2007 yılının en çok okunan spor haberi

Yazar admin | 31.12.2007 | Kategori Spor

Beşiktaş tribünleri İngilizleri kıskandırdı

 

      İnönü Stadı’ndaki taraftarlar görevini kusursuz yaptı. Teröre lanet okuyan ve hep bir ağızdan “Şehitler ölmez, vatan bölünmez” sloganı atan siyah - beyazlılar, ikinci yarıda coştu, tezahüratlarıyla İngilizleri kıskandırdı haberin devamı »

Bu yazı toplamda 573, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Yıldırım yine bombaladı

Yazar aSh | 31.12.2007 | Kategori Spor

 
Fenerbahçe Başkanı Yıldırım, ‘birileri’nin her ataklarında kendilerini geri çekmeye çalışacağını iddia ederek, “Büyümemizi engellemeye kimse cüret edemeyecektir” dedi..

F.Bahçe Başkanı Aziz Yıldırım, kulübün resmi dergisinin 2008 Ocak sayısında ilginç açıklamalar yaptı. Camia olarak ikinci yüzyıla adım attıklarını söyleyen Yıldırım, “Her gün ayrı bir hevesle kucakladığımız 100. yıl coşkumuz, bir diğer 100. yılımıza adım atarken aynı heyecan ve tecrübeyle devam edecektir” dedi. 2007 yılında tüm şubelerde başarılar elde ettiklerini söyleyen Yıldırım, “Hepimizin gönlüne kazınmış Fenerbahçe sevdası, nice yüzyıllar boyunca yine siz Fenerbahçe taraftarlarının eşsiz desteğiyle sürecek, sarılacivert renklerimiz, bizlerin sesi, kuvveti, prestiji ve ailesi olmaya ilelebet devam edecektir” ifadesini kullandı. haberin devamı »

Bu yazı toplamda 50, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Ulusoy’un tehlikeli oyunu

Yazar aSh | 31.12.2007 | Kategori Spor

 Futbol kamuoyu Haluk Ulusoy’dan bu soruların cevabını bekliyor:

Süper Lig’de yer alan 18 kulübün oluşturduğu Kulüpler Birliği’nin desteğiyle hazırlanan ve FIFA tarafından “Dünyanın bütün federasyonlarına örnek teşkil edecek bir yasa” olarak nitelenen yeni Futbol Yasası, Haluk Ulusoy’un keyfi tutumu nedeniyle uygulanamıyor.Muz cumhuriyetlerinde bile görülemeyecek kadar büyük bu kanuntanımazlık nedeniyle değeri milyar dolarlarla ölçülen Türk futbolu büyük bir kaosun içine sürükleniyor, Türkiye Cumhuriyeti’nin Bakanlar Kurulu hiçe sayılıyor, sadece ve sadece koltuğunu korumak isteyen Federasyon Başkanı Ulusoy, Türkiye’yi FIFA ve UEFA nezdinde komik durumlara düşürmeye çalışıyor. haberin devamı »

Bu yazı toplamda 41, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Tesadüf bunun neresinde?

Yazar admin | 30.12.2007 | Kategori Spor

Kısa bir zaman sonra, hafızalardaki tazeliğini koruyan ‘tesadüfle kazanma tartışması’ yeniden ortaya çıktı.

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın, geçtiğimiz sene İstanbul Teknik Üniversitesi’nde (İTÜ) katıldığı ‘2007′ye Doğru Fenerbahçe’ panelinde Galatasaray’ın UEFA Kupası’nı ‘tesadüfle’ kazandığını söylemesi büyük tartışmaları da beraberinde getirmişti.Her ne kadar Yıldırım, sözlerinin yanlış anlaşıldığını belirtse de Galatasaray cephesinden sert tepkiler gelmişti. Derdini tam anlatamamaktan yakınan Yıldırım’ın ilginç ifadeleri hafızalardaki tazeliğini korurken önceki akşam NTV kanalına konuk olan Galatasaray Başkan Yardımcısı Adnan Polat’tan da benzer sözler işitildi. haberin devamı »

Bu yazı toplamda 40, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Bu hafta da Tuncay kurtardı

Yazar admin | 30.12.2007 | Kategori Spor

Premier Lig’deki temsilcimiz Tuncay Şanlı, bu haftayı da boş geçmedi. Portsmouth’u deplasmanda 1-0 yendikleri maçın tek golünü 20. dakikada atan Tuncay, Middlesbrough’ya 3 puanı getiren isim oldu.

