AİHM’ye Gidiyorlar

Yazar mehmet | 01.01.2010 | Kategori Gündem

Haber: AİHM'ye GidiyorlarHasip Kaplan, DTP‘nin Kapatılması Konusunda AİHM‘ye Dava Açmaya Hazırlandıklarını Duyurdu.Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, DTP‘nin kapatılması kararının hukuki değil, siyasi bir karar olduğunu öne sürerek, ”Parti tüzel kişiliği ve yasaklanan 37 kişi adına Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde (AİHM) dava açma hazırlığına başlanmıştır” dedi.

Kaplan, BDP İstanbul İl Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında, DTP‘nin kapatılmasına ilişkin Anayasa Mahkemesi‘nin verdiği kararın 20 gün gibi çok kısa bir zamanda Resmi Gazete’de yayımlanmasının düşündürücü olduğunu söyledi. Hasip Kaplan, ”Yapılan değerlendirmede, gerekçeli karar 425 sayfa olmasına rağmen, çoğunluğunun savunma ve iddianame olmak üzere Anayasa Mahkemesi‘nin gerekçesinin sadece 25 sayfadan oluştuğu, bu nedenle kararın gerekçeden yoksun ve çok kısa bir sürede yazılarak, milletvekili Ahmet Türk ile Aysel Tuğluk‘un Anayasa’nın 153. maddesine göre üyeliklerinin düşürülmesi sağlanmıştır” diye konuştu.

”İddianamede yer alan 147 delilden sadece 37 tanesi inceleme konusu yapılmış” diyen Kaplan, ”Leyla Zana‘nın DTP‘ye üyeliği araştırılmadığı gibi yasaklama nedeni olan konuşmalarının da DTP ile ilgili olmadığı ‘bağımsız aday’ Seçim mitingi konuşmaları olduğu, diğer birçok yasaklı hakkında açılan soruşturma sonuçlarının beklenmediği görülmüştür” dedi.

Kaplan, iddianamede, ”şiddet eylemi” bulunmadığını, sadece konuşma ve beyanların esas alındığını, kitap, dergi, internet üzerinden fotokopilerin delil olarak değerlendirildiğini öne sürdü.

Gerekçeli kararda, ”DTP‘nin söylemediklerinin ele alındığı ve sübjektif değerlendirme yapıldığını” ileri süren Kaplan, ”Kürt sorununda demokratik çözümün istenmesi, ‘Kürt halkı’ denilmesi, eşit haklar istemi ayrımcılık olarak değerlendirilmiş ve kapatma nedeni yapılmış. Kararın hukuki olmadığı, siyasi bir karar olduğu sonucuna varılarak, parti tüzel kişiliği ve yasaklanan 37 kişi adına AİHM‘de dava açma hazırlığına başlanmıştır” dedi.

Bu yazı toplamda 177, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Hemen Paylaş

‘Kurumlar Arası Çatışma Yok’

Yazar mehmet | 01.01.2010 | Kategori Gündem

Haber: 'Kurumlar Arası Çatışma Yok'

Gül, Kurumlar Arasında Uygulamalardan Doğan Rahatsızlıklar Olsa da Çatışma Bulunmadığını Söyledi.Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, kurumlar arasında uygulamalardan doğan rahatsızlıklar veya yanlış yapanlardan kaynaklanan sorunlar bulunabileceğini belirterek, “Sorunların aşılması konusunda güven ortamının korunmasının, sağduyunun hakim olmasının, uzlaşma, işbirliği ve diyalogun sürdürülmesinin öneminin altını çizmekte fayda görüyorum.” dedi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, yayınladığı yeni yıl mesajında toplumsal hayatta sağduyunun, hoşgörünün, kardeşliğin, sevgi ve saygının hakim olmasını diledi. Gül, 2009 yılının muhasebesini yaparken, 2010 yılının en iyi şekilde geçmesi için hangi adımların atılması gerektiğini düşünmek, zamanımızı, enerjimizi ve potansiyelimizi en verimli şekilde değerlendirmek durumundayız. 2010 yılına girerken, geleceğe umutla bakıyor; sorunların, sıkıntıların aşılacağına dair inancımızı koruyoruz. Ülkemiz benimsediği hedefleri gerçekleştirme kararlılığıyla ilerlemesini sürdürmektedir.” diye konuştu.

