İKİ DAKİKA GÜNCEL HABER MERKEZİ
Giriş Sayfanız Yapın  İKİ DAKİKA DA HER ŞEYDEN HABERDAR OLUN!    Sık Kullanılanlara Ekleyin
The Godfather
Yazar ahmetodabasoglu
Az önce dört adamı yere yıkan, siyah takım elbiseli adama iki otomatik silah doğrultulmuş. Adamın rengi yavaş yavaş atıyor; çünkü az sonra öleceğini biliyor. Gözleri bir yere dikilmiş durumda ki, baktığı kişi ona bunun sadece bir iş olduğunu söylüyor. Adam vücuduna aldığı sayısız mermi ile birlikte yere yığılıyor. Silahlar susuyor ve sahipleri ile birlikte olay yerinden uzaklaşıyorlar. Hemen ardından, küçük bir kalabalık cesedin biraz uzağında toplanıyor. Ufak bir çocuk ise sessizlik içinde yerde yatana bakıyor. Derken, arkasında bir adam beliriyor. Belli ki yıllar ilerlemiş ve yorgun düşmüş o da. Ama buna rağmen dimdik ayakta. “Kim olduğumu biliyor musun?” diye soruyor adam. Ufak çocuk kafa sallıyor. Ama ondan kurtulmak istiyor; her şeyden kurtulmak istiyor. Fakat arkasındaki adam daha çok sıkıyor ve öfkesini korumasını tembihliyor. Doğru zaman geldiğinde intikamını alacağını söylüyor. Çocuk ise konuşmuyor, sadece bakıyor…
O günün üzerinden dokuz yıl geçmiş. Don Vito Corleone, odasında bir hanımefendi ağırlıyor. Kadın, “Baba” diye hitap ediyor adama ve saygısını sunuyor. Ardından yardım istiyor; oğlunu istiyor; oğluna yardım etmesini istiyor. Yardıma ihtiyacı olduğunu söylüyor. Bu görüşmenin ardından Luca Brasi adında, tamamı ile Baba’ya sadık biri geliyor odaya. Babaya teşekkür ediyor; kendisini evine çağırdığı için onur duyduğunu dile getiriyor. “Don Corleone, şimdi sizi yalnız bırakıyorum, çünkü meşgul olduğunuzu biliyorum” diyor ama Baba “Son bir şey daha, dostum. Benim için birini bulmanı istiyorum” diyor Luca’ya. Ve Luca denileni yerine getirerek bir köşede, üç kişi tarafından pataklanan adamı, bizi buluyor…
Roman-Film-Oyun üçlemesi, her zaman karşılaşılan bir şey değil. Karşılaşıldığı zaman da, üç eylemin hepsi kusursuz yapılamayabiliyor. Bu tarz üçlemelerde ilk akla gelenlerden biri de Harry Potter. Nitekim, kitabı deliler gibi okunan, filmi görsel bir şölen olan bu ismin dört adet de oyunu var. Anlayacağınız, iyi bir üçleme -tabii konu itibarî ile saçma bulanlar vardır- Harry Potter. Bu sadece üçleme örneği içindi ve konu dışına çıkmadan kapatıyorum. Esas konumuz ise Mario Puzo’nun müthiş romanı The Godfather’dan geliyor. Electronic Arts tarafından uzun bir süre önce -gerçekten uzun çünkü o zaman Gamerbug henüz doğmamıştı- duyurulan oyun, birkaç gün önce piyasadaki yerini aldı. Böylesi merakla beklenen bir oyunun incelmesini yapmak benim için bir şeref tabii ama… Bu ‘ama’lar her zaman vardır. Bu ‘ama’lar, her şeye limon sıkar. Yine de bu unsurun The Godfather’da olup olmadığını söylemedim. Bunu bir kerede söylemek yerine, oyunu bölümler halinde ele alıp öyle söyleyeceğim. O halde inceleme başlasın…
Bölüm 1: Menü
Bir oyunda estetik görünüm ön plana çıkacaksa, eleştirmen önce menüye bakar. Menüden sağlanan yarar ne kadar yüksekse ve buna ek olarak kullanımı ne kadar kolaysa, oyuncuda oluşan oynama isteği, bununla doğru orantılı olarak artacaktır. Ayrıca menüye gelmeden önce gördüğümüz logo animasyonları vs. de çok önemli. Bu durumlar The Godfather’da şöyle aksediyor: Oyuna girdiğinizde ilk önce afallıyorsunuz; çünkü bir filmin başladığını zannediyorsunuz. Az sonra alışıldık “Electronic Arts” yazısının farklı bir tipte yazılmış versiyonunu görüyorsunuz. Tam bu sırada arkadan bir müzik geliyor kulağınıza. Birden kasılıyor ve ekrana kilitleniyorsunuz. Sonra, tıpkı ‘Electronic Arts’ yazısında olduğu gibi siyah bir zemin üzerine beyaz ile yazılmış bir yazı geliyor ekrana: The Godfather! Ardından müzik doğal halini alıyor ve ana menüye ayak basıyorsunuz. Aşırı sade biçimde hazırlanmış bu menünün büyük bir bölümünü ‘Don Vito Corleone’nin fotoğrafı kaplıyor. Menü seçenekleri ise sağda sıralanmış durumda.
