SiN Episodes: Emergence

Yazar ahmetodabasoglu | 20.02.2008 | Kategori Teknoloji

1998 Kasım’ında, birbirinden hiçbir farkı yokmuş gibi görünen iki oyun çıktı piyasaya: Half Life ve Sin. Valve yapımı Half Life’ta kullanılan Quake motorunun bir üst kademesi Ritual tarafından Sin için kullanılsa da, kapasite farkı mı demeli, kalite farkı mı demeli karar veremiyoruz; Half Life ezici bir üstünlükle Sin’i gölgede bırakmayı başarmış, tartışmasız o yılın en iyi vuruş oyunu olmuştu. Büyük beklentilerine rağmen Half Life yüzünden hayallerine ulaşamayan Ritual başka projelere yönelmiş, bu projelerle geçinmeye çalışmış ve günümüze kadar, yaklaşık sekiz yıl rutin bir iş hayatı geçirmişti. Half Life 2 çıkarken ofislerinde kim bilir ne kıskançlık krizleri geçirmişlerdir, 98 yılını anıp anıp ne çekemez laflar etmişlerdir tahmin bile etmek istemiyoruz, ancak firmanın Half Life’a bu işin burda bitmediğini söylemek istediğini bu yıl anladık: Half Life’ın dizi şeklinde, kısa bölümlere bölerek yeni oyunlar yapmaya başlaması Ritual için de bir mücadele şansı vermişti; şimdi Sin, Sin Episodes olarak yeniden doğacaktı.

Günümüzün gelişen teknolojik şartları ve oyun yapımcılarının sahip oldukları geniş imkânlar, daha iyi işlerin ortaya çıkarılmasına ve dolayısıyla oyunların yapım aşamasının çok daha uzun sürmesine yol açıyor. Hâl böyle olunca, gün geçtikçe yapılan oyunların bekleyenlerinin heyecan duyma süreleri uzuyor ve bir oyun için yıllarca süren beklentiler olabiliyor. Bunun önüne geçmek isteyen yaratıcı ve hafif de ticarî kafası gelişmiş yapımcılar, oyunlar için de dizi taktiğini uygulamaya karar verdiler. Bir yandan Half Life 2′nin devam oyunu olarak gösterilen fakat Half Life 3′ün ta kendisi olduğu da açık açık görülen Episode One’ı, bir yandan da Half Life ile yıllar öncesine dayanan bir hesaplaşması olan Sin’in yeniden doğuşunun ve rakibinin karşısına geçişinin ilk bölümü, Emergence’i oynuyoruz. Sonuç pek değişmiş gibi görünmüyor, Half Life 2: Episode One, Ritual için yine huzursuz günler yaşatıyor. Sin’in dağıtımcılığına Valve’in de katılması ise durumu komikleştiriyor. haberin devamı »

Bu yazı toplamda 203, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Sid Meier’s Railroads

Yazar ahmetodabasoglu | 20.02.2008 | Kategori Teknoloji

Hatırlarım, daha üç dört yaşındayken tren oyuncak setim vardı. Setin içinde raylar vardı ve onları birleştirerek uçlarından bir tren yolu oluşturur, ardından trenleri üstünde ittirirdim. Küçüktüm tabii, eğlenirdim. Gerçi artık oyuncaklarla oynama isteğimizin tamamını bilgisayar ve konsol oyunlarından karşılayabiliyoruz. Bu güzel bir şey, ama eskileri de unutmamak lâzım. Viking setim vardı hâtta. Ehm.

Yıllar önce Railroad Tycoon çıktı. Yapımın arkasında bilindik bir isim olan ve benim önderlik ettiği oyunları büyük bir hayranlıkla oynadığım Sid Meier bulunuyordu. Railroad Tycoon serîsi macerası, bir süre sonra rafa kaldırıldı. Şimdi yıl 2006 sonu, 2007’ye gireceğimiz sıralar. Sid Meier sanırım bize bir yılbaşı hediyesi vermek için Sid Meier’s Railroads ile geri dönüyor… Büyüksün baba! haberin devamı »

Bu yazı toplamda 44, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Ship Simulator 2008

Yazar ahmetodabasoglu | 20.02.2008 | Kategori Teknoloji

Simülasyon adının ciddiyetini bilirsiniz, ana kategorisi istediği kadar “oyun” olsun, bir oyun adına simülasyon sorumluluğu yüklediği anda eğlencelik olma veya arcade olma şansını kaybetmiştir. İlla ki sapına kadar gerçek, tam anlamıyla ciddiyet dolu olmalıdır ve kendisine yamuk yapanı bir yumrukta yere serebilmelidir. O yüzdendir ki Football Manager’a spor oyunu diyenlere bazıları hiddetle karşı çıkar, saygılı ol, o bir spor oyunu değil, o bir simülasyondur, o bir yaşam tarzıdır, derler. Players must be clever.

