İznik

Yazar bot | 23.06.2008 | Kategori Turizm

İznik, her avuç toprağı binlerce yıldır kültür kalıntıları ile yoğrulmuş, bölgede, yüzyıllar boyu tarih sayfalarının baş köşelerinde yerini almış bir kenttir. Dört imparatorluğa başkentlik yapmış nadir yerleşimlerden biridir.
Çinicilik
İznik çiniciliğinin gelişimini, tarihleri bilinen yapılar üzerindeki çini kaplamalardan açık-seçik görülebilir.1378-1391 yılları arasında yapılan İznik Yeşil Cami minaresini süsleyen en eski Osmanlı çinileri teknik ve dekor bakımından Selçuk geleneğini devam ettirmekle beraber renk ve tonları onlardan daha zengindir. Camiye ismini veren bu çiniler firuze ve yeşil renklerin çeşitliliği ve zenginliğiyle dikkat çekerler. İstanbul’daki yapılarda kullanılan çinilerin İznik’te yapıldığını tarihsel belgelerden öğreniyoruz.Milet,Şam grubu ve Rodos işi adı ile tanınan seramiklerin merkezi İznik’tir. XVII. yy.da İznik’e gelen gezgin Evliya Çelebi, 300′den fazla çini fırınının bulunduğundan söz eder.İznik çinilerinde; lâle,sümbül,nar,karanfil gibi çiçek motifleri kullanılmıştır.Ayrıca insan,kuş,balık,tavşan, köpek gibi hayvan ve gemi motiflerine de rastlanır.Mavi, firuze, yeşil ve kırmızı en çok kullanılan renklerdir. Tarihçe: Kent yakınlarındaki Karadin, Çiçekli, Yüğücek ve Çakırca Höyüklerinde M.Ö. 2500 yıllarına inen uygarlık izleri saklıdır. M.Ö. VII. yüzyılda Trak kavimlerinin göçlerinden önce burada kurulan yerleşim ‘Helikare’ adını almıştır.Kentte basılan sikkelerde Khryseapolis (Altın Şehir) adı okunmaktadır. haberin devamı »

Bu yazı toplamda 9, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Kış Turizmi

Yazar bot | 23.06.2008 | Kategori Turizm

Yaz - kış üzerinde kar eksik olmayan yüksek dağlarıyla ve bu dağlarda kurulan kayak tesisleriyle Türkiye önemli bir Kış turizm Merkezidir… 

Başlıca Kış Turizmi Merkezleri olarak;

Erciyes-Kayseri Kış Turizm Merkezi
Palandöken-Erzurum Kış Turizm Merkezi
Sarıkamış-Kars Kış Turizm Merkezi
Uludağ-Bursa Kış Turizm Merkezi
Ilgaz-Kastamonu/Çankırı Kış Turizm Merkezi
Davraz-Isparta Kış Turizm Merkezi
Kartalkaya-Bolu, Köroğlu Kış Turizm Merkezi
Hasandağı Kış Turizm Merkezi - Aksaray
Zigana Kış Turizm Merkezi - Gümüşhane
Akdağ Kış Turizm Merkezi -Antalya, Alanya
Kop Dağı Kış Turizm Merkezi - Bayburt
Ladik-Akdağ Kış Turizm Merkezi - Samsun
Kadınçayırı- lgaz Kış Turizm Merkezi - Çankırı
Çakırgöl Kış Turizm Merkezi - Gümüşhane
Kartepe Kış Turizm Merkezi - Kocaeli

sayılabilir.

haberin devamı »

Bu yazı toplamda 5, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Bergama

Yazar bot | 23.06.2008 | Kategori Turizm

İzmir’in kuzeyinde 100 km uzaklıkta, Bakırçay Havzasında yer alan ve ülkemiz uygarlık tarihinin en eski yerleşmelerinden biri olan Bergama, tarih öncesi dönemlerden başlayarak İon, Roma ve Bizans uygarlıkları ile devam eden dönemde, Dünya çapında önemi olan arkeolojik eserlere sahip olmuştur. Bergama’nın güneybatısında Antik Dönemin önemli sağlık merkezlerinden Asklepion, ilk yerleşim alanı olan 300 m. yüksekliğinde dik bir tepe üzerinde kurulan Akropol ve M.S. 2. yüzyıla tarihlenen Serapis Tapınağı (Kızıl Avlu) yörenin turistik cazibesini oluşturmaktadır. Zeus Sunağı 1897 yılında Almanya’ya kaçırılmıştır. haberin devamı »