Gül, dünyada risk ve belirsizliklerin bulunduğu bir ortamda, Türkiye’nin yükselen ülkeler arasında gösterilmesinin memnuniyet verici olduğunu dile getirdi. Gül, bu durumun muasır medeniyetler seviyesine ulaşmada ciddi mesafe kateden Türkiye’nin gelişme potansiyeli ile yakından ilgili olduğunu söyledi. Gül şöyle devam etti:

“Ülkemiz, dinamik ve istikrarlı ekonomisiyle, modern devlet yapısıyla, demokratik rejimiyle, güçlü ordusuyla, siyasi ve stratejik etkinliğiyle, izlediği akılcı ve barışçı dış politikasıyla, tüm dünyada sözü dinlenir ve sorunların çözümünde aracılığına ihtiyaç duyulan önemli bir aktör durumundadır. Bu hepimiz için bir iftihar vesilesidir. Türkiye geçtiğimiz yıl küresel sorunların çözümü, insanlığın refahı ve dünyanın geleceği için üstün gayret gösteren bir ülke olarak da dikkat çekmiştir. Ülkemizin takdirle karşılanan bu yaklaşımı, dünle veya bugünle sınırlı değildir. Bu, Türkiye’nin, Atatürk’ün ‘Yurtta Sulh, Cihanda Sulh’ şiarı üzerine şekillendirdiği ve bundan sonra da büyük bir titizlikle uygulayacağı politikaların bir yansımasıdır.”

Türkiye’nin daha güçlü ve müreffeh bir ülke haline gelmesi konusundaki çalışmaların, gelecek yıl da elbirliğiyle devam edeceğini dile getiren Gül; devlet ve milletin bu amaca ulaşmada gerekli iradeye sahip olduğunu vurguladı.

TERÖR TEHDİDİNİN ORTADAN KALDIRILMASI, YENİ YILIN DA EN ÖNEMLİ KONUSU

“Birlik ve bütünlüğümüzü, barışı ve kardeşliğimizi hedef alan terör tehdidinin bütünüyle ortadan kaldırılması, yeni yılda da gündemin en önemli konusunu oluşturmaktadır.” diyen Gül; Türkiye’nin terörle mücadelenin nihai başarıya ulaşması için çalışmalarını kararlı şekilde devam ettirirken; demokrasi, insan hakları ve hukuk alanlarındaki standartları yükseltmeye de devam ettiğin belirtti.

Avrupa Birliği üyeliği yolunda güçlü adımlar atılmaya devam edilmesinin mühim öncelikler arasında yer aldığını kaydeden Gül, “Türkiye üyelik şartlarını yerine getirmek için çalışmalarını 2010 yılında da yılmadan, usanmadan sürdürecektir. 2010, AB üyeliği konusunda yoğun bir yıl olmalıdır. AB üyeliği sürecinin hızlanarak sürmesi için herkes daha çok gayret göstermelidir. Ancak bu noktada beklentimiz, Türkiye üzerine düşeni yerine getirirken AB’nin de ahde vefa göstermesi ve başka ülkeler için öngörülmeyen şartlar öne sürmemesidir.” dedi.

ABD’de önce finans krizi gibi başlayıp daha sonra küresel ekonomik krize dönüşen ve tüm dünyayı sarsan krizin, Türkiye’yi de etkilediğine dikkat çeken Gül; bunun neticesinde ekonominin küçüldüğünü ve işsizliğin en büyük problem haline geldiğini belirtti. Gül, “Bununla beraber son yıllarda yapılan köklü ekonomik reformlar sayesinde, ülkemizin 2010 yılında toparlanarak Avrupa’nın en hızlı büyüyecek ülkesi olarak gösterilmesi ümit vericidir.” şeklinde konuştu.

TÜRKİYE DÜNYADAKİ KONUMUNU KORUMAK İÇİN, İÇERDE DE SORUNLARINI ÇÖZMELİ

Gül, küresel seviyede giderek bir cazibe merkezine dönüşen Türkiye’nin, dünyadaki konumunu korumak ve ağırlığını sürdürmek için içerde de sorunlarını çözmek ve güçlü olmak durumunda olduğunu vurguladı.

Demokratik her ülkede tartışmaların yaşanmasının tabii olduğunu kaydeden Gül, “Ülke sorunlarıyla ilgili farklı görüş ve yaklaşımlar olabilir. Ancak üslup kaygısı gözetilmeden yapılan tartışmalar, gerilimlere ve endişelere yol açmaktadır. Herkesin olgunluk içinde, sevgi ve saygı çerçevesinde davranması elzemdir. İlgili tüm tarafların, bütün kurumların sadece ve sadece sorunların çözülmesine, insanımızın refah ve mutluluğuna odaklanması gerektiğini bir kez daha vurgulamak istiyorum.” diye konuştu.

