Lokum oldu ‘lokumi’

Yazar aSh | 14.12.2007 | Kategori Gündem

 
Lokumu ‘lokumi’ adıyla AB’ye tescil ettirmek için harekete geçen Rumlar, fazla uğraşmayacak gibi görünüyor.

Çünkü Türkiye, 6 aylık itiraz süresi boyunca resmi bir girişimde bulunmadı!

Türkiye’nin en ünlü şekerlemesi olan lokum, Avrupa Birliği tarafından tescillenmek üzere. Ancak “Türk lokumu” adıyla değil, Rumların girişimiyle “lokumi” adıyla…
Lokumu “lokumi” adıyla AB’ye tescil ettirmek için harekete geçen Rumlar, isteklerini elde edecekler gibi görünüyor, çünkü Türkiye, 6 aylık itiraz süresi boyunca bu konuda resmi bir girişimde bulunmadı. Yakında lokumun, bir Rum şekerlemesi olarak ve “lokumi” adıyla AB’deki tescil işlemi tamamlanacak.

Konuyu AP gündeme getirdi
Bu konuyu işleyen AP, abonelerine konunun Türk ve Rum taraflarının görüşlerinin yer aldığı bir haber geçti. Habere göre, Adana’da lokumculuk yapan Adnan Özdoğru “Yıllardır dünya pazarında Türk lokumu Türk tatlısı (Turkish delight) adıyla bilinir. Rumlar lokumun nasıl yapıldığını bile bilmez” dedi. Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nde “lokumi” işiyle uğraşan George Gabriel ise “Kimse lokumiyi kendisinin ilan edemez” diyerek Türkiye, Kıbrıs, Yunanistan ve Lübnan’da lokumun aynı tarifle hazırlandığına dikkat çekti.
Lokum, ana hammaddesi olan nişasta ve şekerin kazanlarda yüksek ısıda kaynatılmasıyla yapılıyor. Bu işlem sayesinde lokum, jelatinimsi ve çiğnenebilir kıvamını kazanıyor.

‘Boğaz rahatlatan’

Osmanlıca rahat ul-hulküm yani ‘boğaz rahatlatan’ kelimesinden türeyen lokum, 15. yüzyıldan beri Anadolu’da bilinmekle birlikte, özellikle 17. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde yaygınlaştı.

MİLLİYET

Bu yazı toplamda 97, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Soğuk kar getirecek…

Yazar aSh | 14.12.2007 | Kategori Gündem

 Meteoroloji’den yapılan açıklamada, Marmara’nın bir bölümü, Batı Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun bugünden itibaren beyaza bürüneceği duyuruldu

Sürücüler dikkatli olmaya çağırıldı. Bolu’da etkili olan kar yağışı hayatı olumsuz etkilerken, D-100 Karayolu’nun Karanlıkdere ve Seymenler mevkiinde ulaşım zaman zaman durma noktasına geldi. Doğal güzellikleriyle ünlü Gölcük Tabiat Parkı’ndaki göl, buz tuttu. Doğu Anadolu Bölgesi’nde ise bugün ve yarın etkili yağış bekleniyor. Kars ve Ardahan’da kendisini hissettiren kar, gün içinde de bölge geneline yayılacak.

BOLU BEYAZA BÜRÜNDÜ

Kar yağışından olumsuz yönde etkilenen yerlerin başında Bolu ve Bolu Dağı geldi. Önceki geceki sağanak yağış, dün sabah saatlerinde yerini kara bıraktı. Özellikle ulaşımı etkileyen yağış yüzünden Akçakoca’da balıkçılar denize açılamadı. D-100 karayolunun Bolu Dağı Karanlıkdere ve Seymenler mevkiinde etkili olan kar yağışı sebebiyle sürücüler zor anlar yaşadı.

