Keepsake

Yazar ahmetodabasoglu | 19.02.2008 | Kategori Teknoloji

Macera oyunlarının, özellikle de oynanması için iyi bir düşünme kapasitesine ihtiyaç duyulan macera oyunlarının, oldukça kaliteli olabilmelerine rağmen neden fazla satılmadıkları, yılın çok konuşulan oyunları arasına giremedikleri tartışılması gereken bir konu. Aslında nedeni açık, düşünmekle uğraşamayan, daha doğrusu uğraşmak istemeyen herkes -ki bu dünyanın büyük bir çoğunluğu demek oluyor- düşündürücü bulmacalarla dolu macera oyunları yerine oynanması kolay vuruş oyunlarına yöneliyorlar. Strateji ve rol yapma oyunlarının da düşünmeyi sevmeyen kesime hitap ettiği pek söylenemez, fakat savaşlarla değil de zararsız bulmacalarla dolu oyunlar ilgi çekmiyor, bunun nedeni de sanırım insanın doğal yapısının savaşı çekici bulması. Hâl böyle olunca da, daha önceleri sık sık çıkan güzel macera oyunları artık çıkmıyor, çıkanlar da oyuncular tarafından ya beğenilmiyor ya da daha duyulmadan ortadan kayboluyor. Dolayısıyla, macera oyunlarının nesli gün geçtikçe tükeniyor. haberin devamı »

Bu yazı toplamda 41, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Kane & Lynch: Dead Men

Yazar ahmetodabasoglu | 19.02.2008 | Kategori Teknoloji

Çıkarları için her şeyi göze alan bir hain (Traitor) ve kendisini kontrol edemeyen psikopat bir katil (Murderer). Kane & Lynch. Bu iki kişiliğin buluşması için uzun bir zaman bekledik. Hiçbir oyunda bulamayacağınız türden bir hikâye ve ilerleyişe sahip olan Kane & Lynch: Dead Men, sizleri acımasız, ihanet dolu ve bol entrikalı bir dünyaya götürmeye hazırlanıyor. Fakat şimdiden uyaralım, sandığınızın da ötesinde bir oyun bekliyor sizleri.

Kane & Lynch; Uyumsuz Bir Birleşim

IO-Interactive’in yapımını ve Eidos’un dağıtımını üstlendiği Kane & Lynch: Dead Men bildiğiniz gibi bir TPS (Third Person Shooter). Şu ana dek internete sunulmuş tüm video ve resimlerine olan hayranlıklarımız kısa bir setup süreci ardından ana menünün karşımıza çıkması ile daha da artıyor. Campaign moduna girerken gerçekten de şu ana dek yaşamadığınız tarzda bir serüvene yaklaştığınızı iyice hissediyorsunuz. Kane & Lynch sizlere kendi içinde ufak bölümlere ayrılan 15 Chapter sunuyor. Fakat 6-7 saat gibi bir sürede oyunun sonunu görmem beni hem şaşırttı hem de üzdü. 2 yıla, 7 saat sonucu gerçekten oldukça moral bozucu, fakat dediğim gibi hikâyenin işleyişi benzersiz bir şekilde çıkıyor karşımıza. haberin devamı »

Bu yazı toplamda 132, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Jamdat NBA 2005

Yazar ahmetodabasoglu | 19.02.2008 | Kategori Teknoloji

Geçen gün almışım elime benim telefonu gelen mesajları cevaplıyorum. Bu sırada içime oyun oynama ateşi doğdu. Anlayamadım başta, fakat o an gerçekten oyun oynamayı çok istiyordum nedense. Ya bu da bir kıza �Seni istiyorum ben, seni seviyorum…� demek gibi oldu. Bakın, yine cıvıtmaya başladım. Zaten yazılarımı takip edenler bilir, cıvık bir herifim. Espri yapacağım diye yazıyı, cıvık çift sarılı yumurtaya çeviriyorum. Benden daha cıvığı olamaz yani. Mesela editörümle ciddi bir konuyu konuşurken bile cıvımaktan geri kalmıyorum. Espri özürlü �Gofret� deyin bana bundan sonra. Her kellenin hakkıdır bu! Neyse, işte yine cıvıdık ve konudan saptık. Böyle giderse bu yazının ve bu cıvımanın sonu gelmeyecek gibi. Cıvık Gofret ve Saz Arkadaşları… Ha bu arada bilmeyenlere söylemek isterim, benim takma adım �Gofret�, o yüzden sürekli aptal aptal Gofret diyorum. Aaa ne güzel oldu, bunu bilmeyenler de öğrendi böylece hayırlı bir iş yapmış oldum. Artık gece gönül rahatlığıyla uyuyabilirim. (?) haberin devamı »