Bu seçeneklerden tanınmayan sadece “Family Secrets” bölümü arkadaşlar. Haliyle, diğerleri bildik bölümler. Family Secrets bölümde sadece videolar yer almakta. Oyun ile ilgili olan bu videolar, adından da anlaşıldığı gibi, aile ile ilgili bilgilerde vermekte. Ekstra olarak da The Godfather DVD Serisi -tabii ki filmden bahsediyoruz- reklamı yapılmış. Ayarlar bölümü ise sade bir şekilde hazırlanmasına rağmen kontroller bölümünde bir tırsma duygusu hüküm sürüyor. Bunun sebebi düzeneğin göze biraz karışık gelmesi tabii. Siz daha ne zorlar gördünüz diyelim. Oyuna girince kontrolleri daha detaylı bir şekilde ele alacağım. Menüdeki turumuz burada sona eriyor.
Bölüm 2: Başlangıç
Yazı girişinde yazdığım iki paragraf, amaçsız harcanan bir emek değil. New Game dediğiniz anda, Prelude bölümünü oynayıp oynamayacağınız soruluyor. Eğer bu soruya olumlu yanıt verirseniz, ki tavsiye ederim, ufak bir video zinciri karşılıyor sizleri. Yazının başında belirtilen siyah takım elbiseli adamın ölümü üzerine kurulu olan ilk video içerisinde, bu adamı kullanarak kavga ve kontrol düzeneği ile ilgili bilgi sahibi oluyorsunuz. Yani o dört adamı biz öldürüyorsunuz. Ardından adam ölüyor ve Baba’nın sizi şefkatle kucaklaması ile ilk video bitiyor. Ardından dokuz yıl sonraki olayların anlatıldığı bir video seyrediyorsunuz. Luca’nın sizi bulması ile oyun başlıyor.
Luca’nın sizi bulduğu sırada, üç kişinin tekmeleri ile uğraşıyorsunuz -ne ezik bir başlangıç-. Luca birini indiriyor ve sizi sınamak için diğer ikisini size bırakıyor. Sınama bittikten sonra Luca’nın yanında ufak işler yapıyoruz. Aslında Luca bize eğitim veriyor da denebilir. Yine böyle bir eğitim sonrası -silah kullanmayı öğrendiğimiz bir eğitim sonrası- Luca’yı araba ile bir toplantıya götürüyoruz. Luca ölüyor ve bir nevî sahipsiz kalıyoruz. Ardından o acı olay gerçekleşiyor: Baba vuruluyor. Babanın vurulma sahnesine şahit oluyoruz ve her şeye rağmen O’nu hastaneye yetiştiriyoruz. Böylece aileye ufak da olsa bir giriş söz konusu oluyor. Artık işler çoğalıyor. Ana görevlerin yanında özel görevlerde -isteğe bağlı olarak- yer almaya başlıyor. Her neyse, ailedeki uzun yolculuğunuz bu olayla başlıyor sayılır. Ama bitiren siz olacaksınız ve zorlu bir yoldasınız…
Bölüm 3: Oyun
Bu tarz oyunlarda, deyimi yerinde ise ‘nam’ salmak çok önemlidir. Başlangıçta ‘çocuk’ ya da ‘ayak işçisi’ muamelesi yapılıyor size. Tüm bunlara rağmen para kazanmak ve nam salmak için haraç kesme gibi işler yapıyorsunuz. Harç kesme olayı çok harika düzenlenmiş. Haritada henüz haraç alınmamış mekânlar, bağlı oldukları ailenin simgesi ile gösteriliyor. Buraya giriyorsunuz ve korumaları öldürüyorsunuz. Ardından haraç keseceğiniz adamı yakalayıp tehdit etmeye başlıyorsunuz. Eh, eleman direk vermeyecektir parayı tabii. Tehdit sınırlarını zorlayarak biraz pataklıyorsunuz. Ödeme sınırına geldiğinde alacağınız para miktarı artmaya başlıyor. Bu belli bir yere kadar artıyor ve siz bu süre içerisinde açgözlülük etmeyip adamı bırakırsanız paranızı alıyorsunuz. Eğer aşarsanız eliniz boş dönüyorsunuz. Bu tip haraç almalar, oyunun eğlenceli olmasını sağlamış. Bunların dışında ana görevlerin ardından saygınlık ve para kazanıyorsunuz. Ekstra olarak film sahneleri de açılabiliyor. Bunun gibi bir çok ayrıntı ile oyun zenginleştirilmiş.