Bu yazı toplamda 5, bugün ise 2 kez görüntülenmiş

Boğazkale

Yazar bot | 23.06.2008 | Kategori Turizm

Günümüzden 5 bin yıl öncesine ait kültürel verilere rastlanan Boğazkale’de, ilk organize devleti kuran Hititlerin, ilk başkenti Hattuşa bulunmaktadır. Hattuşa Anadolu’nun kalbinde, UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesine alınmış ülkemizdeki 9 değerden biridir.
Hitit uygarlığı en az Mısır Uygarlığı kadar eski ve zengin bir uygarlıktır. Hititlerle Mısırlılar arasında yapılan Kadeş Antlaşması metin tabletleri Boğazkale’de bulunmuştur. Ayrıca, Hattuşa’nın en büyük ve etkileyici kutsal mekanı, şehrin dışında yeralan, yüksek kayalar arasında saklanmış Yazılıkaya Kaya Tapınağı’dır. Tapınak’ta 90’tan fazla tanrı, tanrıça, hayvan ve hayal ürünü yaratıklar kaya yüzeyine işlenmiştir. haberin devamı »

Bu yazı toplamda 6, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Kale

Yazar bot | 23.06.2008 | Kategori Turizm

Tarihçe: Myra’nın ne zaman kurulduğu kesin olarak bilinmemektedir. Ancak arkeolojik buluntular,örneğin mezar kabartmalarının stil yönünden incelenmesi sonucu elde edilen veriler, şehrin Helenistik Dönem öncesinde M.Ö. 5.yy.’da var olduğunu belgelemektedir.
Şehir en parlak dönemini M.S. 2.yy.’da yaşamıştır.M.S. 141 yılındaki büyük depremle tamamen yıkılan şehir Radiopolisli zengin Opromaos ve Roma Proconsül’ ü Lucius Magnun’un yardımları ile yeniden inşa edilmiştir.
Kentteki Artemis Eleutera kutsal alanı yeniden kurulmuştur.Bu dönemde yenilenen tiyatro süslemeleriyle geç antik dönemde dünya harikası olarak nitelendirilmiştir.
Bu nitelemeye neden olan sahne binasını süsleyen çok sayıda masklardan bazıları Demre bazıları da Antalya Müzelerinde sergilenmektedir.
Theodosjus II döneminde (M.S. 408-450) şehir Lykia metropolitliğine yükseltilmiştir. Bu dönemde şehrin ünü, hastalıkların iyileştirildiği bir hac merkezi olarak yalnız Lykia’da değil tüm Hıristiyanlık aleminde yayılmıştır.Bunun nedeni de St. Nicolaus’un bu dönemde Myra’da yaşamış olmasıdır.

Yapmadan Dönme
Noel Baba Kilisesini görmeden,
Antik Myra ve Andriake kentlerini gezmeden
Güzel plajlarından denize girmeden,…
Dönmeyin

haberin devamı »

Bu yazı toplamda 5, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Mudanya

Yazar bot | 23.06.2008 | Kategori Turizm

Bursa’nın 25 km kuzeybatısında ve Marmara Denizi kıyısında yer alan Mudanya temiz havası ile yaz turizminin yoğun olarak yaşandığı bir merkezdir.
Tarihçe: Mudanya, İonya’nın 12 büyük kentinden biri olan Kolofonlu göçmenler tarafından M.Ö. VII. Yüzyılda kurulmuştur. Apamcia-Myrleia atlı bu antik kent bugünkü Hisarlık tepede yer almaktaydı. Mudanya Roma, Bizans ve Osmanlı döneminde yaşamıştır.
İklim: Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlıdır.

Yapmadan Dönme
Mudanya Mütareke Müzesini gezmeden,
Tarihi Mudanya Evlerini görmeden,
Siye(Kumyaka) ve Trilya(Zeytinbağ)’yı gezip, denize girmeden,
Çarşaf böreği, cevizli lokum ve balık yemeden,…
Dönmeyin

haberin devamı »

Bu yazı toplamda 5, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Akarsu ve Rafting Turizmi

Yazar bot | 23.06.2008 | Kategori Turizm

Ülkemizin sahip olduğu zengin doğal kaynaklarından birisi de Akarsularımızdır. Akarsularımızın önemli bir bölümü kısaca “akarsu turizmi” olarak tanımlayabileceğimiz rafting, kano ve nehir kayağı için çok elverişlidir.
Doğa turizminin önde gelen dallarından biri olarak akarsu turizmine yönelik ülkemizin sunduğu bu büyük potansiyelin geliştirilmesi ve geniş kitlelere hitap edecek şekilde tanıtımının yapılması önem taşımaktadır.
Büyük yatırımlar gerektirmeyen akarsu turizmi, çevrenin tarihi, arkeolojik, kültürel, otantik değerleri ve diğer turizm çeşitleriyle bir bütün oluşturmaktadır. Bu nedenle, nehirlerimizin akarsu turizmi potansiyeli incelenirken, çevresinde yer alan ve entegre bir şekilde geliştirilebilecek diğer turizm değerleri de bu proje kapsamında belirlenmiştir.

Ülkemizde raftinge uygun akarsular:
- Çoruh nehri,
- Köprüçay,
- Manavgat Çayı,
- Dim Çayı,
- Adana-Feke-Göksu Nehri,
- Zamatı Irmağı,
- Fırat nehrinin bir kısmı.

