Ütü yapmak mı? İğrenç!

Yazar jawscod2 | 09.05.2008 | Kategori Yaşam

Elektrikli ev eşyaları üreten bir firmanın yaptırdığı araştırmanın sonuçlarına göre, bir kadının hayatı boyunca ütülediği giyecek ve benzeri eşyalar, ortalama 346 kilometre uzunluğunda kumaşa denk geliyor.

Bir kadın yılda ortalama 6 kilometre kumaş ütülüyor, bu da yılın bir tam gününü (24 saat) ütüye ayırdığı anlamına geliyor.

Erkekler ise hayatları boyunca yaklaşık 117 kilometre uzunluğunda kumaş ütülüyor.
haberin devamı »

Bu yazı toplamda 10, bugün ise 10 kez görüntülenmiş

Çevre Kirliliği ve Nedenleri

Yazar yucin | 06.05.2008 | Kategori Yaşam

Çevrenin doğal yapısını ve bileşiminin bozulmasını, değişmesini ve böylece insanların olumsuz yönde etkilenmesini çevre kirlenmesi olarak tanımlayabiliriz. Artık hepimizin bildiği gibi çevreden, içindeki varlıklara göre en çok yararlanan bizleriz. Çevreyi en çok kirleten yine bizleriz. Bu nedenle “Çevreyi kirletmek kendi varlığımızı yok etmeye çalışmaktır” denilebilir.
Bilinçsiz kullanılan her şey gibi temiz ve sağlıklı tutulmayan çevre de bizlere zarar verir. Bu nedenle çevre denince aklımıza önce yaşama hakkı gelmelidir. İnsanın en temel hakkı olan yaşama hakkı, canlı ya da cansız tüm varlıkları sağlıklı, temiz ve güzel tutarak dünyanın ömrünü uzatmak, gelecek kuşaklara bırakılacak en değerli mirastır.
1970′li yıllardan sonra bilincine vardığımız çevre kirliliği dayanılmaz boyutlara ulaştı. Çünkü artık temiz hava soluyamaz olduk. Ruhsal rahatlamamızı sağlayacak yeşil alanlara hasret kalmaya başladık. Yüzmek için deniz kıyısında bile yüzme havuzlarına girmek zorunda kaldık. Gürültüsüz ve sakin bir uyku uyuyamaz, midemiz bulanmadan bir akarsuya bakamaz olduk. Kısaca artık kirleteceğimiz çevre tükenmek üzeredir. 2000–3000 yıl önce bir doğa cenneti ve büyük bir kısmı otlaklarla kaplı olan Anadolu’yu günümüzde bu durumlara düşürdük. haberin devamı »

Bu yazı toplamda 19, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Ağabey tokadı intihar ettirdi

Yazar jawscod2 | 02.05.2008 | Kategori Yaşam

İzmit’e bağlı Arslanbey Beldesi’nde oturan 23 yaşındaki Soner Onay, tartıştığı ağabeyinin kendisine tokat atmasını gururuna yedirimedi ve av tüfeğiyle yaşamına son verdi. Onay’ın cenazesi toprağa verilirken, gencin iki ağabeyinin daha önce kurşunlanarak öldürüldüğü belirlendi.

Askerden yeni gelen ve Arslanbey Beldesi’ndeki bir fabrikada çalışmaya başlayan Soner Ornay, önceki akşam ağabeyi Halil Onay’la tartıştı. İddiaya göre tartışma sırasında ağabey Halil Onay, kardeşi Soner’in yüzüne tokat attı.
haberin devamı »

Bu yazı toplamda 13, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Esirgenen Sevgi Sizin Kurtarıcınızdır

Yazar Swan | 29.04.2008 | Kategori Yaşam

   Çocuk yetiştirme konusunda ne kadar kitap okuduysanız ya da ne kadar çok konferans dinlediyseniz en çok duyduğunuz kelime sevgi olmuştur. Öylesine fazla kullanılan bir kelimedir ki, hepimiz kullanırız ama somutlaştıramayız.  Sevgi ekmek gibi, hava gibi, su gibi hepimizin en temel ihtiyacıdır.

