1 YTL Değiştirilecek

Yazar filiz | 30.12.2007 | Kategori Ekonomi

Madeni YTL’nin yeni sürümünde euroya benzerliğini önleyecek değişiklikler yapılacak.

AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Siim Kallas, “Madeni YTL’nin yeni sürümünde euroya benzerliğini önleyecek değişiklikler yapılacak” dediMadeni YTL’nin euroyla karıştırıldığı, Avrupa’da parayla satış yapan makinelerde kullanıldığı iddialarına yanıt veren Avrupa Komisyonu, “Türk ve diğer yabancı ülke madeni paraları elden işlemlerde eurodan kolaylıkla ayırt edilebilir, yine de görme kabiliyeti azalmış kişilerin karıştırma riski bulunmaktadır” görüşünü savundu. AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Siim Kallas, yine de YTL ve YKr’nin yeni sürümlerinde euroyla karışıklığın engellenmesi için bazı değişiklikler yapılacağını bildirdi. Paradan 6 sıfır atılmasından sonra tedavüle çıkan YTL’nin 2009 başında değişmesi ve tekrar Türk Lirası’na geçilmesi planlanmıştı. Yeni paralarla ilgili çalışmalar halen Merkez Bankası’nda devam ediyor.

AB Komisyonu’nun Personel ve İdari İşler, İç Denetim ve Sahtecilikle Mücadeleden Sorumlu Başkan Yardımcısı Siim Kallas, değişik ülkelere mensup Avrupa Parlamentosu üyelerinin, YTL-euro benzerliğinden şikayetlerini, konu alan soru önergelerini yanıtladı. Ülkelerin para basımı konusunda bağımsız karar verdikleri için AB Komisyonu’nun yasal anlamda Türkiye’nin bu konudaki kararlarını etkileyemeyeceğini kaydeden Kallas, benzerlikle ilgili endişelere özetle şu yanıtları verdi:

* Komisyon yeni Türk madeni paraları ve euroya benzerlikleri hakkında, tedavüle çıkıştan aylar önce bilgilendirilmiştir. Tüm yetkililerle yakın işbirliği gerçekleştirilmiştir. Özellikle Türk yetkililer, üye devletler ve parayla çalışan makine sektörü temsilcileriyle bir dizi toplantı düzenlenmiştir. Ayrıntılı analiz yapılmış uygun şekilde ayarlandıkları taktirde parayla çalışan makinelerde hilenin sınırlı ölçüde olabileceği sonucuna ulaşılmıştır.

Makine hilesi sınırlı

* Türkiye ve diğer yabancı ülke madeni paraları, elden işlemlerde eurolardan basit bir bakışla kolayca ayırt edilebilir, yine de görme kabiliyeti azalmış kişiler için karışma riski bulunmaktadır. Belirtilen olaylar temel olarak parayla çalışan makinelerle ilgili endişeleri içermektedir. Genelde iyi çalışan satış makineleri bu paraları güvenilir bir şekilde reddetmektedir.

AB Komisyonu’nun parayla çalışan makinelerde istismarı önlemek için bu araçlarda küçük değişiklikler yapılmasını sağladığını belirten Kallas, “Ayrıca Türk yetkililer, madeni paraları yeni serilerle yenileme aşamasında daha temel modifikasyonlar yapmayı kabul etmişlerdir” dedi.

Kallas, Türkiye’de yetkililerle paraların karıştırılması olasılıklarının azaltılması ve euroyu korumada düzeyin artırılması için görüşmelerin sürdüğünü açıkladı

Bu yazı toplamda 104, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Dev şirketler 2008′de ne hedefliyor

Yazar Swan | 29.12.2007 | Kategori Ekonomi

Tüm zorluklara rağmen 2007′de hız kesmeyen, önde gelen Türk holdingleri, 2008′de de enerjiden gayrimenkul ve turizme kadar birçok sektörde iddialı projelere imza atmak istiyor.
Türkiye’nin önde gelen holdingleri, seçimler nedeniyle ekonomi adına büyük gelişmelerin olmadığı üstelik tüm dünya piyasalarını olumsuz etkileyen ABD’deki mortgage krizinin yaşandığı 2007 yılını hedeflerinin üzerinde rakamlarla kapatıyor. Koç, Sabancı, Zorlu, Doğuş, Ülker, Alarko, Sanko, Akkök gibi devlerin 2008 yılı planları da oldukça iddialı. 2008 yılında dünya piyasalarında büyük bir olumsuzluk yaşanmazsa Türkiye’de bir kriz beklentisi olmayan holdingler, yeni yılda özellikle gayrimenkul, turizm ve enerji sektörlerine odaklanacak. Yeni yatırım planları olan holdingler, bu yatırımlar sonucunda istihdamlarını da artırmayı planlıyor.

Koç Holding: Dünyanın ilk 100 şirketinden biri olacağız

Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 11′ini, tüm vergi ödemelerinin ise yüzde 12’sini gerçekleştiren Koç Holding şirketleri, iki seçimli 2007′de tüm zorluklara rağmen başarılı bir performans sergiledi. Topluluk olarak bütçe hedeflerini tutturduklarını ve hatta birçok göstergede hedeflerin üzerine çıktıklarını belirten Koç Holding CEO’su Bülent Bulgurlu, “Yıl sonu itibariyle kombine ciromuzun yüzde 11 artışla 56.4 milyar dolara ulaşmasını bekliyoruz. Konsolide ciromuz ise yüzde 12 artışla 38.6 milyar dolara çıkacak. İhracatını yüzde 14 artıran Koç Grubu’nun kârlılığının ise 4.7 milyar dolar olmasını bekliyoruz. Bu miktar 2006′ya göre yüzde 60 oranında bir artışı ifade ediyor” dedi. 2007′de 1.9 milyar dolar olan yatırım miktarlarının 2008′de daha yüksek olmasını beklediklerini anlatan Bulgurlu, önlerinde çok sayıda yatırım planı olduğunu ifade etti. Bulgurlu, “Şu anda dünyanın 190′ıncı büyük şirketiyiz. Hedefimiz 100. sırada olmak. Bunun için de 60 milyar dolar konsolide ciroyu geçmemiz gerekiyor. Biz bunu geçebilecek potansiyele sahibiz” dedi.

