İKİ DAKİKA GÜNCEL HABER MERKEZİ
Giriş Sayfanız Yapın  İKİ DAKİKA DA HER ŞEYDEN HABERDAR OLUN!    Sık Kullanılanlara Ekleyin
Pasif Sigara İçiciliği
Yazar jawscod2
Amerika’lı yerliler Avrupa, Asya ve Afrika kıtaları henüz tütünün varlığından habersiz iken tedavi veya dini amaçlı olarak tütün kullanıyorlardı. Sigara ile uygarlığın tanışması Kristoph Kolomb’un Amerika kıtasını keşfi ile başlar. Tütün o zamanının uygar dünyasına öylesine yabancı idi ki, 1535 yılında Montreal’e ulaşan Jacques Cartier, tütün içen yerliler hakkındaki gözlemlerini günlüğüne şu satırlar ile aktarıyordu. “Vücutlarını, ağızları ve burunları sanki birer bacaymış gibi tütene kadar dumanla dolduruyorlar…. Biz de onları taklit ettik, ancak duman biber gibi acıydı ve ağzımızı yaktı”. Böylesine garipsenen “tütün içme” eylemi, izleyen yıllarda önce Avrupa ve daha sonra da tüm dünyaya yayıldı. Tütün ile Fransa’nın tanışma yılı 1556, İngiltere’nin ise 1565′dir. Nihayet 1945 yılında Avrupa’da sigara içen yetişkinlerin oranı %80′lere kadar yükseldi.
O zamanlardan günümüze sigara sayısız can almış, toplumsal bir sorun olarak gündemin hep önünde kendine yer bulmuştur. Kanımca sigaranın asıl kurbanları pasif içicilerdir. Pasif sigara içicilerinin yüklendiği sağlık riskleri hakkındaki ilk önemli bilgiler, 1980′li yılların başında elde edilmeye başlanmıştır. Otuz yıla yakın bir süre sonra artık çok daha net olarak bilmekteyiz ki, pasif sigara içiciliği tüm yetişkinler ve çocuklar için çok ciddi bir sağlık sorunudur. British Medical Journal’da 2005 yılında yayımlanann “Estimate of deaths attributable to passive smoking among UK adults: database analysis” isimli çalışmada, İngiltere’de yılda 617 kişinin iş yerinde pasif olarak sigara dumanına maruz kalma sonucunda yaşamını yitirdiği gösterilmiştir. Yani tüm İngiltere’de her gün iş yerinde pasif sigaraya maruz kalan neredeyse iki çalışan yaşamını yitirmektedir. Aynı ülkenin turizm sektöründe her hafta bir kişi bu nedenle ölmektedir. Söz konusu çalışma, evde sigara içilmesi nedeniyle sigara dumanına maruz kalan 20-64 yaş grubunda yıllık ölüm oranının 2700′e ulaştığını göstermektedir. Altmış beş yaş ve üstü grupta ise bu rakam 8000′dir. Çalışmada istatistik olarak en düşük risk oranları kullanılarak değerlendirme yapılmış, buna rağmen ürkütücü sonuçlara ulaşılmıştır. Sözü edilen dergide “The accumulated evidence on lung cancer and environmental tobacco smoke” ismi ile 1997 yılında yayımlanan başka bir makalede, sigara içmeyen ancak sigara içen biri ile yaşayan kadınların, içmeyenler ile yaşayanlara göre %24 daha fazla akciğer kanserine yakalanma riskinin bulunduğu, riskin içilen sigara sayısı ve sigara dumanına maruz kalma süresi ile ilişkili olduğu ortaya konulmuştur. Dahası pasif olarak sigara dumanına maruz kalanların kanında tütüne ait kanser yapıcı bir çok maddenin varlığı gösterilmiştir. Pasif içicilerde kalp hastalığı riski, akciğer kanseri ile karşılaştırıldığında 10-20 kat daha yüksektir. Pasif olarak sigara dumanına maruz kalma sonucu gelişen kalp hastalığına bağlı olarak yılda 30.000-60.000 kişi yaşamını yitirmektedir (Passive smoking doubles risk of heart disease, BMJ 1997;314:1569)
Yapılan çalışmalar, pasif içiciler için kül tablasına tüter halde bırakılan sigaraların üflenen dumana göre çok daha büyük bir risk taşıdığını göstermektedir. Pasif içiciler arasında hamile kadınlar ve çocukların ayrı bir önemi vardır. Hamileliği sırasında, öncesi ve sonrasında sigara içen kadınlarda çocuk ölümlerinin %60′ından fazlasının nedeni sigaradır (Smoking and the sudden infant death syndrome: results from 1993-5 case-control study for confidential inquiry into stillbirths and deaths in infancy BMJ 1996;313:195-198). Çocuklarda görülen astım sıklığı ve şiddeti ile pasif sigara dumanına maruz kalma arasındaki ilişki de açıkça bilinmektedir (Association between exposure to environmental tobacco smoke and exacerbations of asthma in children. N Engl J Med 1993;328:1665-9).
Nedendir bilinmez, sigara yasağını ilk uygulayan ülkelerden biri Rusya’dır. Dönemin Rus Çarı, 1643 yılında sigara yasağına uymayanların burnunu kesiyor, suçun tekrarlanması halinde ise ölüme mahkum edilmesini buyuruyordu. Tütün’ün zararlı etkisine ilk dikkat çeken ve 1761 yılında “Cautions Against the Immoderate Use of Snuff- Ölçüsüz Enfiye Kullanımına Dikkat “isimli bir de makale yayımlayan İngiliz hekim John Hill’dir. O zamandan bu yana neredeyse 250 yıl geçmiştir. Günümüzde gelinen noktada pasif sigara içicilerinin karşılaştığı riskleri önlemek için daha net sınırlamalara gereksinim olduğu açıktır. Kanımca birahane, bar, gece kulübü, otel ve restoranlarda da sigara içimine hiçbir şekilde izin vermemek gerekmektedir. Riskler bu kadar net ortaya konulduktan sonra sigara tiryakilerinin sigara içmek için başkalarının yaşamını tehdit etmeyecek, izole ve kapalı bir mekan bulamayacakları ortadadır. Bu nedenle, belki de ilerleyen süreçte “sigara içme özgürlüğü diye bir özgürlüğün olamayacağı” bile tartışma konusu edilmelidir.
Derleyen ve yayınlamama izin veren; Dr. Mustafa ÇETİNER’ e sonsuz teşekkürler.
Bu yazı toplamda 50, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Bu konularda ilginizi çekebilir
Aradığınız konu hakkında yeterli içeriği sitemizde bulamadıysanız, aşağıdaki kutucuklardan google ve yahoo arama motorlarında arama yapabilirsiniz.
Yorum
Ayarlar
-
Mart 16, 2008
-
Sağlık
-
Yorum yapılmamış
-
RSS Yorumları
-
Del.ico.us
-
Digg!