Tottenham-Reading maçı ise gol düellosu şeklinde geçti. 10 gol atılan maçta Tottenham, Berbatov’un 4 golüyle rakibini 6-4’le geçti. Geçen hafta liderliğe yükselen M.United ise West Ham’a 2-1 mağlup oldu.

Bu yazı toplamda 77, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Holosko, Beşiktaş ile anlaştı

Yazar aSh | 29.12.2007 | Kategori Spor

 Beşiktaş, uzun süredir peşinde olduğu Vestel Manisaspor’un Slovak futbolcusu Filip Holosko için kulübüyle anlaşmaya vardı.

Beşiktaş Kulübü Asbaşkanı Levent Erdoğan, yaptığı açıklamada, Holosko’nun transferi için kulübüyle anlaştıklarını belirterek, ”Uzun süredir arzu ettiğimiz bu transferin gerçekleşmesi bizi mutlu etti. Beşiktaş camiasına hayırlı uğurlu olsun. Holosko’nun, hırsı ve mücadelesiyle takıma katkı sağlayacağına inanıyorum” dedi.

Siyah-beyazlılar, Holosko’nun transferi için Vestel Manisaspor’a 5 milyon Avro ile futbolculardan Burak ve Koray’ı verecek.

Bu yazı toplamda 47, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Cimbom’un tek problemi Feldkamp

Yazar aSh | 29.12.2007 | Kategori Spor

 Ünlü yorumcu Rıdvan Dilmen Milliyet Gazetesi’nde Galatasaray’ın ilk yarı performansını değerlendirdi


Feldkamp’a güvenmiyorum

Sabri’yi ön liberoda, Hasan Şaş’ı sağ bekte oynatan bir antrenöre açıkçası güvenmiyorum. Galatasaray’ın bence Feldkamp dışında hiçbir dezavantajı yok. Emre doğru bir transfer. Lincoln, Linderoth ve Ayhan da ikinci yarı takıma dönerse işler yeniden düzelebilir

Galatasaray’ın son haftalardaki düşüşü, sakatlıklar nedeniyle yeni transferlerden yararlanamaması olabilir mi? Yani Lincoln, Linderoth’un yanı sıra Ayhan’ın yokluğu ne derecede etkiliydi?
“Galatasaray’da sezon sonuna doğru ciddi bir düşüş yaşandı. Bunun birkaç nedeni vardı. Birincisi sisteme baktığınızda 4-3-1-2 oynayan nadir takımlarından bir tanesi. Ve orta sahadaki dört kişinin en az ikisinin ofansif olması gerekiyor. Dolayısıyla bu oyun sistemini oynamak fiziksel anlamda kolay değil. Bunun için önce rakip yarı alanda oynamalısınız. Ve dar bir alanda. Top rakibe geçince de kendi yarı alanınıza çekilmeden ileride basmanız lazım. Bu alışkanlık isteyen bir sistem. İlk yarının sonuna doğru takımdaki fiziksel düşüklük ve sisteme alışık olmayan değişik isimlerin oynaması takımı etkiledi. Sistem ister istemez işlemedi. Ayrıca yabancılardan fazla yararlanılmadı. Her şeyden önemlisi şu - bu sebepten kadro istikrarsızlığı oldu. Şu bu sebep derken, sakatlıkları, kırgınlıkları, kadro dışı bırakılmaları kastediyoruz. Galatasaray’ın molaya ihtiyacı vardı. Açıkcası UEFA Kupası’ndan elenebilirdi. Türkiye liginde bir puan geriye düştü. Yani çok büyük yara almadan mola geldi.”
Feldkamp’ın, Hakan ile Lincoln’u Beşiktaş maçı öncesinde kadro dışı bırakması sonucu doğan sıkıntıların izleri silindi mi ?
“Silinmesi için aynı uygulamaların devam etmesi gerekirdi. Aynı uygulamaları görmeyen oyuncular antrenörlerine karşı olan saygınlıklarını yitirdiler. Bunu da önemli oyuncularının oyundan çıkarken verdikleri reaksiyonlardan görebiliyoruz. Hakan Şükür’de değil ama Lincoln’de iz bıraktığını kesinlikle söyleyebiliriz. Çünkü bunu performansında ve özverisinde çok net gördük.”
Galatasaray’a yeni alınan isimlerin performansı sizce yeterli mi ? Gençler ne derecede katkıda bulunuyor ? Ara transferde hangi mevkilere isim lazım ?
“Şimdi Galatasaray’a baktığımızda en faydalı transferin Servet olduğu gözüküyor. Futbol kariyerinin en formda dönemini yaşıyor. Song ile müthiş bir ikili oluşturdular. Açıkçası Orkun da iyi bir ilk yarı geçirdi. Bu oyun sisteminde tek ön libero ile oynarken kaleci ve stoperler hep sorun yaşarlar. Ama bu üçlü bunu en az seviyede tuttu. Emre transferi çok doğru. Song, Afrika Kupası’nda oynayacağı, hatta Bouzid’in Song ve Servet’e asla bir alternatif olamayacağı düşünülürse akıllı bir tercih oldu. Emre, Song ve Servet tarzında. Agresif, canlı ve çabuk. Kafa hakimiyeti yüksek, sert bir oyuncu. Ama Song ve Servet’teki zaafiyet onda da var. Topu oyuna sokmakta problem yaşıyor. Bence ikinci yarı en iyi transfer Ayhan, Lincoln ve Linderoth’un takıma geri dönmesi olur.”
Sizce, ilk yarıda Galatasaray’ın en başarılı 3 ismi kimler oldu ?
“Kesinlikle Servet, Song ve Orkun. İlk yarının sonlarına doğru Uğur Uçar ve Mehmet Topal da iyi bir çıkış yakaladı.
Cim-Bom’u ikinci yarıda ne gibi sıkıntılar bekleyebilir ?
“Galatasaray’ın Feldkamp dışında hiçbir dezavantajı yok. Sabri’yi ön libero, Hasan Şaş’ı sağ bek oynatan antrenöre açıkcası güvenmiyorum ben. Ama doğru işler yaparsa da kadrosu en az rakipleri için yeterli. Bir de genç yaşlı bilemem ama kadro istikrarı mutlaka sağlanmalı.”