Sabancı Holding: Gündemimizde nükleer enerji ve Migros var

2007′yi başarılı bir yıl olarak geride bırakan Sabancı Holding’in 2008 yılı gündeminde iki önemli proje var. Bunlardan biri Migros’un satın alınması diğeri de nükleer enerji santralı. “Türkiye ile ilgili olan beklentiler çerçevesinde Sabancı Holding’in de bundan sonraki 10 senesini çok olumlu görüyorum” diyen Sabancı Holding CEO’su Ahmet Dördüncü, kişi başına geliri 10 bin doları geçen, sınırları açılmış, daha çok global olmuş, çevresiyle uyum içinde olan bir Türkiye’de, gücünü oradan alan bir Sabancı Grubu’nun çok daha kuvvetli olacağını ifade etti. Son dört yılda ortalama yüzde 23 büyüdüklerini kaydeden Dördüncü, bundan sonraki beş yıl içinde de büyüme dilimlerini yüzde 20′lerin üzerinde tutmayı hedeflediklerini açıkladı. Çalışan sayılarının şu anda 50 bin civarında olduğuna dikkat çeken Dördüncü, “Yapacağımız satın almalarla bu daha da artabilir. Mesela Migros’u alacak olsak 18-20 bin kişi gelir” dedi. Nükleer enerji santralı konusunda çok iddialı olduklarını vurgulayan Dördüncü, “Eğer Türkiye’de nükleer santral yapılacaksa, bu işi ciddi olarak en iyi biz yaparız” diye konuştu.

Doğuş Holding: Gayrimenkul sektöründe büyük atılım planlıyoruz

Tüm grup şirketlerinde 2007′yi başarılı bir yıl olarak geçiren Doğuş Holding, 2008′de turizm, gayrimenkul ve enerji sektörlerindeki yatırımlarıyla adından söz ettirecek. 2008′de Garanti Bankası ile özellikle kredilerdeki iddialarını sürdüreceklerini belirten Doğuş Holding CEO’su Hüsnü Akhan, otomotivde Meiller ve Krone ile başlattıkları üretim projelerini hayata geçirmeyi hedeflediklerini söyledi. 2008′de TÜVTÜRK’teki ortaklarıyla beraber Türkiye genelinde 189 araç muayene istasyonu kuracaklarını belirten Akhan, büyümeyi planladıkları sektörlerin başında gelen turizmde mevcut işletmelerini yenileyeceklerini, Dalaman Marinası’nın yatırımına başlayacaklarını ve bu sektöre 3 yılda 200 milyon dolarlık yatırım yapacaklarını söyledi. Gayrimenkul sektörünün önümüzdeki dönemde büyük atılım yapmayı planladıkları bir sektör olduğunu vurgulayan Akhan, Türkiye’deki büyük enerji projelerine de talip olduklarını kaydetti.

Ülker Grubu:  Planımız 2008′in ortasında halka açılmak

Belçikalı lüks çikolata markası Godiva’yı 850 milyon dolara alarak 2007′nin son günlerinde büyük bir atak yapan Ülker Şirketler Grubu, yılı hedeflerini tutturarak kapatıyor. Bu yıl cirosunu hedeflediği gibi yüzde 10-15 oranında artıracak olan Ülker, Mısır ve Pakistan yatırımlarını 2008′in ilk çeyreğinde üretime alacak. Ülker Şirketler Topluluğu Basın Sözcüsü Metin Yurdagül, İstanbul Topkapı’da 50 milyon dolara mal olan çikolata fabrikasını yılın ilk ayında devreye alacaklarını söyledi. Ülker Çikolata’nın halka arzını 2008’in ilk yarısında gerçekleştirmeyi planladıklarını kaydeden Yurdagül, Fresh Kek, Anadolu Gıda Sanayi ve İdeal Gıda şirketlerinin İdeal Kek adı altında birleştirilmesi kararı alındığını hatırlatarak birleşmeyle ortaya çıkacak yeni şirketi de 2008 içinde halka açmayı plandıklarını kaydetti. 2008′de inovatif ürünlerle yurtiçi ve yurtdışı piyasalarda fark yaratmayı hedeflediklerini belirten Yurdagül, yeni ürünlerle tüketicilerinin karşısına çıkmaya devam edeceklerini söyledi.

Zorlu Holding: Vestel ile LCD’nin bir numarası olmayı hedefliyor

Bu yıl pek çok alanda yeni teknoloji yatırımı yapan Zorlu Holding, sektöründe yedi yıldır ihracat şampiyonu olan şirketi Vestel’in Manisa’daki endüstri kompleksinde Intel işbirliği ile dizüstü bilgisayar fabrikasını faaliyete geçirdi. Vestel ile Avrupa LCD TV pazarında 2010′da pazar lideri olmayı hedefleyen Zorlu, beyaz eşya devi Whirlpool ile stratejik işbirliği için niyet mektubu imzaladı. Enerjide yurtiçinde doğalgaz arama çalışmalarına 30 milyon dolara yakın kaynak aktaran Zorlu, TPAO ile günde 700 bin metreküp olan doğalgaz üretimini 1 milyon metreküpe çıkarmayı hedefliyor. Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu, yenilenebilir enerji konusunda yatırımlara da ağırlık verdiklerini, Osmaniye’de hazırlığı süren projenin 135 MW’lik kurulu gücü ile Türkiye’nin en büyük rüzgâr enerji santralı olacağını söyledi. Tekstil Grubu’ndaki Zorlu Linen, Korteks Perde ve Zorluteks pazarlama şirketlerini birleştirerek Zorluteks Tekstil’i oluşturduklarını söyleyen Zorlu, “Tekstil Grubu bütçesini 2008′de 770 milyon dolara çektik” dedi. Zorlu, bu yıl satın aldığı Karayolları arazisindeki Zorlu Center’ın proje yarışmasının ise hâlâ sürdüğünü söyledi. 