Oyun içerisindeki menü üzerinde biraz durmak isabet olacaktır. Ana menüye göre bile daha detaylı olan bu menü -normal aslına bakarsanız- Kayıtlı oyun ve içinde bulunduğunuz durum hakkında bir çok şey içermekte.
MAP: Bunun ne olduğunu hepimiz biliyoruz ama ben oyundaki haritanın özelliklerini arz edeyim. Oyunun haritası oldukça geniş ve 5 ana bölümden oluşuyor. Her bir bölümün sahibi var. Bu sahipler tabii ki büyük aileler oluyor. Harita üzerinde görev direktifleri, hastaneler, kayıt evleri, bankalar ve daha bir çok mekânın yerleri belirtiliyor. Harita tam bir rehber özelliği taşıyor. Zaten büyüklüğü ile de göz dolduruyor.
TOM’S REPORT: Bu bölüm savaşların ve çekişmelerin raporlarını içeriyor. Aileler ile olan kızışmanın haberini veriyor. Bu kızışma görsel olarak belirtiliyor ve renkler kademe görevi görüyor. Ayrıca kaydınız hakkında bilgiler de içeriyor.
SKILLS AND UPGRADES: Burası kişisel ve fiziksel yönlerin gelişmeye uğradığı bölüm. Burada verilen çeşitli özellikler size bağlı olarak geliştirilebiliyor. Puanlarınızı ister hıza, ister dövüş tekniklerine, ister silah kullanmaya, isterseniz diğerlerine yatırın. Ama hepsini aynı anda artırmak, daha doğrusu, aynı seviyede ve oranda artırmak birine yüklemekten daha mantıklı bir hareket olacaktır.
Bölüm 4: Genel Bakış
Evet, belki öbür bölümlere benziyor olabilir ama ben yine de şöyle bir genel bakış atayım. Oyuncuların en çok hayıflanacağı husus, adamınızın canı. Bu sorunu her ne kadar upgrade bölümündeki “health” unsurunu kasarak halledebilseniz de, bazen çok can sıkıcı oluyor. En başlarda sıradan bir tetikçi olduğumuz için haraç mekânlarındaki korumalardan farkınız yok. Onlar gibi iki otomatik silah mermisi ile yere yığılıyorsunuz. Bazen, öyle bir an geliyor ki, 3 kademe saygınlık sahibi olan birini öldürmeye çalışıyorsunuz ve adam ölmek bilmezken siz saniyede yere yığılıyorsunuz. Bunu engellemenin en mükemmel yolu elbette bir şeyleri kendinize siper etmek. Aynı zamanda yere çökmeniz de korunmanız açısından çok önemli.
Kısaca bir yere daha değinmek istiyorum. Bir oyunda koca bir harita sahibisiniz ve arabaları kullanıp bazı dükkanlardan alışveriş yapabiliyorsunuz. Şehirde karmaşa çıkarıp, sokaktan adam dövüp, araba çalabiliyorsunuz. Bu tarz bir oyundan bahsedince, çoğunuzun aklına GTA serisi gelecektir ki bu gayet doğal. GTA, bu türde çıkan ilk oyun denebilir. O yüzden bu tarzda geliştirilen oyunlar genelde GTA özentisi bir duruma düşer. Halbuki o oyundan çok daha büyük artıları vardır. Aynı zamanda o oyunu mumla aratan eksileri de tabii… Ama bana kalırsa her oyunu kendi içinde incelemek gerekir. Lafı şuraya getirmek istiyorum: The Godfather, dolaylı olarak bir Grand Theft Auto özentisi diyecek arkadaşlar olacaktır. Arada sadece 60 yıllık bir zaman farkı var diyenler olacaktır. Bu konuyu fazla uzatmamak gerekir. İleride bu konu aydınlığa kavuşacak ve bizlerde sonucu hep birlikte göreceğiz…
Bölüm 5: Sonuç
MAFIA adlı oyunu hatırlayanlar vardır içinizde. Yüz modellemeleri açısından günümüzde bile yadırganmıyor oyun. Konu mafya dünyası ise, oyun, kendini yüz modellemeleri ile gösterir. EA, The Godfather için iyi bir uğraş vermiş ve ciddi bir başarı yakalamış. Bu oyunun bir filmin karakterlerini bizlere sunduğunu biliyorsunuz. Bu karakterleri filmde gördünüz ve biliyorsunuz. Bu durum bir artı olabilir; çünkü model alınacak yüz hazır. Bu durum bir eksi de olabilir; çünkü filmin hastası adamlar, oyundaki karakterleri beğenmez ve oyundan soğur. Gel gelelim oyunumuzda bütün yüz modellemeleri mükemmel. Kaş hareketlerinden, burun çekmelerine kadar her şey harika. Eh, kadı kızında bile kusur olur demişler. Gerçi böyle bir hata nasıl yapılır anlamadım. Michael Corleone -AlPacino-, en berbat modelleme olmuş. “Ne alakası var bunun?” dedirtiyor adama. Bunların dışında kalan çevre grafikleri orta düzeyde. Tek eksi, arabalardaki hasar motoru. Tam istenileni vermiyor. Araba camlarının film çekilmiş gibi simsiyah olması da sinir bozuyor.