Gül, Türkiye’nin tüm sorunlarını demokrasi ve hukukun temel ilkelerine bağlılıkla aşacağını ifade etti. “Bunu başaracak siyasal olgunluğa sahibiz.” diyen Gül; kurumlar arasında uygulamalardan doğan rahatsızlıklar veya yanlış yapanlardan kaynaklanan sorunlar bulunabileceğini aktardı. Gül, “Sorunların aşılması konusunda güven ortamının korunmasının, sağduyunun hakim olmasının, uzlaşma, işbirliği ve diyalogun sürdürülmesinin öneminin altını çizmekte fayda görüyorum.” dedi.

Gül, mesajında şu görüşlere yer verdi: “Bugün gündemde olan siyasi ve hukuki tartışmalar ile yaşanan süreçlerden yola çıkılarak ‘kurumlar arası bir çatışma veya gerginlik varmış’ şeklinde değerlendirmeler yapılması, doğru değildir. Her kurum Anayasa’nın verdiği yetkiler ve kanunların çizdiği sınırlar içerisinde görevini yerine getirmektedir. Her şeyin hukuk zemininde yürütüleceğinden herkes emin olmalıdır. Bu vesileyle kurumların yıpratılmasından özenle kaçınılması gerektiğini de bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Ayrıca son günlerdeki bazı olaylar bağlamında bir hususa daha dikkat çekmek istiyorum: Dünyanın en güzel ülkelerinden birinde yaşıyoruz. Bu ülke hepimizin. Memleketimizin kıymetini bilmeliyiz. Hepimiz tek bir milletin ayrılmaz parçalarıyız. Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes, hiçbir ön şart aranmaksızın eşittir, aynı haklara sahiptir. Herkes birinci sınıf vatandaştır. Her birey varlığıyla ülkemizin gücüne güç katmaktadır. Toplumun tüm kesimlerini birbirini anlamaya davet ediyorum. Herkesin yaşananlardan gerekli dersi çıkarması ve bir daha düşünmesi lazımdır. Birlik, beraberlik içinde, birbirimizi severek yaşamaya devam edeceğiz. Teröre hep birlikte karşı çıkacağız. Çeşitli bahanelerle ayrılık yaratmayı ve huzuru bozmayı amaçlayan tahriklere ve provokasyonlara hiçbir zaman fırsat vermeyeceğiz.”

Türkiye’nin istikrar içinde yoluna devam etmesi için herkesin sorumlu bir yaklaşım sergilemesi ve yapıcı katkılar sağlaması gerektiğini aktaran Gül, “Bu süreçte toplumumuzun geçmişte olduğu gibi olgun davranacağına ve sağduyuyu elden bırakmayacağına inancım tamdır.” ifadesini kullandı.

Gül, “Sorunlarını kendi iradesiyle çözen, tüm vatandaşlarını kucaklayan ve herkesin eşit vatandaşlar olduğunu uygulamalarıyla hissettiren bir Türkiye, dünyadaki konumunu şüphesiz daha da güçlendirecektir.” dedi.

Toplumun tüm kesimlerinin ortak gayretleriyle Türkiye’nin yarınlarının daha iyi olacağını kaydeden Gül, “Eminim ki Türkiye, Cumhuriyetimizin yüzüncü kuruluş yıldönümünde bugünkünden çok daha ileri bir noktaya gelecektir.” diye konuştu.

Gül, mesajını şöyle sonlandırdı: “Türkiye’nin elbette ki önemli meseleleri vardır. Bunları yok saymıyoruz. Hepsini elbirliğiyle aşacağız. Ülkemizin mevcut potansiyeli buna imkan vermektedir. Herkesi bu yönde azimle çalışmaya davet ediyorum. Bu ülke için küçük de olsa herkesin yapabileceği katkılar vardır. Değerli Vatandaşlarım, Yeni bir yıla girerken; dünyada barışın ve istikrarın önündeki engellerin kaldırılmasını umut ediyorum. Hoşgörünün benimsendiği; ihtilafların barışçı yollardan çözüme kavuşturulduğu; küresel sorunlar konusunda azami duyarlılık gösterildiği; terörden, şiddetten, silahlardan, tehditlerden ve krizlerden arınmış bir dünyada insanların refah, huzur ve mutluluk içinde yaşamasını temenni ediyorum. Yeni yılda, istikrar içinde büyüyen ve gelişen bir Türkiye dileğiyle aziz milletimize sevgiler ve saygılar sunuyorum.”

Bu yazı toplamda 167, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Hemen Paylaş

Ergenekon Sanıklarına Yeni Yıl Mesajı

Yazar mehmet | 01.01.2010 | Kategori Gündem

Haber: Ergenekon Sanıklarına Yeni Yıl Mesajı

CHP Genel Başkanı Baykal, Yayınladığı Yeni Yıl Mesajında, Herkesi Türkiye’ye Sahip Çıkmaya Çağırdı.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, yayınladığı yeni yıl mesajında, herkesi Türkiye’ye sahip çıkmaya çağırdı. Baykal, Ergenekon sanıklarını yine unutmadı.

