İKİ DAKİKA GÜNCEL HABER MERKEZİ
Giriş Sayfanız Yapın  İKİ DAKİKA DA HER ŞEYDEN HABERDAR OLUN!    Sık Kullanılanlara Ekleyin
İstanbul
Yazar jawscod2

Asya ile Avrupa Kıtaları’nın dar bir deniz geçidi “Boğaziçi” ile ayrıldığı yerde, bir koluyla Asya’ya diğeriyle Avrupa’ya uzanan İstanbul iki kıta üzerinde kurulu tek şehirdir. İstanbul şehri üç tarafını Marmara Denizi, Boğaziçi ve Haliç’in sardığı bir yarım ada üzerindedir. Şehir, sırasıyla Roma, Bizans ve Osmanlı İmparatorluğu’na başkent olmuş, yaklaşık 1600 yıl boyunca 120 imparator ve sultan burada hüküm sürmüştür.

İstanbul’un tarihi 300 bin yıl önceye kadar uzanmaktadır. Küçükçekmece gölü kenarında bulunan Yarımburgaz mağarasında yapılan kazılarda insan kültürüne ait ilk izlere rastlanmıştır. M.Ö. 5000 yıllarından itibaren başta Kadıköy Fikirtepe olmak üzere Çatalca, Dudullu, Ümraniye, Pendik, Davutpaşa, Kilyos ve Ambarlı’da yoğun bir yerleşimin başladığı tahmin edilmektedir. Bugünkü İstanbul’un temelleri M.Ö. 7. yüzyılda atılmıştır. M.S. 4. Yüzyılda İmparator Constantin tarafından yeniden inşa edilip, başkent yapılmış; o günden sonra da yaklaşık 16 asır boyunca başkentlik sıfatını sürdürmüştür. 1453′te Osmanlılar tarafından fethedildikten sonra Fatih Sultan Mehmet tarafından Konstantinopel olan ismi İstanbul olarak değiştirilmiş ve müslümanların önemli kentlerinden biri sayılmıştır. Fetihten elli yıl sonra İstanbul Avrupa’nın en büyük şehri haline gelmiştir.

16. yüzyıla büyük bir şehir olarak giren İstanbul, 1509 depreminde çok zarar görmüş 45 gün süren depremde binlerce bina yıkılmıştır. 1510′da Sultan II. Bayezıd tarafından 80.000 kişinin istihdamıyla neredeyse yeniden kurulmuştur. Bu yüzden günümüze gelebilen eserlerin büyük çoğunluğu bu devirden kalmıştır.

İstanbul, Osmanlı İmparatorluğu’nun I. Dünya Savaşı’nda yenildiği itilaf devletleri tarafından 1920 yılında işgal edilmiştir. Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde başlayan Kurtuluş Savaşı sonunda ülke bağımsızlığına kavuşmuş ve 1923 yılında Cumhuriyet’in ilan edilmesiyle İstanbul’un başkent olma dönemi sona ermiştir.

Günümüzde ise İstanbul, birbirinden güzel sarayları, müzeleri, kiliseleri ve camileriyle, modernleşmenin bir sonucu olan gökdelenleri, restoranları, tarihi çarşıları, uluslararası festivalleriyle Türkiye’nin en büyük ve en güzel şehri olma özelliğini taşımaktadır. Her geçen gün daha da gelişen bu metropol, havaalanları, birinci sınıf otelleri ve konaklama tesisleri, tarihsel ve kültür zenginlikleriyle turizm pazarında da hızla yükselmektedir.
30 dan fazla semte sahip bu büyük şehirde 10 milyonu aşkın insan yaşamakta, Avrupa ve Asya Kıtası’nı iki asma köprü, Boğaziçi Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü birleştirmektedir.