Alarko Holding: Enerji ve turizm sektörleri önceliğimiz olacak

Turizm, enerji, taahhüt, arazi geliştirme, gıda ve gayrimenkul sektörlerinde faaliyet gösteren Türkiye’nin en büyük kuruluşlarından biri olan Alarko Holding, 2008′de enerji ve turizm sektörlerine odaklanacak. Grup şirketlerinin 2007′yi çok iyi geçirdiğini ifade eden Alarko Holding Genel Koordinatörü Ayhan Yavrucu, turizm, taahhüt, arazi geliştirme ve gıdada planladıklarının yüzde 6-7 üzerinde büyüdüklerini söyledi. 2008′de ise inşaat sektöründe bir duraklama beklediklerini ifade eden Yavrucu, “Çünkü arz fazlası çok. Bu nedenle bu sektörde 2008′e ilişkin hedeflerimizi oluştururken daha tedbirli davrandık. Ama diğer sektörlerimizde çok umutluyuz. 2008′de özellikle enerji ve turizm sektörlerine odaklanmayı planlıyoruz. Bu iki sektöre yönelik önemli yatırım projelerimiz var. Yurtdışı projelerimizde de ciddi artışlar olmasını planlıyoruz” diye konuştu. Enerji sektöründe 1.4 milyar dolarlık yatırım projeleri olduğunu açıklayan Yavrucu, turizmde ise İstanbul’da şehir otelciliği yapmak üzere bir otel yatırımlarının olacağını kaydetti.

Sanko Holding: Enerji ve çimento projelerini hayata geçireceğiz

Holding bünyesinde ağırlıklı olarak tekstil şirketlerini barındıran Sanko, bu yıl enerji ve çimento sektörüne yönelik yatırımlarını artırdı. Enerjide rüzgâr ve hidroelektrik santralları için başvurularda bulunan Sanko, Adana’da dört yılda tamamlanması öngörülen ve yaklaşık 500 milyon dolara mal olacak Yedigöze Hidroelektrik Santralı’nın inşaatına başladı. Burada 300 megavat elektrik enerjisi üretecek olan Sanko, değişik illerdeki hidrolektrik ve rüzgâr enerji santralları yatırımları çalışmalarını sürdürüyor. Sanko, çimento sektöründe ise Kahramanmaraş’ta 500 milyon dolara mal olan Türkiye’nin tek fırındaki en büyük kapasitesine sahip işletmesini kurdu ve deneme üretimine başladı. Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Konukoğlu, gelecek yıl enerji ve çimento sektörlerine yoğunlaşıp bu alandaki projeleri hayata geçireceklerini söyledi. Konukoğlu, hükümetin reel sektörü canlandırıcı ve istihdama dönük sektörleri destekleyen projelere imza atması halinde ise yatırımların daha da artacağının altını çizdi.

Akkök Grubu: Enerjide yakaladığımız ivmeyi sürdüreceğiz 

Kimya, enerji, tekstil, gayrimenkul ve liman yönetimi sektörlerinde faaliyet gösteren Akkök Grubu, 2008 yılında da Türkiye ekonomisinin büyüme hızına paralel bir büyüme göstermeyi planlıyor. Dünyanın tek çatı altındaki en büyük akrilik elyaf üreticisi olan grup şirketlerinden Aksa, 2009 yılından itibaren karbon elyaf üretmek üzere yaptığı çalışmalarını 2008 yılında da sürdürecek. 2010 yılında pazar büyüklüğü 40.000 ton/yılı aşması beklenen bu özel elyafın üreticileri arasına girmeye hazırlanan Aksa, 2009 yılının ilk çeyreğinden itibaren 1.500 ton/yıl karbon elyaf satmayı planlıyor. Enerji sektöründe doğalgaz santralları ve hidroelektrik santralları ile sektörün öncü şirketlerinden Akenerji’yi bünyesinde bulunduran Akkök Grubu, gayrimenkulde ise Akmerkez’in ortakları arasında yer alıyor. Akkök Grubu CEO’su Mehmet Ali Berkman, bu yıl özellikle enerji sektöründe yakaladıkları ivmeyi 2008 yılında da sürdürmeyi hedeflediklerini söyledi.