 Ve Bir insanın sahip olabileceği olumlu duyguların en yücesidir.
  Sadece seni seviyorum demek acaba karşımızdaki kişiye eşimiz olabilir çocuğumuz olabilir. Yeterli gelir mi? O kişiye hiç ya da yeterince özen göstermediğimizde çocuğumuzla ya da eşimizle yeterli duygu ve düşünce paylaşımına girmediğimizde kuru bir seni seviyorum etkili olur mu? Ya da sevgimizi anlatmaya yeter mi? Evet.  Sevgiyi duygu ve düşüncelerin paylaşılması olarak tanımlamak yerinde olur.
  Düşünün akşam eve geldiğiniz andan itibaren eşinizle ve çocuğunuzla aranızda yatana kadar hangi kelimeler geçiyor.  Lütfen bir saniye düşünmenizi istiyorum.  (Düşündükten sonra) Bu zaman zarfında eşinizle  ve çocuğunuzla yeterince duygu ve düşünce paylaşımına girdiğinizi düşünüyor musunuz? Evet diyorsanız sizi tebrik ederiz.  Sevginizi yeterince ifade ediyorsunuz demektir.
  Sevgi temel ihtiyaçtır demiştik. Bunu biraz açalım.  Olumlu ilgi, dokunmak, konuşmak, dinlemek, paylaşmak, birlikte nitelikli zaman geçirmek demektir.  Nitelikli zaman geçirmek ne demek? Örneğin evde anne baba ya da çocuk aynı odada oturuyor.  Ancak baba gazete okuyor. Çocuk kendi başına oynuyor.  Anne mutfakta iş yapıyor.  Herkes kendi halinde.  Yani paylaşım yok. Ya da herkes hiç konuşmadan televizyon seyrediyor.  Televizyonda izlenilen film ya da izledikleri şey hakkında hiç konuşmuyorlarsa yine birlikte kaliteli zaman geçirmiyorlar demektir.  Anneler çocukları ile daha fazla zaman geçirdikleri için iyi ya da kötü iletişim içine girip sevgilerini ya da kızgınlıklarıni daha iyi ifade etme fırsatı buluyorlar.  maalesef babalarımız çocukla iletişim kurmakta genellikle daha başarısız.  Genellikle eşiyle sağlıklı bir duygu paylaşımını yakalamış kişiler çocuklarıyla da iletişimleri daha sağlıklı oluyor.  Çevrenize bir dikkat edin.  Eşiyle doyumlu bir ilişkisi olmayan kişiler çocuklarıyla da iletişim kurmakta zorlanıyorlar. haberin devamı »

Bu yazı toplamda 22, bugün ise 2 kez görüntülenmiş

Odanızın rengi psikolojinizi bozmasın

Yazar Swan | 29.04.2008 | Kategori Yaşam


İçinizdeki sıkıntının nedeni sakın çalışma odanızın rengi olmasın…

Konut ve iş yerlerinizi boyatırken tercih ettiğiniz rengin zihninizde oluşturacağı etkiye dikkat çekiliyor.”http://www.evdose.com” adlı siteden derlenen bilgilere göre, uzmanlar, iyimserlik ve kendine güven duygusu uyandıran sarıyı çalışma odaları için önerirken, kırmızının çevreye yaydığı enerji nedeniyle fiziksel aktivitelerde artışa yol açtığını bildiriyorlar.

Sarı rengin verdiği enerjiyle, kişinin zihinsel faaliyetlerinin artacağı ve altın sarısı tonlarının ise zihin üzerinde olumlu etkiler sağladığı belirtiliyor. Sarıyı seviyorsanız çekinmeden duvarlarınızı boyayabilirsiniz ama koyu olmamasına dikkat edin. Zihninizi açacak sarı, özellikle çalışma odaları için ideal. haberin devamı »

Bu yazı toplamda 16, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

19 MAYIS ATATÜRK’Ü ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI

Yazar jawscod2 | 29.04.2008 | Kategori Yaşam

19 Mayıs 1919 Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a geldiği gündür. Ulusal bayram günümüzdür. Her yıl 19 Mayıs günü Gençlik ve Spor Bayramımız yurdun her yanında spor gösterileri ve törenlerle kutlanır.

1914′de başlayan Birinci Dünya Savaşı dört yıl sürdü. Savaş öncesi Avrupa’nın belli başlı ülkeleri ikiye ayrıldı. Birbirleriyle savaştılar. Bu savaşta bizimle birlikte onlar yenildi. Savaş kurallarına göre biz de yenilmiş sayıldık.
Savaş sonunda Mondros Silah Bırakışması imzalandı.

Buna göre Fransızlar Adana ve Hatay’a; İngilizler Urfa, Mardin ve Merzifon’a; İtalyanlar Antalya’ya yerleştiler. 15 Mayıs 1919 günü Yunanlılar İzmir’e girdi. Böylece yurdumuz paylaşıldı. Ordularımız dağıtıldı, İstanbul Boğazı düşman gemileri ile doldu.

Trablusgarp’da Birinci Dünya Savaşı’nda Anafartalar’da düşman güçlerini yenen Mustafa Kemal bu kez yurdumuzu kurtarmak için Anadolu’ya geçmeye karar verdi. 16 Mayıs günü İstanbul’dan Bandırma Vapuru’na bindi. Bu yolculuğu General Hikmet Gerçekçi şöyle anlatıyor:
haberin devamı »

Bu yazı toplamda 54, bugün ise 3 kez görüntülenmiş

1 Mayıs İşçi Bayramı

Yazar jawscod2 | 29.04.2008 | Kategori Yaşam

Mayıs Emek ve Dayanışma Günü işçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günüdür. Dünyanın bir çok ülkesinde resmi bayram olarak kutlanmaktadır. Türkiye’de ilk olarak 1923 yılında Amele Bayramı olarak kutlanmış olan 1 Mayıs 2007 itibariyle Türkiye’de resmi bayram statüsünde değildir.
İlk kez 1856′da Avustralya’nın Melbourne kentinde taş ve inşaat işçileri, günde sekiz saatlik iş günü için Melbourne Üniversitesi’nden Parlamento Evi’ne kadar bir yürüyüş düzenlediler.

