İKİ DAKİKA GÜNCEL HABER MERKEZİ
Giriş Sayfanız Yapın  İKİ DAKİKA DA HER ŞEYDEN HABERDAR OLUN!    Sık Kullanılanlara Ekleyin
ToCA Race Driver 3
Yazar ahmetodabasoglu
Nihayet yazıyorum… Aslında Yiğit yüzünden uzun süre mahrum kaldım bu eylemden. Zaten demolarımı da aldı. Bir sürü oyun var, inceleyeceğim diyor. Ama ne demişler; “Yiğidi öldür hakkını yeme.”. Evet, Yiğit’i öldürmeyeceğim tabiî ama hakkını da yemeyeceğim. Koptu gidiyor zaten, bir de rakip oluyor bana haklı olarak. Ama kendileri “süper ötesi” bir editördür; nitekim incelemem için oyun vermesi de bunu kanıtlıyor. Gerçi bu, O’nu bir yükten kurtarıyor ama, olsun… Şimdi Yiğit’ten, verdiği oyuna kayıyorum: ToCA Race Driver 3. Eh, birçoğunuzun bu ToCA denen seriyi bildiğini sanıyorum, ama en kötü ihtimalde bile aşinalık vardır. Şunu söylemeliyim ki, her seri, bir konu üzerine kuruludur -nerden nereye geçtik-. Örneğin; Need for Speed serisi, sokak yarışları ve polisler üzerinde; Colin McRae Rally serisi, asfalt ve toprak yarışları üzerinde ustalaşmıştır. Bunların yanı sıra gelip geçici ve oyalayıcı nitelikler taşıyan Juiced, S.R.S., Xpand Rally gibi oyunlar da türemiştir. Ama niyetim, otomobil oyunları tarihçesi ile çileden çıkarıcı nitelikte bir inceleme yapmak değil. Bu yüzden, neredeyse bütün dalları kendinde toplayarak çok farklı bir oyun olma özelliğini taşıyan ToCA serisinin son oyununda ufak bir gezintiye çıkalım.
Serînin ilk oyununu oynayanlar biliyordur zaten ama hatırlatmakta fayda var. Bu oyuna dair en iyi şeylerden biri “geç yarışı, al parayı, bitir oyunu” tarzına kendini tamamı ile kaptırmamış olmasıydı. Sözü senaryoya getirmek istiyorum; hani şu babasının izinden yürüyen ve onu kalbinde yaşatan, bir zamanlar ufak olan ama şimdi kazıklaşan adamın hikâyesi var ya, işte o… Evet, hatırladınız umarım. Bu şekilde başlıyordu oyun. İlk oyun bu içeriği ile beğeni kazanmış, grafiği ve hasar motoru ile göz doldurmuştu. İkinci oyun ile birlikte grafikler biraz daha gelişmiş ama hasar motoru -nedense- pek beğenilmemişti. Artık serînin üçüncü oyunu elimizde ve diğer iki oyundaki hataları bir nebze de olsa örtebilecek gibi görünüyor.
Oyuna ilk adım attığınızda kısa, oyun içeriğini sunan -yani havasını atan- bir video seyrediyorsunuz. Ardından kaydınızı oluşturup oyunun içine atıyorsunuz kendinizi. Burada gözünüze çarpan başlıklardan ilki World Tour. Burası size bağlı olarak ilerlemeyen, kendi kuralları olan, opsiyonel seçeneği az bir bölüm ki oyunda ilerlemek isterseniz işiniz burası ile. Her türlü turnuvayla karşılaşabiliyorsunuz. Bu turnuvalarda yol seçimi olması beklenemez tabiî ama araba da seçemiyorsunuz ya da çok az bir seçenek oluyor. Yapılacak yarışlar için sıralama turlarına katılıp katılmayacağınız size bağlı. Her turnuva 2-5 yarış içeriyor ama bu sayı ilk zamanlarda genelde 2 veya 3 oluyor. Yapılan yarışların tur sayıları için de aynı şeyleri söylemek mümkün. İkinci başlık ise Pro Career. Burası da turnuvalar ile dolu olan bir bölüm ve girilebilen turnuva sayılı. Buradan yarış sayısı az gibi bir sonuç çıkarmayın. Tam tamına ‘177′ tane kupa, ellerinizi bekliyor. Dilerseniz direkt tekmeyi basıp ağırlığınızı koyar, Simulation Modes bölümüne girersiniz. Ardından açılması gereken öğeleri görüp gerisin geri geldiğiniz yere geri dönersiniz. Sizi temin ederim ki turnuvalar sıkıcı değil. Yine vebal altına girmek istemem, yarışı geçemeyince ‘biraz’ delirebilirsiniz. Simulation Modes hakkında söylenmesi gereken pek bir şey yok aslında. Tek kişilik yarışların ve çok oyunculu -alt tarafı 2 oyuncu oluyor ve üstü yok- yarışların yanı sıra internet üzerinden oynamak için de bu bölümü kullanmak zorundasınız.