Doğan Holding: Petrol Ofisi’ni bölgesel güç yapacak 

1950′lerde ana faaliyet alanı ticaret olan küçük bir şirketle yola çıkan Doğan Grubu, hızla gelişerek Türkiye’nin en büyük ve mali açıdan en güçlü üç grubundan biri haline geldi. Bünyesinde Doğan Şirketler Grubu Holding ve Doğan Yayın Holding olmak üzere iki büyük holding barından Doğan Holding’in istihdamı 2007 itibari ile 11 bini geçerken, yılın ilk 9 ayındaki net kârı ise 357 milyon YTL oldu. Güçlü mali yapısı ve kaliteli insan kaynağı ile Avrupa, Orta Asya ve Orta Doğu’da bölgesel oyuncu olmayı planlayan Doğan Holding, bu kapsamda son birkaç yılda gerçekleştirdiği satın alma ve şirket satışları ile bu yolda önemli adımlar attı. Tekel’in sigara bölümünün özelleştirme ihalesine Citi Venture Capital International Limited ile birlikte girme kararı alan Doğan Holding’in 2008 planları arasında grup şirketlerinden Petrol Ofisi’nin Ceyhan’da kurmayı planladığı rafineri de var. Daha önce verdiği bir röportajda Petrol Ofisi ’ni bölgesel güç yapmayı hedeflediklerini belirten Doğan Holding CEO’su Nebil İlseven, Tekel Sigara’nın özelleştirilmesi konusunda katma değer yaratabileceklerine inandıklarını kaydetmişti. 
2008 yılında yatırımlar dışında holdinglerin gündemindeki en önemli konulardan biri de inovasyon olacak. Yeni ürün geliştirme konusunda yatırımlar yapacak olan holdingler, bu ürünlerle yurtiçi ve yurtdışında fark yaratarak, rekabette üstünlük sağlamayı planlıyor. Holding yöneticilerinin hükümetten en önemli talebi ise siyasi istikrarın devamının sağlanması ve yapısal reformların yılın ilk yarısında hayata geçirilmesi.

Bu yazı toplamda 242, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

EPDK doğalgaz fiyatını serbest bıraktı

Yazar Swan | 29.12.2007 | Kategori Ekonomi

EPDK doğalgaz fiyatını serbest bıraktı

Türkiye 2008 yılında elektrikte otomatik fiyatlandırmaya geçmeye hazırlanırken, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu sürpriz bir kararla, doğal gazın toptan satışı ile LNG satış fiyatlarını serbest bıraktı.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun açıkladığı karara göre, toptan satış yapan doğal gaz ve Sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) firmaları EPDK’ya başvurmadan, tamamen serbest kurallar içinde, istedikleri fiyatlardan gaz ve LNG satışı yapabilecekler.

EPDK önceki gün aldığı kararla, doğal gaz toptan satışı ile LNG satışında üst sınırı belirleyen ve 2002 yılından beri yürürlükte olan ‘fiyat formüllerini’ yürürlükten kaldırdı. Böylece 2008 yılından itibaren doğal gaz ve LNG fiyatları, alıcı ve satıcılar arasında serbestçe belirlenecek.

DOĞAL GAZLA ELEKTRİK ÜRETEN SANTRALLARI YAKINDAN İLGİLENDİRİYOR

Bu durum ise doğal gazla elektrik üreten santralları yakından ilgilendiriyor. Serbest fiyatlandırma ortamında gaz almaları, maliyetlerini etkileyecek. Daha önce toptan satış fiyatları doğal gazın ağırlıklı alım fiyatı ile döviz kurundaki değişimlere göre belirleniyordu. EPDK 2007 yılında Ocak ayında toptan satış için metre küpte 0,440 YTL civarında bir üst sınır fiyatı belirlemişti. EPDK 2008 yılı için daha önce tavan fiyat belirlediği LNG için de fiyatlarını da serbest bıraktı. LNG piyasasında 11 firma ve 4 milyar metre küplük bir hacim bulunuyor. Kurulun bu kararında toptan satış ve LNG alanında özel şirketlerin sayısının artmış olması etkili oldu.

-ÇOKLU PİYASA SERBEST FİYAT GETİRECEK-

Bu arada 2008 yılında, yerli doğal gazın satışını yapan TPAO ve Aksa şirketlerinin yanı sıra BOTAŞ’ın yaptığı kontrat devirleri kapsamında 4 milyar metre küplük özel sektör gazı piyasaya girmesi bekleniyor. Böylece doğal gaz ithalatını BOTAŞ’ın yanı sıra Shell Enerji, Bosphorus Gaz, Enerco Enerji ve Avrasya Gaz yapacak. Bu kapsamda Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından 2008 yılı toptan satış fiyatlarının taraflar arasında serbestçe belirlenmesine yönelik bir düzenleme yapılarak, ”piyasanın kendi dinamiklerinin harekete geçmesinin sağlanması” amaçlandı.

Ancak EPDK düzenleyici kurum olarak, piyasaya yeni oyuncuların katılmasının rekabetin oluşması için ön koşul olmakla beraber yeterli koşul olmadığı bilincinden hareketle, toptan satış faaliyeti alanında izleme ve denetim mekanizmasını en sıkı şekilde işletecek.

Piyasada aksaklık veya fiyatlarda rekabetçi yapıdan sapmalar ortaya çıkması durumunda, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 5/A maddesinin (f) bendinde yer alan ”Doğal Gaz Piyasası içerisinde rekabetin hiç veya yeterince oluşmadığı alanlarda, fiyat ve tarife teşekkülüne ilişkin usul ve esasları düzenlemek” ve Doğal Gaz Piyasası Tarifeler Yönetmeliğinin hükümleri uyarınca gerekli düzenlemeler yapılabilecek.

(aa)

Bu yazı toplamda 149, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Tatlıses’in hacizli malları satışa çıkıyor

Yazar Swan | 29.12.2007 | Kategori Ekonomi

Tatlıses'in hacizli malları satışa çıkıyor

Doğtaş Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan, “İbrahim Tatlıses’ten şu anda ana para, faiz ve haciz masrafları olmak üzere toplam 2.5 milyon YTL alacağımız var. Mallarının satış süreci başladı. İcralık olan yerleri devlet hacizli olarak satılacak ve Doğtaş olarak biz de paramızı tahsil etmiş olacağız” dedi. haberin devamı »

Bu yazı toplamda 136, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Trenler fakiri taşıyor

Yazar Swan | 29.12.2007 | Kategori Ekonomi

Trenler fakiri taşıyor

Şanlıurfa’nın Akçakale ve Ceylanpınar’da olan istasyonlarla hizmet veren Demiryolları işletmesi ait trenler ucuz olması nedeniyle tıkabasa dolu gidiyor.