Asya Kıtasının iki önemli ilçesinden biri Kadıköy’dür. Maltepe ve Kartal ilçelerini takip edip Pendik’te son bulan sahil yolunu ve dünyadaki en iyi beş yüz caddeden biri olan Bağdat Caddesi’ni içine alan semt Anadolu yakasının en büyük semti olma özelliğini taşır. Bu yakanın diğer önemli semti olan Üsküdar ise tarihi yapılarıyla öne çıkar. 18. yüzyılda kalma Kız Kulesi ve Osmanlı sanatının seçkin örneklerinden çeşmeler, camiler ve medreseler bu semtte bulunur. En derin yerinin 120 metre, uzunluğunun ise 31 kilometre olduğu Boğaziçi, Karadeniz’in ve Marmara Denizi’nin sularına yön verir. Üsküdar’dan Beykoz’a kadar olan Boğaz kıyılarında ki bir çoğu 17. yüzyılda inşa edilmiş ahşap yalılara muhteşem bir manzara eşlik eder. En parlak dönemini Lale Devrinde Sultan III. Ahmet zamanında yaşamış yalıların büyük bir bölümü yeniden restore edilmiştir. Kandilli, Çengelköy, Beylerbeyi, Anadolu Hisarı bu yakanın bozulmadan günümüze kadar gelebilmiş semtleridir. Denizden 262 metre yükseklikteki Çamlıca Tepesi’nden ise şehrin büyük bir bölümü seyredilebilir.

Asya yakasına göre daha hareketli olan Avrupa yakası şehrin hem en kalabalık semtlerini barındırır hem de İstanbul’un ticaret hayatına yön verir. Arnavutköy, Bebek, Tarabya, Sarıyer semtleri Avrupa Yakası’nın boğaz kıyılarındadır. Kapalı Çarşısı ve Galata Köprüsü’yle ünlü Eminönü, kafeleri, kitapçıları, restoranları, barları ve bir çok farklı kesime hitap edecek sosyal ve kültürel aktiviteleriyle İstiklal Caddesi, Arnavutköy, Aşiyan, Bebek, Ortaköy, Yıldız gibi tarihi semtleriyle Beşiktaş, Harbiye, Nişantaşı Osmanbey gibi canlı alışveriş merkezleriyle Şişli bu yakanın en önemli semtlerindendir.

Osmanlı İmparatorluğu’nun ve Bizans İmparatorluklarının başkentliğini yapmış İstanbul, dünyanın nadide sanat eserlerini barındırmaktadır. Şehrin dört bir tarafına dağılmış saraylar, kiliseler, camiler, çeşmeler İstanbul’un başlıca önemli ve görülmeye değer yerleridir. Topkapı Sarayı, Dolmabahçe Sarayı, Sait Halim Paşa Yalısı, Beylerbeyi Kasrı, Küçüksu Kasrı, Maslak Köşkleri, Tekfur Sarayı, Tophane gibi saraylar ve köşkler mutlaka ziyaret edilmelidir. Günümüzde bu tarihi yapıların çoğu müzeye dönüştürülmüş durumdadır.

Topkapı Sarayı Müzesi, Arkeoloji Müzesi, Askeri Müze, Belediye Müzesi, Çinili Köşk, Deniz Müzesi, Halı ve Kilim Müzesi, Mozaik Müzesi, Sakıp Sabancı Müzesi, Türk İslam Eserleri Müzesi, Sadberk Hanım Müzesi, İstanbul Modern Sanatlar Müzesi, Rahmi Koç Müzesi, Pera Müzesi, Resim Heykel Müzesi başlıca gezilmesi gereken müzelerdir.
İstanbul’da yüzyıllarca birlikte yaşamış ve yaşamakta olan Müslümanların, Hristiyanların, Musevilerin ve birçok mezhepten insanın şehre armağanı olan sayısız kilise, cami ve sinagog yer almaktadır. Bu yapıların bir çoğu dinsel amaçlı kullanılmamaktadır. Ayasofya, Beyazıt Cami, Fatih Cami, Süleymaniye Cami, Ortaköy Cami, Sultan Ahmet Cami, Rüstem Paşa Cami, Mihrimah Cami, Sokulu Mehmet Paşa Cami, Şehzade Cami ile Ermeni Patrikhanesi, St Antoine Padoue Katolik Kilisesi, Aya Yorgi Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi Kilisesi, Neve Şalom Sinagogu, Surp Krior Lusaroviç Ermeni Ortodoks Kilisesi, Ortaköy Surp Krikor Lusavoriç Kilisesi, Aya İrini Kilisesi, Saint Pierre Kilisesi, Aya İstefanos, Sakızağacı Surp Asdvazazin Katedrali görülmeye değer başyapıtlardandır.