DOĞU’DA ISI EKSİLERE DÜŞTÜ

Doğu Anadolu Bölgesi’nde bugün ve yarın kar yağışının etkili olması bekleniyor. Meteoroloji Bölge Müdürlüğü’nden alınan bilgiye göre, sabah saatlerinde Kars ve Ardahan’da başlayacak kar yağışı, gün içinde bölge genelinde kar ve karla karışık yağmur şeklinde sürecek. Bölgede dün gece en düşük hava sıcaklığı sıfırın altında olmak üzere Kars ve Ardahan’da 4, Erzurum ve Iğdır’da 1 derece; Ağrı’da sıfır, Erzincan’da ise 4 derece oldu. Bu arada, Ardahan’ın bazı köylerle ulaşımı kar yüzünden kapandı.

KAYAK MERKEZLERİNİN BAYRAMI ERKEN GELDİ

Kurban Bayramı’na hazırlanan kayak merkezleri ise durumdan oldukça memnun. Kartalkaya ve Erciyes’te sezon bu hafta açıldı. Kar kalınlığı, Bayraktepe’de 105, Uludağ’da 98, Kartalkaya’da 90, Ilgaz’da 70, Palandöken’de 60, Erciyes’te 40 santimetreye ulaştı.

Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü, 1-12 Aralık tarihleri arasında başta Ege ve Akdeniz bölgeleri olmak üzere yurdun güney ve batı kesimlerinin önemli miktarlarda mevsim yağışı aldığına dikkat çekti. Bu dönemde metrekareye; Antalya 189, Muğla 171, Aydın 159, Bursa 139, Mersin 135, Hatay 130,

MİLLİYET






 

Bu yazı toplamda 81, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Dua, Allah’la gizlice konuşmaktır

Yazar aSh | 14.12.2007 | Kategori Gündem

 
Efendimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) me’sûratında pek çok istiâze ve dua vardır.

Bu duaların bazılarının hangi durumlarda okunacağı belirlenmiş olsa da bazılarının ne için okunacağı bildirilmemiştir.
Mesela, Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), bazı şeylerin şerrinden, hususiyle de bilmediğimiz bir yerde yatıp kalkarken hevâm ve haşerâtın zararlarından emin olmak için “Eûzü bikelimâtillâhi’t-tâmmâti min şerri mâ haleka ve zerae ve berae - Allah’ın yarattığı, zürriyet halinde her tarafa saçtığı ve kusursuz meydana getirdiği şeylerin şerrinden yine O’nun tastamam kelimelerine ve vech-i kerimine sığınırım” (Muvatta, Şi’r, 12; Müsned, 3/419) duasının okunmasını tavsiye etmiştir. Bununla beraber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), yaptığı her duada, duayı hangi gaye için okumak gerektiğini bildirmemiştir. Bundan dolayı bütün dualardaki ortak hakikati kavramak çok mühimdir. Evet, küllî bir nazarla bakıldığında dua ve münâcâtlarda esas olanın Hakk’a teveccüh olduğu anlaşılmaktadır. Yani Cenab-ı Hakk’a yapılan tazarru ve niyazların ortak noktası, O’na teveccüh etmek, O’na açılan kapının tokmağına dokunmak veya düğmesine basmak demektir.

Allah Teâlâ’ya yapılan dua ve niyazların bütünü için geçerli olan diğer bir hususiyet de bu duaların bizim kuvve-i mâneviyemizi takviye etmeleridir. Yani Hâkim-i Mutlak olan Allah, bizimle beraber olduktan, mü’min de bunun bilincinde olarak hareket ettikten sonra hiçbir kimsenin veya hâdisenin dua dua yalvaran bir mümine zararının dokunması mümkün değildir. Duaların mü’mine kazandırdığı sırlardan biri de Allah’a karşı yaptığı niyazların onun için çok yüksek bir moral kaynağı olduğudur.

Meselenin diğer bir yanı da şudur: Allah’a sığınılacak hususlardan istiâze edilmesi veya beklenen neticelerin istenmesi, bu hususların hârici şartlarına riayet edilmesini de iktiza eder. Bu konuyu bir misalle az daha açmak istiyorum:

Efendimiz’in yaptığı dualardan biri şöyledir: “Allâhümme innî eûzü bike mine’l-hemmi ve’l-hazeni ve eûzü bike mine’l-aczi ve’l-keseli ve eûzü bike mine’l-cübni ve’l-buhli ve eûzü bike min galabeti’d-deyni ve kahri’r-ricâli - Allah’ım! Üzüntüden, tasadan, acizlikten, tembellikten, korkaklıktan, cimrilikten, borca yenik düşmekten, başkalarının ayağı altında iki büklüm kalıp ezilmekten, bazı insanların galebe ve tasallutundan Sana sığınırım.” (Buhari, Daavat, 36-38)