Mardin’in Şenyurt ilçesinden Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesine dolmuşlar 1 saatte 5 YTL’ye gelirken, tren 2 YTL’ye 1,5 saatte geldiği için Tren yolculuğuna rağbet daha fazla. TCDD verilerine göre, Gaziantep-Nusaybin hattında çalışan yük trenlerine 2 adet yolcu vagonu (144 kişi kapasiteli) ilave edilmek suretiyle karma tren niteliğinde çalıştırılıyor. 62951 no.lu tren Nusaybin-Gaziantep arasında Pazartesi, Çarşamba, Cuma günleri, 62952 no.lu tren Gaziantep-Nusaybin arasında Salı, Perşembe, Pazar günleri çalışıyor. 62951 no.lu tren Nusaybin’den saat 06.30′ da hareket ederek saat 17.18′de Gaziantep’e, 62952 no.lu tren Gaziantep’den saat 07.00′da hareket ederek Nusaybin’e saat 17.15′de ulaşıyor.

Gaziantep-Nusaybin demiryolu 418 Km., karayolu 322 Kilometre olmasına rağmen Tren yolculuğu tercih ediliyor. Demiryolu taşıma ücreti 10,75 YTL, karayolu taşıma ücreti 20 YTL. Buda vatandaşı tren yolculuğuna bağlıyor. Vatandaş acil olmadığı sürece karayolunu tercih etmiyor.

Devlet Demiryolları verilerine göre geçen yıl toplam 9.032 yolcu taşındı.
Gaziantep-Nusaybin arasında çalışan karma trenlerin ortalama 60 Kilometre hızla gidiyor.

Bu yazı toplamda 44, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

MB, kredi kartı faizlerini indirdi

Yazar Swan | 29.12.2007 | Kategori Ekonomi

 MB, kredi kartı faizlerini indirdi

Kredi kartı işlemlerinde uygulanacak aylık azami akdi faiz oranı, YTL için yüzde 5,55′ten 4,93′e, gecikme faiz oranı da yüzde 6,20′den yüzde 5,68′e indirildi.

Merkez Bankasının, kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranlarında değişiklik içeren tebliği Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Tebliğe göre, kredi kartı işlemlerinde uygulanacak aylık azami akdi faiz oranı, YTL için yüzde 5,55′ten 4,93′e, ABD Doları için yüzde 2,54′ten 2,52′ye indirildi.

Avro için yüzde 2,30 olan oran değişmedi. Aylık azami gecikme faizi oranı ise YTL için yüzde 6,20′den 5,68′e düştü. Oran ABD Doları için yüzde 2,99 ve avro için yüzde 2,86 olarak devam edecek.

REESKONT VE AVANS İŞLEMLERİ FAİZ ORANLARI

Merkez Bankasının, ”Reeskont ve Avans İşlemlerinde Uygulanacak Faiz Oranları Tebliği” de Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Tebliğe göre, Banka tarafından, vadesine en çok 3 ay kalan senetler karşılığında yapılacak reeskont işlemlerinde iskonto faiz oranı yıllık yüzde 25, avans işlemlerindeki faiz oranı ise yıllık yüzde 27 olarak uygulanacak.

AA

Bu yazı toplamda 38, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

3.5 milyon işsize müjde

Yazar aSh | 29.12.2007 | Kategori Ekonomi

 
TSK’nın bölücü terör örgütü PKK’ya karşı operasyonları aralıksız devam ederken, hükümet bölgenin kalkınması için düğmeye basıyor.

Hükümet Doğu ve Güneydoğu bölgelirine ilişkin olarak, istihdam ve gelir artırıcı geniş kapsamlı bir kalkınma projesi için düğmeye bastı. GAP Yüksek Kurulu, ocak ayınan en geç ikinci haftasında toplanarak bu bölgelere yönelik kısa, orta ve uzun vadede alınacak önlemler paketini masaya yatıracak. Sosyal paketin en önemli ayağını GAP’taki sulama yatırımlarının bitirilmesi oluşturuyor. Sulama kanallarının tamamlanmasıyla, GAP’ın meydana getireceği yüksek tarım ve sanayi potansiyelinin bölgede ekonomik hasılayı 4.5 kat artıracağı, bölge halkının yaklaşık 3.5 milyonuna iş imkanı sunacağı belirtiliyor.

MODERN KÖYLER KURULACAK

Bölgeye ilişkin yeni makro ve mikro projeler de hayata geçirilecek. Örneğin Tarım Bakanlığı, Diyarbakır, Batman ve Siirt illerini kapsayan, ‘5 yılda 500 köyün kalkındırılması projesini’ hayata geçirdi. Projenin tamamlanmasıyla, 3 şehire AB standartlarında, modern tarım ve hayvancılık yapan, alt yapısı kentleri aratmayan köyler kurulacak. Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, “Cumhuriyet tarihi boyunca böyle bir proje uygulanmadı. İlk kez böyle bir proje hayata geçirilecek. Doğu ve Güneydoğu’da modern köyler kurulacak” bilgisini verdi.