VSTEP, 2006 yılının yaz aylarında Ship Simulator 2006′yı ortaya çıkardıktan sonra pek iyi tepkiler almamış, oyunun bir gemi simülasyonu kalıbına sahip olmayı başarabilmesine rağmen oyuncular için pek keyifli saatler vaadetmediği, daha çok, hatalarla dolu sıkıcı saatlere gebe olduğu söylenmişti. VSTEP eleştirilerden dolayı yılmamış olmalı ki, hemen hemen bir buçuk yıl sonra ikinci Ship Simulator’ü koydu önümüze: Ship Simulator 2008. haberin devamı »

Bu yazı toplamda 94, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Shellshock: Nam ‘67

Yazar ahmetodabasoglu | 20.02.2008 | Kategori Teknoloji

Vietnam… Bana göre 2. Dünya Savaşı’ndan çok daha kanlı, çok daha zalim, çok daha vahşice geçti. Ama gerek oyun firmalarının 2. savaşa takılıp kalması ve hala suyunu çıkarmadıklarını düşünmeleri, gerek Nam hakkında yine bana göre yeteri kadar film yapılmaması ve tabii en önemlisi 2. savaş gibi okullarda gördüğümüz tarih derslerinde esamesinin okunulmaması yüzünden çoğumuzun Vietnam hakkında doğru düzgün bilgisi yok.

Son aylarda onlarca 2. Dünya Savaşı oyunu oynamama rağmen, oynadığım en son Nam oyunu Vietcong. İzlediğim en son Vietnam filmi Mel Gibson’ın Bir Zamanlar Askerdik’i. Tabii bunların hepsi 2. Dünya Savaşı oyunlarıyla kahramanlıklarını gözümüze sokma çabalarının, Vietnam’daki rezillikleriyle boşa çıkmaması için yapılıyor ama olsun. Bir Hollanda firması olan Guerilla bu konuya güzel bir eğilim yaptı.

ShellShock Nam’67, Vietnam’daki savaşın en sıcak olduğu zamanlarda cepheye yollanan sıradan bir askeri anlatan 3rd person shooter. Oyun boyunca takım arkadaşlarınız eşliğinde Vietnam’ın kimi zaman ormanlarında, kimi zaman köylerinde, kimi zaman da Vietcong’un ünlü yer altı tünellerinde görevler peşinde koşuyor ve çok sayıda Vietcong (VC) avlıyorsunuz. Tek başınıza çıktığınız görevler de oluyor ve bunlar genellikle gizliliğe dayalı. Oyuna ilk başladığınızda takımınızla birlikte ısınma görevleri diyebileceğimiz devriyelere çıkıyoruz. Bu görevler sizi Vietnam havasına ve oyun yapısına ısındırmak için, nispeten kolay. Ama daha sonra VC’nin esir düşen Amerikan askerlerini bulundurduğu bir kaleyi alıp, aynı gece dört kişiyle kaleyi savunduğunuz görevden sonra Özel Kuvvet Timi’ne alınıyorsunuz ve asıl oyun buradan sonra başlıyor diyebiliriz. haberin devamı »

Bu yazı toplamda 58, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Serious Sam II

Yazar ahmetodabasoglu | 20.02.2008 | Kategori Teknoloji

Firmanın çıkardığı ilk oyun olan, Serious Sam: First Encounter çok başarılı olmuştu. Zamanın FPS’lerinden çok farklı bir yapısı olan oyun, size sınırsız aksiyon vaadediyordu ve bunu da fazlasıyla başarıyordu. Oyunda yapacağınız tek şey üzerinize doğru gelen saçma canavarları öldürmekti. Oyun birçok kişi tarafından yılın oyunu seçildi, ödüller aldı ve kendi halinde vasat bir firma olan firmasını zengin etti.

Daha sonra 2002 yılında serinin 2. oyunu Second Encounter piyasaya sürüldü. Bu oyunun ilk oyundan tek farkı biraz daha makyajlanmış olmasıydı. Yeni silahlar, yeni mekânlar, yeni abudik canavarlar eklenmişti. Ancak bu oyun SS severleri pek tatmin edemedi, ve bu yüzden bir çok kişi tarafından eleştirildi.