Efendimiz’in yaptığı bu duada istiâze ettiği hususlardan biri “hazen”dir. Hazen, tasa, keder ve işin sarpa sarması gibi manalara gelir. İnsanın içindeki tasa ve keder, bazen hem işlerin sarpa sarmasına hem de iradeyi felç eden bir çaresizlikle bunalımlara sebebiyet verir. Buna karşılık yapılacak şey Allah’a sığınma olmalıdır. Zira gerçek melce’ ve menca (sığınılacak yer) Allah Teâlâ’dır; evet sadece O’na sığınılır ve her şey O’ndan beklenir. Böyle bir mülahaza, aynı zamanda kulun Rabb’isine karşı edebi ve saygısının gereğidir. Eskiden tekyelerde kapının arkasında “Edep Yâhû!” yazılıydı. Sahabenin de Hz. Peygamber Efendimiz’le (sallallahu aleyhi ve sellem) gizli bir şey konuşmak istediğinde -ayetin ifadesiyle- sadaka vermesi gerekirdi. (Bkz.: Mücadele, 58/12) Şüphesiz bu, onların mazhar olduğu nimete ve hiç de ucuz olmayan bir mülakata şükran nişanesiydi.

Bize düşen, sebeplere riayet etmektir

İşte mü’min, Allah’a yalvarmak, tazarru ve niyazda bulunmakla aslında O’nunla gizlice konuşmuş olmaktadır. Bu da bir manada kendi güç ve kuvvetinden teberri etme manasına gelir ki, müminin yaptığı böyle bir dua ile adeta “Kendi güç ve kudretimden teberri ettim ve Senin güç ve kuvvetine sığındım Allah’ım!” demektedir. “Allah’ım! Bütün eşrârın şerrinden, füccârın keydinden Sana sığınıyorum” demenin yanı başında, “Nefsimin şerrinden de Sana sığınıyorum.” demiş olmaktadır. Böyle bir duada bulunma bu manaları ihtiva ettiği gibi bir de “Allahım! Eğer Sen muhafaza buyurmazsan hiç kimse beni koruyamaz.” manasını da muhtevidir. Bu da, doğrudan doğruya O’ndan O’nu istemek demektir.

Mevzu ile alakalı mülahazalarımıza, ele aldığımız dua üzerinden devam edersek, tasa ve kederden sıyrılma meselesinin de bir mümin için çok önemli olduğunu söyleyebiliriz. Yani bu dua, insanın tasa ve kederlerinin ruhunu sarmasına sebep olan ihmal, söz ve davranışlardan uzak durmayı da nazara vermektedir. Bu açıdan böyle bir duayı yapan mü’minin aynı zamanda tasa ve kederlerden sıyrılma gayreti ve cehdi içinde olmasının gerekliliği söylenebilir.

Binaenaleyh hem düşünce ve duygularımızı hem de davranışlarımızı alakadar eden dua gibi bir meselede esbab her şey demek değildir. Bir diğer yönüyle de madem dua ile istediğimiz hususu hedef olarak ele alıyoruz ve bu husus bizim için bir gâye-i hayâl oluyor; hatta onunla matlabımıza ulaşmak istiyoruz. Öyle ise bu isteklerimizin aksini netice verecek esbaba karşı tavır almamız gerekmektedir. Aynı zamanda arzu ettiğimiz hususlara ulaşmak için de gerekli sebeplere riayet etmemiz lazımdır. Hususiyle de esbap dairesinde bulunduğumuz sürece -ki bu durum insanın ömrü bitene kadar devam eder- sebeplere riayet bizim için bir sorumluluktur.

Evet, her şey fertte başlar. Daha sonra himmeti toplum olan fertler, toplumun sesi ve soluğu haline gelir ve her yerde bunları soluklarlar. Bundan böyle de Yunus’un yaklaşımıyla her yerde onların pazarlığı yapılır. Onların alış-verişinde alıp sattıkları şey de tevhiddir.