İŞTE BAKAN’IN VERDİĞİ BİLGİLER

Hükümet’in Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde uygulamaya koyacağı sosyal paketin, ana eksenini tarım ve hayvancılık konusunda bölgenin kalkındırılması oluşturuyor. Paket hakkında bilgi veren Eker, GAP’ta 1 milyon hektar alanı sulayacak suyun bulunduğunu belirterek, “Ancak, bu suyun sulamada kullanılması için kanalların yapılması gerekiyor. Sulama kanallarının bitirilmesi için yeni projeler hayata geçireceğiz. Su gelecek hem istihdam artacak, hem de sanayinin gelişmesine imkan ve fırsat sağlayacak” diye konuştu. İşte Eker’in verdiği bilgilere göre bölgeye yönelik özellikle tarım ve hayvancılığı kapsayan kalkınma projeleri:

SU HAYAT VERECEK

n GAP Bölgesi’nde yapımı öngörülen baraj göllerinin tamamlanmasıyla, su ürünleri etüt projesi hemen hayata geçirilecek. n Bölgede kurulacak damla ve yağmurlama sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması teşvik edilecek. Bu amaçla çiftçiye verilecek kredinin faizi sıfıra düşürülecek hibe desteği verilecek. n Doğu ve Güneydoğu illerinde süt sığırcılığının geliştirilmesi projesinin kapsamı genişletilecek. Hayvancılık teşvik edilecek.

MODERN KÖYLER KURULACAK

n Et Balık Kurumu’na bağlı bölgedeki et balık kombinaları, rehabilitasyondan geçirilerek yeniden faaliyete geçirilecek. n Türkiye’de ilk kez uygulanacak projenin tamamlanmasıyla, Doğu ve Güneydoğu’da AB standartlarında, teknolojiyi kullanan ve ürün desenini yakalamış modern köyler kurulacak. n Doğu ve Güneydoğu’da modern ve istihdama yönelik üretim yapan köylerin kurulmasıyla, hem bölge genelindeki işsizliğin önüne geçilecek. Hem de köyden kente göçün önüne geçilecek.

BUGÜN

Bu yazı toplamda 66, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Kredi kartı faizlerinde indirim

Yazar aSh | 28.12.2007 | Kategori Ekonomi

 Kredi kartı işlemlerinde uygulanacak aylık azami akdi faiz oranı, YTL için yüzde 5,55′ten 4,93′e, gecikme faiz oranı da yüzde 6,20′den yüzde 5,68′e indirildi.

Merkez Bankası’nın, kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranlarında değişiklik içeren tebliği Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Tebliğe göre, kredi kartı işlemlerinde uygulanacak aylık azami akdi faiz oranı, YTL için yüzde 5,55′ten 4,93′e, ABD Doları için yüzde 2,54′ten 2,52′ye indirildi. Euro için yüzde 2,30 olan oran değişmedi.

Aylık azami gecikme faizi oranı ise YTL için yüzde 6,20′den 5,68′e düştü. Oran ABD Doları için yüzde 2,99 ve avro için yüzde 2,86 olarak devam edecek.

REESKONT VE AVANS İŞLEMLERİ FAİZ ORANLARI

Merkez Bankası’nın, “Reeskont ve Avans İşlemlerinde Uygulanacak Faiz Oranları Tebliği” de Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Tebliğe göre, Banka tarafından, vadesine en çok 3 ay kalan senetler karşılığında yapılacak reeskont işlemlerinde iskonto faiz oranı yıllık yüzde 25, avans işlemlerindeki faiz oranı ise yıllık yüzde 27 olarak uygulanacak.

AA

Bu yazı toplamda 52, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Yeni işçinin primi devletten

Yazar aSh | 26.12.2007 | Kategori Ekonomi

 
İstihdam paketi, yeni yılın ilk Bakanlar Kurulu toplantısında ele alınacak.

Paket, genç istihdamını teşvik ederken, eski hükümlü çalıştırma zorunluluğunun kaldırılmasını içeriyor. Bakan Faruk Çelik, “İstihdam neşteri hazır” dedi

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın uzun süredir üzerinde çalıştığı, istihdam üzerindeki vergi yükünden kıdem tazminatına, zorunlu istihdamdan nitelikli işgücü yetiştirilmesine kadar pek çok konuyu içeren, “istihdam paketi” son aşamaya geldi. 18-29 yaş arasında ilk kez işe gerinlerin SSK işveren primlerinin 5 yıl Hazine tarafından ödenmesini, eski hükümlü çalıştırma zorunluluğunun kaldırılmasını içeren paketi, yılbaşından sonra sosyal tarafların görüşüne sunulacak.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Milliyet’in sorularını yanıtlarken, Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in yeni yılın ilk işi olarak açıkladığı istihdam paketini, “işsizliğe vurulacak neşter” olarak nitelendirdi. Pakette kadınlar için pozitif ayrımcılığı içeren net hükümler olmamasına rağmen, kadın istihdamındaki engellerin kaldırılacağını kaydeden Çelik şöyle dedi:

“Mevcut düzenlemelere göre belirli sayının üzerinde kadın çalıştıran işyerlerinde emzirme odası bulundurmak ve kreş açmak zorunlu. Bu yükümlülük kadın çalışan sayısının daha düşük tutulmasına yol açıyor. Bu zorunluluğun kaldırılmasıyla işyerlerinde kadın çalışan sayısının artırılmasının önü açılmış olacak.”

Spor tesisi kurma zorunluluğuna da değinen Çelik, “İşveren sanayi arsasının üzerine futbol sahası mı, yoksa istihdamı artıracak sanayi tesisi mi yapacak?” diye sordu. Çelik, bu gibi mecburiyetleri kaldırılarak istihdamın önünü açan köklü değişiklikler yapılacağını kaydetti.