CroTeam SS: 2 için oldukça iddialı idi. Yeni oyunda çok iyi bir grafik motoru, araç kullanabilme özelliği, yeni silah canavar ve mekânlar söyleniyordu. CroTeam sözünü tuttu ve tüm bunları oyuna gerçekten çok iyi bir şekilde ekledi ve biz oyunculara sundu.

Oyunun senaryosu… Hmm şey… Oyunun herhangi bir senaryosu yok, ya da en azından ben göremedim. Oyundaki tek amacınız üstünüze doğru gelen abidik gubidik canavarları öldürmek. haberin devamı »

Bu yazı toplamda 70, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Sensible Soccer 2006

Yazar ahmetodabasoglu | 20.02.2008 | Kategori Teknoloji

Kick Off ve onun ardından gelip tahtı ele geçirmeye niyetlenen -çoğunluğa göre de başaran- Sensible Soccer, Amiga dünyasının şimdiki Pro Evolution Soccer’ı ve FIFA Soccer’ı gibiydiler, kişisel görüşlere göre lideri değişen bir yarışın içersinde, oyuncuları görsellik açısından olmasa da oynanış açısından doyurmakta üstlerine olmamasından dolayı yalnız takılırlardı, fakat devir değişip grafik kavramı önemli hâle gelince, mertlik bozulunca bu durum da ortadan yavaş yavaş kalkmaya başladı, piyasa artık farklı tatların elinde olacaktı. İşte o farklı tatlar, ya da farklı tatsızlar, bellekleri şöyle bir yoklamadan da hatırlanabilecek yakın senelere kadar oynanış açısından futbol oyuncularını bir türlü doyuramadan piyasayı ellerinde tutmayı başarıyorlardı, başarmaya da devam ediyorlar. Bu makûs durumun, Codemasters’ın Sensible Soccer’ı yeniden diriltmek üzere kolları sıvamasıyla son bulacağı konusunda umutlananlar ise, projenin Kuju Entertainment yapımı olacağını öğrenince, bir anlık dirilmenin ardından, içe çöken pofuduk konsol koltuklarına kendilerini yeniden bıraktılar.

Bu yazı toplamda 41, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Secret Files: Tunguska

Yazar ahmetodabasoglu | 20.02.2008 | Kategori Teknoloji

Takvimler 30 Haziran 1908′i gösterir, saatler günün yavaş yavaş başladığını belirtirken, 07:40 sularında, Sibirya’nın orta bölgelerindeki Tunguska Irmağı’nın yakınlarında büyük bir gök patlaması gerçekleşmiş, görgü tanıkları, büyük bir ateş topu gördüklerini ve ardından yerin sarsıldığını, sıcak rüzgarların oluştuğunu söylemişlerdir. Patlama öyle etkilidir ki, olayın üzerinden dakikalar geçmesine rağmen, Avrupa’dan bile gökyüzünün tuhaf, parlak renklere büründüğü gözlenmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda, içinde bir bit yeniği olduğunun kolaylıkla ortaya atılabileceği olayın nedeninin, yeryüzüne çarpan bir yıldız parçasının olduğu söylenir; fakat üzerinden neredeyse 100 yıl geçmesine rağmen, hâlâ olayın nedeni tam olarak bilinmemektedir.

Victor Kalenkow, bu sıra dışı olayı araştıran bilim adamlarından biri olarak gözükmekte, trafik kazasında ölmüş gibi gösterilen karısından olan güzeller güzeli kızı Nina Kalenkow ile sakin bir hayat yaşamaktadır; fakat hiçbir şey, geleceğin oralarda bir yerlerde olduğu konusunda güvence veremez: Bir gece, Nina babasıyla buluşmak üzere, babasının çalıştığı arkeoloji müzesine gider ancak babasının ofisinde olmadığını, üstelik ofisin karmakarışık olduğunu ve müzenin terk edilmiş bir yer hâline geldiğini görerek afallar. Genç kız, tanıştığı yakışıklı delikanlı Max Gruber’la birlikte, babasına ne olduğunu, annesinin asıl geçmişini ve yaşamının Tunguska olayıyla ne kadar bağlantılı olduğunu öğreneceği uzun bir maceraya atılacaktır. haberin devamı »

Bu yazı toplamda 58, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Second Sight

Yazar ahmetodabasoglu | 20.02.2008 | Kategori Teknoloji

Tarihte, insanların birbirlerine gıcık oldukları, ve bu yüzden de piskopatlıştıkları görülmüştür. Piskopatlar arttıkça, “Yaw bu böyle gitmez, bu dedlileri tedavi edecek birilerini bulalım, adları da psikolog olsun.” diyen fikir adamları ortaya çıkmıştır. Gün geçtikçe, “pis ve psi” demeyi çok seven insanlar, ilginç güçleri olan gizemli kişilere “pisişik” ismini takmışlardır. Nah işte burada durmam gerekiyor çünkü oyunumuz pisişiklerle ilgili…