Bu yazı toplamda 58, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Kamuya 23 bin personel alınacak

Yazar aSh | 14.12.2007 | Kategori Gündem

 Kamudaki serbest memur kadrolarına açıktan veya diğer kamu kuruluşlarından nakil suretiyle atama yapılacak.Kamuya 23 bin, YÖK’e 5 bin personel alınacak.

TBMM Genel Kurulu’nda 2008 yılı bütçe görüşmeleri sırasında kabul edilen bir kanun tasarısına göre, kamu kurum ve kuruluşlarının serbest memur kadrolarına 2007 yılında emeklilik, ölüm, istifa veya nakil sonucu ayrılan memur sayısının yüzde 50’sini geçmeyecek şekilde açıktan veya diğer kamu kuruluşlarından nakil suretiyle atama yapılabilecek. Bu sınırlar içinde memur ihtiyacını karşılayamayacak idare kurum ve kuruluşlar için ilave 23 bin atama izni verilecek.

Yükseköğretim kurumlarına da öğretim üyesidışındaki boş öğretim elemanı kadroları için ilave 5 bin atama izni verilmesi öngörülüyor. Bu kadroların 480′i, öğretim elemanı yetiştirmek amacıyla araştırma kadrolarına yapılacak atamalar için kullanılacak.

Kamunun işlettiği eğitim ve dinlenme tesisi, misafirhane, çocuk bakımevi, kreş, spor tesisi ve benzeri sosyal tesislerin giderleri, bu tesislerin işletilmesinden elde edilen gelirden karşılanacak. Bu yerlerde, merkezi yönetim bütçesi ile döner sermaye ve fonlardan ücret ödenmek üzere 2008 yılında ilk kez istihdam edilecek yeni personel görevlendirilmeyecek.

AA

Bu yazı toplamda 3298, bugün ise 49 kez görüntülenmiş

Ekim ayında en çok aranan kelimeler

Yazar admin | 13.12.2007 | Kategori Teknoloji

Biraz gecikmeli de olsa bütün ülkelerin ekim ayı içerisinde google’da en çok aradiği kelimeler yayınlandı. Türkiye’de en çok aranan kelimeler ise şöyle;

1. kanal 24
2. TÜRKÇE SÖZLÜK
3. isimlerin anlamları
4. ak bank
5. clubpenguin
6. candan erçetin
7. namaz vakti
8. sitene ekle
9. ŞANS TOPU
10. futbol oyunları
11. ekolay net
12. gta hileleri
13. dacia
14. hoppala
15. adil ışık

Bu yazı toplamda 104, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

İsimlerin anlamları

Yazar admin | 13.12.2007 | Kategori Gündem

Hangi isim ne anlama geliyor çoğu zaman merak etmişizdir. İşte bu sorunun cevaplarını bulabileceğiniz kaynaklar:

1 2 3 4 5 6 7

Bu yazı toplamda 88, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

TDK Güncel Türkçe Sözlük

Yazar admin | 13.12.2007 | Kategori Kültür - Sanat

Türkçenin en güvenilir, en gelişmiş ve en güncel sözlüğü, 1945’ten beri yayımlanan Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlük’ünün Genel Ağ’daki sürümüdür.

Türkçe Sözlük dilimizde yaşanan gelişmelere bağlı olarak sürekli güncellenmektedir. Şu anda sözlükte 104.481 anlam bulunmaktadır. Eleştiri ve katkılarınızı katki@tdk.org.tr adresine yazabilirsiniz. Katkı ve eleştirileriniz değerlendirildikten sonra gereği yapılacaktır.


Uyarı:

    1. Güncel Türkçe Sözlük‘te kişi adları yer almamaktadır. Kişi adları ile ilgili olarak Kurumumuzun hazırladığı Kişi Adları Sözlüğü‘ne buradan ulaşabilirsiniz.