Cumhuriyet’in kazanımları ile hukuk devleti anlayışının ayaklar altına alındığı, yazarlar, çizerler, Aydınlar, dekanlar, rektörlerin yanısıra TSK‘nın bile şüpheli konumuna düşürüldüğü, töhmet altında tutulduğu bir süreçten geçildiğini savunan Baykal, temennilerini şöyle sıraladı:

“2010 yılının bu sıkıntıların aşıldığı, Hukukun egemen olduğu, Birileri dokunulmazlık zırhına sarılarak ortalarda dolaşır ve sürekli hesap vermekten kaçarken, ucu iktidara kadar uzanan yargılamaların önünün artık tıkanmaması, Özgürlüklerinden yoksun bırakılmış namuslu, dürüst, demokrat bir çok aydının Ergenekon suçlusu olarak büyük acılarla karşı karşıya bırakılmaması, Silivri‘de bedel ödemeye devam etmemesi, İnsanlarımızın onurlarını korumak için intihar ederek yaşamına son verme gibi insanlık adına düşünülmemesi gereken bir sonla karşılaşmaması, Terör örgütü yöneticileri davul zurna ile karşılanırken, İstanbul‘da Ankara’da işçilerin gazlanmadığı, öğrenciler dahil, hak arayanların coplanmadığı, Gazimizin yol kenarında açlıktan ölmediği, milyonlarca insanımızın açlık sınırı altında yaşamadığı İşadamlarının ekonomik sorunları nedeniyle intihar etmediği, Yeni yılın kaynaşmış, kardeşleşmiş milletimizin ayrıştırılmadığı bir yıl olmasını diliyorum.”

“Artık açık bir şekilde ortaya çıkmıştır ki, ırka, dine, dile, mezhebe, cinsiyete dayalı hesaplaşmalardan, yolsuzluk ve kirlilikten uzak bir yıl ancak yeni bir yapılanma ve demokratik yollardan bu iktidardan kurtulmak ile mümkündür.” diyen Baykal, bu nedenle herkesin demokratik hak ve hukukunu koruyarak Türkiye’ye sahip çıkmasını isteyerek; yokluktan, yoksulluktan, işsizlikten çaresizlikten daha az söz edilmesi ve yarınlara umutla bakılabilen bir yıl olması dileğiyle vatandaşların yeni yılını kutladı.

Bu yazı toplamda 213, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Hemen Paylaş

Ön Lisans Mezunlarına Lisans Müjdesi

Yazar mehmet | 01.01.2010 | Kategori Gündem

Haber: Ön Lisans Mezunlarına Lisans Müjdesi

İki Yıllık Eğitimi Tamamlayan Öğrencilere Öğrenimlerini Dört Yıllık Lisans Branşlarında Tamamlama İmkanı.Yüksek Öğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, Meslek Yüksek Okullarındaki iki yıllık eğitimi tamamlayan öğrencilere öğrenimlerini dört yıllık lisans branşlarında tamamlama imkanı sağlayacak 2+2 sistemini uygulamak için çalışma başlattıklarını açıkladı. Kanal 24′teki “Söz Kampüsten içeri’ programına katılan YÖK Başkanı Özcan buradaki açıklamasında, Türkiye’de Meslek Yüksek Okulu’ndan dikey geçiş sınavı olmadan ilgili branşlarda olmak üzere doğrudan dört yıllık eğitime tamamlama çalışmaların kısa sürede tamamlamacağı müjdesini verdi.

Profesör Özcan, YÖK‘ün bu konuda gerçekleştireceği programın isabetli tercihlerle üniversitelerimize faydalı imkanlar sağlayacağını vurguladı. YÖK Başkanı Özcan, Vakıf Üniversiteleri’nin temsilcilerinin de YÖK Genel Kurulu’nda yer alma hakkı tanıyan yönetmelik değişiklikliğinin son aşamada olduğunu kaydetti.

Bu uygulamanın hayata geçmesi durumunda yüzlerce önlisans mezununun linsans eğitimi alma hakkı da doğmuş olacak.Şimdi önlisans mezunları bu çalışmanın sonucuna odaklanmış durumda.