Bayer Leverkusen’i yorumlar mısınız ? Galatasaray’ın şansı nedir ?
“Galatasaray’ın tur şansı yüzde 50. Leverkusen de oyunun belli bölümlerini iyi oynayan bir takım. Tarz olarak Sevilla’ya çok benziyorlar. Genelde ilk 15 dakikaya çok iyi başlıyor. Bu dönem çok önemli. Bir de oyunun son bölümlerini iyi oynuyorlar. Bu yüzden Leverkusen’e karşı oyunun temposunu Galatasaray belirlemeli. Çünkü Leverkusen rakibin gücüne göre tüm inisiyatifi bırakabiliyor. Yani rakibin oyununu kabul ediyorlar. Bu tuzağa düşebilirler.”

MİLLİYET

Bu yazı toplamda 48, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Cimboma Ankara’dan iyi haber

Yazar aSh | 28.12.2007 | Kategori Spor

 
İki tarafın 8 ay süren görüşmeleri sonrası dün Ankara’dan onay geldi. Kulübün borcu faizleri ile birlikte 51 milyon dolara düşürüldü. Ödeme 2013 yılına kadar yapılacak.

GALATASARAY Yönetimi’nden bir büyük başarı daha… Rüyaları süsleyen Seyrantepe Stat Projesi’nin hayata geçmesinin akabinde şimdi de yıllardır bela olan banka borcu dün gelen onaydan sonra ödenebilir hale geldi.

Futbol takımının ligin son haftalarındaki kötü performansı ve Feldkamp krizi Vakıfbank’tan gelen müjdeli haberle bir anda unutuldu. Galatasaray Kulübü tarihinin en büyük borcunu 8 aylık gizli görüşmelerin ışığında Mali İşlerden Sorumlu, eski Devlet Bakanı Işın Çelebi ve başkan yardımcısı Adnan Polat’ın girişimleri sayesinde yüzde 50′den bile daha fazla bir oranda düşürüldü.

İlk ödeme 1 milyon dolar

Geçtiğimiz günlerde başkan Özhan Canaydın ve yardımcısı Adnan Polat’la birlikte Vakıfbank’ın yöneticileri arasında yapılan anlaşma ile borç, faizleri ile birlikte 51 milyon dolar olarak belirlendi. Bu tarihi imzalar atıldıktan sonra yönetim kurulu Ankara’dan gelecek haberi beklemeye başladı.

Sarı kırmızılılar, YTL olarak katlanan borcunu dolara çevirdi. Yüzde 8′lik faizle 6 yılda (2013), her sene 10 milyon dolar olmak üzere bankaya geri ödeme yapması belirlendi.