Bu yazı toplamda 70, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Ice Age 2: The Meltdown

Yazar ahmetodabasoglu | 19.02.2008 | Kategori Teknoloji

Buz Devri, 2003 yılında sinemalarda gösterime sunulurken, kuşkusuz hiç kimse bir animasyon filminden bu kadar büyük bir başarı beklemiyordu. Geveze Sid, mamut Manfred ve Diego’nun maceraları özellikle Sid ve filmde figüranmış gibi rol alan küçük sincap -bazıları onun bir firavun faresi olduğunu söylüyor- sayesinde izleyenleri gülmekten kırıp geçirmiş, “kafadan” yarmasa da tüm film boyunca eğlendirmişti. Hâtta, çizgi filmlerin sadece çocuklar için olmadığını gösteren çizgi film olarak tanımlayabiliriz Buz Devri’ni. Ee klasiktir, başarılı olan filmin oyunu da yapılır, her bir şeyi de piyasaya sunulur. Buz Devri’nin de -çocuklara yönelik olsa da- oyunu yapıldı ve bu gelenek bozulmadı. Şimdi, Buz Devri’nin devam filmiyle birlikte Sierra (Eurocom) da kolları sıvadı Ice Age 2: The Meltdown’ın yapımına başladı. Oyun elimizde, kelle göründü, Ice Age 2 özellikle küçükler olmak üzere tüm oyuncuları oldukça eğlendireceğe benziyor. haberin devamı »

Bu yazı toplamda 63, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Hour of Victory

Yazar ahmetodabasoglu | 19.02.2008 | Kategori Teknoloji

Aman tanrım! Yeni bir yıl, yeni bir İkinci Dünya Savaşı konulu oyun, yeni bir hayal kırıklığı. Aslında sözlerimi geri alıp pek de yeni değil demek istiyorum. Çünkü geçtiğimiz yılın yaz aylarında Xbox360 platformuna konuk olan ve aradığı başarıyı bir türlü yakalayamayan Hour of Victory, şimdi de PC’lerimize görünerek şansını yeniden deniyor. Ama…

Yapımcılığını nFusion ve yayıncılığını Midway’in üstlendiği klasik savaş konulu Hour of Victory ilk bakışta göze çok hoş görünüyor. Elbette oyuna başlayınca gerçekler birer birer çıkıyor su yüzüne. Öncelikle menüye uğradığımızda port oyunumuzun hiçbir şekilde grafik ayarlarına sahip olmadığını fark ediyoruz. Yapabileceğiniz tek şey çözünürlüğü ayarlamak. Gerisi Unreal Engine 3 ile yaratılan standart görünüme sahip. Ardından New Game diyerek zorluğu seçip oyuna giriş yapıyorsunuz.

Hour of Victory diğer benzer yapımlara göre ufak farklılıklar gösteriyor. Savaş bir kenardan süredursun, ordunun en iyi üç askeri bir araya getirilerek daha başka operasyonlara gönderiliyorlar. İşte biz de macerayı bu üç askerin gözünden takip ediyoruz. Fakat her bölümde seçtiğiniz karakterden fazlasını bulamayacaksınız. Çünkü yalnız kovboyu oynuyoruz. Bu yüzden ilk abartı ve kahramanlık işareti ortaya çıkıyor. Call of Duty 2, Battlefield 1942 gibi efsane oyunlardan sonra bu türlü bir içerik elbette pek hoş gitmiyor ama yine de oyuna sırtımızı dönmemizi sağlamıyor. haberin devamı »

Bu yazı toplamda 67, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Hitman Blood Money

Yazar ahmetodabasoglu | 19.02.2008 | Kategori Teknoloji

“It’s over, 47. I am closing shop on this end. This will be your last assignment. There are two targets. Vaana Ketlyn, a former romanian circus performer who’s now a big player in the global gray market, and a CIA operative who’s been playing both sides of the fence. Ketlyn’s hosting a masquerade party at the Shark Club, in Vegas, and the CIA op’ll be there to close a deal. Even if this job isn’t a set-up, your presence almost definitly be expected. You are our only surviving agent, 47. Find out whoever it is that’s been coming after us. Eliminate both targets -and anyone that targets you- and exit in the vechile I’ll have ready for you in the parking garage. You’ve been a very effective agent. It’s been pleasant to work with you. I hope the future is kind to you.”