Bu yazı toplamda 1751, bugün ise 2 kez görüntülenmiş

Hemen Paylaş

Sağlıkta 17 Bin Yeni İstihdam

Yazar mehmet | 01.01.2010 | Kategori Gündem

Haber: Sağlıkta 17 Bin Yeni İstihdam

Hükümet, 2010 Yılında 17 Bin Sözleşmeli Sağlık Personeli İstihdam Edecek.Hükümet, 2010 yılında 17 bin 283 kişi sözleşmeli sağlık personeli istihdam edecek. Başbakanlık Doğu ve Güneydoğu Eylem Planı, ilçe bazındaki sosyo-ekonomik gelişmişlik kriterleri, ilçelerin sağlık göstergeleri ile coğrafi konumları dikkate alınarak istihdam edilecek olan sözleşmeli personelin 8 bin 559′u yataklı tedavi merkezlerinde, 4 bin 704′ü sağlık ocağında görevlendirilecek. Bin 443′ü ise 112 acil sağlık hizmetlerinde istihdam edilecek.Resmi Gazete’nin son Mükerrer Sayısında yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararına göre, Başbakanlık Doğu ve Güneydoğu Eylem Planı, Devlet Planlama Teşkilatı tarafından yayınlanmış en son ilçe bazındaki sosyo-ekonomik gelişmişlik kriterleri, ilçelerin sağlık göstergeleri ile coğrafi konumları dikkate alınarak, sağlık hizmet birimlerinde toplam 17 bin 283 kişi sözleşmeli personel olarak istihdam edilecek. 2010 yılında alınacak 17 bin 283 sözleşmeli sağlık personelinin 8 bin 559′u yataklı tedavi biriminde, 4 bin 704′ü sağlık ocağında, bin 443′ü 112 acil sağlık hizmetinde, bin 430′u toplum sağlık merkezinde, bin 18′i sağlık evinde, 74′ü Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü’nde, 50′si sağlık merkezinde, 3′ü ağız ve diş merkezinde, 2′si ise verem savaş dispanserinde görevlendirilmesi öngörülüyor. (ANKA)

Bu yazı toplamda 199, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Hemen Paylaş

5. Arama Sona Erdi

Yazar mehmet | 01.01.2010 | Kategori Gündem

Haber: 5. Arama Sona ErdiAnkara Seferberlik Bölge Başkanlığı‘ndaki Arama Sona Erdi.Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığı‘ndaki arama sona erdi.

Balgat Kirazlıdere mevkisindeki Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığı‘ndaki 5. arama faaliyetlerine dün tekrar saat 11.10′da başlanmıştı.

Arama çalışmaları akşam saatlerinde sona erdi.

ECONOMIST’TEN İLGİNÇ YORUM

Economist dergisi bu haftaki sayısında yine Türkiye’deki gelişmelere yer verdi. 2009 yılının Türk generaller için zor bir yıl olduğunu yazan dergi, basının eline geçen gizli belgeler, telefon dinlemeleri ve suikast girişimleri gibi olayların ülkedeki laik kesimi bile şaşırttığına dikkat çekti.
Türk ordusunun Türkiye’de demokrasinin gelişimi önünde en büyük engellerden biri olduğunu yazan The Economist, “Sivillerin generallerden emir aldıkları günler artık geride kaldı.”yorumunu yaptı.

En son skandalın geçtiğimiz günlerde iki askerin Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç‘a suikast girişimi suçundan göz altına alındığı olaya dikkat çeken dergi, suçüstü yakalanan askerlerden birinin yakalandıktan sonra Bülen Arınç’ın adresinin bulunduğu kağıdı yemeye çalıştığını aktardı.

Genelkurmay’dan tarafından yakalanan askerlerin bilgi sızdırdığı iddia edilen bir başka rütbeli askeri takip ettikleri yönündeki açıklamasının savcıları tatmin etmediğini vurgulayan The Economist, Seferberlik Tetkik Kurumu’nda yapılan incelemeleri de ön plana çıkardı.

Yaşanan olayların Türkiye’de bir ilk olduğunu yazan dergi, “İlk kez siviller Türkiye’de askerleri bu şekilde yargılıyor. AK Parti hükümeti geçtiğimiz yaz ayında çıkardığı bir yasayla sivillere bu yetkiyi verdi. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ bile yapılan son aramaların yasal çerçeve içinde gerçekleştiğini açıkladı. Başbuğ’ın hükümetle iş birliği içinde olduğu görülüyor.”yorumunda bulundu.

Bu yazı toplamda 124, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Hemen Paylaş

Delgado’da Son Karar

Yazar mehmet | 31.12.2009 | Kategori Gündem

Haber: Delgado'da Son Karar

Mustafa Denizli, Sakatlığı Nedeniyle Uzun Süredir Takımdan Ayrı Kalan Delgado Konusuna Açıklık Getirdi.Beşiktaş Teknik Direktörü Mustafa Denizli, sakatlığı nedeniyle uzun süredir takımdan ayrı kalan ve şu anda Arjantin’de bulunan Delgado’nun, ya sağlam geleceğini, ya da gelmeyeceğini söyledi.