1 Mayıs 1886′da Amerika İşçi Sendikaları Konfederasyonu önderliğinde işçiler günde 12 saat, haftada 6 gün olan çalışma takvimine karşı, günlük 8 saatlik çalışma talebiyle iş bıraktılar. Şikago’da yapılan gösterilere yarım milyon işçi katıldı. Luizvil’de (Kentaki) 6 binden fazla siyah ve beyaz işçi, birlikte yürüdü. O dönemde Luizvil’deki parklar, siyahlara kapalıydı. İşçiler, sokaklarda yürüdükten sonra hep birlikte Ulusal Park’a girdi. Her eyalet ve kentte, siyah ve beyaz işçilerin birlikte yaptığı gösteriler, gazeteler tarafından, ‘Böylece önyargı duvarı yıkılmış oldu’ şeklinde yorumlanmıştı1.
haberin devamı »

Bu yazı toplamda 13, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Ruslar, Rizeliler’i kızdırdı

Yazar jawscod2 | 29.04.2008 | Kategori Yaşam

2014 Kış Olimpiyat Oyunları’nının düzenleneceği Soçi’de kurulacak yeni liman için Rize’den taş nakli yapılacağı söylentileri yöre halkını kızdırdı.

Madenli Belediye Başkanı Ahmet Yazıcı, “Karadeniz Sahil Yolu için 10 yıl boyunca buradaki ocaklarından taş alındı. Kendi yolumuzdur dedik sesimizi çıkarmadık ve çok bedel ödedik. Ancak Rusya’ya verecek taşımız yok” dedi.

1 belde ve 12 köyü bünyesinde barındıran ve Senoz Vadisi olarak bilinen bölgede Kaptanpaşa Köyü’ndeki taş ocaklarından, 2014 Kış Olimpiyat Oyunları’nın düzenleneceği Soçi’de yapılacak liman için taş alınacağı ve bir heyetin bölgeye gelerek taş ocaklarında ön inceleme yaptığı iddiaları tepkilere yol açtı. Yöre, halkı 10 yıldır Karadeniz Sahil Yolu için taş alınan bölgedeki ocakların yeniden faaliyete geçirileceği söylentileri üzerine tepkilerini dile getirmeye başladı. Çevre sakinlerinin geçen hafta Rize’ye gelen Bağımsız Rize Milletvekili Mesut Yılmaz’a da konuyu aktardığı öğrenildi.

haberin devamı »

Bu yazı toplamda 14, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Pilot 32 yolcuyu uçaktan attı

Yazar jawscod2 | 29.04.2008 | Kategori Yaşam

ADANA’dan İstanbul’a gitmek için bekledikleri uçak yaklaşık iki saat rötar yapınca kabin görevlileri ve kaptan pilotla tartışan 32 yolcu `Uçuş güvenliğini tehlikeye soktukları’ gerekçesiyle uçaktan indirildi.

Adana’dan İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’na gitmek için Sun Ekspres’ten bilet alan 170 yolcu, dün saat 19.20′de havalanması gereken uçağı beklemeye başladı. Ancak, uçağın radarındaki bir sorun nedeniyle Adana Havalimanı’na yaklaşık iki saat rötarlı olarak gelebildi. Saat 22.30′da uçağa alınan yolcular, bu kez de kayıp iki yolcu bagajının bulunmasını bekledi. Bekleme sırasında öfkelenen bazı yolcular yaşanan aksaklık nedeniyle kabin görevlileri ile tartışmaya başladı. Pist başına gelen uçağın kaptan pilotu, yaşanan tartışmalar üzerine uçağı aprona geri döndürdü. Yolculardan 32’si `Uçuş güvenliğini tehlikeye soktukları’ gerekçesiyle uçaktan indirildikten sonra uçak İstanbul’a havalandı.

YOLCULAR DAVA AÇACAK

İndirilen yolculardan 36 yaşındaki avukat Hakan Dinçtürk, “Türk Hava Yolları’ndan (THY) bilet aldım. Ancak uçuş saati geldiğinde THY ile değil de Sun Ekspres’le uçacağım söylendi. Hatalar zinciri buradan başladı. Saat 19.20′de kalkması gereken uçağımız ise saat 22.30 gibi havaalanına geldi. Bizlerden özür dilemeleri gerekirken, `uçuş güvenliğini tehlikeye soktuğumuz’ öne sürülerek uçaktan indirildik. Hem THY hem de Sun Ekspres’e tazminat davası açacağız” dedi.
haberin devamı »

Bu yazı toplamda 14, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Said-i Nursi Duası

Yazar admin | 29.04.2008 | Kategori Yaşam

Bu yazı toplamda 8, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Sayfa 1 Toplam 2312345»...Son »



Kapat
E-posta ile paylaş