 

haberin devamı »

Bu yazı toplamda 3, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Kongre Turizmi

Yazar bot | 23.06.2008 | Kategori Turizm

Tarih ve Kültür hazinesi Türkiye, heyecan verici imkânlar âleminin kapısı durumundadır. Avrupa ve Asya’nın birleştiği yerde, Türkiye toplantı, insentiv ve kongreler için ideal mekân konumundadır.
Türkiye birinci sınıf otel konaklama ve konferans tesisi zenginliği, dünyanın belli başlı şehirlerine kolayca ulaşım, güzel dekorlar ve eşsiz manzara cazibesi sunmaktadır. Bütün bunlara, mükemmel bir iklim ve alternatif destinasyonlara göre çok daha düşük maliyet avantajı eklenmektedir.
Türkiye, Avrupa ülkelerine yakınlığı ve egzotikliği ile ideal bir destinasyondur.İzmir, Antalya ve Ankara’ya transfer bağlantısı ve direkt uçuş imkânıyla, Türk Havayolları ve diğer ulusal havayolu şirketlerince İstanbul’a iki ile üç saat içinde ulaştırılmak mümkündür.
Günlük seferler İstanbul’u Amerika Birleşik Devletleri, Ortadoğu ve Asya’nın belli başlı şehirlerine bağlamaktadır. Şehir turları ve eğlence programları paket halinde düzenlenebilir. Rakipsiz dekoru ve mimari hazinelerinin zenginliğiyle, İstanbul dünyanın en büyük turizm destinasyonları arasında yer alır. Palmiye ağaçları ve eski harabeleri ile, İzmir Ege bölgesinin kapısıdır. Kuşadası, Marmaris, Bodrum ve Fethiye gibi sevimli deniz sayfiyeleri satış, toplantı, haberin devamı »

Bu yazı toplamda 6, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Kuş Gözlemciliği

Yazar bot | 23.06.2008 | Kategori Turizm

Kuş gözlemciliği doğayı kuşların dünyasından tanımayı sağlayan bir gözlem sporudur. Sağlıklı bir çevrenin en iyi göstergesi olan kuşlar her türlü yaşam ortamında bulunurlar.
Kent içerisinde parkta, sulak alanda, bozkır, orman, çöl gibi hemen her yerde kuş gözlemciliği yapılabilir.Kuş gözlemciliğinin mevsimi, zamanı da sınırlı değildir; 365 gün 24 saat yapılabilir.Türkiye’de şimdiye kadar 450 çeşit kuş türü kaydedilmiştir.Kuşları izlemek ve anlamak, aynı zamanda kendi doğal çevremizi izlemenin en akılcı yoludur.
Çevre koşullarına oldukça duyarlı olan kuşlar, orman kaybının, sulak alan tahribatının ya da fazla tarım ilacı kullanmanın etkileri gibi konuların önceden habercisi olabilirler. Bu anlamda kuş gözlemciliği, sağlıklı ve kapsamlı bir çevre koruma stratejilerin unsurları arasındadır.
Türkiye’deki toplam kuş türlerinin sayısı Avrupa’nın tamamında bulunan kuş türleri kadardır.Ülkemizin kuşlar açısından zengin olmasının en önemli nedenlerinden biri zengin sulak alanlar olması, diğeri ise önemli kuş göç yolları üzerinde yer almasıdır.
Ülkemizin önemli sulak alanlarında (Manyas, İzmir, Göksu Deltası vb gibi) kuş gözlem istasyonları ve gözlem kuleleri kurularak haberin devamı »

Bu yazı toplamda 3, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Mağara Turizmi

Yazar bot | 23.06.2008 | Kategori Turizm

Jeolojik yapısı nedeni ile Türkiye’de çok sayıda mağara bulunmaktadır. Büyük bölümü Güney Anadolu’da yoğunlaşan mağaralar, ülkenin değişik yerlerine de serpilmiştir. Türkiye’nin 2/5’i mağara gelişimine uygun eriyebilir kayalardan meydana gelmiştir. Belirgin dağ kuşakları şeklinde uzanan bu kayalar üzerinde 20.000 den fazla mağaranın bulunabileceği sanılmaktadır. Bu mağaralardan ancak 1200 tanesinin incelenebildiği Türkiye, mağara yoğunluğu açısından Avrupa ülkeleri arasında ilk sıralarda yer alır ve “mağara cenneti ülke” olarak tanımlanır.
Türkiye’nin en uzun mağarası, 16 km’den fazla olan Isparta’daki Pınargözü Mağarası; en derin mağarası ise –1453 ile Mersin’deki Peynirlikönü Mağarasıdır. Türkiye’de 20’nin üzerinde mağara turizme açılmış olup, bunların dışında yalnızca uygun ekipman sağlanarak rehber eşliğinde girilebilecek özel ilgi gruplarına yönelik bir çok mağara bulunmaktadır.

haberin devamı »

Bu yazı toplamda 7, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Sayfa 6 Toplam 38« İlk...«45678»...Son »