Denizli, siyah-beyazlı takımın BJK Nevzat Demir Tesisleri’ndeki antrenmanı sırasında basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Delgado konusuna açıklık getirdi.

Tecrübeli teknik adam, Delgado’nun ülkesinde tedavi olduğunu hatırlatarak, ”Delgado, ya sağlam gelecek, ya da gelmeyecek. Kasığında bazı bölgelerde sorunları var. Bir santime yakın yırtık bulunuyor. Tedavisini sürdürüyor. Orada iyi bir uzmanın yönetiminde çalışıyor” dedi.

Sağlık ekibiyle bu konuyu konuştuklarını ve yaşanan sıkıntının beklenen bir durum olduğunu vurgulayan Mustafa Denizli, ”Düşüncemiz, kendisinin sağlıklı ve hazır olarak gelmesidir. Delgado’yla ilgili 1 aylık süre var ama benim o kadar sürem yok. Şartlar ocak ayına kadar süre tanıyor. Delgado ile 15 Ocak tarihine kadar bizim süremiz var. Doktorun vereceği raporu göreceğim ama durumunu burada da görmek lazım” diye konuştu.

-”TRANSFERE İHTİYACIMIZ YOK”-

Real Madridli futbolcu Guti için transfer girişiminde bulunduğu yönünde İspanyol basınına yansıyan haberlerin asparagas olduğunu vurgulayan Denizli, ”Gelecek kimseye ihtiyacımız yok. Verdiğimiz rapor bu doğrultuda. Gideceklere yardımcı oluruz. Biz bize yeteriz” ifadelerini kullandı.

-RAMAZAN’IN TRANSFERİ-

Yeni transfer kaleci Ramazan Özcan’a değinen tecrübeli teknik adam, bu transferin bulundukları durumdan dolayı gerçekleştiğini dile getirdi. Denizli, ”Rüştü ameliyattan çıktı. Hakan asgari 2 ay yok. Bu şartlardan dolayı kaleci transferi yapma zorunluluğumuz vardı. Ramazan’ın transferini şartlar belirledi. Hem bizim durumumuz, hem de onun durumu transferin oluşmasını sağladı. Alman liginden tecrübeli bir kaleci” diye konuştu.

Denizli, Ramazan’ın transferine rağmen, Korcan’ın da kadroda yer almaya devam edeceğini belirtti.

Filip Holosko’nun sakatlığının da beklenenden uzun sürdüğünü söyleyen Denizli, ”Ben de aynı yerden sakatlık yaşamıştım ama bu kadar uzun sürmemişti. Dönüşü beklediğimden uzun oldu. Şanssızlığı, kırığın çok parçalı olması” dedi.

Denizli, yeni yıl dileğinin sorulması üzerine de ”Her şey eskisi gibi olsun” yanıtını verdi.

Bu yazı toplamda 321, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Hemen Paylaş

Artık Uçak Yapma Zamanı Geldi

Yazar mehmet | 31.12.2009 | Kategori Gündem

Haber: Artık Uçak Yapma Zamanı Geldi

Ulaştırma Bakanı, Artık Sıranın Uçak Yapmaya Geldiğini Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, karayolu, demiryolu, denizcilik ve internet alanlarında cumhuriyet tarihinin en büyük gelişmelerinin kendi dönemlerinde olduğunu ifade ederek, artık sıranın uçak yapmaya geldiğini söyledi. Yıldırım, bu konuda çalışmaların başladığını açıkladı. Türkiye’nin hem otomobili hem uçağı bugün dünyada söz sahibi olan ülkelerden önce yapmasına rağmen destek yerine köstek olunması sebebiyle çalışmaların akamete uğradığını anlatan Bakan Yıldırım, “Devrim arabası ve Nuri Demirağ’ın uçak projesi, yakın tarihimizin ibret alınması gereken olaylarıdır. Türkiye bugün daha farklı şeyleri konuşan bir ülke olabilirdi, ama hâlâ vakit geç değil. Daha önümüzde yapacak çok işimiz var.” dedi.

İzmir’de Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Denizcilik Fakültesi’nde öğrencilere konferans veren ve okul binasını gezen Bakan Yıldırım, deniz filosunu güçlendirdiklerini, havayolu taşımacılığını geliştirdiklerini, bölünmüş yollarda önemli başarıya ulaştıklarını ifade etti. Yıldırım, Barbaros Hayrettin Paşa’nın, “Denizlere hakim olan, dünyaya hakim olur.” sözünün geçerliliğini koruduğunu vurgulayarak, bu alanda büyük yatırımlara giriştiklerini kaydetti.