Bir kez daha dazlak ajanımıza merhaba diyoruz. CV’sini bilmeyenler için biraz özet vermemiz lâzım. İsmi, yok. Soyismi, yok. Babası, yok (ıhımm, annesi de yok). İşe başlamadan önceki kimliği, yok. Doğum yeri, gizli bir klonlama merkezi. Diğer nitelikleri; kod adı, 47, kafasının arkasında klonlama seri numarasını belirten barkot, ceketinin iç cebinde devamlı bulunan bir fiberwire, 5.000$ değerinde bir suit takım (peh!), favori sniper’ı W2000, kalın,tok ve kendinden emin bir ses ve hayatınızda sadece bir kez gorebileceğiniz bir yüz. Anlayacağımız gibi, ajan 47′nin hayata gelme amacı suikast. İşte bu da suikastçimizin dördüncü oyunu “Blood Money”. En son hatırlarsak bir uçakta “sevgili patronu” Diana ile birlikte bırakmıştık onları. Bu sefer uluslararası işlerimizi bırakıp Amerikan piyasasını ele geçirmeye çalışıyoruz. İş sonraları sarpasarıyor ve ajansımızı çökertiyorlar, sonra da… Gerisini söylemeyeyim artık. Biz de kutu içinde kutu hâlini alan durumdan kendimizi sıyırmaya çalışıyoruz. haberin devamı »

Bu yazı toplamda 82, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

History Channel: Lost Worlds

Yazar ahmetodabasoglu | 19.02.2008 | Kategori Teknoloji

Akla eğlenceyi getiren “oyun” kavramını eğitimle birleştirmek ilk olarak büyük ihtimalle olaya “çocukları eğlendirirken geliştirelim, bir şeyler öğrendiklerinin farkına bile varmasınlar” fikriyle yaklaşan birilerinin aklına gelmiştir herhalde; teknoloji gelişip çocukları ağında zaman harcatmaya zorlar hâle geldiğinde de en temel başlangıç aletlerinden pc’lere ve konsollara kadar aynı felsefe güdülmezse olmaz elbette. Ateriler klavyelenir, çocuklara matematik ve dil oyunları oynatmak için bilgisayar tipine bürünürken, pc’lere ve konsollara da biraz daha gelişmiş tarzda kendini geliştirme program ve oyunları üretilip duruluyor. Bunun kötü bir şey olduğunu söylemiyorum, ancak içindeki uyanık taktiği de hor görmekten kendimi alıkoyamıyorum; böyle bir duruma iyi niyetle yaklaşırsak çocukluğa ihanet etmiş olur, tanrıları kızdırırız. History Channel: Lost Worlds ise aynı amaca sahipmiş gibi görünmesine rağmen bu fikre ön yargıyla yaklaşmamı engelleyen bir oyun oldu nedense; belgesellere karşı yumuşatılmış bir yaklaşımım oluşmuş olmalı. haberin devamı »

Bu yazı toplamda 63, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Heroes of Might and Magic V (beta)

Yazar ahmetodabasoglu | 19.02.2008 | Kategori Teknoloji

Uzun süredir beklenilen Heroes of Might and Magic 5′in beta versiyonu oynanmaya hazır. Homm 4 faciasından sonra birçok hayran kaybeden firma, hatalarını Homm 5′te düzelttiklerini iddia ediyorlar, bakıp göreceğiz.. Oyunun beta versiyonunda sadece campaign modunu (en üstteki mod campaign olmayabilir de hiç bir şey yazmıyor.) oynayabiliyoruz. Campaign ikonuna ilk tıkladığımız anda giren video çok kalitesiz olmuş; konuşurken altta yazılar çıkmasına rağmen ses çıkmıyor, karakterlerin vücutları yeteri kadar esnek (?!?) değil, robot gibiler - siz anladınız işte. Tabiî bunlar her oyunun betasında olabilecek hatalar… haberin devamı »