    2. Klavyesinde Türkçe karakterler bulunmayan kullanıcılar, aradıkları sözü Türkçe karakter kullanmadan yazıp Ara düğmesini tıklarlarsa program Türkçe karakter içeren söz veya sözleri önerecektir. Bu söz veya sözlerin üzeri tıklandığında ilgili tanımlara ulaşılabilecektir. Örnek: “ağaç” sözü aranıyorsa, “agac” yazılabilir.

    3. Güncel Türkçe Sözlük‘te özel yazı tipleri kullanılmıştır. Bilgisayarınızda bu tür yazı tiplerini göremiyorsanız veya değişik karakterler görünüyorsa, Yazılımlar sayfasından Yazı tipleri 2 seçeneğini tıklayarak bu yazı tiplerini bilgisayarınıza yüklemeniz ve işletim sisteminize tanıtmanız gerekmektedir.

    4. Güncel Türkçe Sözlük ile Yazım Kılavuzu’ndaki madde başı eşleştirme çalışmaları devam etmektedir. Sözlerin yazılış biçimleri için  Yazım Kılavuzu’na başvurmanızı öneriyoruz.

Duyuru: Türk Dil Kurumu, yeni bir hizmeti daha kullanıcılara sunuyor. Türkçe Sözlük ‘ten sözler ve Yabancı Kelimelere Karşılıklar çalışmasından alınan sözlerin Türkçe karşılıkları duyuru topluluğuna her hafta düzenli olarak gönderilecektir. Bu duyuruları almak istiyorsanız bilgi@tdk.org.tr veya bilgi@tdk.gov.tr adresine e-posta göndermeniz yeterli olacaktır.

Bu yazı toplamda 218, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Kanal 24 internet sitesi iddialı

Yazar admin | 13.12.2007 | Kategori Gündem

Türkiye’nin yeni haber kanalı 24, internette de izleyicileri ile buluşmaya başladı. www.yirmidort.tv adresinde online olan 24 alanında farklı ve iddialı.

Tüm programların videolarla da tanıtıldığı www.yirmidort.tv. sitesi, canlı yayında hem kalitesi yüksek hem de oldukça hızlı olma iddiasında.

24 Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Hoş, sitenin yazılı bir haber sitesi olmayacağını çünkü haberi zaten canlı ve kaliteli olarak ekrana taşıdıklarını belirtti.

www.yirmidort.tv ile doğru ve kaliteli habere anında ulaşmak mümkün. Sitede yer alan canlı yayın, uyduda yayınlanan 24 ile sadece 9 saniye fakla eşzamanlı olarak izleyiciye ulaşıyor. Böylece internet izleyicileri sıcak gelişmelerden anında ve canlı yayınla haberdar oluyorlar. Ekran başında olmayan 24 izleyicileri, haber hattı ve son dakika gelişmeleri ile gündemde yer alan olayları anında takip etme şansına sahip olacaklar. Site ziyaretçileri, www.yirmidort.tv sayfasından internet radyoyu da dinleyebilecekler.

Bu yazı toplamda 366, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Nur Serter ‘kitabında’ şaşırttı

Yazar aSh | 13.12.2007 | Kategori Politika

 Prof. Nur Serter kendi yazdığı kitabında ‘Atatürkçülüğü’ öyle bir anlatmış ki…

Tandoğan ve Çağlayan mitinglerinin tek faydası, ‘ikna odaları’nın mucidi Prof. Nur Serter’i parlamentoya taşımış olması…

Şimdi kıymetli bir mebus olan Serter’in gösterdiği yararlılıklar ‘ikna odaları’ ve ‘miting tertipçiliği’yle sınırlı değil.

Cevval bir aktivist olarak her platformda karşımıza çıktı ve kendisini ‘görünür’ kıldı. Televizyon televizyon do laşmalar, toplantılar, paneller, bayraklı yürüyüşler, bitmek bilmez laiklik savunuları, türban yergileri…

Bu kadar cevvaliyet bir karşılık bulacaktı elbette.

Deniz Baykal doğrusunu yaptı.

Ben de olsam Serter’i partime davet ederdim.

Siyasi bir figür olmadığı dönemlerde basbayağı siyasi faaliyetler yapan Serter, bilgi ve birikimini bundan sonra Meclis çatısı altında değerlendirecek.