Ulaştırma Bakanı, 2003′e kadar 6 bin 100 kilometre olan bölünmüş yollara, son yedi yılda 11 bin 500 kilometre ilave edildiğini, hava yolunu halkın yolu yaptıklarını, toplam havacılık cirosunun 2 milyardan 8 milyar dolara yükseldiğini, havaalanı kapasitesininse 55 milyondan 105 milyona çıktığını dile getirdi. Halen Avrupa’nın en güzel dört havalimanına sahip olduklarını belirten Bakan Binali Yıldırım, 2023 yılı projeksiyonunda havalimanı kapasitesinin 368 milyon, uçak sayısının 368′den 750′ye çıkarılmasını, 30 milyon kapasiteli en az bir, 15 milyon kapasiteli en az iki ve 15 milyon kapasiteli en az üç havaalanı yapmayı planladıklarını ifade etti. Türk halkına uçmanın zevkini ve konforunu tattırdıklarını da belirten Yıldırım, “Mutlaka kendi uçağımızı yapmamız lazım. Bunun için de çalışmaları başlattık.” şeklinde konuştu.

“DENİZCİLİKTE KARA LİSTELERDEN BEYAZ LİSTELERE GEÇTİK”

Bakan Binali Yıldırım, Türkiye’nin denizcilik sektörünün her alanında, 2003 ile 2008 arasında altın dönemini yaşadığını, uluslararası alanda ülke itibarını artıran gelişmeler olduğunu, denizcilikte kara listelerden kısa sürede beyaz listelere geçişin sağlandığını söyledi. Denizcilikte edilgen ve kuralları uygulamakla kalan bir konumdan, kurallar koyulurken görüşüne başvurulan bir ülke haline geldiğini, gemi inşa sanayisinde birçok dalda marka olunduğunu bildiren Yıldırım, sektörde yetişmiş insan sıkıntısı bulunduğunu kaydetti.

Yatırım yapmasına rağmen süreklilik arz edecek denizci kadro bulamaması sebebiyle sektörden çekilen armatörler bulunduğunu dile getiren Yıldırım, son yıllarda denizcilik eğitimi veren okul sayısında sevindirici artışlar olduğunu ifade etti. Türkiye’nin gemi inşa kapasitesinin 6 yılda 500 bin tondan 3,5 milyon tona çıktığını, ihracatın da 500 milyon dolardan 2,8 milyar dolara yükseldiğini belirten Bakan Yıldırım, şunları söyledi: “Kriz, en fazla denizciliği vurmuş gibi görünüyor. Uzun ince bir yoldayız, ümitsiz olmaya gerek yok. Yorulduğumuz, bir ağacın gölgesinde dinleneceğimiz anlar da olacaktır. Kriz böyle bir andır. Bu da gelip geçecektir. Asıl olan kriz değil, istikrardır. Kriz istisnadır. Bu krizi ne Türkiye’de bizler ne sektörde faaliyet gösteren denizciler ne de dünya önceden hesap edebilmiştir. En vahim hata budur. Herkesin, ‘Bu gemi batmaz’ dediği Titanik’in batması gibi bir olay.”

“DEMİR YOLLARI YATIRIM YAPILAN BİR ALAN HALİNE GELDİ”

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Atatürk dönemi sonrası ilgisiz kalınan demir yollarında da büyük yatırımların bulunduğunu kaydetti.

Bakan Yıldırım, şöyle konuştu: ”Demir yolları, büyük Atatürk’ün döneminden bu yana ilk defa hatırlanan, yatırım yapılan bir alan haline geldi. 1923-1946 arası demir yolu seferberliği kapsamında her yıl için yapılan yol, 130 kilometreyi aşmıştır. 2003′ten günümüze kadar her yıl 88 kilometre demir yolu yapıldı. Göreve geldiğimizde 6 tane olan bölünmüş yolla birbirine bağlanan il sayısı 63′e yükseldi. Bakanlık tarihinde ilk defa 2010 yılı bütçesinde demir yollarına ayırdığımız para, kara yollarına ayırdığımızın yüzde 10 fazlası oldu. Toplam ulaştırma yatırımlarının yüzde 49′unu demir yollarına, yüzde 38′ini kara yollarına ayırdık. Bu da ulaşım politikalarımızda çok önemli bir makas değişikliği anlamına gelir.”

Yıldırım, Türkiye’nin Avrupa’da hızlı trene sahip altı, dünyada ise sekiz ülkeden biri olduğunu, Eskişehir-İstanbul hattı inşaatının devam ettiğini, Ankara-Konya hattının 2010 yılında hizmete açılacağını belirterek, “Artık ‘Git gel Konya 6 saat’ yok, ‘Git gel Konya 2 saat var.” ifadesini kullandı.