Kıdem tazminatına formül

Kıdem tazminatı konusunda çeşitli alternatifler hazırlandığını ve Bakanlar Kurulu’na bu şekilde sunulacağını belirten Çelik, “Maaşa eklenmesi, fon oluşturulması gibi tüm alternatifler sosyal taraflarla bir araya gelinerek netleştirilecek. Bu düzenlemenin, kıdem tazminatının kaldırılması şeklinde takdim edilmesi doğru değil” dedi. Türkiye’nin önemli sorunlarının birisinin işsizlik değil, nitelikli işgücü olduğunu vurgulayan Çelik, işsizlik fonundaki 30 milyar YTL’nin bir kısmının İş-Kur’a aktarılarak iş garantili nitelikli eleman yetiştirme kurslarının açılmasının öngörüldüğünü kaydetti. Çelik şunları söyledi:
“Bütün olarak bakıldığında bu paket işsizliğe neşter olacak. Bir taraftan kayıtdışılığı önlerken, diğer taraftan istihdamın önündeki engeller kalkacak. 2008 çalışanlar ve işverenler açısından olumlu adımların atıldığı yeni bir yıl olacak. İşsizlik oranını yüzde 6-7′lere indirebilirsek, toplumda ciddi rahatlama olur. Türkiye bunu başaracak güçtedir.”

Pakette 7 önemli değişiklik yer alıyor

3 yıl içinde işsizliğin belirgin düzeyde azaltılmasını hedefleyen pakette yer alan düzenlemeler şöyle:

Mevcut düzenlemelere göre 50 veya üzerinde işçi çalıştıran işyerleri zorunlu olarak belirli sayıda eski hükümlü, terör mağduru ve özürlü istihdam etmek zorunda. Bu uygulama nedeniyle işverenler işçi sayısını 49′da tutmayı ya da bu sayının üzerindeki çalışanlara sigorta yapmamayı tercih ediyor. Hem istihdamı sınırlayan hem de kayıtdışına yönlendiren bu uygulamada değişiklik yapılması planlanıyor. Paket, uygulanan zorunlu özürlü istihdamının sürmesini öngörüyor. Ancak pakette özürlü istihdamının teşvik edilmesi için bu kişilerin primlerinin belirli bir bölümün Hazine tarafından karşılanması, eski hükümlü istihdam edilmesi zorunluluğunun ise kaldırılması planlanıyor.

İşyerlerinin kreş açması, işyeri doktoru ve emzirme odası bulundurması zorunlulukları kaldırılacak. İşyerleri söz konusu hizmetleri dışarıdan satın alabilecek veya bu hizmetler için ortak birimler açabilecek. Mevcut düzenlemelere göre, 100-150 arasında kadın işçi çalıştırılan işyerlerinde 1 yaşından küçük çocukların emzirilmesi için emzirme odası kurulması, 150′den fazla kadın işçinin çalıştığı işyerlerinde 0-6 yaş çocukların bakılmaları için kreş kurulması zorunlu.

Genç istihdamını artırmak için 18-29 yaş arasında ilk kez işe girenlerin SSK işveren primleri Hazine tarafından karşılanacak. Söz konusu uygulama en fazla 5 yıl sürecek.

Çalışan sayısı 500 ya da üzerinde olan işyerlerinde spor tesisi kurulması zorunluluğu kaldırılacak.

Kıdem tazminatı için fon kurulacak. Bu fon için işverenden yüzde 3 pay alınması, SSK primlerinden 2 puanın fona yönlendirilmesi, İşsizlik Sigortası Fonu için işverenin verdiği katkı payından 1 puanın da fona kaydırılması öngörülüyor. Pakette yer alan diğer bir alternatife göre ise kıdem tazminatı ücretlere eklenecek.
Nitelikli eleman yetiştirilmesi için işsizlik fonundan, İş-Kur’a kaynak aktarılarak, iş garantili meslek kursları açılacak.
2009′dan itibaren işveren üzerindeki SSK prim yükünde 5 puanlık indirime gidilecek.

Şartlı destek

Hükümetin yeni istihdam paketini Milliyet’e değerlendiren Türk-İş Başkanı Mustafa Kumlu, kıdem tazminatına ilişkin düzenleme yapılmasına tepki gösterdi. “Kıdem tazminatı tartışma konusu yapılmamalı” diyen Kumlu, tazminatlara dokunulması halinde genel grev kararı alacaklarını ifade etti. Kumlu, “Fon oluşturulması, tazminatların maaşlara eklenmesi ya da başka bir formüle tümüyle karşıyız” dedi. Mevcut yasadaki zorunlu istihdamla ilgili hükümlerin korunmasını istediklerini vurgulayan Kumlu, 18-29 yaş arası gençlerin işveren priminin devletçe ödenmesi konusuna ise şartlı destek verdi. Uygulamanın istihdamı artıracağını dile getiren Kumlu, “Bu tür teşviklerde sendikalı işçi istihdam edilmesi koşulunun da getirilmesi bizim taleplerimiz arasında. Çünkü bu hem kayıtdışı ekonomiyi azaltacak, hem de sendikal örgütlülüğün güçlenmesini sağlayacaktır” dedi.

‘30 yaş üstü işsizlik artar’

DİSK Başkanı Sülayman Çelebi istihdam konusundaki düzenleme hazırlığını eleştirerek, “Bu, istihdam değil, olsa olsa yeni işsizlik paketidir” değerlendirmesinde bulundu.

Paketin temel felsefesinin işvereni rahatlatmak olduğunun altını çizen Çelebi şöyle konuştu:
“Bu düzenleme başladıktan sonra bakın bakalım 30 yaş üzerinde çalışan kalacak mı? Ya da 5 yıl boyunca primi devlet tarafından ödenecek olan bu kesim daha sonra ne olacak? İşveren elbette kendisine maliyeti daha az olanı işe almak isteyecektir.”