Fakat Serter, kendisini görünür kıldığı platformlardaki Serter gibi değilmiş.

Kitaplarına baktığımızda, başka bir Serter’le karşılaşıyoruz ve şaşırıyoruz.

Ben herhangi bir kitabını okumadım, imzasının bulunduğu herhangi bir varakpareye de bakmadım.

Doğrusu, aklıma gelmedi.

Merak da etmedim.

Kendisini ‘görünür’ kıldığı platformlardaki gibiyse, ne diye bakacaktım ki?

Bildiğimiz Nur Serter’di işte…

Fakat, zahmet edip de bakanların tanıklığı, bize bilmediğimiz, tanımadığımız, tanıdığımızda şaşıracağımız, farklı hususiyetlere sahip bir Nur Serter’i işaret ediyor ki, şaşırmakla kalmayıp küçük dilimizi yutuyoruz.

Mesela, ‘Dinde Siyasal İslam Tekeli’ isimli kitabında Atatürkçülüğü ‘dar kalıplar’ olarak niteliyormuş.

Nasıl yani?

Basbayağı ‘dar kalıplar’ olarak niteliyormuş ve bununla da yetinmeyip, ‘Atatürkçü kalıplara sığınarak düşünmeyen insan yetiştirme eylemine son verilmesini’ istiyormuş.

Bitmedi…

Bir başka kitabında da (İnsan Merkezli Eğitim, Sarmal Yayınevi, 1997), gençleri Atatürkçülük dışındaki fikirlere kapamanın demokratik olmayacağından bahisle şunları söylüyormuş: ‘Atatürk milliyetçiliği diye sunulan, içi boşaltılmış hamasi kalıpların ardına sığınarak, Atatürkçü gençler yetiştirmede başarı elde edilmiş midir?’

Bitti mi?

Hayır…

İşte bir Nur Serter cümlesi daha: ‘Gençliğin kimi beğenip beğenmeyeceğine, neyin yanlış ya da doğru olduğuna, hangi inanca bağlanıp bağlanmayacağına, hangi tutum ve davranışın erdem olması gerektiğine karar vermek için Atatürk’ten teyit arar duruma getirilmesi, zaman içinde bireyin aklına, mantığına, düşüncesine, kararlarına olan güveni zedelemekte, robot insan üretimini hızlandırmaktadır. Atatürk gibi akla değer veren bir lideri kullanarak düşünemeyen insan yetiştirmek, ancak Atatürkçülüğü anlayamayan fanatik Atatürkçülerce başarılabilirdi…’

Bütün bu sözleri niçin alıntıladım?

Nur Serter’e, ‘Sen geçmişte böyle düşünüyordun. Şimdi neden böylesin?’ demek için mi? Bu hanımefendiyi intisaplı bulunduğu çevrelerin gözünden düşürmek için mi?

Hayır.

Bilakis, bunların doğru cümleler olduğunu hatırlatmak için.

CHP’de siyaset yapan Nur Serter bundan sonra bu cümlelerin neresinde duracak? Merak ettiğim husus bu…

Merak ettiğim ikinci husus da şu:

Doğru şeyler (politik bakımdan) yanlış insanlar tarafından dile getirildiğinde sorun olmuyor da, doğru insanlar tarafından dile getirildiğinde neden kıyametler koparılıyor?

İşte benzeri doğruları yazan Engin Ardıç kaç gündür ‘Atatürk düşmanı olmadığını’ kanıtlamaya uğraşıyor ve üstelik dilinde tüy bitti.

Yazık günah değil mi?
AHMET KEKEÇ - STAR

Hürriyet yazarı Ahmet Hakan da bugünkü yazısında ‘Nur Serter’e sorular ‘ sordu.

MADEM…

Her kafayı çıkaran AKP’ye yakın isme, eskiden söylediklerini anımsatıp, “Baba ne iş?” diye sorabiliyoruz…

Madem…

Yeni bir pozisyon elde eden “Eski İslamcı”nın karşısına geçip, “Sen bundan 15 yıl evvel şöyle demişsin… Şimdi ver bakalım hesabını” diye posta koyabiliyoruz…

O zaman…

Bu hesap sorma tarzı neden “CHP milletvekili” sıfatını taşıyan biri için işlemesin ki?