Bakan Yıldırım, terör belasının Türkiye’nin çağdaşlaşma mücadelesinde enerjisini emdiğini, bundan basiretle kurtulabilecek bir güçte olduklarını, ülke insanının çok daha zor şartlarda birlik ve beraberliğini sağlayarak millî mücadele verebildiğini sözlerine ekledi.Söyledi. Yıldırım, Bu Konuda Çalışmaların Başladığını Açıkladı.

Bu yazı toplamda 146, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Hemen Paylaş

‘Eşek Eti’ İsyanı

Yazar mehmet | 31.12.2009 | Kategori Gündem

Haber: 'Eşek Eti' İsyanı

‘At ve Eşek’ Eti Yedirildiği Gerekçesiyle 2 Gündür Eylemlerini Sürdüren Çukurova Üniversitesi Öğrencileri Sakinleşmiyor.’At ve eşek’ eti yedirildiği gerekçesiyle 2 gündür eylemlerini sürdüren Çukurova Üniversitesi öğrencileri, Yurt Müdürü Nuri Küçük ve Rektör Alper Akınoğlu‘nu istifaya çağırdı.

Adana‘da Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi ile Çukurova Üniversitesi’nde bulunan Fevzi Çakmak Öğrenci Yurdu’na 2 firmanın verdiği yemeklerde at ve eşek eti kullanıldığının ortaya çıkması üzerine öğrenciler eylemlerini sürdürüyor.

Eylemlerin ikinci gününde öğrenciler yurt önünde toplanarak, “Adana kebabı eşek kebabı”, Müşteri değil öğreniyiz biz” sloganları attı.

Grup adına basın açıklaması yapan bir öğrenci, “Bizi yıllarca kandırdılar. Bizlere at ve eşek eti yedirdikleri ortaya çıktı.” dedi.

Yemekhane ve kantinlerin kamulaştırılmasını isteyen öğrenciler, Çukurova Üniversitesi Rektörü Alper Akınoğlu ve Fevzi Çakmak Öğrenci Yurdu Müdürü Nuri Küçük’ü istifaya çağırdı. Öğrencilerin tepkilerinin bir süre daha devam etmesi bekleniyor.

Öğrenciler basın açıklamasının ardından yemekhaneye giderek eylemlerini sürdürdü.

Bu yazı toplamda 147, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Hemen Paylaş

Viranşehir’de Çatışma: 7 Polis Yaralı

Yazar mehmet | 31.12.2009 | Kategori Gündem

Haber: Viranşehir'de Çatışma: 7 Polis Yaralı

Şanlıurfa’nın Viranşehir İlçesinde Çıkan Silahlı Çatışma Sonrası Yaşanan Olaylarda 7 Polis ve 2 Vatandaş Yaralandı.

Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde çıkan silahlı çatışma sonrası yaşanan olaylarda 7 polis ve 2 vatandaş yaralandı.

Viranşehir İlçe Tarım Müdürlüğü önünde sıra bekleme konusundaki tartışma sonrası silahlı çatışma çıkmış ve 1 kişi hayatını kaybederken, 2 kişi de yaralanmıştı.

Olayın duyulması üzerine İlçe Tarım Müdürlüğü önüne gelen yaklaşık 3 bin kişi, zanlının içerde olduğunu belirterek linç girişiminde bulundular. Bunun üzerine yaşanan taşlı sopalı olaya polis müdahale etti. Müdahale yapan polislerden 7′si ve vatandaşlardan 2′si, vücutlarının çeşitli yerlerine isabet eden taşlardan dolayı yaralandılar.

Yaralılar, olay yerindeki polis ekipleri ve sivil araçlarla devlet hastanesine kaldırıldı. Tedavi altına alınan yaralıların durumlarının iyi olduğu belirtildi.

Olayların ardından tekrar İlçe Tarım Müdürlüğü önüne gelen yaklaşık bin kişinin olay yerinde beklemesi devam ederken, Şanlıurfa’dan özel harekat timleri ve çevik kuvvet polisleri olay yerine gelerek güvenlik önlemi aldı.

Öte yandan, zanlının İlçe Tarım Müdürlüğü’nde olduğu ve ortamın sakinleşmesinin ardından Emniyet Müdürlüğü‘ne götürüleceği belirtildi. Olayla ilgili soruşturma devam ederken, hayatını kaybeden Kadir Yazmacı’nın cenazesi Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Hayatını kaybeden Yazmacı’nın morgdan alınmasından sonra Yeni Mezarlıkta defnedileceği belirtildi.

Bu yazı toplamda 153, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Hemen Paylaş
Sayfa 20 Toplam 290« İlk...10192021304050...Son »