bireyleri çocuklar. Yapılan araştırmalar, çocukların boşanma öncesi dönemden başlayarak, boşanma süreci ve sonrasında kısa ve uzun vadede bir çok olumsuz durumla yüzyüze kalabildiklerini göstermekte. Hiç bir çocuk ilk anda anne ve babasının ayrılmasını istemez ve bu duruma ya dışa vurarak ya da sessiz kalarak bir tepki gösterir” açıklamasında bulundu.
BOŞANMANIN ETKİLERİ SONRA ORTAYA ÇIKIYOR
Çocuklarda anne-baba ayrılığının meydana getirdiği etkilerin boşanmadan sonraki ilk günlerde değil daha sonraki dönemlerde ortaya çıktığını belirten Pamuk’un tespitleri şöyle: haberin devamı »
Bu yazı toplamda 50, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Kategoriler
- Bebek - Çocuk (231)
- Bilgisayar Oyunları (275)
- Bilgisayar Programları (103)
- Biyografi (313)
- Dünya (582)
- Eğitim (1003)
- Eğlence (74)
- Ekonomi (516)
- Gündem (2650)
- Hava Durumu (40)
- Hayvanlar Alemi (27)
- internet (2)
- İslam (265)
- Kategorilenmemiş (2)
- Kültür - Sanat (130)
- Magazin (254)
- Mizah (78)
- Otomobil (47)
- Oyun Hileleri (34)
- Politika (505)
- Programlama (29)
- Sağlık (1216)
- Şarkı Sözleri (1182)
- Sinema (75)
- Spor (1211)
- Tarih (82)
- Teknoloji (781)
- Turizm (376)
- Video Klip (108)
- Yaşam (331)
- Yemek (369)
- Yerli Dizi (114)
Reklamlar
Anket
Arşiv - Takvim
Toplam En Çok Okunan
- Korkunç ve İğrenç Resimler (45577)
- Fenerbahçe 3 - Sevilla 2 Maçı Bitti (29793)
- Bayer Leverkusen - Galatasaray Rövanş Maçı Saat Kaçta - Hangi Tarihte - Hangi Kanalda (22339)
- Fenerbahçe - Sevilla Maçı Saat Kaçta - Hangi Kanalda (13995)
- Peter Answers Sorularınızı Cevaplıyor (13841)
- Eski Uygarlıklarda Matematik Sayıları (12502)
- İlginç Resimler (12282)
- Sigara, Alkol ve Uyuşturucunun Zararları? (12018)
- Portekiz - TÜRKİYE Maçı Saat Kaçta - Hangi Kanalda - Ne Zaman (11711)
- Askere ne zaman gideceğim? Nerede Askerlik yapacağım? (11493)









