Müslüman toplumunu kızdıracak yasak

Yazar aSh | 13.02.2008 | Kategori İslam

Avusturya’nın güneyindeki Kaernten Eyalet Meclisi, eyalet sınırları içinde ”cami ve minare inşa edilmesini yasaklayan bir yasayı” kabul etti.

Eyalet valisi ve aşırı sağcı Avusturya’nın Geleceği İttifakı (BZÖ) hareketinin kurucu lideri Jörg Haider, “cami ve minare inşaatının, eyaletin tarihsel ve doğal mimarisini bozduğu için yasaklandığını” öne sürdü.Haider’in hazırlayarak eyalet meclisine sunduğu yasa tasarısına meclis üyesi Hristiyan Demokrat eğilimli Halk Partisi (ÖVP) olumlu oy verirken, Sosyal Demokrat Parti’nin (SPÖ) ise karşı oy kullandığı bildirildi. haberin devamı »

Bu yazı toplamda 56, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Hollanda’da İslam korkusu

Yazar ahmetodabasoglu | 12.02.2008 | Kategori İslam

Hollanda’da “İslam korkusunun” hızla yayıldığını ve taraftar bulduğu iddia edildi
Avrupa Konseyinin Irkçılık ve Hoşgörüsüzlükle Mücadele Komisyonu (ECRI), Hollanda’da “İslam korkusunun” hızla yayıldığını ve taraftar bulduğunu bildirdi.

Komisyonun bugün yayımlanan raporuna göre, artan İslam korkusuyla birlikte, Hollanda’da Müslümanlara karşı ırkçı ve ayrımcı davranışlar giderek daha sık görülüyor.

Avrupa Konseyinin 47 üyesinin daha önce aldığı bir tavsiye kararı üzerine yapılan çalışma sonucunda hazırlanan raporda, bu yüz yılın başından itibaren başta ABD’deki 11 Eylül 2001 terör saldırısı olmak üzere ulusal ve uluslararası düzeyde radikal Müslümanların karıştığı şiddet olayları ve Hollanda’da sinemacı Theo van Gogh’un 2004 yılında öldürülmesi, Hollandalılar arasında İslam korkusunun yayılmasını “dramatik” bir şekilde artırdığı belirtildi. haberin devamı »

Bu yazı toplamda 77, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Yardımlaşma ve Yardımlaşmanın Önemi

Yazar yucin | 07.02.2008 | Kategori İslam

a) Yardımlaşmanın Önemi:

Genellikle ifâde edildiği gibi İslâmiyet bir yardımlaşma dinidir. İslâmiyetten önce de sonra da hiç bir din ve fikir sistemi onun kadar bu konuya eğilmemiş yardım anlayışını ve bu anlayışın uygulanışını bu kadar geniş boyutlara ulaştıramamıştır.
Kur’an-ı Kerim’den öğrendiğimiz bu gerçeği, hayatımızın her anında görüyoruz. Geçmişte olduğu gibi, şimdi de hayatı paylaşan insanlar, aynı düzeyde değillerdir, örneğin zayıfı, güçlüsü, fakiri, zengini,erkeği, kadını gibi. Böyle insan toplulukları beraber doğup, beraber ölürler. Bu beraberlik “hayat”ın kaynağını oluşturuyor.
Ancak bu farklı insanlar, yaşadıkları süre içinde birbirlerine ihtiyaç duyarlar. Zenginler bile fakirlere ihtiyaç duyar. Hiç bir zengin benim kimseye ihtiyacım yoktur diyemez. O insan servetini çalıştırdığı insanların gücü ile kazanır. Zira kimi çalıştırıyorsa ona muhtaç demektir. haberin devamı »

Bu yazı toplamda 428, bugün ise 3 kez görüntülenmiş

Sorularınıza cevaplar

Yazar yucin | 07.02.2008 | Kategori İslam

İnsan çevresinden bağımsız bir varlık değildir; o, algılayabildiği bütün nesnelerin içyüzünü öğrenmek ister, bu durum onun sürekli bir gelişim içerisinde olmasını sağlar, ayrıca bu, insanın kendi varlığının anlamını kavramasına yol açan çok önemli bir etkendir… Evet, insan kendi varlığının farkında olduğu gibi, aynı zamanda kendi kendini varetmediğinin de farkındadır… Çevresindeki güzelliklerin, büyüleyici dengelerin, parıltılı yıldızların etkisinden kurtulabilmesi olanaksızdır…Bu noktada daha bebeklik çağından kendini hissettiren “nedensellik” duygusunu kullanarak başta kendi varlığı olmak üzere genel olarak bütün varlığın anlamını kavramaya çalışacaktır, bu sorunu çözemezse huzursuz olacaktır… İşte, bu çalışma da, insanoğluna bu çabasında yardımcı olabilmek, en azından bu konuya ilgi çekerek etkili adımların atılmasını sağlayabilmek amacıyla yazılmıştır… haberin devamı »