Kıdem tazminatına dönük önerilerin kazanılmış hakları geriye götüreceğini vurgulayan Çelebi, paketin işvereni, kıdemlileri işten çıkarmaya ve gençleri daha düşük aylıklarla çalıştırmaya yönlendireceğini aktardı. Kreş ve emzirme odası zorunluluklarının yumuşatılmasına da değinen Çelebi şunları söyledi:

“Bu zorunluluklar kadınların çalışmasından kaynaklanan bazı sorunlarının çözülmesi için getirilmiştir. Emzirebilme, çocuğunun bakımını sağlama gibi sorunlara çözüm bulmadan kadının istihdamı nasıl sağlanabilir? Kaldı ki yasada öngörülen kadın işçi sayısına sahip olduğu halde kreşi, emzirme odası, doktoru olmayan yüzlerce örnek gösterebilirim. Yasa uygulanmıyor ki istihdamı caydırıcı olsun. Yasal çalışma süresi 8 saat olmasına karşın işçiler 14 saat çalıştırılıyor. Bu çalışma saatlerine uyulursa daha çok işçi çalıştırılması gerekeceğinden istihdam oranı zaten yüzde 20 artacaktır.”

MİLLİYET

Bu yazı toplamda 81, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

‘Asgari ücret’te karar Perşembe’ye kaldı

Yazar aSh | 25.12.2007 | Kategori Ekonomi

 
Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun 2008 yılında uygulanacak asgari ücreti belirlemek üzere yaptığı 3. toplantısı sona erdi.

Perşembe günü tekrar toplanacak komisyonun, bu toplantıda asgari ücreti belirlemesi bekleniyor.

Türk-İş Genel Sekreteri Mustafa Türkel, toplantının ardından yaptığı açıklamada, Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) yaptığı çalışmaları toplantıya getirdiğini ve bunların komisyon üyelerine dağıtıldığını bildirdi.

Komisyon üyelerinin, raporlar üzerindeki çalışmalarını tamamlayarak Perşembe günü saat 10.00′da son kez toplanmak üzere bir araya geleceklerini kaydeden Türkel, daha önce artışa yönelik yüzde 6-8 gibi rakamların telaffuz edilmesini doğru bulmadıklarını belirtti.

TÜİK’in çalışmasında bu seneki asgari geçim endeksi rakamı olarak ortalama 640 YTL’nin yer aldığını ifade eden Türkel, TÜİK’in rakamlarını net olarak algıladıklarını söyledi. Türkel, daha önceden kendilerinin 2 tür bakış açılarının bulunduğunu hatırlatarak, ”Biz asgari ücretin en düşük devlet memuru aylığına eşitlenmesi konusundaki tavrımızı koruyoruz. Ancak Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik gerekçeleri ortaya koyarsanız, TÜİK’in rakamlarını da dikkate almak gerekiyor. Biz, asgari ücretin en düşük devlet memuru maaşına eşitlenmesi tavrımızı koruyoruz. Eğer bu dikkate alınmayacaksa asgari ücret tespitinde TÜİK’in yapmış olduğu çalışmaların esas alınmasını talep ediyoruz” diye konuştu.

İşveren temsilcisi TİSK Yönetim Kurulu üyesi Ali Nafiz Konuk da TÜİK’in rakamlarının toplu sözleşmelerde, asgari ücretin belirlenmesinde dikkate alınması gereken bir veri olduğunu ifade etti. Ancak hiçbir zaman tek bir veriye bağlı olarak hareket etmenin doğru olmayacağını kaydeden Konuk, şöyle konuştu:

”Böyle olsa toplantı yapmanın amacı olmazdı. Bu veriler dikkate alınarak bizim üzerinde özellikle durduğumuz konu, ekonomik dengeleri bozmayacak, alt üst etmeyecek prensipler doğrultusunda bir rakamın belirlenmesi sağlıklı olacaktır. Verilen rakamlar her iki kesim açısından da gönülde yatanlar veya düşünülenler gibi olmuyor. Ama bir konsensüs sağlanması gerektiği için her zaman fedakarlık yapmak gereklidir. Biz de bunları unutmadan bugün aldığımız verileri dikkate alarak dersimizi çalışacağız.”

Konuk, bir soru üzerine TÜİK’in çalışmasında yer alan ortalama 640 YTL’nin net olarak düşünülmesinin işverenler açısından kabul edilemeyeceğini söyledi. Konuk, bu rakamın brüt olarak algılanması halinde yapacakları çalışmalara etki edeceğini ve buna göre de değerlendireceklerini kaydetti.

Asgari ücreti tek başına rakam olarak belirlemenin çok da önemli olmadığını vurgulayan Konuk, şunları kaydetti:

”Bunun sağlıklı bir biçimde Türkiye’de uygulanabilmesi önemli. Türkiye’nin en büyük sorununu kayıt dışı ekonomi oluşturuyor. Belirlenecek asgari ücret, bugün asgari ücretle dahi olsa iş bulmuş insanları ekmeğinden etmemeli, asgari ücret üzerinden de olsa sigortası, vergisi ödenen insanlarımızı biraz daha gün sayılarının düşük gösterilmesine yol açmamalı. Biz, bunları dikkate alıyoruz. Almamızın nedeni de ülke insanımızın zararına bir şey yapmak istemeyişimizdir. Sanayinin birinci fonksiyonu insanların zenginliğini, ülkenin kaynaklarını arttırmaktır. Bu amacımızı unutmadan bir rakam belirlemeye çalışacağız.”

AA

Bu yazı toplamda 75, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Sayfa 54 Toplam 55« İlk...«5152535455»



Kapat
E-posta ile paylaş