Vakıfbank’a 6 yıl içinde düzenli bir şekilde 40 milyon doları ana para, 11 milyon doları faiz olmak üzere toplam 51 milyon dolar ödenecek. Yönetim, anlaşma gereği 2008′in ilk haftasına kadar Vakıfbank’a 1 milyon dolar ödemek zorunda.

Yöneticilerin yüzü güldü

Canaydın-Polat ikilisinin ve banka yöneticilerin anlaşmasından sonra dün de beklenen cevap geldi. Yönetimin 8 aylık çalışması Vakıfbank Üst Yönetim Kurulu’nun onay vermesi ile noktalandı. Galatasaray Kulübü de yıllardır üzerinde bir kambur gibi taşıdığı borç yükünden büyük ölçüde kurtulmanın mutluluğunu yaşadı.

HÜRRİYET

Bu yazı toplamda 60, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Kral Galatasaray’ı bırakıyor mu?

Yazar aSh | 26.12.2007 | Kategori Spor

 Galatasaraylı futbolcu Hakan Şükür,hakkındaki iddialara Antalya’dan cevap verdi.

Galatasaraylı futbolcu Hakan Şükür, takımıyla mukavelesinin bu sezon sonu dolacağını hatırlatarak, ”Futbolu bu sezon sonu kısmetse Galatasaray’da noktalayıp, ya Avrupa’da ya da başka bir yerde oynamak istiyorum” dedi.Antalya’da arsa alımı ve konut yapımı için ortak olduğu müteahhit arkadaşı Fatih Mehmet Baysal tarafından dolandırıldığı iddiasıyla açtığı davanın bugünkü duruşmasına katılan Hakan Şükür duruşmadan sonra, gazetecilerin, Sivasspor’a transfer olacağı iddialarına ilişkin sorularını yanıtladı. haberin devamı »

Bu yazı toplamda 66, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Bir Şampiyondan ilginç sözler

Yazar aSh | 26.12.2007 | Kategori Spor

 
2007 yılını dünya şampiyonu olup rekor kırarak geride bırakan Kenan Sofuoğlu, yeni sezona çok iyi hazırlandığını söylüyor.

Sofuoğlu Türk milletine daha nice başarılar kazandıracağını belirtiyor.

Kenan Sofuoğlu, 2007 Dünya Süper Sport motosiklet şampiyonluğunu elde edip tüm dünyanın takdirini toplasa da Türk olduğu için bazı önyargıları aşamadığını söylüyor. Dünyanın en zor ve popüler yarışlarından biri olan Süper Sport’ta şampiyonanın bitimine üç yarış kala zaferini ilan eden Kenan Sofuoğlu, motor sporları otoritelerince geleceğin en başarılı isimleri arasında zikrediliyor.

Şampiyonluğunun akabinde Türkiye’ye geldiğinde kahramanlar gibi karşılanan Kenan Sofuoğlu, yarışlar devam ettiği için sevincini yarım bırakarak tekrar pistlere dönmüştü. Çünkü şampiyonluk ona yetmemişti. Pistlerde kırılamayan bir rekoru kırma tutkusuyla kasıp kavruluyordu. Bu rekorun adı, bir sezonda en fazla yarış kazanan pilotluk unvanıydı. Ve istediğini elde eden 23 yaşındaki genç sporcu, dünya şampiyonluğunu rekorla taçlandırmıştı. Fakat şampiyon sürücünün yıllardır içini kemiren bir hâl vardı. Sofuoğlu’nun iç dünyasında bir türlü hazmedemediği bu durum, ünlü piyanist Fazıl Say’ın geçtiğimiz günlerde verdiği demeçlerle daha da farklı bir boyut kazanmıştı.