Bu yazı toplamda 1910, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Dua Nasıl Edilir?

Yazar yucin | 07.02.2008 | Kategori İslam

Duanın şartları nelerdir? Dua nasıl edilir? Hangi ortamlarda edilir? vs.

Bu tür konuların sık sık tekrar edilmesi gereklidir. Çünkü insanlar çabuk unutuyorlar.

Bu devirde, Müslümanlar arasında dua resmi bir hal almıştır. Namaz kılıyorsun bir el kaldırıyorsun, hoca Arapça bir şeyler okuyor, sende amin diyorsun. Hoca da Arapça okurken sıkılıyor, sende onunla beraber el kaldırırken sıkılıyorsun. Halen bu işlem resmi bir protokol olarak yapıla gelmektedir.

Bir müminin ancak dua vasıtasıyla Allahü Teâla’ya ulaşabilir. Şöyle ki; haberin devamı »

Bu yazı toplamda 680, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Savurganlık ve Zararları

Yazar yucin | 07.02.2008 | Kategori İslam

İSRAF: Herhangi bir işte normal olan sınırı aşmak,aşırı olmak demektir. Çirkin bir huy olup büyük günahtır. Kur’an ;aşırıya kaçan, harcamalarında ve davranışlarında dengeyi kaçıran kimselerin yaptıklarını hoş görmemektedir. İsraf; sapmaların, bozulmaların, haksızlıkların, bozgunun kaynaklarından biri olarak görülmektedir. Ayrıca Kur’an’da Firavun “O israf edenlerden idi.” diye kötülenmiştir.
Kur’an israf kavramını iki anlamda kullanmaktadır:
Birincisi; haddi (sınırı) ve ölçüyü aşmak anlamındadır ki bu aynı zamanda inkarcıların bir sıfatıdır. Çünkü onlar Allah’ tan gelen helal ve haram ölçülerini tanımazlar. Davranışlarında normal sınırı gözetmezler ve konulan ölçünün ötesine geçerler, aşırıya giderler.
“(Salih onlara dedi ki) Allah’ tan korkun ve bana itaat edin. O israf edenlerin emrine uymayın. Onlar yeryüzünde bozgunculuk yaparlar.”
İsrafın Kur’an’da kullanılan ikinci anlamı savurganlıktır. haberin devamı »

Bu yazı toplamda 974, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

İbadet Kavramı

Yazar yucin | 07.02.2008 | Kategori İslam

Allah Teâlâ Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor:
“Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibadet ediniz. Umulur ki, korunmuş olursunuz”1
İbadet bizi yaratan ve pek çok Iütuflarda bulunan Allah Teâlâ’ya bir teşekkürdür. İnsan, iyiliklerini gördüğü kimselere karşı daima kendisini borçlu görür ve her vesile ile bu borcunu - gördüğü iyiliğe karşılık vermek sûretiyle - ödemek ister ve bundan haz da duyar. Halbuki insanın bu konuda en çok minnet duyması Iâzım gelen, hiç şüphe yok ki, Yüce Allah’tır. Çünkü insan, O yüce yaratıcının sayısız nimetlerine erişmiş olarak dünyaya gelmiştir. Allah Teâlâ onu en güzel sûrette yaratmış ve evrende olan her şeyi onun emrine vermiştir. Yeri ve gökleri ve bunlarda olan her şeyi insana hizmet için varetmiştir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulmuştur. haberin devamı »

Bu yazı toplamda 83, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Laiklik ve Din