Eğer Ömer Dinçer’den hesap soruyorsak…

Eğer Başbakan Erdoğan’dan hesap soruyorsak…

Eğer Cumhurbaşkanı Gül’den hesap soruyorsak…

Eğer yeni YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan’dan hesap soruyorsak…

Pek tabii ki…

CHP milletvekili Nur Serter’den de hesap soracağız…

Ama önce Nur Serter imzalı bir okuma parçası…

Hep birlikte okuyalım:

“Gençliğin kimi beğenip beğenmeyeceğine, neyin yanlış ya da doğru olduğuna, hangi inanca bağlanıp bağlanmayacağına, hangi tutum ve davranışın erdem olması gerektiğine karar vermek için Atatürk’ten teyit arar duruma getirilmesi, zaman içinde bireyin aklına, mantığına, düşüncesine, kararlarına olan güveni zedelemekte, robot insan üretimini hızlandırmaktadır. Atatürk gibi akla değer veren bir lideri kullanarak düşünemeyen insan yetiştirmek, ancak Atatürkçülüğü anlayamayan fanatik Atatürkçülerce başarılabilirdi…”

* * *

Ve şimdi de soralım bakalım, eskinin “İstanbul Üniversitesi Rektör Yardımcısı”, bugünün CHP Milletvekili Nur Serter Hanım’a…

BİR Bu satırları ne zaman yazdınız?

İKİ Hálá aynı kanaati taşıyor musunuz? Eğer değiştiyseniz hangi noktada ve neden değiştiniz?

ÜÇ Sözünü ettiğiniz “fanatik Atatürkçüler” kimlerdir?

DÖRT “Her konuda Atatürk’ten teyit aramak” ne demektir? Birkaç örnekle bunu açıklayabilir misiniz?

BEŞ Tarikat üyeliğiniz söz konusu mu? Beyti Nur adlı tarikatın içine girdiniz mi?

ALTI Beyti Nur tarikatının yayın organında makale yayınladınız mı?

YEDİ Herhangi bir yayın organında doçentlik sınavınızı Beyti Dost tarikatının size sağladığı ruhi destekle kazandığınızı yazdınız mı?

Bu yazı toplamda 82, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Faili meçhuller cepten yakalanıyor

Yazar aSh | 13.12.2007 | Kategori Gündem

 
Son yıllardaki bütün cinayetlerin faillerinin yakalanmasında Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın (TİB) çok önemli rol üstlendiği ortaya çıktı.

Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın kurulmasının ardından işlenen bütün cinayetlerin failleri kısa sürede yakalandı. Hrant Dink cinayeti başta olmak üzere birçok suçun aydınlatılmasında önemli rol oynayan Başkanlık, yasal olmayan yollardan dinleme olaylarına da son verdi.

Hrant Dink cinayeti başta olmak üzere birçok suçun aydınlatılmasında cep telefonu sinyal takipleri çok önemli rol oynadı.
Son olarak Mor Yakup Süryani Kilisesi rahibi Daniel Savcı’nın bulunması ve faillerinin yakalanmasında da TİB önemli başarı sağladı. TİB’in başarısının ardından takip edilme korkusuna kapılan terör örgütleri uydu telefonu kullanmaya başladı. Bunun üzerine Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı da uydu telefonlarının teknik takibi için yeni bir sistem kurdu. y’a TİB’in çalışmaları hakkında bilgi veren Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, 23 Temmuz 2006 tarihinde çalışmalarına başlayan TİB’in, Türkiye’nin demokaratikleşmesi ve sivilleşmesinde önemli bir görev yerine getirdiğini söyledi.

Türkiye’de yıllarca insanların telefonunun dinlenip dinlenmediği endişesiyle yaşadığını hatırlatan Yıldırım, istihbarat birimleri arasında kavgaya neden olan telefon dinleme ve sinyal (teknik) takip işinin artık tamamen yasal ve tek bir merkezden yönetildiğini ifade etti.