Bu yazı toplamda 106, bugün ise 2 kez görüntülenmiş

Hellgate: London

Yazar ahmetodabasoglu | 19.02.2008 | Kategori Teknoloji

Size, en başından beri, bu kasım ayında bin bir çeşit oyun ile karşılaşacağımızı söyledik durduk. Nitekim sonbaharın bu eğlence dolu ayı bizleri yanıltmadı ve yepyeni bir yapım ile haklılığımızı bir kez daha ispât etti.. Çoğunuzun yakından tanıdığı (özellikle RYO sevenlerin ve Diablo oyuncularının) Hellgate: London, kısaca HL, nihâyet, deneme sürümünün ardından tam hâli ile kendisini gösterdi. Bakalım Blizzard’ın üç kaçak elemanı bizlere yeni nesilde nasıl bir RYO (RPG – Rol Yapma Oyunu) hazırlamış?..

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, en başta yapımcı firma, şu ana dek sıkça karşılaştıklarınızdan biri değil; yani oldukça yeni. İlk oyunları Hellgate: London ile bizlere geçmişteki o güzel RYO - Hack’n Slash yapımlarını bir arada toplamış, iyi bir oyun sunmak istemiş ve başarmışlar. Oyun boyunca RYO türü altında ÜBV (TPS – Üçüncü Bakıştan Vuruş) ve BBV (FPS – Birinci Bakıştan Vuruş) açılarından karakterimizi gördüğümüz gibi, Hack’n Slash yapma şansımız da oluyor. Bu, kendisini diğer RYO türlerinden çok rahat bir biçimde ayırmış durumda. Karşılaştırabileceğimiz tek oyun Diablo olacaktır ki, bu yazı boyunca kendisinden pek bahsetmek istemiyorum. Bu sebeplerden ötürü, bu yeni oyunu tamamen kendi içinde bölmeler ayırıp inceleyeceğiz. haberin devamı »

Bu yazı toplamda 80, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Harry Potter ve Ateş Kadehi

Yazar ahmetodabasoglu | 19.02.2008 | Kategori Teknoloji

Yazarı J.K. Rowling olan Harry Potter serîsi ilk çıktığında Yapı Kredi Yayınları gerek televizyon reklamlarıyla, gerekse ballandıra ballandıra bitiremedikleri anlatımlarıyla Harry Potter’ın ülkemizde de çılgınca okunmasını ve sevilmesini sağladı. Tabiî insanlar bir yapım için ne kadar çıldırırsa, o yapımın her bir haltı da o kadar çıkarılır; Harry Potter’ın filmi, oyunu, bardakları, elbiseleri yapıldı. İlk kitaplarda serî daha çok çocuklara hitap ediyordu ve ilgilenen kişi sayısı da bugünkü boyutta değildi. Daha sonra, J.K. Rowling performansını arttırıp daha adrenalinli ve daha keyifli romanlar yazmaya başladıktan sonra, yapımın oyunları ve filmleri de daha bir güzel olmaya başladılar. Harry Potter’ın haklarını alan Warner Bros, fazla beğenilmeyen ve “Vasat” olarak yorumlanan ilk iki filmden sonra yönetmen değiştirerek daha kaliteli filmler ortaya koymaya başladı. Aynı şekilde, Harry Potter’ın oyun haklarını alan Electronic Arts (EA Games) da beğenilmeyen ve “Bebekçe” olarak sıfatlanan ilk iki Harry Potter hezimetinden sonra oyuna daha fazla ağırlık koymaya başladı ve kendi kalitesini serîye biraz olsun yansıtarak iyi iş çıkarmaya başladı. Evet, her şey daha iyiydi, ve Harry Potter and the Goblet of Fire (Harry Potter ve Ateş Kadehi) karşımıza çıktı.. EA, kalitesini bu seneki oyuna da yansıtabilmiş miydi? haberin devamı »

Bu yazı toplamda 236, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Sayfa 83 Toplam 128« İlk...«8182838485»...Son »



Kapat
E-posta ile paylaş