Oyunda Rick denen artist bir danışmanınız ve yardımcınız var. Oyuna ilk girdiğiniz andan itibaren her zaman yanınızda yer alıyor. Yarışın ortasında bile gevezelik yapıyor. “Lan bi’ sus da yarışımıza bakalım!” diyesi geliyor insanın bazen. Ayrıca yeni karşılaştığınız yarış türleri hakkında bilgiler veriyor, böylece aydınlanıyorsunuz. Bunların yanında yarışlardaki durumunuza göre değerlendirmeler yapıyor. Her ne kadar ’sabit ve tek düze’ değerlendirmeler olsa da şöyle bir silkinmenizi sağlıyor bazen. Rick, iyi düşünülmüş bir ayrıntı; en azından yardımın nerden geldiğini biliyorsunuz…
ToCA’nın en bilindik özelliği, farklı, ama tamamen farklı türleri bir arada vermesi. Şöyle ki; aynı oyun içerisinde Formula türündeki bir yarıştan, toprak yarışlarına transit geçebiliyorsunuz. Bunlar gibi birçok farklı yarış var fakat toprak yarışlarında oynamak çok garip. Diğer türler farklı birer dünya ise, bu tür yarışlar farklı bir galaksi oluyor herhalde. Aynı türde ekranı dikkatli bir şekilde incelediğim zaman hoş olmayan çaprazlıklar gördüm. Yani iç içe geçme olayı patlak veriyor bazı zamanlarda. Bu en çok canımı sıkan eksik oldu. Yine de bu hatayı görmek için biraz incelemeniz gerekiyor ekranı. Yarış türlerinden bazılarını kısaca değerlendirmek istiyorum…
Formula yarışlarında en çok dikkat etmeniz gereken husus, araç tekerlekleri. Bildiğiniz gibi bu yarış için kullandığınız araçlarda diğerlerine göre biraz hafiflik var ve tekerlekler gövdenin dışında yer alıyor. Böyle bir durumda arabanızın ön tekerinin rakip araçtaki iki tekerin arasına girmesi pek hoş bir olayın başlangıcı olmuyor. Ortalık 2. el yedek parça pazarına dönüyor ve bu pazarın en gözde ürünleri de lastikler, jantlar veya diskler oluyor. Bu tekerlek sorunu bir tek Formula yarışlarında ortaya çıkmıyor ama en ağır şekilde bu türde ödeniyor. Bana soracak olursanız tüm yarış türleri içerinde kullanım yönünden en zor olanlar Monster yarışları. Adının hakkını veren ‘hayvansı’ araçlar, kullanım açısından zorluk çektirebiliyor. Yani benim karşılaştığım sorun liderliği almak değildi, liderliği sürekli kaptırmaktı. Ama bu uyuzluk, kalkışta yapabileceğiniz artistlikler ile biraz görmezlikten geliniyor. Bunların dışında GT, Classic ve bunun gibi bilinen türde yarışlar var.
Oyun çıkmadan önce yayımlanan videolar ve görüntüler sayesinde oyunun hasar motoru ve grafikleri hakkında bilgi sahibi olabilmiştik. Özellikle sırf hasar motorunun havasını atmak için hazırlanan videolar da vardı. İlk oyunundan beri zaten iyi gözle bakılırdı ToCA serisinin grafiklerine. Yeni oyunda da bu başarı yakalanmış. Fizik motoru daha da geliştirilmiş, arabalar daha canlı bir görünüme bürünmüş, yollar daha gerçekçi bir hal almış durumda. Bunun yanında gölge modellemeleri konusunda da mesafe kat edilmiş. Her şeye rağmen çevredeki sadelik canımı sıktı. Özellikle o ‘çöp’ seyirciler… Yahu anlamakta o kadar zorlanıyorum ki bu adamları… İnsan bu derece mükemmel bir yapıtın içine neden böyle limon sıkar? Çok mu zor bu seyirciler için arabalara uğraşılan zamanın onda birini ayırmak? Bırak Allah’ını seversen! Kimse yapmadı siz mi yapacaksınız, değil mi? Eh, sürüp gidecek o zaman bu çöp adamlar.
Bir ses kategorisinde değerlendireceğiz oyunumuzu. Öncelikle müziklerden yakınacağım, çünkü kendini gösteren ve iyi sayılabilecek müzikler göremedim, daha doğrusu duyamadım. Buna rağmen oyun içindeki ses efektleri başarılı bir etkileyicilik yakalamış. Kaza anında daha bir curcuna olsun isterdim ben şahsım adına ama bu kadarı ile de yetinebilirim. Bir de açıya göre ses değişimi çok iyi düşünülmüş. Örneğin; dış açıda ses ince ve az iken, ön kısımdan oynandığı zaman ses daha boğuk ve canlı oluyor. Bunun dışında, son olarak, pistin özelliğine göre ses değişimi de mevcut oyunda ve bu da çok iyi…
ToCA’nın yeni oyunda oynanabilirlik konusunda çok iddialı olduklarını biliyorduk zaten. Tamamı ile gerçeğe uygun bir şekilde düzenlenecekti kontrolleri ve nitekim dediklerini yaptılar. Aslına bakılacak olursa oyun daha eğlenceli olmuş. 30-35 tane farklı yarış modunda herkes kendine uygun olanı bulacaktır. Zaten bunu yapmaları sürpriz de değil hani, GT arabası ile toprak arabası bir olabilir mi? Yazıyı oyunun ‘bizim’ için önemli olan kısmı ile bitirmek istedim. Oyunda tam 80 tane farklı pist var ve bunların arasında İstanbul Park da var. Bu bir ilk ve mutluyuz…
Bu yazı toplamda 128, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Aradığınız bu haberimizde yoksa, alttaki kutucuğa yazarak google yada sitemizde arama yapmak size yardımcı olabilir.
Yorum
Ayarlar
-
Şubat 20, 2008
-
Teknoloji
-
Yorum yapılmamış
-
RSS Yorumları
-
Del.ico.us
-
Digg!