Yazar yucin | 07.02.2008 | Kategori İslam

Laik devlet kavramına girmezden önce, laikliğin ne olduğunu tanımlamak yerinde olacaktır.
Laiklik; Grekçede laos ve laikos kelimelerinden türetilmiş olup, halktan olan manasına ya da avam manasına gelmektedir. Anlam itibariyle, dinsel olmayan, dine ait olmayan, din-dışı unsurlara ait olandır.
En kısa tanımıyla laiklik, dini kurumların devlet işleyişinin dışına çıkartılmasıdır. Bir başka deyişle, dini kurumlar ile devlet kurumları arasındaki ilişkinin yeniden düzenlenmesi ve dini kurumların devlet düzeninin dışında faaliyet göstermesi laiklik fikrinin temelidir. Dini kurumlar ile devletin birbirinden ayrılması olarak laiklik, aynı zamanda, bütün dinsel toplulukların, istisnasız olarak devlet tarafından özel topluluklar olarak nitelendirilmesi demektir. Bu bağlamda, dini kurumların devlet hazinesinden aldıkları her türlü mali desteğin kaldırılması laikliğin bir gereğidir.
Laiklik, devlet ve toplum yaşamını ilgilendiren hukuk kurallarının akla,bilime ve toplumun ihtiyaçlarına dayalı olmasıdır.yani devletin işine din kurallarının karışmamasıdır.Kişilere inanç ve ibadet özgürlüğünün verilmesi ve bu inanç ve ibadet özgürlüğünün devlet tarafından güvenceye alınmasıdır. haberin devamı »

Bu yazı toplamda 305, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Türkler ve Müslümanlık

Yazar yucin | 07.02.2008 | Kategori İslam

1.TÜRKLERİN MÜSLÜMAN OLUŞU
Mekke’de doğan İslam Dini Hz. Peygamberin vefatından önce bütün Arabistan yarımadasına yayılmıştı. Hz. Ömer döneminde Arabistan dışına fetihler başlamıştı. Hz. Ömer döneminde İslam orduları Suriye, İran ve Mısır’a kadar ilerlemişti. Türklerin Müslümanlarla karşılaşması ilk defa bu dönemde olmuştu. İran’ ın fethinden sonra Maverâünnehir’e ulaşan İslam orduları burada Türklerle karşılaşmışlardı. Türklerin Müslümanlarla karşılaşmaları İslam hakkında ilk bilgileri elde etmelerini sağladı.Emeviler döneminde Türklerin yaşadığı bölgeler seferler düzenlendi. Bu seferler ve yapılan fetihler neticesinde Türkler İslamiyeti yakından tanımaya başladılar. Ancak Emeviler döneminde bazı keyfi uygulamalar (özellikle ırkçılık) Türklerin İslamiyet girmelerini geciktirdi.
750 yılında Emevilerin yerine Abbasiler iktidara gelmişti. Abbasilerin iktidara gelmesinde Türklerin önemli etkisi olmuştur.
Abbasiler’in Çinlilere karşı yaptığı Talas savaşında Türkler, Abbasilerin yanında yer almışlar ve bu savaş büyük zaferle sonuçlanmıştır. Bu zafer Türk tarihinde önemli sonuçlar doğurmuştur. Bu savaştan sonra Çinliler Türkler üzerinde hakimiyet kurma düşüncesinden vazgeçmişlerdir. Türkler ile Araplar arasında dostluk başlamıştır. haberin devamı »

Bu yazı toplamda 839, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Kültür ve Din

Yazar yucin | 07.02.2008 | Kategori İslam

1.KÜLTÜR VE KÜLTÜRÜN ÖĞELERİ
Kültür bir ulus veya toplumun tarih boyunca geçirdiği yaşantılar sonucunda oluşturduğu maddi ve manevi birikimi demektir Daha kısa bir ifadeyle kültür bir toplumun yaşam biçimidir.
Kültürün öğelerini iki grupta incelemek mümkündür Birinci gruba girenlere maddi unsurlar ikinci gruba girenlere ise manevi unsurlar denir Kültürün maddi öğelerini şunlardır Sanat, mimari ve edebiyat eserleri köprüler kervansaraylar camiler müzik aletleri ve eserleri, destanlar bu gruba örnek olarak verilebilir Giyim-kuşamla ilgili öğeler ile günlük hayatta kullanılan çeşitli araç ve gereçlerde maddi kültür öğeleridir. haberin devamı »

Bu yazı toplamda 1957, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Sayfa 25 Toplam 29« İlk...«2324252627»...Son »



Kapat
E-posta ile paylaş