Dünya rekoru kırarak 2007 Dünya Süper Sport motosiklet şampiyonu olan Sofuoğlu, yarışmak için gittiği ülkelerde Türk pasaportu taşıdığı için pek çok sorunla karşılaşıyordu. Geniş bir ekiple seyahat ettiğini anlatan Sofuoğlu, “Takımımdaki en basit görevi icra eden teknik bir eleman dahi vize almada veya pasaport kontrolünde hiçbir zorluk yaşamazken, takımın en değerli ve birinci elemanı olan ben, sadece Türk olduğum için sürekli sıkıntı yaşıyorum.” diyor. Sofuoğlu, yıllardır bu konuda pek çok zorluk çekse de milletinden ve Türkiye pasaportu taşımaktan dolayı hiç gocunmadığını, tam aksine gurur duyduğunu belirtiyor. Yılın yaklaşık 11 ayını yurtdışında, o ülke senin bu ülke benim misali yarışarak geçiren şampiyon sporcu, piyanist Fazıl Say’ın açıklamalarına da değinerek şunları söylüyor: “O, ne gibi zorluklar çekmiş ki; böyle bir şey diyebiliyor? Ben sadece Türk olduğum için havaalanında 2 gün mahsur kaldığımı biliyorum. Dünyanın en iyi sporcularından biri dahi olsam hâlâ zorluk çekiyorum. Tüm bunlara rağmen ülkemle övünüyor ve Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etmek için çaba sarf ediyorum. Allah’a çok şükür, dünyada kavuştuğum ün sayesinde de bir kahraman gibi hemen hemen her ülkenin insanlarından ilgi görüyorum. Böylece yıpratmaya çalıştıkları bir Türk’ün neler yapabileceğini gösteriyorum.” Yaşadığı bu duruma takımdaki yabancı uyruklu arkadaşlarının da bir anlam veremediğini vurgulayan Sofuoğlu, “Hollandalı ekip arkadaşlarım, havaalanlarında yaşadıklarıma bir türlü anlam veremiyor. Onlar ‘Hollanda pasaportu al ve tüm bunlardan kurtul’ şeklinde sık sık telkinlerde bulunsalar da hiçbir zaman böyle bir şey düşünmedim.” şeklinde konuşuyor. Genç sporcu, konuşmasına şöyle devam ediyor: “Yurtdışını bir tarafa bırakın, kendi ülkemdeki yetkililerden dahi yıllarca destek alamadım. Şampiyon olana kadar yaşadığım zorluklar pek çok gazete ve televizyon programlarına yansıdı. Bunları tekrar dile getirmeyeceğim. Ben onları artık önemsemiyorum. Söylemek istediğim, ne kadar maddi manevi zorluk çeksem de ülkeme küsmedim ve hedeflerimden vazgeçmedim. Kimler yönetimde bulunursa bulunsun. Burası bizim vatanımızdır. Ondan hiçbir zaman vazgeçemeyiz. Aksine şu anki yönetimde olan bürokratlar bana daha çok destek oluyor. Başarımı takdir ediyor.”

Türk’ün neler başarabileceğini dünya görecek

2007′deki hedeflerine ulaşan Sofuoğlu, yeni sezonda yarışacağı bir üst kategori olan Dünya Süper Bike Şampiyonası’nda toplam 30 yarışa çıkacak. 23 Şubat’ta Katar’daki ilk etapta gaza basacak olan şampiyon sporcu, 2008 yılını şu şekilde planladıklarını ifade ediyor: “Test sürüşleriyle başlayacağımız sezonda başarılı yarışlar çıkarmak istiyoruz. 30 yarış hiç kolay değil. Yoğun bir yıl geçireceğim. İnşallah Dünya Süper Bike Şampiyonası’nda da şampiyon olup daha sonra MotoGP’ye geçeceğim. Böylece en büyük hedefim olan üç farklı sınıfta dünya şampiyonu olup bir Türk’ün neler başarabileceğini dünya görecek.” Türkiye’nin motor sporlarındaki öncüsü olduğu ve kendinden sonra yetişeceklere büyük destek vereceğinin altını çizen Sofuoğlu, “Türkiye Motosiklet Federasyonu Başkanı Yunus Uçar ve diğer yetkililer motor sporlarıyla ilgili pek çok yeni mevzuatı ve yönetmeliği Türkiye’ye kazandırmak için çabalıyor.” diyerek, gelecek yıllarda Türk motor sporlarının daha iyi yerlerde olacağına inandığını vurguluyor. Ailesini ziyaret etmek ve bazı reklâm filmlerine katılmak için Türkiye’de bulunduğunu belirten genç sporcu, Zaman Gazetesi’nin düzenlediği yılın sporcuları aday listesinde yer almaktan ötürü de mutlu olduğunu belirtiyor. “Motor sporlarına pek fazla ilgisi olmayan ülkemizin şampiyonluğumdan sonra bana ve yarışlarıma ilgi göstermesine şaşırmadım desem yalan olur.” şeklinde konuşan Sofuoğlu, daha nice sevinçleri Türkiye’ye yaşatacağına dair söz vermekten de geri kalmıyor.

RÖPORTAJ - NURULLAH KAYA - ZAMAN

Bu yazı toplamda 104, bugün ise 2 kez görüntülenmiş

Sayfa 126 Toplam 129« İlk...«124125126127128»...Son »



Kapat
E-posta ile paylaş