İstanbul’da alışveriş yapmak isteyenler geleneksel çarşı-pazarların yanı sıra modern alışveriş merkezlerinden de yaralanabilirler. 4400 dükkanı, 40 hanı, 19 hamam ve çeşmesi, atölyeleri, camileriyle Kapalı Çarşı hala şehrin ticaret merkezi olma özelliğini taşımaktadır. Osmanlı mimarisinin özelliklerini taşıyan çarşı turistlerin en çok ilgi gösterdikleri yerlerin başında gelir. Mısır Çarşısı ve Sahaflar Çarşısı, ucuz eşya almak isteyenlerin de antika eşya arayanlarında gözdesi olan Çukurcuma ve 2500 m² alana sahip Markiz Pasajı İstanbul’un geleneksel alışveriş mekanlarındandır.
Son derece renkli bir kültür-sanat hayatına sahip İstanbul 1973 yılından itibaren İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen Uluslararası İstanbul Film Festivali, Uluslararası İstanbul Müzik Festivali, Uluslararası İstanbul Caz Festivali, Uluslararası İstanbul Bienali ile daha da hareketlenmiştir. Bale gösterileri, operalar, tiyatro gösterileri hemen her gün sanatseverlerle buluşmaktadır. Sanat galerileri, kitapevleri, art-cafeler İstanbul’un en sık rastlanan mekanlarıdır. İstanbul’un en önemli kültür ve ticaret merkezlerinden biri olan Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı, 2000 kişilik 26 toplantı salonuyla kongre, seminer ve benzeri profesyonel etkinliklere hizmet vermektedir.

İstanbul’da doğanın en iyi korunduğu yerlerden biri de Adalardır. Kınalıada, Burgazada, Kaşıkadası, Heybeliada, Büyükada, Sedefadası, Yassı Ada, Sivri Ada, Kaşıkadası, Tavşan Adası kıyıya paralel sıralanan adaları oluşturmaktadır. İstanbul’a 70 km. mesafedeki Şile, İstanbul’un en büyük ilçelerinden biri olan Silivri özellikle yaz aylarında tercih edilmektedir.
İstanbul’un Avrupa yakasında ki Atatürk Hava Limanı ve yakın zamanda hizmet vermeye başlayan Anadolu yakasındaki Sabiha Gökçen Hava Limanı olmak üzere iki havaalanı vardır.
İstanbul’u ziyarete gelenler dünyaca ünlü beş yıldızlı otelleri tercih edebilecekleri gibi Osmanlı tarzı butik otelleri de tercih edebilirler. Şehir içinde ve tüm etkinliklere yakın mesafede kalmak isteyenler Ceylan Inter Continental, Hilton İstanbul, İstanbul Princess, Grand Cevahir Hotel&Convention Center, Hyatt Regecy İstanbul, Four Seasons Hotel gibi dünyaca ünlü otellerde konaklayabilirler. Polat Renaissance Hotel, Holiday Inn İstanbul gibi oteller ise Atatürk Havalimanına yakınlığı sebebiyle tercih edilebilir.

Boğaziçi’nin iki kıyısındaki bu büyük şehri gezmek isteyenler ancak birkaç günlerini ayırarak şehrin keyfini çıkarabilirler.
İSTANBUL’U DİNLİYORUM
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda
Sucuların hiç durmayan çıngırakları;
İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı.
İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı;
Kuşlar geçiyor derken
Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık;
Ağlar çekiliyor dalyanlarda;
Bir kadının suya değiyor ayakları;
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Serin serin Kapalıçarşı,
Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa
Güvercin dolu avlular,
Çekiç sesleri geliyor doklardan
Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları;
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı
Başında eski alemlerin sarhoşluğu,
Loş kayıkhaneleriyle bir yalı
Dinmiş lodosların uğultusu içinde.
İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı.
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Bir yosma geçiyor kaldırımdan.
Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar.
Bir şey düşüyor elinden yere;
Bir gül olmalı.
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Bir kuş çırpınıyor eteklerinde.
Alnın sıcak mı, değil mi bilmiyorum;
Dudakların ıslak mı değil mi, bilmiyorum;
Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından
Kalbinin vuruşundan anlıyorum;
İstanbul’u dinliyorum.
Orhan Veli Kanık
Bu yazı toplamda 107, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Bu konularda ilginizi çekebilir
Aradığınız konu hakkında yeterli içeriği sitemizde bulamadıysanız, aşağıdaki kutucuklardan google ve yahoo arama motorlarında arama yapabilirsiniz.
Yorum
Ayarlar
-
Nisan 4, 2008
-
Yaşam
-
Yorum yapılmamış
-
RSS Yorumları
-
Del.ico.us
-
Digg!