Codemasters, pek de alışılmadık bir şekilde, karşımıza fantastik-FPS bir oyun olan “Second Sight”ı koydu. Ve her fantastik oyunda olduğu gibi Second Sight’ta da -kayda alınmaması gereken- saçmalıklar mevcut. Bu saçmalıkların kayda alınmaması gerekiyor çünkü hiç kimse hayalgücüne dur diyemez. Aslında oyunumuza girmeden önce fantastik oyunlara, fantastik filmlere ve fantastik kitaplara önyargı ile yaklaşan beyinlere seslenmek istiyorum: Bakın kardeşim, okullarda ve özellikle de sanat okullarında, öğrencilere “Hayalgücünüzü kullanın.” deniyor. “Saçmalamayın!” denilmiyor. Yahu sen nasıl “Hiç çocuk uçar mı!” diyerek Harry Potter’ı yarıda bırakırsın! Sinirlendirmeyin adamı! Bir kere, hayatta “saçma” diye birşey olmaz. İnsanoğlu varoldukça, hayalgücü de, fantezi de, fantastik oyunlar da varolacaktır. Hadi şimdi fantastik-FPS oyunumuz Second Sight’a geri dönelim. Daha doğrusu başlayalım! haberin devamı »

Bu yazı toplamda 61, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Scooter War3z

Yazar ahmetodabasoglu | 20.02.2008 | Kategori Teknoloji

Birkaç gün önce Team6′in yaptığı iki yarış oyunu “Super Taxi Driver 2006″yı ve “Scooter War3z”yi satın alırken, Scooter War3z’nin demosunu oynamış olan zihniyetim içimdeki sesi uyardı ve içimdeki ses de kulağıma “Çok güleceksin..” diye fısıldadı. Ben de tabiî gülmeye meraklı bir tip olduğumdan dolayı içimdeki tereddütleri de gidererek oyunları aldım. Önce Super Taxi Dirver 2006′yı, sonra da Scooter War3z’yi hafif gülücüklerle 15′er dakika oynadım ve şimdi de kaleme (klavyeye) alıyorum. Piyasada bunca güzel oyun varken böyle vasat ötesi iki oyun hakkında uzun uzun konuşmak yerine kısa bir uyarı yazısı hazırlayayım dedim, oyunu çok beğenip de daha fazla ayrıntı okumak isteyenlere “Vay hâlinize!” deyip aflarına sığınıyorum.

Scooter War3z, adından da anlaşılacağı gibi scooter yarışlarını konu alan bir yarış oyunu. “Oyun” demenin pek de doğru olmadığı “oyun”un tanıtım sürümünü oynadığımda ve ismi üzerinde tahminler yaptığımda, tam sürümde belki FlatOut’taki gibi roket atarlı scooterlarla yarışabileceğimizi söylemiştim fakat buna ben de pek inanmamıştım. Nitekim cidden de bu tahminim yanlış çıktı, scooterlarda herhangi bir silah belirtisi yok ve dolayısıyla “War3z” de tamamen ilgi çekmek üzere konulmuş bir isim. Bu işler şekil bir isim koymakla bitseydi tüm yapımcılar zengin olurdu fakat önce adam gibi oyun yapmak lâzım. Team6 bunu yapabilmiş mi, tabiî ki hayır.. haberin devamı »

Bu yazı toplamda 42, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Scarface: The World Is Yours

Yazar ahmetodabasoglu | 19.02.2008 | Kategori Teknoloji

Başarılı olanı taklit etmek ile takip etmek arasındaki fark, hiç kuşku yok ki tartışılmayacak derecede büyük. Takip etmek, yani örnek almak, başarıya ulaşmak için esas alınması gereken önemli davranışlardan biriyken, taklit etmek ise birey olma ayrıcalığını yaşayamamaya sürüklenmeye yol açan bir “yanlış”, bir “karaktersizlik” göstergesidir. Düşündüğümüz zaman, takip edip, bu takibine kendinden parçalar katanların, gelecek nesiller ve yaratıcılar tarafından da takip edildiğini fark ediyoruz; fakat ne mutludur insanlığa ki, taklit edenlerin hatırlardan silinmesi, yalancıların mumunun sönmesinden bile daha az bir zamana tekabül ediyor. haberin devamı »

Bu yazı toplamda 157, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Sayfa 77 Toplam 128« İlk...«7576777879»...Son »



Kapat
E-posta ile paylaş