Oyunda bir tek müzik olacak deseler ve o müzik The Godfather’ın film müziği olacak deseler, beni için hiç sorun olmaz. O müzik hepsinin üzerinde ama EA, müzik ve ses konusundaki başarısını bu oyunda da konuşturmuş, mu acaba?. Şehirde sıradan bir gün için gezerken de harika müzikler dinliyoruz. Kaza anlarında kulaklarımız gerçekçi sesler algılıyor. Silah sesleri ise çok harika olmamasına karşın oldukça kaliteli. Çoğu oyuncu bu oyunun ses konusundaki başarısını eleştirecektir ama bu konuda haklılar mı, bilemiyorum.
Oynanabilirlik, silah kullanırken karşılaştığınız bazı kıllıklar nedeni ile baltalanmış durumda. Ama otomatik nişan alma özelliği sayesinde bu yaralar sarılıyor. Yine de MAFIA’daki gibi bir kontrol düzeneğini tercih ederdim. Araba kontrolleri ise vasatı milimetre ile aşmış. Genel kullanımda çok büyük sorunlar yok fakat ilk başta meydana gelen irkilme kazalara davetiye çıkarıyor. Düzenek ise geniş olduğu için her konuda yardımcı oluyor.
Gelelim eğlendiriciliğe… Bana kalırsa en az GTA serisi kadar tutulması gerekiyor The Godfather’ın. Ama yazı içinde belirttiğim eksiklikler nedeni ile oyundan soğuyacak arkadaşlar olacaktır. Yine de senaryo itibarı ile mükemmel. Bazı sahneler, daha doğrusu bir çok sahne, film ile aynı. Haritanın göz doyurucu olmasının yanında, her bir binanın bile bir isminin olması, hatta ve hatta kaçıncı katta bulunduğunuzun bile yazması büyük bir detay. Aynı zamanda sokaktaki yüzlerce kişinin birbirlerinden farklı birer isminin olması ve her birini görebilmeniz de büyük şans. Bunlar altlanabilecek artılar değil. Bir diğer husus düşmanlar. Bir zaman geliyor adamı tekme tokat dövmeye gidiyoruz ama adam elindeki silahı kullanmaya üşeniyor. Bunun gibi yapay zeka hataları maalesef sinir bozucu oluyor.
- - - - -
İki senelik bir bekleyişin ardından bizlerle buluşan The Godfather, kimi yönleri ile çok eleştirildi ve eleştirilmeye devam edecek. Ama sunduğu birçok güzellik ile oyunculara ben buradayım diyor. Bu oyun bizi ya da en azından beni, uzun süre oyalayacak gibi görünüyor. Bana katılanlar sayı olarak azınlık mı yoksa çoğunluk mu olacak, göreceğiz. Son olarak, bu oyunu oynamanızı ve bir fikir sahibi olmanızı tavsiye ederim.
Bu yazı toplamda 194, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Bu konularda ilginizi çekebilir
Aradığınız konu hakkında yeterli içeriği sitemizde bulamadıysanız, aşağıdaki kutucuklardan google ve yahoo arama motorlarında arama yapabilirsiniz.
Yorum
Ayarlar
-
Şubat 20, 2008
-
Teknoloji
-
Yorum yapılmamış
-
RSS Yorumları
-
Del.ico.us
-
Digg!