DAHA HIZLI SONUÇ ALINIYOR

Bundan böyle telefonların TİB’in onayıyla dinlendiğini ve daha hızlı bir şekilde sonuç alındığını dile getiren Yıldırım, TİB’in göreve başlamasının ardından dinlemelerin insanların haberleşme özgürlüğünü engellemeden, tamamen yasal şekilde yapıldığını vurguladı. TİB’in faaliyete geçmesinin ardından faili meçhul cinayet olmadığına da işaret eden Yıldırım, teknolojik gelişmeler doğrultusunda suçluların daha hızlı yakalandığını belirtti. Yıldırım, teknik takip yöntemiyle Hrant Dink cinayetinin çözüldüğünü, geçen hafta kaçırılan rahip Daniel Savcı’nın kurtarıldığını söyledi. PKK’nın şehirlerde veya kırsalda yapacağı eylemlerin engellenmesinde de TİB’in büyük başarılar sağladığını ifade eden Yıldırım, Ankara’da bulunan bomba yüklü minibüs ile PKK’nın Güney Doğu’da yaptığı saldırıların faillerinin de yakalanmasında elektronik takibin çok önemli rol üstlendiğini söyledi.

DİNLEME ŞÜPHESİNİ KALDIRDI

Yıldırım’ın, suçluların yakalanmasında çok önemli role sahip olduğunu söylediği TİB, Türkiye’nin demokratikleşmesinde çok önemli bir rol üsleniyor. Daha önce her kurum kendi başına dinleme yapıyor ve zaman zaman istihbarat birimleri arasında rekabet yaşanıyordu. İstihbarat birimleri arasında yaşanan rekabet nedeniyle suçlulara ulaşmakta zaman zaman sorunlar yaşanırken, vatandaşlar da kaydı tutulmayan telefon dinmeleri nedeniyle “beni de dinliyorlar mı?” şüphesi duyuyordu.

Uydu telefonları yasal takipte

Yasa dışı örgütlerin uydu telefonu kullanmaya başlamasının ardından uydu telefonlarının teknik takibi için yeni bir sistemin kurulma aşamasında olduğunu bildiren Bakan Binali Yıldırım, gerekli cihazların alındığını, yazılımların tamamlandığını dile getirdi. Yıldırım’ın verdiği bilgiye göre, uydu telefonlarının da dinlenilmesi konusunda mahkeme kararları TİB’e gelecek, GSM’de olduğu gibi datalar ilgili kurumun altveri taşıyıcısına aktarılacak.

Aydınlatılan olaylar

Ankara’da ele geçirilen bomba yüklü minibüsle ilişkili kişiler de yine teknik takip (cep telefonu görüşmelerindeki sinyallerin takibi) ile ele geçirilmişti.

Mardin’in Midyat İlçesi’ne bağlı Barıştepe Köyü’ndeki, Süryani cemaatine ait Mor Yakup Manastırı’nın rahibi Daniel Savcı’nın kaçırılmasına karışan 7 kişi teknik takip sonunda gözaltına alınmıştı.

Agos gazetesi yayın yönetmeni, gazeteci Hrant Dink 19 Ocak 2007′de gazetenin İstanbul, Şişli’de bulunan bürosunun önünde vurularak öldürüldü. Cinayeti işleyen Ogün Samast yakalandı. Cinayetin arkasındaki isimler de yine teknik takip sonrası tek tek yakalandı.

Dink cinayetini teftiş kurulu inceleyecek

Geçtiğim yaz aylarında öldürülen Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink cinayeti ile ilgili olarak Başbakanlık Teftiş Kurulu inceleme yapacak. Dink’in katil zanlısının yakalanmasına ve mahkeme sürecinin devam etmesine rağmen Başbakan Erdoğan’ın talimatı ile Başbakanlık Teftiş Kurulu’da bir inceleme başlatacak. Cinayetin nedenlerini araştırılması ve bugüne kadarki seyri teftiş kurulu tarafından da değerlerdirecek. İncelemenin Başbakan’ın talimatı ile başlatıldığı öğrenildi.

YENİ ŞAFAK

Bu yazı toplamda 83, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Sayfa 1330 Toplam 1337« İlk...«13281329133013311332»...Son »